Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

223. Bölüm Ateş Ejderhası'nın Gölgesi

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 

 

“Ca!”

 Çimlerin ortasındaki büyük kayaya adımlayan Lin Wan Er hemen bir takla açmış ve güzeller güzeli bacakları ay ışığının eşliğinde parlamaya başlamıştı. Momentumu kullanan genç kadın yaratığın devasa boynuna zıpladı. Hemen hançerlerini kaldırmış ve yaratığın boynuna saplamıştı. Hançerlerin sapladığı yer, daha önce benim de hamle yaptığım birkaç pul topluluğunun olduğu yerdi. Çok geçmeden etrafa kanlar saçılmıştı. Daha önce yaratığın hasar aldığı noktaya tekrar saldırmak saldırının etkisini artırıyordu ve Wan Er de bunu göz ardı edemeyecek kadar oyun bilgisine sahipti.

 ISKA!

 Ne yazık ki onca uğraşa rağmen yeteneği ıskalamıştı. Yere inen Lin Wan Er alelacele bossun arkasına geçmiş ve [Delme] yeteneğini aktif etmişti; ancak bir kez daha yetenek ıskalamıştı. Genç hanımefendinin suratı yaşananlardan sonra solmuştu: ‘’Olamaz…’’

  Yue Qing Qian’ın hançer saldırıları da ıskaladığından hemen [Bağlayan Zincirler]’i aktif ettim!

 Beşinci ‘ISKA!’ da hava fırladığında, İmparator bossun savuşturma yüzdesinin heybetini de görmüş olduk. Yaratığın yeteneğini iptal etmeye yönelik bütün hamlelerimiz başarısız olmuştu. Artık yaşanacaklara göğüs germekten başka çaremiz kalmamıştı.

……

 Buz Yağmuru Kılıcı’mın etrafında beliren 7 ufak meteor parçası [Yedi Yıldız Parçacıkları’nın Kesiği]’ni işaret ediyordu. İleri atılırken bağırmayı ihmal etmedim: ‘’Bossun dikkatini çekeceğim; Wan Er, Qing Qian geri çekilin yoksa öleceksiniz!’’

 “Wu…”

 Lin Wan Er ve Yue Qing Qian yıldırım hızıyla geri çekildi. Ne yazık ki geri çekilmek için biraz geç kaldıklarından etrafta açılan deliklerin ortasında kalmışlardı. Aniden havaya yayılan seslere, yerde açılan deliklerden dışarıya fışkıran lavlar eşlik ediyordu. Oracıkta, sanki bir volkanın ortasındaymış gibi nefes almakta zorlanıyordu. Lavlar kollarımıza ve suratlarımıza ulaştığında hava dumanlar saçılmıştı. Çektiğimiz acının yanında, düşen can barlarımızı görmek de canımızı bir o kadar acıtmıştı!

 “Ahhhhh….”

 Lin Wan Er şaşkınlık dolu bir çığlık attıktan sonra şemsiyesini açıp, vücudunun bir kısmını lavlardan korumaya çalıştı. Aynı esnada Yue Qing Qian’ın kolunu da tutmuş ve iki güzellik canları pahasına koşmaya başlamıştı.

 [Volkan] akılalmaz bir saldırı menziline sahip olmakla kalmıyor, aynı zamanda alana vuruyordu. Yeteneğin 100 metrelik menziline karşılık, şifacılarımız [Tedavi]’yi en fazla 40 metreden kullanabiliyordu. Yani kaçmak için geç kalmıştık ve yapabileceğimiz tek şey bu lavlara bezenmiş saldırıyı kollarımızı açarak karşılamaktı.

 ‘’Dikkatli olun!’’

 Yuzi Chengshuo uzaktan bir bakış atıp, söylendi: ‘’Sevgili Duck, ben seni dirilteceğim, seni Mavili’yi, Mavili de Kaygısız Xiao Yao’yu diriltmeye hazırlanacak. Öylece pes edecek değiliz. Savaşmaya devam etmemiz lazım!’’

