Yaw he he kolaymi lan oyle dil dokup adam almak hele de kahrmanin ofkesi gibi bi kaln icin dndjdn
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
304. Bölüm Karşılık
‘’Neden imkansız diyorsun?’’
‘’Neden demeyecek mişim?’’
Ou Yang Nuo Yan ayağa kalkar kalkmaz bana bakmaya başlamıştı, ‘’İmparator Qin’in Kılıcı’ndaki [Kan Emen] yeteneği henüz tam olarak ortaya çıkmış sayılmaz. Böyle bir yeteneğin oyunun dengelerini bozduğunu biliyorsun. Sadece bu noktaya bel bağlayarak bile Eskilerin Şehri’nden sağlam bir ödül kazandınız, bu konuyla ilgili sizinle tartışmayacağım; lakin İmparator Qin’in Kılıcı bu şekilde kalamaz. Kaygısız Xiao Yao, Çin’deki elit oyuncular arasındasınız. Umarım şirketin nasıl bir durumda olduğunu anlıyorsunuzdur. Oyundaki dengeyi ve adaleti korumak istiyoruz. Ba Huang’ın bir numaralı Kılıç Ustası Jian Feng Han ve bir numaralı büyücüsü Simple’ın bile İmparator Qin’in Kılıcı’na karşı koymasına imkan yok. Sadece bu durum bile olayın ne denli sıkıntılı olduğunu gösteriyor.’’
Ou Yang Nuo Yan’un arasındaki genç adam gülümseyerek söylendi, ‘’Kaygısız Xiao Yao, bırak gitsin. Ceo’muz bizzat Hangzhou’ya gelerek senden ricada bulunuyor, niye ona biraz yüz vermiyorsun?’’
Biraz düşündükten sonra onayladım, ‘’Tamamdır; ancak sadece İmparator Qin’in Kılıcı’nı zayıflatma konusunda anlaşma yapabiliriz. Kanımı, canımı harcadığım bu kılıcı geri vermeyeceğim.’’
Ou Yang Nuo Yan rahat bir nefes çekip, gülümsedi, ‘’Tamamdır, o zaman İmparator Qin’in Kılıcı’nı zayıflatırız olur biter!’’
Oturup, saygıyla ona da oturmasını söyledim, ‘’Oturun, meseleyi tartışalım…’’
‘’Tamam!’’
Ou Yang Nuo Yan kahve söylemiş ve önündeki dosyayı açarak konuşmaya başlamıştı, ‘’Oyun mühendislerimiz İmparator Qin’in Kılıcı’nın Valkyrie Ekipman olduğunu söylemişlerdi; yani kılıcın temel puanları bile olağanüstü düzeylerde. [Kan Emen]’in olabilecek en yüksek sınırını %50 yapalım derim. 50 insan öldürdükten sonra, [Kan Emen] daha fazla artmayacak…’’
‘’Ne?’’
Şaşkına dönmüştüm, ‘’Biraz fazla abartmıyor musunuz? Madem böyle yapacaksınız, o zaman karşılığında bir şeyler isterim…’’
‘’Ne yani, bir de karşılık mı istiyorsun?’’ Siyah takımlı adam söylendi.
Herife keskin bir bakış atıp konuşmaya koyuldum, ‘’Şirketin kendi hatası değil mi bu? Niye sizin hatanızı ben ödemek zorunda kalayım? [Kader] piyasadaki en mükemmel oyun olarak insanlara hava atmıyor muydu? Böyle mükemmel bir oyun, kendi hatasından sebep ortaya çıkan bir ekipmanı öyle şak diye zayıflatacak mı? Madem öyle, karşılığında bir şeyler vermeniz gerekiyor. Aksi taktirde bu meseleyi dört bir yana yayacağımdan emin olabilirsiniz. Samimi söylüyorum, gidip 24 bölümlük bir kitap yazarak kamuya bile açıklarım her şeyi. Bakalım o zaman ne yapacaksınız??’’
