Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

122. Bölüm Daha Yapmadınız Mı?

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

Ba Huang Şehri’ne geri döner dönmez bankadan Çevik Ejderha Yüzüğü’nü aldım.

 [Çevik Ejderha Yüzüğü] (Mor Ekipman)

 Çeviklik: +37

 Dayanıklılık: +34

 Ekstra: Süikastçi sınıfının saldırı puanını %3 artırır.

 Ekstra: 180 can verir.

 Kullanılması İçin Gerekli Seviye: 48

……

37 çeviklik ve 34 dayanıklılığı hesaba katarsak yüzük toplamda 71 ekstra puan veriyordu; yani 7 kez seviye atlamaya eşdeğerdi. Bu yüzüğün süikastçiler için olmazsa olmaz bir eşya olduğuna şüphem yoktu; zira yüzük süikastçi sınıfına %3 saldırı puanı veriyor ve ekstradan 180 can veriyordu. Süikastçi sınıfının genelde az canı olduğundan, bu yüzük gerçekten durumu tersine çevirme potansiyeline sahipti.

Çevik Ejderha Yüzüğü elimde, arkamı dönüp oracıkta dikilen güzeller güzeli Cang Tong’a baktım. Pelerini rüzgarın etkisiyle dalgalanıyor ve suratı da heyecanla parıldıyordu. Orada dikilirken etrafta dolaşan bütün erkek oyuncuların dikkatini üstünde toplamıştı.

‘’Hanımefendi, yoksa… İstemiyor musunuz?’’ Elimdeki yüzüğü göstere göstere söylendim. Lin Wan Er’e kenardan bir bakış atmış ve kadının yüzüğü görür görmez şok olduğunu anlamıştım.

‘’Ehh, istiyorum tabii..’’

Elini uzatıp, yüzüğü aldı ve hemen yüzüğü taktı. Tatlı gülümsemesi gamzelerini gün yüzüne çıkarmış, güzeller güzeli gözleriyle bana bakıp sormuştu: ‘’Li Xiao Yao, böyle bir eşyayı hangi bosstan düşürdün? Hem bu hem de o mor kılıç… muhtemelen bu Buz Yağmuru Kılıcı da o bosstan düşmüştür, değil mi?’’

Başımı öne doğru salladım: ‘’Evet, 55.seviye mor bosstan, Yeşil Qilin’den düştü. Belki de bossu tek başıma kestiğim için bu kadar eşya düşmüştür. Buz Yağmuru Kılıcı, Cennet Düzeni’nin Kılıcı’ndan epey güçlü, ikisi de mor ekipman; ancak arada açık bir fark var.’’

Lin Wan Er sırtımda duran kılıca bir bakış atıp söylenmeye devam etti: ‘’Olay o değil, asıl nokta Buz Yağmuru Kılıcı’nın yalnızca mor bir ekipman olması değil, aynı zamanda elit bir ekipman olması. Bunun ne kadar nadir olduğunu bilmiyor musun? Sunucudaki kaç kişi senin yerinde olmak istiyordur acaba, seni şanslı hergele!’’

Buz Yağmuru Kılıcı’nı çekip, Lin Wan Er’in önünde salladım: ‘’Wan Er, nasıl gözüküyor? Denemek ister misin?’’

Gözleri heyecanın etkisiyle parıldamış ve elini uzatıp kılıcı tutmaya koyulmuştu; ancak kılıcı tutmadan elini çekti ve başını iki yana doğru salladı: ‘Yapacak bir şey yok, kılıcı tutmak için yeterli gücüm yok. Senin kılıcına kıyasla, sahip olduğum hançerleri idare etmek daha kolay.’’

Kılıcı kınına soktuktan sonra sordum: ‘’Tamamdır, artık Çevik Ejderha Yüzüğü’nü aldığına göre şimdi ne yapacaksın? Planın var mı?’’

