Kesin li alir
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
444. Bölüm İşbitiren
‘’Savunma! Formasyonu tutun!’’
Li Mu kılıcını kaldırarak, bize doğru gelen savaş arabalarını karşıladı. Kılıcını kenardan çevirdiği gibi [Uçan Kılıç] ve hemen ardından [Mutlak Otorite]’yi aktif etmişti. Bu iki yeteneğin ortaya çıkardığı etki muazzamdı. Aynı esnada, savaş arabasındaki askerler de mızraklarını fırlatmaya başlamıştı. [Qi Zırhı]’nın %50’lik hasar emişi sayesinde, Li Mu bu saldırılardan korkmuyordu.
“527!”
“612!”
“598!”
……
Yaşlı K hayretler içerisindeydi, ‘’Siktir…Li Mu, ne yaptın oğlum sen?! 86.seviye yaratıktan hasar bile almıyorsun adam gibi. Vay anasını!’’
Li Mu yaratıkları kesikten sonra gülümsedi, ‘’9000 HP ve 3700 defans var. Boşa mı kastık oğlum?!’’
Tang Xin ne diyeceğini bilemiyordu, ‘’Yok artık, Şövalye olmama rağmen benim bile sadece 3900 defansım var. Yahu sen bütün puanlarını güce basan bir Kılıç Ustası değil misin, gerçek mi bu….’’
Li Mu gülümsedi, ‘’Klan Başkanı’na sorabilirsin. O da benim gibi bütün puanlarını güce basan bir Kılıç Ustası ve 4000’den fazla defansa, 14,000’den fazla cana sahip. Bilmem anlatabildim mi…’’
Tang Xin bana bakıyordu, ‘’Klan Başkanı…Ortalama insanlar sana karşı nasıl mücadele edecek? Söylesene bana…neden defansın ve canın o kadar fazla…’’
Ekipmanlarıma bakarak söylendim, ‘’4 Aziz Ekipman, 4 Valkyrie Ekipman, 4 İmparator Ekipman. Bunların puanlarını topladığında, ortaya böyle bir sonuç çıkıyor.’’
Tang Xin’in gözleri sonuna kadar açılmıştı, ‘’Bu…Bu. Silahın, miğferin, kolyen, zırhın, bacaklığın, bilekliğin, botların, pelerinin ve iki yüzüğün var. Toplamda 10 ekipman yapıyor yani. Şövalyeler kalkan taşıyabildikleri için 11 ekipman takabiliyorlar. Sen nasıl 12 tane takıyorsun? Aklım almıyor!’’
Li Mu gülümseyerek açıkladı, ‘’Basit, [İkiz Kılıç Stili] sayesinde Klan Başkanı iki ekipman kullanabiliyor. Ana ekipmanı Aziz Ekipman olan Ejderin Sakladığı Kılıç, ve diğer kılıcı da Valkyrie Ekipman olan Soğuk Demir Kılıç. Ayrıca omzunda Aziz Ekipman olan Şehir Savaş Çanı da var. Böylece sayı 12’ye çıkıyor. Ekstralarına baksana. Sana %10 saldırı, defans ve büyü veren Şehir Savaş Çanı’nın ekstrasını görmüyor musun? İşte o ekstra, Klan Başkanı’nın dostlarına verilen bir kavram…’’
Tang Xin heyecanlıydı, ‘’Wow, ciddi misin? Şehir Savaş Çanı cidden kulağa süper geliyor. Ben de bunca zaman saldırılarım neden bu kadar güçlü diyordum…’’
Matcha gülümsedi, ‘’Öldürmeye devam. Bu Hayalet Yaratıklar epeyi TP veriyor. Durumu inceledim. Yaratıkların %80’ini öldürdüğümüz zaman, Boss ve yeni yaratık dalgası doğuyor. Ardından beklemek zorunda kalacağız; zira Bossun nerede çıktığını bilmiyoruz. Patron, bossları öldürmeye başlayacak mıyız?’’
Biraz düşündükten sonra cevapladım, ‘’Dördüncü Bosstan sonra başlayalım. Eğer batıda çıkan bir boss bulursak, saldırıya geçeriz. En azından bir-iki tılsım alarak, insanlara Zhan Long’un da burada olduğunu göstermemiz lazım!’’
‘’Mhm. Mhm. Boss cidden etkileyicisin!’’
…..
Zaman yavaşça geçiyor, ve TP barımız yükselmeye devam ediyordu. Tabii aslında ben 85.seviyede olduğum için pek fazla TP alamamaya başlamıştım. Yaratıklar benden sadece 1 seviye yüksek oldukları için herhangi bir TP ekstrası yoktu; lakin, böylesi daha iyiydi. Karşımıza çıkan yaratıklar, daha önceki SSS-seviye görevdeki yaratıklardan çok daha zayıftı. Zhan Long oyuncuları da organize oldukları için, doğru düzgün kayıp bile vermemiştik.
