Hahahahahaha ya takim ne kadar hain ne kadarda uyumlu oldu.. hainlikte birbirlerini tamamliyorlar. Inanilmaz
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
217. Bölüm Boşluğun Yelpazesi
‘’[Akan Yıldırım] yeteneğiydi o!’’ Güzeller güzeli Matcha party chatinden söylendi: ‘’Patronun canı bu gidişle dayanmayacak!’’
Mavili söylendi: ‘’Ah ah, elektrikten sebep her yerim uyuştu…Xiao Yao çok derine battı…ona tıklayıp, canını dolduramıyorum…’’
Wan Er aceleyle söylendi: ‘’Çabuk party menüsünü açıp, onun resmine tıklayarak canını doldur! Görmesen de canını doldurabilirsin. Çabuk!’’
Dong Cheng Yue: ‘’Wan Er, [İkiz Hançer Harmonisi]’ni kullanarak bossun yeteneklerini ve saldırılarını bozmaya çalış. Ancak dikkatli olman lazım. [Tanrı’nın Dansı] ve [Mutlak Adım]’ı da kullanmayı unutma; zira hayatta kalabilmek için hıza ihtiyacın olacak!’’
‘’Çok yoruldum…’’
‘’Tanrım…’’
……
Suyun yüzeyinde, Wan Er aniden ellerini kaldırıp, [İkiz Hançer Harmonisi]’ni aktif etti. Geniş bir patlama sesiyle hançerler ejderin yumuşak, beyaz puluna saplanmış ve acıyı fark eden yaratık kuyruğunu savurarak karşılık vermişti. Meseleyi önceden düşünmüş olan Wan Er demir şemsiyesini göğsünün önünde açarak saldırıyı karşıladı; ancak saldırı bir hayli güçlü olduğundan su yüzeyinde geriye saçılmıtı.
Wan Er’e odaklanan Yıldırım Ejderhası’nın Gölgesi kükredikten sonra havaya atılmış ve Wan Er’e doğru ilerlemeye koyulmuştu.
Dişlerini sıkan Wan Er hafifçe elini havaya savurdu. Üçüncü resmileştirem yeteneklerinden biri olan [Tanrı’nın Dansı]’nı aktif ettiğinden savuşturma olasılığı %70 artmıştı. Diğer üçüncü resmileştirme yeteneği olan [Mutlak Adım]’ı aktif ettiğindeyse hareket hızı %150, saldırı hızı %30 artmıştı. Artık su yüzeyinde koşan kadının bacaklarını net bir şekilde görmek mümkün değildi. Attığı her adımla etrafa dalgalar saçıyor ve bossun saldırılarından kaçıyordu. Süikastçilerin üçüncü resmileştirme yetenekleri cidden akıl alacak gibi değildi! Özellikle de bu yetenekleri nadir güzelliklerden biri olan Wan Er kullanınca, manzara tadından yenmiyordu!
Birkaç tedavi yeteneğinden sonra canım fullenmişti. Suyun üstünde koşarken Yue Qing Qian’ın bossun saldırılarından birini iptal ettiğini ve ardından da yaratık tarafından kovalandığını gördüm. Hemen [Rüzgar Kılıcı] + [Ağır Darbe] ikilisini kullanarak ejderin zayıf noktasına saldırdım. Yüksek bir çatırdama sesiyle beyaz pul çatlamış ve Yıldırım Ejderhası’nın Gölgesi acı dolu bir çığlık atmıştı.
“Hou…hou…”
Başını salladıktan sonra bir kez daha kükreyeren yaratık demir bir kırbaca benzeyen kuyruğunu bana doğru savurmuştu. Wan Er’e kıyasla gücüm daha fazlaydı. Bu yüzden kılıcımı sağ tarafa tutarak, yaratığın saldırsını karşılamıştım.
Keng!
