Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

380. Bölüm Kim Kimi Katlediyormuş?!

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 Metalden yapılma nalların topraktan çıkardığı sesler bölgede yankılanıyordu. Ba Huang’dan gelen Han Feng Ordusu, Jiu Li Şehri’nin Büyük Düzlük Ordusu’yla mücadele etmeye başlamıştı. Elinde Katleden adlı kılıç, Ay Elfi Prensesi durmaksızın Qin Hai’yle mücadele ediyordu. Çok geçmeden savaş kıyasıya bir hale büründü. Saniye başına ölen NPC sayısının haddi hesabı yoktu. Adeta NPC askerlerinin hayatları sıradan çöp parçaları gibi sağa sola savrulmaya başlamıştı.

………

 Oyuncuların mücadelesiyse daha basitti. Hedefimiz çok açıktı – rakip NPCler’i ve oyuncuları öldürerek TP ve Savaş Puanı kasacaktık. Han Feng Ordusu’nun yardımıyla üç büyük klanın, [Zhan Long], [Kan Kontratı] ve [Kapıdaki Düşman]’ın üstündeki baskı da azalmıştı. Durum böyle olunca, boş boş oturmak yerine direkt karşı saldırıya geçtik. Bize doğru gelen 20,000 NPC süvarisi ve [İmparator’un Kanı]’yla karşılaşacaktık!

 ‘’İlk önce NPCleri, ardından oyuncuları öldüreceğiz. [İmparator’un Kanı]’ndan bize tehdit oluşturabilecek oyuncuları gördüğünüz gibi gebertin!’’

 Elinde kalkan,  Matcha tam gaz koşuyordu. Kalkanını kenara çektiği gibi kılıcıyla [Gök Sallayan Kesik]’i savurdu. Yarı cana sahip Kılıç Ustası anında öteki dünyayı boylamıştı. Aynı esnada, genç kadın kalkanını kaldırarak onu hedefleyen Süikastçi’nin saldırısını atlattı. Keyifle onu uzaktan izliyordum. O kadar günün ardından, Matcha’nın saldırı ve savunma kondisyonu cidden yükselmişti. Zhan Long’un ön saflarında savaşan ciddi bir kale gibiydi!

 ‘’Kardeş Dans!’’

 Qing Qian sistem aletini ayarlayarak, [İmparator’un Kanı]’na ait 68.seviye büyücüyü hedef aldı. Bu herif yetenekleriyle Zhan Long oyuncularını katledip duruyordu. Qing Qian dikkatle meseleyi izlerken söylendi, ‘’Hedef mekanizmasını aktif edip, [Ateştilkisi’nin Kavrayışı] + [Meteor Oku]’nu aynı anda salalım!’’

 Dans Eden Orman onayladı, ‘’Tamamdır!’’

 Qing Qian’ın güzel figürü birkaç adım ileriye atılmıştı. Ufak elini açan genç kadının etrafındaki alevleri görebilmek mümkündü. Çok geçmeden bu alev parçaları Ateş Tilkisi formuna bürünmüştü.  Elini havaya savurduğunda, Ateş Tilkisi’nin keskin pençeleri ileriye atılarak kalabalığa saldırmaya başladı. ‘’Boom!’’ Kalabalığın orta yerine atılan bu alev hüzmesi, hedef Büyücü’nün [Mana Kalkanı]’nı yerle bir etmişti ve kaşla göz arasında ortaya çıkan [Meteor Oku]’ herifi öteki dünyaya boylamıştı!
“Puchi!”

“4129!”

  Li Mu kılıcını kaldırarak, [Kaplayan Kılıç Kesiği]’ni aktif ettiğinde, kalabalık şaşkına dönmüştü. Aynı esnada geniş bir kahkaha attı, ‘’Qing Qian ve Dans Eden Orman ikilisi epeyi iyi çalışıyor. Tsk, tsk, 25 saniyede adamı öldürdüler…’’

 Gülümseyerek onayladım, ‘’Aynen öyle, böyle ikililere ihtiyacımız var. Düşünsene, böyle 100 takımımız olsa rakip defansı ne kadar kolay delebilirdik…’’

‘’Haha, evet…’’

……….