 Mavili şaşırmıştı: ‘’Büyük Kardeş Yuzi Chengshuo, peki seni kim diriltecek? Ölürsen ne yapacağız…’’

 ‘’Endişelenme…’’

 Yuzi Chengshuo hafiften iç geçirdi: ‘’Eğer yeraltına ben gitmezsem, kim gidecek…’’

 Diğer tarafta duran Matcha ağzını bile açmadan kalkanını Yuzi Chengshuo’nun önüne tutmuştu. Elini uzatarak güzeller güzeli şifacıyı kollarına alan genç kadının kalkanına çarpan bir taş parçasından havaya metalik sesler çıkmaya başladı. [Kutsal Gölge Kalkanı] aktif hale geldiğinden, ikilinin etrafında üç altın kalkan belirmişti!

  [Volkan]’ın sayısız minik deliğinden fırlayan lavlara, tüten dumanlar eşlik ediyor ve her yanımızı kaplıyordu. Sürekli [Tedavi]’yi kullanıp, can iksirleri içiyor olsam da düşen canımı bir türlü toparlayamıyordum. Hemen birkaç metre ynımda duran Fox acı dolu bir çığlık attıktan sonra yere yığıldı. Sevgili Duck ve Mavili de daha fazla bu tarz bir saldırıya dayanamamış ve öteki dünyayı boylamışlardı.

 Shua!

 Yuzi Chengshuo’nun aktif olan [Diriltme] yeteneğiyle ayağa kalkan Sevgili Duck vakit kaybetmeden Mavili’yi diriltmişti. Öte yandan Lin Wan Er hala demir şemsiyesiyle lavlara direnmeye çalışıyordu. ‘’Wu…wu…’’ diye attığı çığlıkla Yue Qing Qian’la birlikte lav yığınından fırlamayı başardı. Ne yazık ki, lavın son atılımıyla Yue Qing Qian’ın vücudu hafifçe titremiş ve kız son canını da yitirmişti.

 1427!

 Yue Qing Qian hayatını kaybetmişti. Bu İmparator Boss cidden ufak grubumuzu paramparça ediyordu.

 “Shua shua shua..”

 Birbiri ardında inen [Tedavi] ışıklarıyla Yuzi Chengshuo bütün gücüyle canımı toparlamaya çalışıyordu. Ayağa kalkan Mavili’nin de yardımıyla, volkan saldırısı dinmeye başlamış ve aslen 10 saniye süren; lakin bizlere bir ömür gibi gelen bu vahşi saldırıdan bir şekilde kurtulmayı başarmıştık!

……..

Keng!

Buz Yağmuru Kılıcı’mı karşılayan ejder pençelerinden etrafa kıvılcımlar saçılıyordu. Birkaç adım geri attıktan sonra elimi havaya savurup [Virane Diyar]’ı aktif ettim. Kılıç ışığıyla yıkanan vücudum [Atik Kılıç]’ı aktif ettiğimi gösteriyordu ve ileri atıldığım gibi yaratığın vücuduna saldırdım. Ayrıca [Tek Kişilik Ordu] ve [Kombo]’mun yardımları sayesinde yaratığa sağlam bir hasar vermeyi başarmıştım.

 Matcha kalkanını kenara çekip, Yuzi Chengshuo’yu korumayı bıraktı. Yuzi Chengshuo manzarayı görünce ne diyeceğini şaşırmıştı: ‘’Bir an için işimizin bittiğini düşünmüştüm….Şans bu ki Matcha son anda yanıma gelip, beni koruduğu için hayatımı kaybetmedim…Heheh, bu arada Kaygısız Xiao Yao da kendini aşmış gibi görünüyor; böylesine bir saldırıda bile hayatta kaldığını düşününce…’’

 Suratım solmuştu: ‘’Konuşacağına canımı doldur, burada ölüyoruz yahu…’’

 Sevgili Duck kıkırdadı: ‘’Klan Başkanı cidden çok acı çekiyor… Hem bossun saldırılarına maruz kalıyorsun hem de bizim güvenliğimizi garantilemeye çalışıyorsun.

 Matcha’nın gözleri kan çanağına dönmüştü: ‘’Boss’un [Volkan] saldırısı bir hayli güçlü olsa da dolma süresi en azından 10 dakika olacaktır. Bir an önce yaratığın işini bitirmemiz lazım; zira bir sonraki [Volkan]’dan sağ çıkabileceğimiz meçhul. Daha fazla seviye kaybetmeyi göze alamayız. Yue Qing Qian bile bu sefer hayatını kaybetti. Dikkatli olmamız lazım.’’