Buz Yağmuru Kılıcı kuyrukla temas edince etrafa kıvılcımlar saçılmış ve gücün etkisiyle vücudum titreyip, birkaç metre geriye savrulmuştum. Başımı döndürdüğüm gibi Buz Yağmuru Kılıcı’m tekrar ışıldamaya başlamıştı. [Keskin Buz Kılıcı]’nın ardından bir de [Tek Kişilik Ordu]’yu aktif edince bossu sinir etmeyi başarmıştım. Şerefsiz yaratık bir kez daha başını kaldırıp, [Akan Yıldırım]’ı aktif etmeye başlamıştı.
‘’Tanrım…’’ Yue Qing Qian hançerleriyle birlikte ileri atıldığı esnada söylendi: ‘’Yaratığın Xiao Yao’ya [Akan Yıldırım]’la saldırıp durmasına izin veremeyiz. Bölmemiz lazım!’’
Bossun arkasına geçerek [Arkadan Bıçaklama]’yı aktif eden genç kız bossun yeteneğini bölmeyi başaramamıştı; lakin pes etmemiş ve birkaç metre ileriye yüzerek bossun önüne geçmişti. Elini kaldırıp, [Delme]’yi aktif etmişti! Nihayetinde bu sefer başarılı olmuştu. Sonuçta kendisi 60.seviyedeydi ve 63.seviyede olan bossla arasında fazla bir seviye farkı olmadığından, yaratığı sersemletmesi de imkansız sayılmazdı. Artık mücadelelerimiz zamanında yaşadığımız 42’ye karşı 54.seviyelere benzemiyordu…
……
Güzeller güzeli iki süikastçinin ciddi uğraşları sayesinde Yıldırım Ejderhası’nın Gölgesi yalnızca normal saldırılarını ve pençelerini kullanma imkanı bulabiliyordu. Durum böyle olunca omuzlarımdaki baskı da azalmıştı. Arkamda duran 3 şifacıdan sebep canım %60’ın altına inmediğinden kendimi güvende hissediyordum.
Zaman çabucak geçti. 8 dakikada Yıldırım Ejderhası’nın Gölgesi’nin %40 canı kalmıştı. Yaratıktaki ani değişikliği fark eden Wan Er bir anda söylendi: ‘’Boss son yeteneğini aktif etmeye başladı!!’’
‘’ROAAR!!’’
Hamle yapmamıza izin vermeden ileriye atılan Yıldırım Ejderhası’nın Gölgesi aniden suya dalmıştı. Devasa vücudu suya daldığında durumu kavrayamamıştık.
‘’Ne…ne oldu?’’ Yue Qing Qian’ın etrafı süzen gözleri sonuna kadar açılmıştı: ‘’Bu kadar mı yani? Boss kaçmamıştır, değil mi? Öyle manyak bir yetenek gibi görünmedi bana…’’
Wan Er demir şemsiyesini su yüzeyine çıkardıktan sonra gözleriyle etrafı taradı: ‘’Evet, çok enteresan…’’
Bir anda suyun altındaki gairp dalgaları ve çatırmada seslerini duymuştuk. Suyun derinlerinden beliren bir yıldırım dalgası gökyüzüne doğru ilerliyordu.
Dong Cheng gözlerini kıstı: ‘’İşte, geliyor!’’
Pacha!
Aniden mağaranın tavanı aydınlanmış ve elektrik enerjisiyle doluşan sayısız meteor üzerimize yağmaya başlamıştı. Bu [Yağan Yıldırım] neredeyse haritanın yarısını kapsıyordu!
[Yağan Yıldırım]’ın etkisiyle vücudumun her yeri uyuşmuş ve üç kez darbe alınca canım neredeyse sıfıra inmişti---
1328!
1237!
1299!
Canımı doldurmak için bir can iksiri içtikten sonra grubun geri kalanına baktım. Mavili ve Sevgili Duck meteorlara can vermiş; yalnızca ortada, [Tedavi]’yi kullanarak kendi canını doldurmaya çalışan Yuzi Chengshuo kalmıştı. Qing Qian ve Fox da öteki dünyayı boylamış, demir şemsiyesinin altında gizlenen Wan Er zor da olsa hayatta kalmayı başarmıştı.