Daha farkına bile varamadan iki saat uçup gitti. ‘’Ding!’’ Bir sistem bossuyla birlikte ikinci Boss ortaya çıkmak üzereydi. Bu sefer boss şehrin doğusuna doğru çıkacaktı ve o bölgede [Öncü] ile ufak klanlar yer alıyordu. Elden bir şey gelmeyecekti.
10 dakika bile geçmeden yankılanan sistem notunu duydum---
[Sistem Notu]: Oyuncu Jian Feng Han, [Savaşan Devletler Tılsımı – İki] adlı eşyayı ele geçirmiştir!
……
‘’Siktir…’’ Li Mu yumruklarını sıktı, ‘’Jian Feng Han ikinci tılsımı almış. Endişelenmeye başlıyorum. [Öncü]’nün etrafında büyük klan olmadığı için herifin rahatı yerinde olacaktır.’’
Haritaya baktım, ‘’Mhm. Onlarla mücadele edebilecek tek grup [Prag], ancak onlar da uzakta duruyor. [Kapıdaki Düşman] ve [Kan Kontratı] kuzey tarafında duruyorlar ve tek bir tılsım için doğuya gideceklerini sanmıyorum. Jian Feng Han’ın Aziz Ekipman olan Özgürlük Kanatları var, yani herif uçabilir. Tılsımı alıp kaçması gayet kolay olacaktır. Onunla mücadeleye giderken bunları da düşünmek lazım.’’
Üçüncü yaratık dalgası hızla ortaya çıktı. 90.seviye yaratıklar çıkana kadar durum neredeyse TP festivalinden farksızdı.
Altıncı saatin ardından, bir sistem notu daha çıktı. Üçüncü Boss doğmuştu.
Ding!
[Sistem Notu]: Lütfen dikkat, Cehennem’in üçüncü generali [İşbitiren Ke Long] üstünde Savaşan Devletler Tılsımları’ndan birini taşıyor ve şu koordinatlarda bulunuyor (11549,10203). İşbitiren Ke Long öldüğünde cesedinden geriye %100 oranla [Savaşan Devletler Tılsımı – Üç] adlı eşya düşecektir. 10 tılsımı da toplayıp, şehir Dük’üne teslim ederek Dört Soylu’nun Şehri’ni ele geçirin!
……
“ARGHHH………”
Hemen arkamızda, simsiyah bir ışık hüzmesi belirmiş ve adeta uzay-zaman kırılmıştı. Devasa boyutlardaki siyah delikten kükreme sesleri yükseliyordu. Elinde uzun mızrak, kan kırmızı renge sahip atıyla ileriye bir figür atıldı. Hemen arkasında, sayılarını bilmediğin 87.seviye Hayalet Yaratıklar bulunuyordu. İşbitiren Ke Long 87.seviye Valkyrie Boss’tu ve direkt kucağıma gelmişti!
‘’Ha HA!’’
Geniş bir kahkaha salladım. Ejderin Sakladığı Kılıç’ı çektiğim gibi kükredim, ‘’Ana güç, beni takip edin, Bossa saldıracağız! Diğerleri, formasyonu korumaya devam edin. Boss formasyonun ortasında çıktığı için kendinizi ayarlayın…’’
Matcha, Li Mu ve Qing Qian’ın eşliğinde Bossa doğru gidiyordum. İkinci Grup’tan gelen oyuncular, Fox’un liderliğinde bize uzun mesafe desteği vereceklerdi. Bossu öldürmeye odaklıydık ve onlar da diğer canavarları temizleyeceklerdi.
Shua!
Daha bossun yanına bile gelmeden Soğuk Demir Kılıç elimden fırladı ve [Dönen Kılıç]’ı aktif ettim. ‘’Pu Pu Pu’’ kılıç bossun göğsüne 9 kez saplanmıştı. 87.seviye Valkyrie Boss pek de güçlü sayılmazdı. Saniyeler içinde herifin odağını kendime çektim ve kükreyen adam, atıyla birlikte bana atıldı. Mızrağını kaldırdığı gibi bana doğru üç kez saldırdı!
Savaş botlarımla öne kaydım ve ‘’Peng!’’ vücudum Qi duvarıyla kaplanmaya başladı. Böylece bossun saldırılarına kafa atabilecektim. ‘’Keng Keng Keng’’ üç saldırı da Kara Büyü Zırhı’ma saplanmıştı---
“1447!”