 Mavili’nin [Diriltme]’siyle hayata dönen Yue Qing Qian ayağa kalkmış ve ağlamak yerine, gülümsemeye koyulmuştu: ‘’Sorun yok. Üçüncü resmileştirmemi çoktan aldım zaten. 50.seviyenin altına düşsem bile puanlarım hala gizli bonusları barındıracak. Wuwu…daha önce yaşanacakları bilseydim, Büyük Kardeş Cang Tong gibi Ay Elfi olmayı seçerdim. Acayip defansları var…’’

 Matcha dudaklarını büktü: ‘’Olay sınıfın özelliği değil, güzeller güzeli Lin’in oyun konusunda yetenekli olması. Koştuğu pozisyonlar volkan saldırılarına en az maruz kalan bölgeler olduğundan, hayatta kalmayı başardı….’’

 Sevgili Duck’un suratında soluk bir ifade vardı: ‘’Hala ciddi bir sorunumuz var.’’

Ben: ‘’Ne?’’

 ‘’Mavili ve ben dirildiğimiz için yalnızca %50 manamız var. Yani mana konusu başımıza bela açacak, can doldurma işini fazla idare edemeyeceğimizden korkuyorum.’’

 Matcha söylendi: ‘’Rahatla, patron zaten saldırılara dayanabiliyor. Büyük Kardeş Yuzi Chengshuo’nun [Tedavi]’lerini göz önünde bulundurursak, yalnızca 4.seviye [Tedavi]’yi kullansanız yeter. Tam gaz çalışmayın.’’

 ‘’Tamam!’’

 ……

Yavaş yavaş geçen zaman zarfı sürecinde süreli yaratığın [Ateş Nefesi]’ne maruz kalan Nebula Zırhı’m neredeyse simsiyah olmuştu; yine de Nebula Zırhı’mın rakibin %7 defansını görmezden gelme özelliği sayesinde yaratığın 1470 defansı benim karşımda 1367’ye düşüyordu. Aksi taktirde ona bu kadar fazla hasar vermem de mümün lmayacaktı. Çabucak, 9 dakikalık bir sürede bossun canı %5’e düşmüş ve herkes heyecanlanmaya başlamıştı—

 Lin Wan Er: ‘’İmparator Boss ölmek üzere, heheh…’’

 Yue Qing Qian: ‘’Lütfen bir İmparator kılıç düşsün, 61.seviye civarlarında elit bir kılıç olsun, lütfen…’’

 Matcha: ‘’Eh? Yue Qing Qian, hançer isteyeceğin yerde niye kılıç diyorsun?’’

  ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao kullansın diye tabii!’’ Yue Qing Qian gülümseyerek cevaplamıştı.

 Matcha alnına bir şaplak attıktan sonra söylendi: ‘’Ne diyor bu kız…’’

 Sordum: ‘’Şu anda piyasadaki en pahalı ekipmanlar hangileri?’’

 Yuzi Chengshuo cevapladı: ‘’Kılıç, balta, hançer gibi silahların elit seviyeli olanları en pahalı; çünkü bu tarz silahları kullanan sınıfların ana saldırı odağını silahlar oluşturuyor. Onun dışında, muhtemelen can veren yüzükler ya da kolyeler pahalıdır. Onların arkasından da zırhlar falan gelir…’’

  Söylendim: ‘’Yani diğer bir deyişle, elit kılıçlar en pahalıları?’’

 ‘’Evet, aşağı yukarı öyle…’’

 Yue Qing Qian hançerini kaldırıp, [İkiz Hançer Harmonisi]’ni aktif etti: ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, evcil hayvanın…çok eziliyor. Bossun saldırılarının altında kaç kez öldüğünü sayamadım bile…’’

 Ufak Bobo’ya baktığımda ne diyeceğimi bilemiyordum: ‘’Evet, gelişme potansiyeli fazla olmadığından canı d az kaldı. Ölmesi çok doğal, sonuçta burada yalnızca elit bir evcil hayvandan bahsediyoruz, oyunun bu zamanlarına gelince geri kalmaya başladı…’’

 “Oh…”

……

 Bossun canının inişini nefeslerimizi tutarak izliyorduk. Burada İmparator Boss’tan bahsediyorduk, acaba ne düşecekti?