‘’Şey…’’ Ou Yang Nuo Yan’ın suratı ekşimiş ve genç kadın bana bakarak söylenmişti, ‘’Görünüşe göre Li Xiao Yao gerçekten normal biri değilmiş. Peki o zaman, karşılığını verelim. İmparator Qin’in Kılıcı’ndaki [Kan Emen]’i %50’ye çekeceğiz ve yanında sana 2 milyon RMB vereceğiz. Parayı bir saat içerisinde hesabına aktarabiliriz, uygun mudur?’’
Başımı iki yana salladım, ‘’Hayır, para istemiyorum. Oyun içinde bir karşılık düşünmüştüm…’’
‘’Oh…?’’
Ou Yang Nuo Yan masaya yumruğunu vurarak, bana bir bakış attı, ‘’Yeter artık, fazla abartıyorsun! Tam olarak ne istiyorsun?!’’
Biraz düşündükten sonra söylendim, ‘’İmparator Qin’in Kılıcı’na gelişme imkanı sağlayacaksınız ve kılıç bana bağlanacak. Yani ölsem bile düşme imkanı olmayacak.’’
‘’Huh?’’
Ou Yang Nuo Yan’ın ağzı sonuna kadar açılmıştı, ‘’Bu…pek de uygun sayılmaz. Kader için belirlenen kurallarda, sadece İlahi Seviye ve Epik Tanrı Seviye kılıçların oyuncuya bağlanma özellikleri var; lakin Valkyrie Seviyesi’ne bunu yapamayız, olmaz…’’
Ona bakarak gülümsedim, ‘’Niye olmasın canım? Çin Bölgesi’nin CEO’su değil misin? Bu kadarcık bir şeyi yapabilecek kadar gücün yok mu yani? Hmph, böyle ufak bir meseleyi anaokulundaki veletler bile bilir. Sakın beni kandırmaya çalışma!’’
Ou Yang Nuo Yan dişlerini sıkarak cevapladı, ‘’Tamam o zaman…İmparator Qin’in Kılıcı’nı sana bağlayıp, kılıca gelişme özelliği ekleyeceğim. Yalnız kılıç en fazla Aziz Seviyesi’ne kadar yükselebilir, ona göre!’’
Söylendim, ‘’Olmaz, en azından Epik Tanrı Seviyesi’ne kadar yükselmesi lazım…’’
‘’Mümkün değil. Aziz Seviyesi’nden yüksek olamaz, sadece bir kez geliştirebileceksin. Aksi taktirde oyunun dengeleri yerle bir olur…’’ Ou Yang Nuo Yan’un sesi titremeye başlamıştı. Tek bir bakışta kadının duygusallaştığını anlayabiliyordum; zira suratı kızarmış ve buraya ilk geldiğinde takındığı CEO havasından eser kalmamıştı.
Wan Er gülümseyerek Ou Yang Nuo Yan’a baktı, ‘’Güzeller güzeli Ou Yang, İlahi Seviye’ye kadar yükselebilse olur mu? Aksi taktirde, yanımda duran bu adam tatmin olana kadar meseleyi üsteleyecektir. Onu hiç tanımıyorsun, geçenlerde, süper markete gitmiştik. Kilosu 5 RMB olan tavuktan 3 kilo alıp, meseleyi 10 RMB’ye bağlamıştı. Pazarlık konusuna gelince, onunla aşık atamazsın…’’
Her ne kadar dışarıdan benimle ilgili kötü şeyler söylüyormuş gibi görünse de, ona minnet dolu bir bakış atmıştım. İlahi Seviye’de olan kılıç gerçekten benzersiz olacaktı ve ekstra dört puan vereceğini biliyordum. Yani tanrı vari bir ekipman gelecekte beni bekliyordu!