  Daha Li Mu’nun sesi yankılanmayı bitirmeden, öteki taraftan Dong Chen Lei’nin kükremesi duyuldu. Savaş baltasıyla yanına gelmeye çalışan 7 [İmparator’un Kanı] üyesini havaya savurmuştu. [Süper Güç]’ün etkisi aktif olduğunda, ortaya çıkan olay da cidden inanılması zordu. 7 oyuncu yere düşmeden Yaşlı K çoktan ileriye atılarak [Rüzgar Kılıcı]’nı aktif etmiş ve savaş makinesi edasıyla rakiplerini öteki dünyaya yollamıştı. ‘’Puchi!’’ Aniden aktif ettiği [Vahşi Hava Kesiği] mesafedeki Okçu’yu da arkadaşlarının arasına katmıştı. Savaş baltasını fırlatarak bir Şifacı daha öldürdü. [İmparator’un Kanı]’na ait oyuncular Yaşlı K’yı şaşkın ifadelerle izliyorlardı---

 ‘’Hassiktir, şu siyah herif insan mı yahu?’’

 ‘’Evet, niye o kadar güçlü? Ve, neden o kadar çirkin?’’

 ‘’Bu Kahraman Ran Min muhtemelen Afrika’dan bizim ülkeye gelmiş. Baksana şu tipe…’’

 [İmparator’un Kanı]’na ait oyuncular Yaşlı K’yı sinirlendirmek için ellerinden geleni yapıyor olsalar da, Yaşlı K bütün gücüyle rakiplerini öldürmeye devam ediyordu. Gülümseyerek söylendi, ‘’Gerizekalı herifler! Hayatım boyunca bana kaç kişi çirkin dedi biliyor musunuz? Hadi, sıraya geçin bakayım!’’

 Li Mu ne diyeceğini bilemiyordu; önündeki NPC’ye saldırırken söylendi, ‘’Benim, ya da Yaşlı K – Cang Lei’nin takımına kıyasla, Yue ve Dans ikilisinin takımı daha nazik gibi…Yine de, Yaşlı K’nın adam öldürme hızına yetişmemize imkan yok!’’

 ‘’Aynen…’’ Ben de aynı şeyi düşünüyordum. [Rüzgar Kesiği] ve [Vahşi Hava Kesiği] katliam için yaratılmış yeteneklerdi. Ben bile hafiften kıskanıyordum! Pah, aslında, niye kıskanacaktım ki…[Yedi Yıldız Parçacıkları’nın Kesiği] ve [Virane Diyar] gibi yeteneklerim vardı. Üstelik Beş Mohist Parşomeni sayesinde öldürme hızım da tavan yapıyordu…

……….

 Bu vahşi savaş yarım saat boyunca devam etmişti. Nihayetinde, Büyük Düzlük Ordusu’ndan gelen 20,000 asker üç büyük klana can vermiş ve [İmparator’un Kanı]’na ait oyunculardan %25’i gebermişti.

 ‘’Patron!’’

 [İmparator’un Kanı]’ndan bir takım kaptanı dehşete düşmüş ifadesiyle Ejderha İmparatoru’na bakıyordu, ‘’Patron! Arka taraftan saldırıyorlar! Arkada Ba Huang’dan [Kahramanın Öfkesi] var!!’’

 Ejderha İmparatoru şoke olmuştu, ‘’Nasıl yani?! Daha önce aldığımız bilgilere göre…[Kahramanın Öfkesi] parayla kurulan bir klan değil miydi? RMB’yle kurulan bir klan nasıl bize sorun çıkarabiliyor?’’