‘’Şimdilik bir planım yok…’’ Saate bir bakış fırlatan Lin Wan Er söylendi: ‘’Birkaç gün önce Xixi Aqua Parkı’na gidecektik; ancak meşgul olduğumuzdan sebep bir türlü gidemedik. Öğleden sonra birkaç tane bossa yardım etmem lazım. [Kahramanın Heybeti] her gün en azından 10-20 boss kesiyoruz. Neredeyse çevredeki bütün haritaları temizledik; ancak henüz bir Klan Kurma Tableti bulabilmiş değiliz. Q-Kılıcı durumdan endişe duyduğu için Dong Cheng’le bana birer takım kurmamızı ve bossları avlamamızı söyledi, acayip yoruluyorum…’’

Şehir duvarlarına yaslandıktan sonra gökyüzüne baktı ve iç geçirdi. Bu esnada, bembeyaz boynuna bakakalmıştım.

“Heehee…”

Lin Wan Er gülümsedikten sonra bana baktı: ‘’Li Xiao Yao, bu sefer cidden [Öncü]’yü kızdırdınız; hatta sizinle uğraşmak için bizzat Jian Feng Han bile geldi. Artık Zhan Long’un Ba Huang’da rahatça takılabileceğini sanmıyorum. Bir şey düşündün mü bu konuyla ilgili? Bu saatten sonra hem [Öncü] hem de [Kahramanın Öfkesi] peşinize takılacak.

Biraz düşündükten sonra cevpladım: ‘’Abartılacak bir mesele değil. Ölsem bile yalnızca bir seviye kaybedeceğim. Her zaman seviye kasabilirim. Üstelik Zhan Long er ya da geç büyüyecek; Yavru Kurt, Yaşlı K ve Fox 40 olup, 2.resmileştirmeyi aldıkları zaman stüdyoya adam toplamaya başlayacağız. Zamanla Zhan Long büyüyecek ve en azından ortalama gücü olan bosslarla karşılaşabilecek bir seviyeye gelecek.’’

‘’Tamamdır.’’

Lin Wan ER: ‘’Eğer Liu Ying sizinle uğraşmaya devam ederse, ona gerçek hayatta birkaç uyarı yapar mıyız? Yoksa herif peşini bırakacakmış gibi görünmüyor.’’

Gülümsemeden edememiştim: ‘’Ne tür bir uyarı yapacağız?’’

‘’Yani şu şekilde…’’ Lin Wan Er yerdeki taşlara bakıp, botlarıyla yuvarlaklar çizmeye koyuldu. Söylenmeye devam etti: ‘’Liu Ying’in babası Feng Ling Grubu’nun başkanı olsa da; Feng Ling Grubu’nun hisselerinin %60’dan fazlası başkalarının elinde. Bağlantılarımı kullanıp hisse sahiplerini geri çekebilir ve Liu Ying’in ailesine baskı uygulayabilirim. Böylece hem oyunda hem de gerçek hayatta seninle uğraşmaya cesaret edemez.’’

Anında başımı iki yana doğru sallamıştım: ‘’Sorun yok, öyle bir şeyin gereği hiç yok. Eğer Liu Ying gibi tipler bu oyunda olmasaydı, oyun hiç de keyifli olmazdı. Üstelik, eğer [Kahramanın Öfkesi] bizimle uğraşmaya devam ederse, bu sayede [Öncü]’nün yollayacağı tipler çok güçlü olmaz. Böylece iki tarafla da kapışma şansımız olur.’’

Lin Wan Er’in suratında bir gülümseme belirmişti. Kollarını göğsüne koyduktan sonra 34D’leri biraz sarsılmıştı: ‘’Senin planını duyalım bakalım.’’

‘’Tamam.’’

