Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

80. Bölüm Geçmişi Geride Bırakalım

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 

  Sabahın 7’sine kadar uyumadım ve [Keskin Buz Kılıcı]’nı 3. Seviyeye kadar ilerletmeyi başardım. Bu yeteneğin beraberinde getirdiği saldırı puanı bonusu da %6’ya çıkmıştı. Aynı zamanda rakibin defansının %3’ünü de görmezden gelebiliyordu ve yavaşlatma etkisi de vardı. 3 saniye boyunca rakibi yavaşlatabilen bir yetenek, gerçek gibi değildi!

……

  Mesele tamamlandıktan sonra saate baktım ve zamanın geldiğini fark ettim.

  Güneşli günün başlangıcında, kampüste ilerlerken bütün vücudum acıyordu. Kızları çağırdıktan sonra yurtlarına gittim ve bir şeyler yemeye koyulduk.

 “Biip ……”

  Yemek yediğimiz sırada telefonum çalmaya başladı. Arayan numarayı tanımıyordum. Telefonu açtıktan sonra derin bir ses duydum--

 “Kaygısız Xiao Yao?”

“Evet, siz?”

  ‘’Adım Liu Ren, [Öncü] klanının üyesiyim, oyundaki ismim Fushen Bin Kılıç, beni tanıyor olmalısın…’’

  ‘’Oh… demek [Öncü]’nün bir numaralı rahibi beni arıyor….’’

  Fushen Bin Kılıç gülümsedi: ‘’Aynen öyle, telefonunu bulacağız diye neler çektik bilsen.’’

  ‘’Ne oldu ki?’’

  ‘’Şey, durumu anlatayım. Hem Fan Shu Şehri hem de Jiu Lu Şehri şu sıralar karışmış durumda; bu yüzden liderimiz Jian Feng Han, bossla bugün kapışmamız gerektiğini söyledi. Ana tankımız sen olacağın için sana ihtiyacımız var. Öğlen 12:00’de buluşacağımızı haber vermek için aradım. Boss savaşı da 13:00 gibi başlayacak, bu yüzden hazırlanmaya başlasan iyi edersin…’’

  Suratım ekşimişti: ‘’Boss mücadelesinin yarın olacağı konusunda anlaşmamış mıydı? Kusura bakmayın ama bugün müsait değilim, gelemeyeceğim.’’

  ‘’Sen…’’

  Fushen Bin Kılıç soğuk bir ses tonuyla söylendi: ‘’Ne demeye çalışıyorsun? Verdiğin sözü tutmayacak mısın yani? Katılacağın her mücadele için sana 1000 RMB ödeyeceğiz dedik. Böyle bir anlaşmayı kabul etmek isteyen kaç kişi var biliyor musun? Bu kadar alçak gönüllü davranıp seninle iş yapmayı kabul ediyoruz ancak senin şu yaptığın işe bak!’’

  Başımı iki yana doğru salladım: ‘’Zaman benim için uygun değil. Artistlik yapmaya falan çalışmıyorum, sadece bugün halletmem gereken önemli bir işim var…’’

……

  Tam o sırada Lin Wan Er’in telefonu çaldı. Telefonu dinledikten sonra biraz duraksadı ve kulağıma fısıldadı: ‘’Su parkı planı iptal.’’

  Başımı öne doğru salladım: ‘’Neyse sorun çözüldü, öğlen 12’ydi değil mi? Orada olacağım…’’

  ‘’Hmm, güzel, ha ha…’’

  Fushen Bin Kılıç rahatlamışa benziyordu: ‘’İksirlerini hazırlayacağız. Ayrıca, ikinci resmileştirmede aldığın yetenekleri geliştirdin mi?’’

  Biraz düşündükten sonra cevapladım: ‘’Kılıç Oyunu pasif bir yetenek, bu yüzden onu yükseltmeme gerek yoktu. Ancak aktif yeteneğimi 3. Seviyeye çıkarttım, bu yüzden sıkıntı olacağını sanmıyorum.’’

“Güzel, o zaman görüşürüz!”

“Görüşürüz!”

……

  Telefonu kapattıktan sonra Lin Wan Er’in bana baktığını gördü. Hafifçe gülümsedi ve biraz da utanmış gibi görünüyordu: ‘’Şey… [Kahramanın Heybeti] bir anda 55. Seviye altın bossa meydan okumaya karar verdi, bu yüzden park planını yarına erteleyeceğiz.’’

  Başımı öne doğru salladım: ‘’Tamamdır, anlaşıldı.’’

  Dong Cheng Yue biraz üzülmüştü: ‘’Ne güzel parkta rahatlayacaktık.. Klan planları yüzünden bu şansı kaçıracağımızı düşünmemiştim. Aslında ikimiz de saldırı odaklı karakterleriz; orada olmamıza bile gerek yok! Günde 2000 oyuncunun oyunda olduğu bir klanda, iki kişinin ne yaptığı bu kadar önemli mi yani?’’