 Takım kaptanı dişlerini sıkarak cevapladı, ‘’Bu sefer durum farklı. [Kahramanın Öfkesi]’nde en azından 20,000 oyuncu var. Saldırıları vahşi ve bize resmen çıldırmış gibi saldırıyorlar. Ayrıca, daha [Zhan Long], [Kapıdaki Düşman] ve [Kan Kontratı]’yla da kapışmamız gerekecek. Patron, korkarım ki yeterli oyuncu sayısına sahip değiliz. Ne yapacağız? Önümüzde fırsat bekleyen aç kurtlar, arkamızda da durmaksızın saldıran çılgın köpekler var!’’

 Elini havaya savuran Ejderha İmparatoru sakince söylendi, ‘’Sorun yok, öyle olsun. Hahaha, [İmparator’un Kanı]’nın arkasına dolaşmak demek, öyle mi? Bekleyin bakalım, [Kahramanın Öfkesi]…Şu formasyonu düzeltelim, işinizi 10 dakikada bitireceğiz!’’

……..

 [İmparator’un Kanı] çoktan kalkan formasyonunu kurmaya başlamıştı. Saldırıdan vazgeçen adamlar tamamiyle defansa odaklanıyordu.

 ‘’Neler oluyor?’’ Matcha şaşkındı.

 Kurt söylendi, ‘’Çabuk pes ettiler. Hani bu herifler Jiu Li Şehri’nin en iyi altıncı klanıydı? Pah, şuraya bak, ezik sürüsü!’’

 Li Mu’nun kaşları çatıldı, ‘’O kadar basit olduğunu sanmıyorum…’’

 Lian Po cevapladı, ‘’Evet, Jiu Li Şehri bizden daha güçlü ve asıl büyük klanlarımız şehrin doğu yakasında. Batıyı sadece üç büyük klan ve bazı küçük klanlar tutuyor. Saldırmaya devam etmemeleri için herhangi bir sebep yok…’’

 ‘’Evet, muhtemelen bir şeyler planlıyorlar.’’ Diye söyledim.

 Qing Qian sordu, ‘’Neymiş, Büyük Kardeş Xiao Yao?’’

 Sırıttım, ‘’Err, küçüklüğümde…savaş konulu kitapları okuduğum için, savaş stratejileri konusunda derin bir bilgiye sahibim…’’

 Matcha ne diyeceğini bilemiyordu, ‘’Patron, kendini övmeyi bırak da şu meseleyi anlat…’’

 Burnuma dokunarak konuşmaya başladım, ‘’[İmparator’un Kanı] hem önden hem arkadan saldırıya uğruyor. 7000 adamları olmasına rağmen defans yapmaya karar verebiliyorlarsa…o zaman bunun tek bir sebebi olabilir: Güçlü bir destek çağırmışlar. Eğer öyleyse, [İmparator’un Kanı] bizi, üç büyük klanı burada oyalamaya çalışacak. Ardından, [İmparator’un Kanı] gelen destekle birleşerek önce arkadaki [Kahramanın Öfkesi]’ni yerle bir edecek, sonra da avantaj diye gördüğümüz durum, dezavantajımız haline gelecek…’’

 ‘’Öyleyse…ne yapmalıyız?’’ Dong Cheng Lei şaşkın suratıyla bana bakıyordu, ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, bir şeyler düşünmen lazım. Savaşı hemen terk etmek istemiyorum…’’

 Li Mu da bana bakıyordu, ‘’Klan Başkanı, kararı vermen lazım!’’

 Derin bir nefes çektim, ‘’Şuna ne diyorsunuz; [Kapıdaki Düşman] ve [Kan Kontratı] önden saldırmaya devam etsin. [Zhan Long]’un 5000 oyuncusu batı kısmından arkalarına dolanacak ve Jiu Li Şehri’nden gelen destek [Kahramanın Öfkesi]’ne saldırmaya başlayınca, biz de yandan direkt onlara gireceğiz!!’’

 ‘’O zaman neyi bekliyoruz? Hadi, harekete!’’

 ‘’Tamam!’’

