Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

88. Bölüm Ejder Mezarı’nın Baldır Koruyucuları

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 

“Voosh… …”

  Keskin rüzgar Ejder Mezarı’nı kuşatmaya devam ederken, [Buzun ve Ateşin Pelerini]’ni vücuduma sıkıca sardım. Elimde Yeşim Şehri’nin Kılıcı ve yanımda da Ufak Bobo duruyordu. Yavaşça ilerlemeye koyulduk, önümde, gözün görebileceği sınırlar içerisinde sayısız ejderha kemiği yer alıyordu. Ejderha kemiklerinden etrafa soluk ışık hüzmeleri yayılıyordu; muhtemelen bunlar Karl’ın bahsettiği ejder ruhlarıydı. Ölmeden önce ejderhalar birçok materyali yutmuş olmalıydılar zira; altınlar ve mücevherlerin yaydığı ışık hüzmeleri bu ruhların derinliklerine işlemişti. Kemiklerin altında daha önce görmediğim siyah yapraklı uzun otlar yetişiyordu.
“Sha sha……”

  Bir anda otlar dalgalandı ve haritada yeşil bir nokta belirdi. Ah, sonunda bir yaratık buldum!

  ‘’Ufak Bobo!’’

  Talimatımı alır almaz Bobo ileri atıldı ve 4. Seviye Kombo’sunu kullanarak otların altına doğru atıldı.
“Shua shua shua… … ”

  Kombo henüz bitmeden yarım metre uzunluğunda, kambur bir şeytan belirdi. Yaratığın altı bacağı vardı ve bu bacaklardan dördünü koşmak için kullanıyor, ikisini de elleri olarak kullanıyordu. Elleri olarak kullandığı iki bacağıyla ejder kemiklerinden birini kavramış ve koşmaya başlamıştı.

  Hemen yaratığa doğru atıldım ve [Keskin Buz Kılıcı]’nı kullandım!

 “698!”

【Mezar Şeytanı】(Elit Yaratık)

Seviye: 45

Saldırı: 450-700

Defans: 400

Can: 3000

Yetenekleri:【Kemik Çalma】【Kesik】【Derin Darbe】

Açıklama: Mezar şeytanları, yer altında yaşayan ufak şeytanlardır. Bu tür yaratıklar parlak hazinelere karşı akılalmaz bir istek bulundurduğundan; hazineleri içeren ruh parçalarını çalmayı huy haline getirmişlerdir.

……

  Elit yaratık mı?! Güzel, normal yaratıkların yanında bu bölgede elit yaratıklar da dolaşıyordu. Normal yaratıklara kıyasla elit yaratıklar bir hayli güçlüydü ve düşürdükleri eşyalar da aynı şekilde üst seviyeydi!

  ‘’Pia!’’

  Mezar Şeytanı’nın ayaklarının altında birkaç tutam buz belirmiş ve [Keskin Buz Kılıcı]’na maruz kalan yaratık yavaşlamıştı.

  Kaçamayacağını anlayınca bana döndü ve keskin pençelerini kaldırarak [Kesik] yeteneğini kullanmaya koyuldu

  272!

  Şans bu ki defansım çoktan 845’e ulaşmıştı. Bu yaratıkların saldırı üst limitleri 700 olduğundan ve elit yaratık bonusu olan %20 saldırı puanı yer aldığından, yaratığın saldırı 900’e ulaşıyordu. Yani defansımı geçebilecek kadar güçlü değildi!

  Ding!

   Metal sesiyle kılıcımın ucunda altın altıgenler oluşmuş ve Kombo’mu kullanarak yaratığa iki kez saldırmıştım. 4. Seviyedeki bir Kombo 2-3 saldırı yapabiliyordu. Bu sefer şansım yaver gitmemiş ve saldırım 2 saldırıda kalmıştı. Cidden bu yeteneği 5. Seviyeye yükseltip, saldırı sayısını 3-4 e çıkarmam lazımdı. Her ne kadar 4 kez saldırı yapma şansı çok olmasa da, yine de ortada ufak bir şans vardı!

