Ellerinize sağlık :D
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
165. Bölüm Nihai Ruh Mızrağı
Kaa Chaa!
Bossun başına doğru ağır bir hamle savurduktan sonra kükredim: ‘’Herkes geri çekilsin! Bununla tek başıma savaşacağım! Bossun [Yıldırım Parmağı] başkasına sekebilen bir yetenek! Ayrıca verdiği hasar da gereğinden daha fazla! Yaşlı K, ruhun nerede? Dirilebilecek misin?’’
Party chatinden Yaşlı K cevapladı: ‘’Evet, ruhum ilk seviyede şu an, oraya doğru geliyorum!’’
‘’Tamam! Biz devam ediyoruz!’’
……
Bu sefer daha da dikkatli olmaya başlamıştım. Ayrıca diğer takım üyeleri de yanıma yaklaşmaya cesaret edemediğinden, bossla baş başa kalmış sayılırdık. Fox ve Dong Cheng Yue uzaktan vurmaya devam ediyordu.
6 dakika geçtikten sonra bossun canı %3’e düşmüştü. Herifin 3 ana yeteneği olan; [Barbar Yıldırımı], [Yıldırım Parmağı] ve [Şimşek Patlaması]’na maruz kaldığımdan başımın üstünden dumanlar çıkıyordu. Bütün bunlara rağmen boss beni öldürmeyi başaramamıştı ve beni öldüremediği taktirde, bir kez daha öteki dünyayı boylayacağına şüphe yoktu.
Matcha dudaklarını büktü: ‘’Birkaç dakika böyle devam edersek, patron kızarmış tavuğa dönecek…’’
Wan Er gülümsedi: ‘’Şans bu ki boss neredeyse ölmek üzere. Dong Cheng, birazdan saldırı yapmayı bırak da son vuruşu Li Xiao Yao alsın. Bu sefer bir hayli acı çekti… Gerçi tankların kaderi böyle ya, yapacak bir şey yok. Şu ana kadar 3 bossla mücadele ettik ve herifin neredeyse cılkı çıkmış durumda. Biraz da olsa bossu öldürmenin keyfini çıkarabilsin. Ayrıca karizma puanı yüksek olduğu için bossu onun öldürmesi eşya düşme oranını da artıracaktık. Belki de beklemediğimiz bir sürprizle karşılaşabiliriz!’’
Dong Cheng Yue başıyla onayladı: ‘’Uh huh, tamamdır!’’
……
Bir dakika geçtikten sonra bossun canı 0’a yaklaşmıştı. Buz Yağmuru Kılıcı’nı sımsıkı kavrarken ayaklarımın altında beliren garip aura [Tek Kişilik Ordu]’yu aktif ettiğimi gösteriyordu. İlk üç saldırımın ardından herife bir omuz attım ve kılıcımda toplanan rüzgarı 0.2 saniye boyunca bekledikten sonra [Rüzgar Kılıcı]’nı savurdum!
“Ka Cha!”
Etrafa saçılan kan gölünün ardından imparator acı dolu bir çığlık atıp yere yığılmış ve nihayetinde 55.seviyeye ulaşmıştım!
“Hua la….”
Bir sürü eşya ortaya saçılmıştı! İleri atılıp, kılıcımı kınına soktuktan sonra bossun cesedini yana ittim. Farklı renkteki üç ekipman yerde yatıyordu. İçlerinde, mor bi cübbe, açık mavi rengindeki ejderha desenlerine sahip bileklikler ve parıltılar saçan bir mızrak vardı. Bunların dışında kızıl renkli bir yetenek kitabının da olduğunu söylemeden geçmeyeyim!
‘’Wow, görünüşe göre bu sefer turnayı gözünden vurduk!’’ Dong Cheng büyü tipi yaratıkların büyü tipi eşyalar düşürdüğünü bildiğinden gayet heyecanlanmıştı. Eğer yerdeki cübbe büyücüler için değilse, muhtemelen şifacılar içindi. Ve partyimizdeki tek büyücü kendisi olduğundan, bu cübbenin ona gitmesi de kuvvetle muhtemeldi.
Cübbeyi elime aldıktan sonra incelemeye koyuldum. Bir hayli heyecanlanmıştım---
【Dokuz Gökyüzü’nün Cübbesi】 (Mor Ekipman)
Tip: Kumaş
Defans: 140
Büyü: +41
Dayanıklılık: +37
Ekstra: 400 can artırır.