  Lin Wan Er başını öne doğru salladı: ‘’Belki de boss fazla güçlü olduğu için elit oyuncuların gelmesini istemişlerdir. Telefonda konuşurken, ikinci resmileştirmesini alan oyuncuların geleceğini ve ilk başta bossa 20 kişiyle medan okuyacağımızı söyledi…’’

  Dong Cheng Yue bana bir bakış fırlattı: ‘’Xiao Yao, sen ne yapacaksın, öğlen bossla mı savaşacaksınız?’’

  Gülümsedim: ‘’Muhtemelen, Jian Feng Han Q Kılıcı’nın boss mücadelesine başladığını öğrendiği için planı bir gün geriye çekmiş. Ayrıca, Q Kılıcı da [Öncü]’nün hareketlerini duyduğu için harekete geçmeye karar vermiş olmalı. Görünüşe göre [Kahramanın Heybeti] ve [Öncü] arasındaki mücadele kıyasıya bir hale geliyor. Bakalım ilk klan tabletini kim alacak.’’

  Lin Wan Er gülümsedi: ‘’Senin kötü şansını düşünürsek, [Öncü]’nün alamayacağına eminim.’’

 (ÇN: You know nothing Lin Wan Er, yazık kızımıza.)

  ‘’Bekle de gör bakalım…’’

  ‘’Tamam…’’

 ……

  Kahvaltıdan sonra kızlar yurtlarına gitti. Jian Feng Han benim için her şeyi hazırladığından yapacak başka işim yoktu; ben de biraz kestireyim dedim. Alarmı 11’e koydum ve gözleri kapattım.

  Saat 11 olduğu an uyanmıştım.

  Kıyafetlerimi giydikten sonra okuldan çıktım ve yemek satan tıra doğru ilerlemeye koyuldum. Menüye baktıktan sonra kararımı verdim: ‘’Tofu istiyorum, biraz Deniz Yosunu ve sarımsak soslu kaburga. Toplamda 10 RMB verdim!’’

  Patron yemeği paketledi ve gülümsedim: ‘’Evlat, içine ekstradan bir bardak sıcak su koydum, haberin olsun.’’

  Yakınlardaki parklardan birinde oturdum ve çubukları çıkardığım gibi yemek yemeye başladım. Bazen bu tarz yemekler insana 5 yıldızlı restoranlardaki yemeklerden daha lezzetli geliyordu. Özellikle de karnınız açsa…

  Saat 11:30’a geldiğinde yemeyi bitirmiş ve oyuna girme zamanının geldiğini anlamıştım!

  Odanın için yemek kokusundan geçilmiyordu. Başımı çevirip baktığımda, Tang Gu’nun kızarmış balık ve birkaç yemek daha yediğini gördüm. Beni görünce bir bakış fırlattı: ‘’Hop, neredeydin? Gel biraz içelim!’’

  ‘’Saat erken daha…’’

  Yanına oturdum ve biralardan birini elime alıp, yemek yemeye koyuldum. Saat erken olduğundan oyuna girsem bile yapacak bir şeyim yoktu.

  Tang Gu kendi kendini geçindiren bir adamdı, durumu da hiç fena sayılmazdı. Benim gibi oyundan para kazanan biri değildi. Stüdyonun baştan düzenlenmesi bir hayli para gerektiriyordu ve bizimkilerin de bu parayı sağlayabilecek durumu yoktu. Bu yüzden tek başıma kazanmam gerekiyordu!

……

  Göz açıp kapayıncaya dek saat 12 olmuş ve oyuna girmiştim.

  Shua!

  Ba Huang’ın içinde gözlerimi açtığım gibi bir sistem mesajı gördüm: Lütfen dikkat, Oyuncu ‘’Jian Feng Han’’ size arkadaşlık isteği yolladı!

  ‘Evet’ bütonuna tıkladıktan sonra arkadaş listemde Jian Feng Han belirmişti.

  Tik!

  Jian Feng Han bir mesaj yolladı: ‘’Xiao Yao, şu kordinatlara gel (12282, 98773) kuzey kapısının dışındayız. Burada toplandık, çabuk ol!’’

  ‘’Tamam!’’

  Sırtımda kadim tablet ve Yeşim Şehri’nin Kılıcı asılıydı, yanımda Bobo’yla birlikte koşmaya başladık. Herifin bana verdiği kordinatlar geçen gün gittiğim ufak ormana işaret ediyordu. Mekana vardığımda bir sürü oyuncuyla karşılaştım. Görünüşe göre [Öncü] bugün tam gaz ilerlemeyi planlıyordu.