 Durumu Karanlık Bulutlar ve Han Bei Song’a anlattıktan sonra harekete geçtik. Dostlarımız cidden güvenilir insanlardı; zira yarım saate kalmadan [İmparator’un Kanı]’nı katledeceklerine söz vermişlerdi.

……..

 “ShaSha…….”

 Savaş botlarım çimleri ezerek ilerliyordu; yağan yağmurun eşliğinde koşarken kükredim, ‘’Koşmaya devam! [Kahramanın Öfkesi] saldırıya uğradığında fazla dayanamayacak!’’

 Wang Jian söylendi, ‘’Kardeş Xiao Yao, [Kahramanın Öfkesi] zayıflara zorbalık yapan bir klan değil mi? Ayrıca Batılı Diktatör’ün zamaında seni kovaladığını unuttun mu? Humph, böyle klanlara yardım etmemek lazım!’’

 Gülümsemeden edememişti, ‘’Wang Jian, dahagençsin. Bu etkinlikteki çıkarımızı düşünmen lazım. Şehir savaşında Ba Huang Şehri için mücadele ediyoruz. Elimizden geleni yapmamız lazım ve ayrıca, [Kahramanın Öfkesi]’yle aramızda geçen geçmiş meseleleri silmiştik. 20,000 kişiyle kendi canlarını tehlikeye atmışlarken, burada oturup bekleyecek miyiz yani?’’

 General Lian Po başını öne salladı, ‘’Aynen öyle, büyük klanların Klan Başkanları bu şekilde davranmalıdır. Sadece tavrına bakarak bile Zhan Long’un gelecekte [Öncü]’yü geride bırakacağına şüphem kalmıyor; zira Klan Başkanımız Jian Feng Han gibi salağın teki değil’’

 Sırıttım, ‘’Boşa lafı bırakalım. Hadi, daha hızlı!’’

………

  Geçen on dakikanın ardından ormandan çıkmıştık. Mesafedeki mücadeleyi görünce şaşırmadan edememiştim. Zi Feng Kalesi’nin dört bir yanında savaş nidaları ve kılıç sesleri yankılanıyordu. İlk karşılaşma bittikten sonra asıl savaş başlamıştı.

 Di!

 Piggy’den mesaj geldi, ‘’Klan Başkanı Xiao Yao, burada işler iyiye gitmiyor. İki büyük klan, [Prestij Evi] ve [Yargı] bize arkadan saldırdı. Dakika başında 500 adam kaybediyoruz, ne yapacağız?’’

 Cevapladım, ‘’Bekleyin, az kaldı geliyoruz!’’

 ‘’Tamam!’’

………….

  Mesafede, [Prestij Evi]’nin Klan Başkanı Bai Li Ruofeng’in [Büyük Ayı Meteoru]’nu aktif ettiğini görebiliyordum

 Shua!

 Herifin fırlattığı ok [Kahramanın Öfkesi]’ni resmen delip geçmişti. Bai Li Roufeng yayını kaldırıp, öfkeyle kükredi, ‘’Tam gaz saldırıp, şu paçavra klanı yerle bir edin!’’

 Öte yandan Ye Lai savaş baltasıyla, 10,000 adamını yönetiyordu; ‘’Saldırın!’’

  İki büyük klandan gelen 20,000 oyuncuyla karşılaşan [Kahramanın Öfkesi] resmen dehşete düşmüştü. Oyunculardan biri titreyen sesiyle söylendi, ‘’Ne yapacağız? İşimiz…bitti mi?!’’

……..

 “KengKeng!”

 İmparator Qin’in Kılıcı’nı ve Soğuk Demir Kılıcı çektim. İmparator Qin’in Kılıcı’nı kaldırarak kükredim, ‘’Kardeşlerim, bizi katledeceğini söyleyen [Prestij Evi] hemen önümüzde duruyor! Hadi! Saldırın! Gösterelim şu [Prestij Evi]’ne, bakalım kim kimi katlediyormuş?!’’

…………