Açıklamaya başladım: ‘’Senin de bildiğin gibi Kader’deki partyler en fazla 10 oyuncudan oluşuyor ve partynin yaratıklardan en yüksek TP’yi alabilmesi için  5 ya da daha fazla oyuncu barındırması gerekiyor. Şu an için Zhan Long’da yalnızca 4 kişi olduğundan 1 oyuncu daha bulmamız lazım; tabii tercihen bu oyuncunun şifacı olması bize daha çok fayda sağlar. 5 kişilik grubu toparlayabildiğimiz sürece seviye kasmak bizim için sorun olmaz. Lakin aklımda yalnızca bu yok; ilk olarak hedefim 10 kişilik bir takım kurmak ve yeterince bütçemiz olduğunda da bu 10 kişilik takımı 100 kişiye çıkarmak. Bundan sonra resmi bir klan kurmaya çalışacağız. Böylece Zhan Long 1000 oyunculuk bir klan olup, [Uçan Ejderhalar] ve [Öncü] gibi gruplara kafa tutabilecek.’’

Lin Wan Er bana şok olmuş bir ifadeyle bakıyordu: ‘’Tanrım. Bu kadar hırslı olduğunu bilmiyordum. Ciddi ciddi [Uçan Ejderhalar] ve [Öncü]’yle kapışmak mı istiyorsun?’’

Söylediklerini duyar duymaz gülmeye başlamıştım: ‘’E herhalde yani! İnsanların arkadaşlarıma zorbalık yapmasına izin verecek değilim. Ayrıca, çoktan klanı kurduğumda Yue Qing Qian’ı alacağıma söz vermiştim. Muhtemelen o gelirse yanında da ikiz kardeşi Yue Wei Liang da gelir. Ondan sonra Dong Cheng’le sen de bize katılırsın. Böylece klan yetenekli ve elit oyunculara sahip olur. Durum böyle olursa neden [Öncü]’yle kapışmayayım ki?’’

Lin Wan Er: ‘’Peki… Klanın Çin’in ilk 10’una girince beni çağırırsın.’’

‘’Tamamdır!’’

……

‘Di!’

Uzun zamandır konuşmadığım birinden, Li Mu’dan mesaj geldi: ‘’Xiao Yao, işin var mı?’’

Cevapladım: ‘’Yok, şehirdeyim. Yardım mı lazım?’’

General Li Mu arama yapmış ve herifin gülümsemesi kulağıma ulaşmıştı: ‘’Şey… yardımına ihtiyacım var. Ayrıca bize verdiğin parayı da şu an sana geri verebiliriz; böylece bize yardım edebilirsin.’’

‘’Oh, ne oldu ki?’’

‘’Öhömm, öhöm..’’ General Li Mu söylendi: ‘’[Cesur Yürek]’i kuralı neredeyse 1 hafta oldu. Klanımızı 3.seviyeye kastık ve şu sıralar ortalama 900’den fazla aktif oyuncumuz var. 24 saat içinde, 100’den fazla altın ekipman düşürdük ve onları sattık. Bugüne kadar işler tıkırında gidiyordu; ancak şu anda büyük bir problemimiz var…’’

‘’Oh?’’ Gülümsemeden edememiştim: ‘’1000 kişilik bir klanın başkanına problem çıkarabilecek ne olabilir ki?’’

General Li Mu bir kahkaha patlattı: ‘’Haha, dostum, şaka yapmayı bırak. Elimden ne kadar geldiğini çok iyi biliyorsun. Bu bahsi geçen problem, kadim bir mezardaki 100 kişilik görevi içeriyor. Ancak mezarın girişi, devasa bir meteor parçası tarafından kapatılmış durumda. Bai Qi’nin 1621 saldırı puanı o kayaya çizik bile atamadı. Açıklamada söylendiğine göre, taşı kırmak için yeterli bir saldırı puanı gerekiyormuş ve durum böyle olunca aklıma direkt sen geldin. Saldırı puanın 1700 civarında, değil mi? Niye bir gelip, denemiyorsun?’’

Ne diyeceğimi bilemiyordum: ‘’Tamam o zaman… 3000 altınımı geri ödemeyi unutmayın…’’

‘’3000 altın değil, 30.000 RMB. Geri ödeyeceğim dedim ya…’’

‘’Tamam o zaman, nerede buluşuyoruz?’’

