Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

344. Bölüm Turnuva Biter

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

  Geri sayım biter bitmez kılıç elimde, çoktan ileriye atılmıştım. Alevli Kaplan Tanrısı’yla Yedinci Tang’a doğru koşuyordu. Herifin elinde süzülen üç bronz parayı görmüştüm!

 Shua!

 Kırmızı para bana doğru fırladı; bu para akılalmaz bir hasar verebiliyordu!

 Peng!

 Göğsüme saplanan paradan sebep bütün vücudum titremişti---

 “3277!”

 Oracıkta, kaşla göz arasında yarı canım gitmişti. Aynı esnada, Alevli Kaplan Tanrısı kükreyerek Yedinci Tang’a saldırdı. Yedinci Tang çabucak geriye çekilmiş ve [Beşlikalkan]’ı aktif etmişti.

 Talimatımı alan evcil hayvanım hemen dönerek, Taş Devi’nin [Kaya Yuvarlanması] saldırısını atlatmıştı. Yedinci Tang duruma inanamıyordu, ‘’Hassiktir! Nasıl kaçtı o?’’

 Uzun mesafe yeteneklerimden olan [Yedi Yıldız Parçacıkları’nın Kesiği]’ni aktif ettim! Kılıcımdan fırlayan yedi meteor parçası Yedinci Tang ve evcil  hayvanını kaplamıştı!

 “571!”

“3228!”

 Yedinci Tang ne diyeceğini bilemiyordu. Uzun mesafe saldırımı kullanınca herifin ana yetenekleri, [Triyas Alevleri] ve [Yeniden Aç] işlevlerini yitirmişlerdi; zira bunlar yakın mesafe yetenekleriydi! Uzun mesafeden saldıran bir kılıç ustasıyla karşılaşmak ne denli acı vericiydi?

 Elimi havaya salladım, [Virane Diyar]!

Peng!

 “3517!”

 Taş Devi acı dolu bir çığlık attı. İstediğim gibi, yaratığın canını neredeyse almıştım!

 Çaresiz kalan Yedinci Tang yelpazesini savurarak [Perspektif]’i kullandı. Adam 30 metre yaklaşmış ve aniden önümde belirmişti. Elindeki heksagram tekrar aktif olunca ağız dolusu bir küfür savurmuştum; bu yeteneğin dolma süresi ne kadar kısaydı böyle arkadaş! Turnuvada buraya kadar gelebilmesine şaşırmamak lazımdı!

 Yi Hai’mi kullanarak herifin yeteneğine odaklandım. Heksagram akitf olur olmaz vücudumu eğip, [Atik Kılıç]’ı kullanmıştım!

“Huacha!”

“739!”

 Aniden Yedinci Tang’ın arkasına geçtim ve İmparator Qin’in Kılıcı’nı savurdum. Yedinci Tang zar zor başını çevirdiğinde dudaklarımdan dökülen kelimeleri duymuştu, ‘’Saf-güç odaklı kılıç ustasının gücü neymiş gör bakayım!’’

 [Keskin Buz Kılıcı] + [Tek Kişilik Ordu]’yu aktif ettiğimde, herifin %80 hasarı emen [Beşlikalkan]’ı bile bu saldırılara dayanamamıştı. Nihayetinde, son vuruşumda herifin vücudunu delip geçen İmparator Qin’in Kılıcı olaya son noktayı koymuştu!

……

1:0

 Gururla kabarttığım figürüm, sahnede dikiliyordu. İlüzyon Pelerinim rüzgar dalgalanıyor ve oracıkta, heybetli bir dağ gibi duruyordum. Yarı finallere çıkmayı başaran yegane ağır-zırh sınıfı olduğum için insanların çoğu bu dalda en güçlü olduğumu düşünüyordu. Aynı zamanda, sınıfımın ölümcül potansiyelini sergilediğim için çoğu insanın rol modeli olmayı bile başarmıştım.

 İkinci turda Yedinci Tang daha dikkatliydi. Herif uzaktan heksagramını aktif ediyor ve benimle yakın mesafede savaşa girmekten çekiniyordu. Kaşlarını çatarak söylendi, ‘’Madem bu kadar güçlüydün, o zaman Fang Ge Que’ye nasıl yenildin? Daha doğrusu, bu kadar güçlü olmana rağmen herife yenildiysen, o zaman Fang Ge Que’nin ne kadar canavar vari bir yeteneği var?!’’

 Dişlerimi sıkarak cevapladım, ‘’Herif kaşla göz arasında üç büyü yaparak bana tek atmıştı, ne kadar canavar vari olduğunu düşünüyorsun? Üstelik, +%200 Büyü Direncim vardı yahu!’’