Ekstra: Kullananın büyü saldırısını %7 artırır.
Cinsiyet Kısıtlaması: Sadece kadınlar.
Kullanılması İçin Gerekli Seviye: 55
……
Dong Cheng Yue gülümsemeden edememişti: ‘’Oh, oh! Büyük Kardeş Xiao Yao, onu ben alayım…’’
Yavru Kurt hançerlerini tutarken gülümsüyordu: ‘’Bir parça ekipman yüzünden Büyük Kardeş mi demeye başladın şimdi? Güzeller güzeli Cang Yue sorarım sana, hiç mi gururun yok?’’
Dong Cheng Yue Hmph’ladıktan sonra 34C’lerini havaya kaldırıp, gülümsemişti: ‘’Kafama estiği gibi davranırım, bu seni ilgilendirmez! Abim bile ona Büyük Kardeş Xiao Yao diye seslenirken, ben söyleyince mi olay çıkarıyorsun! Haklı değil miyim Wan Er? Xiao Yao’ya Büyük Kardeş dememde bir sıkıntı var mı?’’
Wan Er: ‘’Dur bir saniye, tüylerimi diken diken ediyorsun…’’
Dong Cheng Yue “….”
Gülümsedikten sonra Dokuz Gökyüzü’nün Cübbesi’ni Dong Cheng Yue’ye fırlattım: ‘’Cidden şanslısın. Hem can hem de büyü veren mor bir ekipmanın akılalmaz fiyatlara satılabileceğine şüphem yok. Böyle ekipmanı pazarda bile bulamazsın. Bir de takanın kadın olma koşulu varmış… Bu nasıl adalet arkadaş---‘’
Dong Cheng Yue keyifle yeni ekipmanını kuşanmıştı.
Shua!
Ve işte oracıkta, karşımızda güzeller güzeli bir büyücü belirmişti. Cübbe zarif ve muazzamdı. Ayrıca cübbenin hemen altında yer alan beyaz etek de kıyafete geleneksel bir hava katmıştı. Beklendiği gibi oyunu geliştiren insanlar bizleri hayal kırıklığına uğratmıyordu. Göğüs bölgesindeki geniş dekolteden sebep Dong Cheng Yue’nin büyük göğüslerini ortaya çıkaran cübbe, bizlere de güzel bir ziyafet çektirmişti. Ne güzel bir görüntü ama… bu manzaraya karşı insan nefes almayı bile unutuyordu. Vay arkadaş, bu oyunun Kadın ekipmanları acayip cezbediciydi!
……
Yaşlı K dudaklarını yaladıktan sonra gülümsedi: ‘’Böyle bir partyde kastığım için artık ölsem de gözüm açık gitmem…’’
Dong Cheng Yue’nin suratı kıpkırmızı kesilmişti: ‘’Sapık!’’
Yaşlı K kollarını iki yana açtı: ‘’Ama patron da bakıyor…’’
Dong Cheng Yue bana bakıp gülümsedi: ‘’Onun bakmasına bir itirazım yok…’’
Yaşlı K kederlenmeden edememişti: ‘’Aramızdaki fark o kadar fazla yani?!’’
Yuzi Chengshuo alnını ovduktan sonra söylendi: ‘’Bu meseleyi sonraya bırakıp, şu ekipmanları incelesek diyorum?’’
Transtan uyanmış ve hemen ikinci ekipmanı, ejderha desenli bileklikleri elime almıştım. Ekipmanın puanları hiç fena değildi---
【Ejder Kafatası Metal Koruyucuları】 (Altın Ekipman)
Tip: Zırh
Defans: 170
Güç:+37
Dayanıklılık:+36
Ekstra: Saldırı puanını 40 artırır.
Kullanılması İçin Gerekli Seviye: 52
……
Ejder Kafatası Metal Koruyucuları elimde, sordum: ‘’Yaşlı K, Dong Cheng Lei, hanginiz istiyorsunuz bu bileklikleri? Benim ihtiyacım yok. Sonuçta bilekliklerim mor ekipman olduğu için altın ekipmanla değiştirecek değilim.
Dong Cheng Lei başını iki yana doğru salladı: ‘’Abi, benimkiler altın ekipman oldukları için buna ihtiyacım yok.’’