‘’Şehre gelip seni alacağım, kuzey kapısında buluşalım.’’

‘’Tamam!’’
……

Başımı yana çevirdiğimde Lin Wan Er’in bana baktığını gördüm: ‘’Ben burada dikilirken sen kızlarla mı konuşuyorsun yani?’’

Ona bir bakış atıp söylendim: ‘’Akıl okuyabiliyorsun… Yani kiminle konuştuğumu da biliyor olman lazım.’’

Lin Wan Er’in suratı kızarmıştı: ‘’Arkadaşınla…’’

Gözlerimi devirdikten sonra söylendim: ‘’Hayret bir şey, cidden her şeye burnunu sokuyorsun.’’

‘’Pshh. İsteyerek yapmadım…’’

“……”

……

O esnada uzakta bir ışık hüzmesi belirmişti. General Li Mu ışık hüzmesinin içinden çıktı, elinde altın bir kılıç tutuyordu ve üstü de altın-gümüş zırhlarla doluydu. Vov, herifi bir haftadır görmemiş olduğumdan bu yeni full ekipman stilini de oldukça şaşırtıcı bulmuştum. Cidden insanın arkasında bir klan olunca durum tamamen değişiyordu.

‘’Oh? Cang Tong… güzeller güzeli Cang Tong…’’ General Li Mu Lin Wan Er’e şok olmuş gözlerle bakıyordu; ardından bakışlarını bana çevirdi. Ne diyeceğini bilemediğinden birkaç saniye boyunca oracıkta dikilmişti. ‘’Güzeller güzeli Cang Tong cidden Xiao Yao’nun arkadaşıymış… öhöm öhömm, [Cesur Yürek] olarak Xiao Yao’yu bir saatliğine ödünç almamız lazım, müsade eder misiniz, Cang Tong?’’

Lin Wan Er: ‘’İstediğiniz gibi ödünç alabilirsiniz. Ben gidiyorum, Li Xiao Yao, oyundan çıkınca haber ver de akşam yemeğine gidelim.’’

‘’Tamamdır, sonra görüşürüz.’’

Vhoosh!

Beyaz bir ışık hüzmesinin ardından Fan Shu Şehri’nin en güzel kadını Ba Huang’dan çıkıp gitmişti.

……

Lin Wan Er’in kaybolan figürüne bakarken aklımda garip düşünceler oluşmuştu. Karmaşık düşüncelere daldığımdan Buz Yağmuru Kılıcı’nı sımsıkı kavradım: Cidden gitgide hassas birine mi dönüşüyordum?

General Li Mu omzuma vurup, gülümsemişti: ‘’Öyle dalıp gitmesene, kız çoktan gitti bile. Hadi bu kardeşine dürüstçe söyle, daha yapmadınız mı?’’

Herife bir bakış attım: ‘’Ablanı yaptım, oldu mu?!’’

‘’Aslına bakarsan cidden bir kardeşim var ve hiç de fena sayılmaz. Şu sıralar görüştüğü birinin olduğunu sanmıyorum, istersen numarasını verebilirim.’’

‘’Hadi oradan! Seninle kardeş olan biri nasıl güzel olabilir ki!’’

‘’Hey! Anladık tamam, hemen atarlanmasana!’’

……

Kapıdan çıktıktan sonra 4 tane 40.seviyenin üstünde olan oyuncunun bizi beklediğini gördüm. Hepsinin omzunda [Cesur Yürek] amblemi vardı. Bu amblem resmi olarak kurulmuş bir klana aitti ve şu an için Ba Huang Şehri’ndeki tek resmi klan [Cesur Yürek]’ti.

‘’Klan Başkanı!’’ 4 oyuncu da başlarıyla onaylamıştı.

Elinde kılıç, Li Mu gülümsedi: ‘’Hadi gidelim, bakalım Li Xiao Yao şu aptal kayayı kırabilecek mi…’’