……
Ou Yang Nuo Yan dudaklarını ısırmış, biraz tereddüt ettikten sonra bize bakmıştı, ‘’O zaman…lütfen biraz bekleyin, merkezi arayıp meseleyi soracağım. Eğer uygun görülürse, Cang Tong’un dediğini yapacağız…’’
Başımı öne sallayarak gülümsedim, ‘’Tamamdır, teşekkür ettim Nuo Yan…’’
‘’Sorun değil, beni neredeyse öldürüyordun…’’
“Haha……”
Ou Yang Nuo Yan arkasını dönüp, telefonla konuşmaya başladı. Ardından masaya geri döndüğü gibi gülümseyerek söylendi, ‘’Tamamdır, merkez meseleyi onayladı. İmparator Qin’in Kılıcı oyuncuya bağlanacak ve kılıçtaki [Kan Emen] yeteneği en fazla %50’ye çıkabilecek. Ayrıca…kılıç iki kez seviye atlayabilecek, Kaygısız Xiao Yao, bu kadarı yeterli mi?’’
Başımı öne sallayıp, dikkatle Ou Yang Nuo Yan’un çekici suratına bakarak sordum, ‘’Peki ya şu geliştirmede bir seviye atlasa, olmaz mı…’’
‘’Yok artık…’’
Ou Yang Nuo Yan bana sert bir bakış attı, ‘’Eğer bir seviye atlarsa, o zaman kılıç Epik Tanrı seviyesine geçmiş olmayacak mı zaten? Hmph, sunucudaki Epik Tanrı Seviye ekipmanların sayısı zaten belirlidir, öyle kolay kolay birini sana nasıl vereceğiz?’’
Gülümseyerek söylendim, ‘’Tamam tamam, Ou Yang Nuo Yan sana teşekkür ediyorum. Öğleden sonra….seni yemeğe çıkarmama ne diyorsun, bu isteğimi kabul eder misin?’’
Ou Yang Nuo Yan onayladı, ‘’Tamam…’’
Yanda duran siyah takımlı adam söylendi, ‘’Efendim, öğleden sonra toplantınız vardı…uçak biletlerini çoktan almıştık. Üstelik, babanız size oyuncularla içli dışlı olmamanız gerektiğini söylemişti, olası bir yanlış anlaşılmadan kaçınmak adına…’’
Ou Yang Nuo Yan genç adama bakıp, aniden gülmeye başlamıştı, ‘’Sence öyle her zaman Kaygısız Xiao Yao, Cang Tong ve Cang Yue gibi insanlarla dışarıya çıkıp, eğleniyormuş gibi bir halim mi var? Ayrıca, sen bir şey söylemezsen, babamın da haberi olmaz. Tamamdır, kararlaştırıldı. Uçuş saatini 14:30’a al, Hangzhou’da biraz daha kalmak istiyorum…Sakın meseleyi babama yetiştireyim deme yoksa olacaklara karışmam…’’
Genç adam çaresizce başını öne sallayıp, söylendi, ‘’Tamam, dediğiniz gibi yapalım, sonuçta patron sizsiniz…’’
Ou Yang Nuo Yan gururla gülümseyerek bize baktı, ‘’Kaygısız Xiao Yao ve iki güzellik, öğle yemeğini nerede yiyeceğiz?’’
Caddenin karşı tarafına işaret ederek söylendim, ‘’Xiang Wei Gan’a ne diyorsun? Bölgenin ünlü restoranlarından biridir. Yemeklerini beğeneceğine eminim…’’
‘’Tamamdır, beni davet ettiğine göre, ayarlamaları da sen yaparsın!’’
‘’Tamam!’’
……
Merdivenlerden indikten sonra [Kader]’in genç Çin CEO’suna eşlik ettim ve VIP odayı kiraladığım gibi grubumuz mekana doluştu.