Hemen eşyayı Yaşlı K’ya fırlattım: ‘’Al bakalım. Bir an önce 52 olup, 34.seviye bilekliklerini değiştirmen lazım. Utandırıyorsun beni…’’
Ran Min bir kahkaha patlattı: ‘’Emredersiniz efendim! Teşekkürler patron!’’
Son ekipman etrafa mor ışık hüzmeleri saçan bir mızraktı. Yani mızrağın mor ekipman olması kuvvetle muhtemeldi---
【Nihai Ruh Mızrağı】 (Mor Ekipman)
Saldırı: 670-880
Güç: +39
Dayanıklılık: +36
Ekstra: Saldırı puanını %6 artırır.
Ekstra: Kesinliği %14 artırır.
Kullanılması İçin Gerekli Seviye: 53
……
Wan Er ufak ağzını açıp, söylenmişti: ‘’Ne kadar yüksek saldırı puanı var öyle! Senin Buz Yağmuru Kılıcı’na bile kafa tutabilecek seviyede!’’
Silah sıralamasını açtıktan sonra Nihai Ruh Mızrağı’nın üçüncü sırada olduğunu gördüm. Genel puanları Buz Yağmuru Kılıcı’ndan %24 daha düşüktü ve mor baltadan da %11 daha zayıftı. Yine de bu silahın muazzam bir ekipman olduğu gerçeğini değiştirmiyordu.
‘’Ne yapacağız bunu?’’ diye sordum.
Lin Wan Er cevapladı: ‘’Şu anda aramızda şövalye olmadığına göre, bu silahı kullanabilecek de biri yok demektir… Ne yapsak acaba? Yaşlı K, Cang Lei, aranızdan mızrağı kullanmak isteyen var mı?’’
Yaşlı K baltasını kavrayıp, söylenmişti: ‘’Baltaya çoktan alıştım. O kadar zaman geçtikten sonra mızrakla değiştirmeyi hiç istemiyorum.’’
Dong Cheng Lei: ‘’Ben de balta kullanmayı seviyorum.’’
Hemen aklıma gelen fikri önerdim: ‘’O zaman mızrağı satıp, 10’a bölelim, ne diyorsun?’’
Yuzi Chengshuo gülümsedi: ‘’Bence gayet mantıklı. Hem böylece herkes pay almış olur.’’
“Tamamdır!”
……
Mızrağı envanterime attıktan sonra yetneek kitabını elime aldım ve yeteneğin detayları ortaya çıktı. Dong Cheng Yue çığlık atmadan yapamamıştı---
【Yıldırım Parmağı】 (S Seviye): Elektriği şarj ederek hedeflenen rakibe yöneltir. [Yıldırım Parmağı] 10 metre içindeki rakiplere sekmeye devam eder. Toplamda en fazla 10 hedefe sekebilir. Başarılı olan her saldırı sonucunda bir sonraki saldırının vereceği hasar düşer ve yetenek seviyesi artığında, en fazla sekme sayısı da artacaktır. Yeteneği kullanmak için 1 karizma puanı ve 55.seviyede olmanız gerekmektedir. Sınıf Gerekliliği: Büyücü.
……
‘’S-seviye yetenek kitabı…’’ Ben bile şaşırmıştım: ‘’O manyak yetenek… [Yıldırım Parmağı]…’’
Burada bulunan herkes [Yıldırım Parmağı]’nın ne denli akılalmaz bir yetenek olduğunu birinci elden tecrübe etmişti. Yaşlı K yumruklarını sıkarak söylendi: ‘’Bu yeteneğe hangi büyücü sahip olursa olsun, ortalığı alaşağı edeceğine şüphem yok. Düşünsene, bir grup oyuncuya karşı bu yeteneği kullanırsan….’’
Gülümsedim: ‘’Neyse, en azından yetenek bizim elimizde. Doğal olarak bunu yabancı birine verecek değiliz, değil mi Dong Cheng?’’
Dong Cheng Yue heyecanla onayladı: ‘’Evet, evet! Xiao Yao… Büyük Kardeş!’’
“Vay anasını!’’
Biraz gerilsem de yetenek kitabını ona vermiştim.
Vakit kaybetmeden yeteneği öğrenen Dong Cheng Yue, yeteneği Dong Cheng Lei’nin üstünde kullanmıştı. İlk seviyedeki [Yıldırım Parmağı] herifin 700’den fazla canını götürmüştü ve bu yeteneğin 6.seviyede bossunkinden bile daha güçlü olacağına şüphe yoktu!