  Yetenek ilerlemesine baktım---

 [Kombo SV-4]:764/2000

……

  Saat daha erkendi. Kombo’mu her kullandığımda yetenek ilerlemem de 1-2 puan artıyordu. Yani kısacası Kombo’yu en azından 1000 kez kullanmak gerekiyordu ki yetenek 5. Seviyeye ulaşabilsin. Yanımda bir sürü iksir ve hap olduğundan mana konusunda endişe etmeme gerek yoktu. Kombo’mu 5. Seviyeye kasmak çok zor olmasa da, [Rüzgar Kılıcı] ve [Keskin Buz Kılıcı]’nı yükseltmek cidden hiç de kolay sayılmazdı. 4. Seviye [Rüzgar Kılıcı] 80 mana yiyordu ve 4. Seviye [Keskin Buz Kılıcı] da 120 mana kullanıyordu. Bu yüzden durum pek iyi sayılmazdı. Belki de çoğu oyuncunun sahip olduğu saldırı yeteneklerinin 3. Seviyede olmasının sebebi buydu. Sonuçta iksir dediğini acayip pahalı bir şeydi!

  Jie Jie…

  Kombo’mun etkisi altında Mezar Şeytanı acı dolu bir çığlık atmış ve yere yığılmıştı. Yaratıktan düşen 7 gümüşü görünce sevinmiştim, bonkörsünüz yahu! Elit yaratıklar cidden normal yaratıklarla kıyaslanabilecek seviyede değildi. Bunun yanında bir şeytan öldürdüğüm için göreve +1 eklenmiş ve bir de şeytan kafatası düşmüştü!

  Paraları aldıktan sonra ilerlemeye devam ettim ve önüme çıkan Mezar Şeytanı sayısı da artmaya başladı. Bazı zamalar üç tanesi aynı anda beliriyordu ancak defansım yüksek olduğu için beni öldürmeleri pek mümkün olmuyordu. Görevi hallettikten sonra istediğim zaman buraya gelip kasabilirdim. Farklı bir seviyede olan kılıç ustası, mesela Jian Feng Han gibi usta bir oyuncu bile bu haritaya gelmeden önce yanında birkaç tane şifacı getirmek zorundaydı. Sonuçta can iksirlerinin 60 saniyelik dolma süresi vardı ve sürekli bu iksirleri kullanmak mümkün değildi. Ancak benim [Tedavi] adlı yeteneğimin dolma süresi 6 saniye olduğundan, iksir kullanmama bile gerek kalmıyordu!

……

   Elit yaratıkların verdiği TP puanları cidden çok iyiydi. Öldürdüğüm her 5 mezar şeytanına karşılık %1 TP alıyordum. Böyle gidersem, bu zaman harcayan görevi bitirdiğimde 42. Seviyeye ulaşabilirdim. Ayrıca Mezar Şeytanlarının dogma süresi de bir hayli düşüktü ve düşen gümüş paralar da oldukça fazlaydı. Çok zaman geçmeden birkaç tane yeşil ekipman da düşmüştü ancak; çoğu deri zırh olduğundan işime yaramıyordu.

  Ben farkına bile varmadan 5 saat geçmiş ve saat akşam 11 olmuştu. 41. Seviyeye ulaşmıştım ve [Kombo], [Rüzgar Kılıcı], [Keskin Buz Kılıcı] yeteneklerim 5. Seviyeye çıkmıştı. Envanterimdeki iksir sayısı azalmış olsa da buna değerdi. Özellikle 5. Seviyeye ulaşan Kombo için… Yeteneği 50 kez test ettiğimde 4 kez saldırı yapma şansının %50 olduğunu gördüm. Resmi rakamlar bu olasılığın %30 olduğunu söylese de, yaptığım 50 denemenin 27’sinde 4 kez saldırı yapabilmiştim. Bunun tek bir açıklaması olabilirdi---karizma!

  Evet, karizma puanı yetenekleri de etkiliyordu ve bu sayede Kombo’m da başka bir seviyeye ulaşmıştı. Sahip olduğum 31 karizma puanı bir hazine gibiydi…

……

“Gu gu…….”

  Karnım guruldadı, biraz acıktığımdan oyundan çıktım. Ancak bir kase noodle yedikten sonra hemen geri girdim. Günün hedefi 42. Seviyeye ulaşmaktı.