3%!
2%!
1%!

Tam yaratık öldü dediğimiz esnada, Ateş Ejderhası’nın Gölgesi başını havaya kaldırmış ve etrafımız bir kez daha alevlerle kaplanmaya başlamıştı. Sarsılan toprağın  neyi işaret ettiğini çok iyi biliyorduk; bu şampiyon ölmeden önce bir kez daha [Volkan]’ı aktif etmek istiyordu. Aradan tam 10 dakika geçtiğini gördüğümde, Matcha’nın önceki sözlerini de hatırlamıştım!

‘’Yeteneği iptal edin!!’’ Diye bağırdım.

 İki süikastçi çabucak yeteneklerini aktif etmişti; lakin ne yazık ki havaya fırlayan 4 ‘ISKA!’ yazısıyla durum beklediğimiz gibi gelişmemişti.

 ‘’Neden iptal edemiyoruz!?’’

 Yue Qing Qian hançerini kavradı: ‘’Büyük Kardeş Cang Tong, çabuk, kaç…’’

 Wan Er kaçmak yerine iki kolunu kaldırmış ve [İkiz Hançer Harmonisi]’ni aktif etmişti. Suratındaki ciddi ifadeyle söylendi: ‘’Kaçmıyoruz. Yaratığın %1 canı kaldı, bütün gücümüzü odaklayıp, yeteneği aktif etmeden önce onu öldürmemiz lazım! Dong Cheng, Yıldırım Parmağı’nı kullanıp, ardından da Deniz Yosunu Oku’nu yolla!’’

Herkesin gözleri kızarmıştı. Aklımızda tek bir kelime vardı: GEBER!

  Kalbimin dört nala koşmaya başlamasıyla birlikte [Tek Kişilik Ordu]’yu aktif ettim ve hemen ardından da [Kombo]’yu kullandım.

 Pa pa pa pa!

 Vahşice saldırıyor olsam da yaratık bir türlü ölmüyordu. %0 canı görünüyordu; ancak yere yığılmamıştı.!

 Yaratığın bu anını gören kızlar deliye dönmüştü…

Lin Wan Er: ‘’Tanrım, bu kadar saldırıya rağmen hala ölmüyor…’’

 Yue Qing Qian: ‘’İşimiz bitti, Büyük Kardeş Xiao Yao’yla beraber öleceğiz…’’

 Matcha: ‘’Bossun toplam 500,000 canı var, yani %1’i 5000 yapar. Şu an ise canı %1 bile olmadığından, yaklaşık 2000 civarlarında olduğunu varsayabiliriz. Azıcık daha uğraşırsak, meseleyi halledeceğiz! Hadi millet, pes etmeyin! Ah, bossun yeteneği aktifleşiyor, bittik biz… unut gitsin…’’

……

 Elimi havaya kaldırıp, dişlerimi sıktığım gibi [Virane Diyar]’u aktif ettim. Buz Yağmuru Kılıcı üç aynı parçaya ayrılmış ve bir anda yeşile dönen bölgedeki ışık hüzmeleri kılıcıma odaklanmıştı. Yeşile eşlik eden kızıl ışıkları da görünce çılgına dönmüştüm.  Ölümcül darbenin üstüne bir de kritik vuracaktım!

 4478!

 Shua!

  Vücudumu kaplayan altın ışık hüzmesiyle 61.seviyeye adım attım. Ateş Ejderhası’nın Gölgesi acı dolu bir kükremeye savurarak yere yığılmış ve binlerce parçaya bölünen vücudu rüzgarın eşliğinde havaya savrulmuştu. Aynı zamanda yere bir sürü eşya da düşmüştü. Burada düşen eşyalar derken, İmparator Boss’tan beklediğimiz eşyalardan bahsediyorduk!

 Altın ışık hüzmesi tarafından vücudu çevrelenen Yue Qing Qian gülümsedi: ‘’İmparator Boss cidden çok TP veriyor, hemen geri seviye aldım…’’

 Lin Wan Er eşya dolu toprağa baktıktan sonra dudaklarını büktü: ‘’Li Xiao Yao, hadi ekipmanlara bak. Umarım içlerinden biri deri İmparator zırhtır…’’

 ‘’Hadi bakalım!’’