“1528!”
“1637!”
Toplamda 4000 civarı hasar aldığım için endişelenecek bir şey yoktu. Hatta o kadar az hasar almıştım ki Sevgili Duck ne diyeceğini bilemiyordu, ‘’Klan Başkanı’nın defansı…gerçek gibi değil…’’
Li Mu kılıcını kaldırıp Bossa doğru saldırdı, gülümsüyordu, ‘’Çabuk, gebertin şunu!’’
Dans Eden Orman, General Lian Po ve Binlerce Güneş uzun mesafe saldırılara çoktan başlamıştı. Kılıçlarım dans ediyor ve bossun odağını üstümde topluyordum. Alevli Kaplan Tanrısı da hemen yanımdaydı. Zhan Long formasyonunun merkezindeki İşbitiren’in canı 4 dakikanın ardından yerle bir olmuştu. Son darbeyi kimin vurduğunu bilen yoktu ve herif acı dolu bir çığlıkla yere yığıldı.
Li Mu elini sallayarak seslendi, ‘’Eşyaları dağıtacağım ve Tılsımı da Klan Başkanı’na vereceğim!’’
Başımı öne salladım, bu konuda çekinecek değildim. Sonuçta Tılsımın bende olması herkese yarayacaktı. Diğer oyuncular da almaya çalışmamıştı. Tabii sahip olduğum gücün ve kritik anlardaki kurtulma şansımın bunda büyük bir rol oynadığı şüphesizdi. En spesifik durum da Zhan Long’un Klan Başkanı olmamdı!
Sistem Duyurusu yankılanıyordu---
Ding!
[Sistem Notu]: [Savaşan Devletler Tılsımı – Üç] Oyuncu Kaygısız Xiao Yao tarafından alınmıştır. Bu oyuncu öldürüldüğü taktirde, %100 oranında tılsım düşecektir!
…….
Dikkatle tılsımı envanterime koyarak gülümsedim, ve envanterimde 10 tılsımın da yan yana yattığı görüntüyü hayal ettim. Eğer on tılsımı alabilirsem, o zaman Zhan Long, Ba Huang’ın gerçek bir numarası olacaktı. Şu anda, [Prag] ve [Öncü] bizlerden daha güçlüydü. Zhan Long’daki elit oyuncu kalabalığı yüksek olsa da, sayı bakımından onlara karşı koymamız mümkün değildi. Bu yüzden, şehri alabilirsek işleri değiştirebilecektik. Burada Çin Sunucusu’ndaki ilk klan şehrinden bahsediyorduk!
Tılsımı aldıktan sonra başımın üstünde altın bir Tılsım işareti belirdi. Ayrıca, her beş dakikada bir sistem otomatikman bulunduğum pozisyonu belirtiyordu. Hassiktir, yani kaçmak veya saklanmak söz konusu değildi. Sadece bununla da kalmamışlardı; zira Tılsımı taşıyan kişi uçamıyor, [Kamuflaj] gibi yetenekleri kullanamıyordu. Görünüşe göre sistemi aldatmak için yapılacak bütün hamleler engellenmişti. Öyle ki, Süiakstçiler’den biri bu Tılsımı alacak olsaydı, muhtemelen 1-2 saniye bile hayatta kalamayacaktı.
Zhan Long’un ön saflarına geri döndüm. Yaratık avlamaya devam ederken, mesafede bana bakan Ba Huang’ın ufak klanlarını görebiliyordum.
‘’Ahem…’’ Öksürdüm ve söylendim, ‘’Neden şu herifler bana farklı gözlerle bakıyor…’’
Wang Jian gülümsedi, ‘’Kardeş Xiao Yao. Tılsımı istiyorlar da ondan…’’
Qing Qian gülümsedi, ‘’Merak etme Büyük Kardeş Xiao Yao. Sana kimse zarar veremeyecek. Burada biz varız!’’
Başımı öne salladım, ‘’Güzel. O zaman size güveniyorum. ‘’
Herkes gülümsedi. Aslında kimseden korkuyor değildim. Tam aksine, insanların gelmesini bekliyordum. Yaratıklardan aldığımız puan miktarı yetersiz gelmeye başlamıştı ve oyuncuları öldürmek bana, onların %10 puanını verecekti.
…..
Zaman yavaş yavaş geçiyordu. Dördüncü ve beşinci yaratık dalgaları ortaya çıktı. Dördüncü Tılsımı [Kapıdaki Düşman] ve beşinci Tılsımı da [Öncü] almıştı.
İki Tılsım envanterinde, Jian Feng Han herkesin hedefiydi.
[] [] []
Magnec