 “Kacha!”

  [Rüzgar Kılıcı] şeytanın kellesini uçurmuş ve yaratık acı dolu bir çığlık atarak hayatını kaybetmişti. Aynı zamanda yaratıkyan geriye üç eşya kalmıştı; gümüş paralar, mücevher taşları ve bir de yüzük. Yüzüğün etrafa saçtığı ışık hüzmelerine baktığımda kalbim dört nala koşmaya başlamıştı: Güzel bir şey düşürdüm sonunda!

  Hemen yüzüğü elime aldım ve özelliklerini inceledim. Gerçekten de beklediğim gibi, elit yaratıkların düşürdüğü eşyalar farklı bir sevideydi!

【Yeşil Sap Yüzüğü】(Gümüş Ekipman)

Güç: +27

Büyü: +22

Ekstra: Saldırıyı 20 puan arttırır.

Kullanılması İçin Gerekli Seviye: 40

……

  27 güce ve 22 büyüye baktığımda, bu özellikler suratımda büyük bir gülümseme yaratmıştı. Normal kılıç ustaları ekstra mana puanına ihtiyaç duymasa da, benim için bu puan oldukça önemliydi. 41. Seviyedeydim ve 480 manam vardı. Ayrıca mana kullanım hızım da yüksek olduğundan Deniz Yosunu Hapları ihtiyacımı karşılayamıyordu. Şimdiyse ekstra 22 büyü puanı almıştım ve kılıç ustalarının 1:8 mana oranını göz önünde bulundurduğumuzda, fazladn 176 manam olmuştu. İşte budur yahu!

  Hemen yüzüğü taktım ve vücuduma mananın verdiği garip his yayıldı.  Ekstra mana sayesinde [Keskin Buz Kılıcı]’nı fazladan bir kez kullanabilecektim.

【Kaygısız Xiao Yao】(Ejder Mezarı’nın Koruyucusu)

Seviye:41

Saldırı:726-983

Defans:846

Can:1473

Mana:656

Karizma:31

……

  Yere düşen mücevherimsi taşa baktığımda keyiften deliye dönecektim. Lan ne şans var bende böyle!

  [Ruh Taşı] : Defansif ve ofansif ekipmanların özelliklerini geliştirmek için kullanılır!

  Şans bu ki bir ruh taşı düşürmüştüm! Daha fazla bir şey söylemeden geliştirme sekmemi açtım ve Yeşim Şehri’nin Kılıcı’na bir bakış fırlattım. Ruh taşının kılıcımı başarıyla geliştirme olasılığı %80’di!

 “Ding!”

  Geliştirme başarılı!

【Yeşim Şehri’nin Kılıcı +2】(Altın Ekipman)

Saldırı:210-300(+42-60)

  Budur yahu! Ekstradan 21-30 saldırı puanı.

……

“Di!”

 Lin Wan Er’den bir mesaj geldi: ‘’Yue’yle oyundan çıkıyoruz. Sen de uyusan iyi edersin!’’

 İlk defa Lin Wan Er gecenin ortasında bana mesaj atmış ve iyi geceler dilemişti. Heyecanla cevapladım: ‘’Ah, mutlu rüyalar!’’

  Güler surat yolladıktan sonra oyundan çıktı.

  Birkaç saniye geçtikten sonra bir mesaj daha gelmişti; bu sefer mesajı yollayan General Li Mu’ydu: Xiao Yao, müsait misin?’’

  ‘’Ah, seviye kasıyordum, 42. olacağım bu gece!’’ Sıralamasına baktım ve General Li Mu’nun çoktan 43 olduğunu gördüm. Ne hız arkadaş böyle!