‘’Çabuk!!’’ diye bağırdım: ‘’Sevgili Duck’u Dirilt; boss gelmek üzere!’’
Dalgaların altından garip bir ses duyuldu. Ejderha’nın vahşi kafası 3 metre altımdaydı. Tereddüt etmeden kılıcımı aşağıya savurdum ve geri çekilmeye koyuldum. Dirilen Sevgili Duck hemen [Tedavi]’yi kullanarak canımı doldurmuş ve Mavili’yi diriltmişti. Üç şifacı su üstünde duruyor, zar zor durumu toparlamaya çalııyordu.
O esnada Matcha yer altından %52 canıyla fırlamıştı. Gözlerindeki suları sildikten sonra söylendi: ‘’Boss tekrar [Yağan Yıldırım]’ı kullandığında, suyun meteorları söndürme özelliğinden faydalanıp, derinlere dalmayı unutmayın!!’’
Başımı öne salladım: ‘’Ah, doğru diyorsun!’’
Matcha’nın normalde 3000+ canı vardı. Eğer su altında yalnızca 1500 hasar aldıysa, bu taktiği kullandığımız sürece kimse ölmeyecekti.
………….
Sorunsuz geçen birkaç dakikanın ardından ejderin canı %17’ye düşmüş ve yaratık bir kez daha suya dalmıştı. Bu sefer, bir önceki seferden edindiğimiz tecrübelere sahip olduğumuz için hemen suya daldık. Yaratık [Yağan Yıldırım]’ı aktif etmeye çalıştığı sırada ona son bir [Keskin Buz Kılıcı] savurmuştum ve bu yeteneğim bir hayli hasar vermişti.
Su yüzeyinde akılalmaz bir titreme başlamış ve vücudum bir kez daha uyuşmuştu. Vücuduma saplanan üç saldırı canımı yakmıştı; ancak bu sefer yalnızca 1200 hasar almıştım. Bu sefer durumu çok iyi kurtardığımız için 3 Şifacı çoktan grubun canını toparlamaya başlamıştı. Diğer bir taraftan, Yıldırım Ejderhası’nın Gölgesi için hesap günü gelip çatmıştı.
3 dakikanın içerisinde yaratığın %1 canı kalmıştı ve bütün gücümü toplayarak bitirici hamleyi savurdum!
……
“Kacha!”
Buz Yağmuru Kılıcı yaratığın boğazındaki beyaz pulu tamamen delip geçmiş ve dört bir yana saçılan kan gölüne yaratığın acı dolu çığlığı eşlik etmişti. Yaratığın vücudu suya yıkıldığı gibi batmaya başlamış ve çok geçmeden ufak elektrik parçacıklarına dönüşmüştü. Bu parçacıkların ortasında, ekipmanlar ve semboller de suyun altına düşüyordu. Vakit kaybetmeden dalarak, düşenleri topladım.
‘’Wow…’’
Üstümü silkeledikten sonra TP barıma baktım. 61.seviyeye %53’lük bir yolum kalmıştı. Bosslar TP konusunda bonkör olduklarından eğer birkaç tane daha kesersem Ba Huang’ın 1 numaralı oyuncusu olacaktım. Bu başarıyı daha önce hiç elde edememiştim!
‘’Büyük kardeş, ne çıkmış?’’ Matcha söylendi.