Bosstan düşen eşyaları dağıtmayı bitirdiğimizde çoktan öğlen olmuştu.
……
“Wu…”
Yanımda dikilen Lin Wan Er esnedi: ‘’Çok yoruldum… Bence çıkıp, biraz uyuduktan sonra devam edelim.’’
Yuzi Chengshuo başıyla onayladı: ‘’Evet, bu yorgun halimizle 4-5 seviyeleri bitirebileceğimizi düşünmüyorum. Sonuçta diğer katların bossları bu seviyede olandan daha da güçlü olacaktır. Bu yüzden iyice kendimize gelmemiz lazım.’’
Başımı öne doğru salladım: ‘’Tamam o zaman, şimdi çıkıp, 10 saat sonra 19:00 civarında buluşuruz, tamam mı?’’
‘’Tamamdır!’’
……
Oyundan çıktıktan sonra kızlar yurduna gidip Lin Wan Er ve Dong Cheng Yue’yi almış, onları yemeğe çıkarmıştım. Restorana geldiğimizde noodle yemeye karar vermiştik. İki kaseyi hızla bitirdiğimi gören Lin Wan Er daha yarım kaseyi yemeyi bile bitirmediğinden şok olmuştu.
“Beep-beep…”
Çalan telefonuma baktığımda arayanın Wang Xin olduğunu anlamıştım. Ayağa fırladım, kızlara durumu işaret ettikten sonra telefonu açtım.
‘’Lider Wang, bir durum mu vardı?’’
Wang Xin cevapladı: ‘’Evet, şu öldürdüğümüz ‘Kurt adam’ı hatırlıyor musun? Otopsi sonuçları elimize ulaştı. Araştırma laboratuvarı herifin DNA’sının zarar gördüğünü ve başkalaşım geçirdiğini onayladı. Kaynaklarımız yeterli olmadığı için ne tür bir başkalaşım geçirdiğini anlayamıyoruz.’’
Kaşlarım çatılmıştı: ‘’Görünüşe göre bu olay göründüğü kadar basit değil.’’
Wang Xin: ‘’Aynen öyle. Daha geçen gece iki cinayet vakasıyla uğraştık. Kuzey bölgesindeki Ruixin Şirketi’nin genç ustasını kaçırdılar. Bu esnada iki korumasını da öldürmüşlerdi. Olay yeri incelemede bulduğumuz saç telinden yola çıkarak katlin bir önceki olayda karşımıza çıkan kurt adama benzediğini anladık. Bu dün gece karşılaştığımız ilk cinayet vakasıydı; lakin ikinci cinayet vakası da ilkinden farklı değildi. Bu yüzden, bu olayların arkasında büyük bir kuruluşun olduğunu düşünmeye başladım. Kesinlikle bunu yapan adamların basit bir kuruluş olduklarını düşünmüyorum. Ki bu da…’’
Boş boş bakıyordum: ‘’Ki bu da… Artık Hangzhou’nun sokakları diğer normal şehirlerinkiler kadar güvenli değil demektir, yanlış mıyım?’’
Wang Xin hafifçe gülümsedi: ‘’Öyle de diyebilirsin. Bugün öğlen vaktinde, Merkez Güvenlik Amirliği birkaç uzman yollayacak. Umarım onlar bu DNA mutasyonuyla ilgili keşfedemediğimiz şeyleri öğrenebilirler. Gelmeden önce ürettikleri teoriye göre, bu kurt adamlar ileri seviye teknolojik deneyler sonucunda ortaya çıkan varlıklarmış. Kısaca bu deneylerin ana amacı, genetik aktarımlala insanların DNA limitini alaşağı etmek ve fiziksel bağlamda üstün bir güce sahip olmak… ki gördüğün gibi deneylerin sonucunda insanlar yaratıklara dönüşüyor..’’
‘’Ne yapmamı istiyorsun?’’
‘’Şu an için bir şey yapmanı istemiyorum.’’
Wang Xin ekledi: ‘’Lin Wan Er’i iyi koruduğundan emin ol. Eğer başka bir görev çıkarsa, sana haber vereceğim. Bu yaratıklara karşı polisin elinden bir şey gelmediği için antrenman yapmayı sakın ihmal etme. Bu konuda yalnızca sana güvenebiliriz.’’
‘’Anlaşıldı. Yeni bir gelişme yaşanırsa hemen bana haber ver.’’
Magnec