 

 “Kaygısız Xiao Yao geliyor!”

  Elinde asa tutan Simple gülümsedi: ‘’Artık tamamız. İksirleri ve diğer ufak şeyleri dağıtmaya başlayın. Oh… birisi Xiao Yao’ya iksirlerini versin.’’

  ‘’Tamamdır başkan yardımcısı.’’

  Yirmili yaşlarda güzeller güzeli bir kadın yanıma gelmiş ve bana takas isteği yollamıştı. Takası kabul ettikten sonra 100 Deniz Yosunu Hapı ve 50 tane 5. Seviye can iksiri koydu. Unutulmamalıdır ki bu 5.seviye can iksirleri oyuncunun 600 canını doldurabilen ve şehirde tane başına 1 altından satılan bir iksirdi! Sırf bu boss için bile ne kadar para verdiklerini düşününce başım dönmeye başlamıştı.

  İksirleri aldıktan sonra etrafa bakındım ve gülümsedim: ‘’Kaç kişiyiz? Boss nerede?’’

  Jian Feng Han gülümsedi: ‘’200 kişiyiz. Bossu keseceğiz diye milletin seviye kasmasını engelleyecek değiliz. Bu 200 kişi en iyi oyuncularımız ve en düşük seviyeli olanı da 38. Seviyede. Bossun yerine gelirsek, oraya gidince görürsün. Ah doğru ya, abla, General’ler niye gelmedi daha?’’

  Simple gülümsedi: ‘’15 saniye!’’

  Yakınlardaki çalılardan kıpırdanmalar duyulduktan sonra bir anda ortaya 4 oyuncu çıktı. Sırayla oyuncular; General Li Mu, General Wang Jian, General Lian Po ve General Bai Qi’ydi! Bu insanların hepsi de sıralamada ilk 10’da olan insalardı. [Öncü]’yle ne gibi bir işleri olduğunu çözememiştim.

……

Zheng!

  Kılıcımı çektim ve Ufak Bobo da hemen saldırı moduna geçti.

 “Kaygısız Xiao Yao!”

  General Wang Jian hemen geriye atılmış ve kılıcını çekmişti: ‘’Ne istiyorsun!?’’

  General Li Mu’nun kaşları çatılmıştı: ‘’Dünya cidden küçük…’’

  Jian Feng Han hemen ileriye atıldı ve Generallerle benim arama girdi: ‘’Hepimiz buraya boss için geldiğimize göre, eski meseleleri geride bırakalım. Bossu öldürüp, klan tabletini ele geçirdikten sonra ne yapmak istiyorsanız yaparsınız.’’

  Jian Feng Han’ın sözlerinden sonra Generaller gizli bir hareket yapmaktan vazgeçmişe benziyordu.

  Kılıcımı kınına geri soktm ve gülümsedim: ‘’Aslında, beni iki kere öldürmenizin üstünde baya zaman geçti. Şu anda tek istediğim tablet düşürmesek bile sıkıntı yaşamamak. Güç özelliğine sahip zırhları ve kılıç tipi eşyaları ben alacağım. Diğer ekipmanlara ihtiyacım yok. Eğer kabul etmeyecekseniz ben kaçar!’’

Jian Feng Han başını öne doğru salladı: “Tabii, sıkıntı yok!”

  Generaller dediklerimi duyduktan sonra biraz şaşırmıştı. Li Mu söylendi: ‘’Bu… pek de adilmiş gibi gelmiyor. Sonuçta General ailesi de yardım edecek bu bossa, kılıçları neden Xiao Yao alacakmış ki? Mücadelede hayatımızı kaybetsek ve bir kılıç düşse, yok yere ölmüş mü olacağız yani?’’

  Feng Han gülümsedi: ‘’Li Mu, tam olarak anladığınızı sanmıyorum. Xiao Yao’ya 1000 RMB öderken, size kişi başı 3000 RMB ödüyorum. Bu yüzden ekipman önceliği Xiao Yao’nun…’’

  Li Mu duraksadı: ‘’Ne? 1000 RMB mi?’’

 Başımı öne doğru salladım: ‘’Mm, niye ki?’’

  ‘’Salak…’’

   ‘’Başlatma bak şimdi!’’

  ‘’Haha…’’

……

 Böylece serüvenimiz başladı. 200 oyuncu, 20’şerli 10 gruba ayrıldı. Geriye tek kalan şey bossla mücadele etmekti.

  Benim amacım klan tabletini ele geçirmek değildi; yani bosstan tablet düşmüş, düşmemiş önemsemeyecektim. Ancak kılıç ustasının kullanacağı bir ekipman düşerse, durum bir hayli keyifli hale gelirdi! Bedava çalışmıyoruz sonuçta!