Kızıl Hançeri tutan Wan Er oracıkta dikilip, gülümsüyordu. Kızlar baştan aşağıya ıslanmıştı, özellikle de Dong Cheng Yue ve Yuzi Chengshuo ikilisi fena bir haldeydi. Vücutlarına yapışan kıyafetlerden yere su damlaları fırlıyordu. Dik göğüsleri ve sıkı popoları artık rahatça görülebilecek duruma gelmişti. Fox’la bu manzaraya bakmadan edememiştik. İnsanın kalbi dayanmıyordu…
……
Düşen ekipmanlara baktığımda, toplamda 3 parça eşya olduğunu gördüm. Ejder şeklinde kızıl bir yüzük, hafif mor bir yelpaze ve etrafa ışık hüzmeleri saçan bir savaş kalkanı. Eşyalar fena görünmüyordu. Kızıl yüzüğü alıp incelemeye koyuldum. Cidden fena değildi---
【Kana Susamış Ruh Yüzüğü】 (Mor Ekipman)
Çeviklik: +40
Dayanıklılık: +38
Ekstra: Süikastçi yeteneklerinin etkisini %10 artırır.
Özel: Can çalma, verilen toplam hasarın %5’i kullanıcıya can olarak döner.
Kullanılması İçin Gerekli Seviye: 58
……
‘’Hass…’’ Fox yumruklarını sıkmış, gözleri sonuna kadar açılmıştı: ‘’Bu nasıl bir şans böyle? %5 can çalması olan bir yüzük, resmen tanrı vari bir eşya bu! Ba Huang’da %1 can çalması olan kolyelere bile 10,000 RMB veriyorlar; bu yüzüğün ederi muhtemelen milyonlar civarındadır, değil mi?’’
Can çalma özellikleri genelde silahlarda, yüzüklerde ve kolyelerde bulunuyordu. Silahlar saldırıya odaklandıklarından can çalma özelliği olan bir silah bulmak kolay değildi. Bu yüzden çoğu usta oyuncu yüksek can çalması olan yüzükleri ve kolyeleri hedef alıyorlardı. Böylece mücadele esnasında canları fazla düşmüyordu.
Yüzük elimde, gruba bir bakış attım: ‘’Bu süikastçiler için bir eşya, yani Matcha’yla ben karışmayacağız. Qing Qian ve Wan Er, şansınızı deneyin, bakalım kim alacak yüzüğü!’’
‘’Tamam…’’
Wan Er hafifçe söylendikten sonra dudaklarını ısırdı. Ufak elleri zarı sımsıkı kavramış ve gergin bir surat ifadesiye Yue Qing Qian’a bakmıştı. İkili aynı anda zarları fırlattı---
77!
14!
Wan Er kazanmış, Qing Qian da iç geçirmeden edememişti: ‘’Hayatta niye bu kadar şanssızım…’’
Yüzüğü Wan Er’e attıktan sonra Qing Qian’ın omzuna dokundum: ‘’Merak etme, Ejder Tapınağı’nda bir sürü bölge var; beraber bölgeleri temizlediğimiz sürece istediğin ekipmanı alacaksın. Eğer güzel bir süikastçi ekipmanı düşerse kesinkes sana vereceğiz.’’
Yue Qing Qian başıyla onayladı: ‘’Tamamdır, teşekkürler Büyük Kardeş Xiao Yao…’’
……
Parıldayan yelpazeye bir göz attım---
【Boşluğun Yelpazesi】 (Mor Ekipman)
Büyü Saldırısı: 710-900
Dayanıklılık: +41
Büyü: +39
Ekstra: Kullanıcının büyü saldırısını %9 artırır.
Kullanılması İçin Gerekli Seviye: 58
Gerekli Cinsiyet: Erkek
……
‘’Erkekler için bir yelpaze…’’ şaşırmıştım.
Yue Qing Qian: ‘’Yükselen Ejderha’ya sat…’’
Wan Er: ‘’Ardından herifi öldürüp, yelpazeyi ele geçir. Sonra gidip bir daha sat…’’
Dong Cheng Yue: ‘’Başka bir karakterle sattığına emin ol, olay karışmasın…’’
Yuzi Chengshuo gülümsemeden edememişti: ‘’Ne kötüsünüz böyle…’’
Magnec