 Ba Huang Şehri’nin altın amblemi çoktan omuzlarımdan kaybolmuştu yani; 41. Seviyede olsam bile ilk 10’a girememiştim. Şimdi baktığımda… sıralamam 300’lerdeydi. İnsan mısınız arkadaş…

  Li Mu cevapladı: ‘’Ah, neredeyse 42 olacaksın. Haber vermek için sana ulaşayım dedim, biz de boş durmadık. Çoktan 11 tane seviye 37 şifacı bulduk. Henüz ikinci resmileştirmesini alan 40. Seviyenin üstündeki şifacıları bulmayı başaramadık. Ancak bu durumda seviyesi 50’den yüksek olan altın bosslarla karşılaşırsak, fazla sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum. Operasyonu yarın öğleden sonra yapalım diyorum. Xiao Yao, o zamanlarda oyuna girmeyi ihmal etme!’’

  ‘’Anladım, sorun yok! Ancak tek istediğim şey bossun son vuruşunu almak. Fazladan TP almak istiyorum yoksa tekrar ilk 10’a girebileceğimi düşünmüyorum.’’

  ‘’Tamam, son vuruş senindir…’’

  ‘’Tamam…’’

……

  Seviye kasmaya devam ettim; bir kez daha Ejder Mezarı’nı baştan aşağıya temizlemiştim. Saat gecenin 02:00’sinde, neredeyse bütün elit Mezar Şeytanları’nı öldürmüş ve görevin koşullarını yerine getirmiştim. 42 olmama daha %11 vardı. Ah, görevi verdiğimde herhalde seviye atlayacaktım. Bulduğum her yaratığı öldürmeye devam ederek birkaç kez daha mezarı dolaştım. Elimde Yeşim Şehri’nin Kılıcı, görevi vermeye hazırdım

  Envanterimde tonla yeşil ve siyah ekipman birikmişti ancak bronz ekipmanla karşılaşmamıştım. Aldığım en iyi eşya Yeşil Sap Yüzüğü’ydü ancak aynı şekilde ikinci bir gümüş ekipman düşürememiştim.

  Ufak taştan ev gayet sessizdi; kılıcımın sapını kullanarak taş kapıyı çaldım ve bağırdım: ‘’Usta, görevi tamamladım!’’

  Tekerleki sandalyesiyle beliren Karl 100 şeytan kafatasına baktı ve sonunda o soğuk suratına bir gülümseme yerleşti: ‘’Haha, evlat, beni hayal kırıklığına uğratmadın. Mezar Şeytanları senin için cidden çocuk oyuncağı kalıyor. Gel bakalım, ödülünü al!’’

 “Ding!”

Sistem Notu: Tebrikler. A-zorluğundaki [Mezar Şeytanı Avı] görevini başarıyla tamamladınız, TP +32.000, +10 altın ve Ejderha Şehri’ndeki ününüz de gitgide artıyor. Görev eşyasını elde ettiniz: [Ejder Mezarı’nın Baldır Koruyucuları]!

……

  Hemen envanterimi açtım, ciddi ciddi görevden bir ekipman kazanmıştım!

【Ejder Mezarı’nın Baldır Koruyucuları】(Gümüş Ekipman)

Tip:Zırh

Defans:110

Güç:+28

Dayanıklılık:+25

Ekstra:Saldırı puanını %0.7 arttırır.

Kullanılması İçin Gerekli Seviye:40

……

  Güzel, tam da böyle bir şey istiyordum! Bronz baldırlıkları değiştirdiğime göre, canım ve defansım da artmıştı!

【Kaygısız Xiao Yao】(Ejder Mezarı’nın Koruyucusu)

Seviye:42

Saldırı:744-1006

Defans:872

Can:1683

Mana:656

Karizma:31

……

  Canım neredeyse 1700’e ulaşmıştı ve saldırım da 1000’i geçmişti. [Kılıç Fırtınası]’nı da hesaba katarsak, saldırı puanım 1100’den bile daha fazla oluyordu! Bu saldırı puanı 50. Seviye bosslarının defanslarını delip geçmek için fazlasıyla yeterliydi.

  Envanterimi toparladıktan sonra iksirlerimi ve ekipmanlarımı yenilemek için Ba Huang’a doğru gitmeye koyuldum. Ardından, oyundan çıktım ve uyumaya karar verdim. Yarın oyuna girdiğimde, gidecek ve bossla karşılaşacaktım. Uykuya dalmadan önce aklımdan şunlar geçiyordu: Bekle de gör bakalım [Öncü], Klan Kurma Tableti’ni kim alacak bakalım!