Mekandaki sessizliği bozmak adına hemen kadehimi kaldırıp, gülümsedim, ‘’Hadi bakalım, şerefe…’’
Ou Yang Nuo Yan gülümsedi, ‘’Tamam…’’
Ardından hemen konuşmaya başladım, ‘’Ou Yang Nuo Yan 20 yaşlarında görünüyorsun, yanlış mıyım? Gerçekten etkileyici…bu kadar genç yaşta [Kader]’in Çin Bölgesi’ndeki CEO’su olmak, muazzam bir başarı. Bir de şu yanımdakilere bak, onlar da 20 yaşlarında ama sürekli dersleri ekerek oyun oynamaktan başka yaptıkları bir şey yok. Gelecekte ne yapacaklarını düşününce başıma ağrılar giriyor…’’
Wan Er hafiften kızarmış ve bana doğru söylenmişti, ‘’Alçak, ne zaman dersi astım ben? Hehe, bak gör 7 A alacağım, o zaman da böyle konuşabilecek misin merak ediyorum…’’
Dong Cheng Yue ekledi, ‘’Aynen öyle Xiao Yao’cuğum, gerçekten gıcığın tekisin. Senin gibi 7 F almayacağız en azından…’’
(Üniversite harf notları efendim A-B-C-D-F)
Mekan hemen yumuşamış ve herkes gülmeye başlamıştı.
Ou Yang Nuo Yan gülümseyerek söylendi, ‘’Küçüklüğümden beri babamdan yönetimle ilgili çok şey öğrendim. Şu an için bu pozisyonda oturabiliyorsam bunun sebebi babamın [Kader]’in kurucularından biri olmasıdır. Ayrıca Cang Tong ve Cang Yue öyle basit kızlar değiller… Lin Wan Er’in hayatında bir çok şey yaşadığını biliyorum ve kendisi Asya’da popüler bir insandır. Üstelik, babası da Lin Tian Nan…Haha, sanırım meseleyi anladınız, daha fazla söylememe gerek yok. Nasıl olur da bir oyun şirketi, imparatorluğa karşı çıkabilir? Tabii Cang Yue de…’’
Dong Cheng Yue bakışlarını indirip, söylendi, ‘’Sana yalvarırım, lütfen söyleme. Öyle büyük bir aileden falan gelmiyorum. Wuwuwu, sadece mahalle kızlarından biriyim…’’
Ou Yang Nuo Yan gülümseyerek ekledi, ‘’Tabii canım, eğer sen mahalle kızıysan, biz kesinkes kenar sokak dilberlerinden farklı değiliz demektir…’’
Yemek dolu masaya bakar bakmaz söylendim, ‘’Hadi yemeye başlayalım, açlıktan öleceğim yahu…’’
‘’Tamam tamam, Kaygısız Xiao Yao ısmarladığına göre çok yememiz lazım!’’
……
Ve böylece, [Kader]’le ilgili konuşurken yemeye devam ettik. Wan Er ve Dong Cheng Yue her zamanki kıvrak zekalarıyla Ou Yang Nuo Yan’dan oyunla ilgili biraz bilgi öğrenmişlerdi. Her ne kadar Ou Yang Nuo Yan dikkatli olmaya çalışsa da, nihayetinde sahip olduğu bilgilerden birkaçını ağzından kaçırmıştı. Karşısında duran iki kadının bu kadar muzip ve kurnaz olduğunu görünce, rakiplerine yenik düştüğü için yanakları bile kızarmıştı.
Saat 13:00 sularında Ou Yang Nuo Yan ve grubunu Hangzhou’dan yolu ettik.
Kızlarla sokakta yürürken telefonum çaldı---
‘’Biip biip…’’
Telefondaki numara Yavru Kurt’a aitti---
‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, sıkıntı büyük!’’
‘’Ne oldu, Yavru Kurt?’’
Kurt telaşla söylendi, ‘’O şerefsizler, [Kahramanın Öfkesi] Binlerce Güneş’i geri almaya çalışıyor!!’’
[] [] []
Magnec