 Yedinci Tang sözlerimi duyunca şaşkına dönmüştü, ‘’Hassiktir? Ciddi misin? Öyle bir adamla mı mücadele ettin? Yani Wan Er, Fang Ge Que’ye yenilecek mi diyorsun?’’

 Başımı iki yana salladım, ‘’Bilmiyorum…Bildiğim tek şey bu mücadeleyi kaybedeceğin.’’

 Yedinci Tang yelpazesini sallayarak söylendi, ‘’Merak etme. Bir daha aynı şey yaşanmayacak! Hmph dördüncü kez kaybedersem milletin yüzüne nasıl bakacağım.’’

 Gülümseneden edememiştim, ‘’Haydi bakalım!’’

……

 İmparator Qin’in Kılıcı elimde, ileriye atıldım. Herifin heksagramına odaklıydım. Eğer heksagramı atlatmayı başarırsam kazanma şansım da zirveye vuracaktı. İlk turda bu meseleye dikkat etmemiştim, ancak şimdiyse durum farklıydı!

 Yedinci Tang bana odaklıydı. Öldürme isteğiyle birlikte herif [Heksagram Patlaması]’nı savurdu!

 Yerde kaydıktan sora hemen duraksadım. Tek elim yeterli gelmediği için diğer elimi de kılıca atarak zorla sola yaslanmıştım. [Heksagram Patlaması] kolumu teğet geçmiş ve yeteneği başarıyla atlatmıştım!

 Yedinci Tang bana keskin bir bakış fırlattı, ‘’Siktir, onu bile atlatabiliyor musun yani? Ciddi ciddi güç-odaklı kılıç ustası mısın sen?!’’

 Doğru, Lin Wan Er’le hız konusunda kapışacak kadar iyi değildim. Yapalabileceğim tek şey bu garip yöntemi kullanarak saldırıyı atlatmaktı! Yine de, saldırı atlatmış olmam durumun garipliğini örtmeyi başarıyordu.

 Ayaklarıma topladığım güçle ileriye atıldım. Herife 8 metre uzaklıktayken Yedinci Tang [Perspektif]’i kullanmıştı. Lakin, bu yeteneği kullanmasını bekliyordum. Bu yüzden, hızla [Atik Kılıç]’ı aktif ederek direkt herifin önünde belirdim!

 Kılıcım havada adeta vahşi bir ejderha edasıyla ilerliyordu!

Yedinci Tang yakın-dövüşteki kozlarını oynamaya başlayacaktı. Herif yelpazesiyle kılıcıma sokunmuş ve sol ayağıyla yaptığı hamle sayesinde gücümün yarısını adeta ortadan silip süpürmüştü. Ardından, sol omzuma doğru bir yumruk savurdu!

 “Peng!”

“774!”

 Ona bakarak gülümsedim, ‘’Acımadı ki…’’

 Yedinci Tang’ın suratı yemyeşil kesilmişti, ‘’Ölmek mi istiyorsun!’’

 Peng!

 Herife yumruk attıktan sonra bir de tekme savurdum. ‘’Shua Shua!’’ İmparator Qin’in Kılıcı Yedinci Tang’a iki hamle yaptıktan sonra fırlayan figürüm, uçan bir tekme sallıyordu. Tekmenin etkisiyle havaya saçılan Yedinci Tang’ın Taş Devi kükreyerek bana atıldı. Lakin, çoktan [Bağlayan Zincirler]’i aktif ettiğim için yaratığı bağlamıştım. Alevli Kaplan Tanrısı [Ateş Gücü Hücumu]’nu aktif ederek Yedinci Tang’a saldırdı.

 Herif [Beşlikalkan]’ın korumasına sahip olsa da, saldırı ritmim ilk turdakiyle neredeyse aynıydı. Yani, herifi bir kez daha öteki dünyaya postalamıştım!

 “Shua!”

Yedinci Tang ışık hüzmesine dönüşerek arenadan çıktı. Herifin bana karşı mücadele etmesi kolay olmamıştı; zira hem yüksek büyü direncine hem de Alevli Kaplan Tanrısı gibi bir yaratığa sahiptim. Daha önce karşılaştığı oyunculara benzemiyordum. Heksagram saldırılarını iyi kontrol edebiliyor olsa da, beni kısa sürede öldürebilecke güce ihtiyacı yoktu. Üstelik, adamı [Kızıl Ejder’in Kalkanı] ya da [Ejderha Şövalyesi’nin Yenilenmesi] gibi yeteneklerimi kullanmadan yenmiştim!

2:0

 Üçüncü sıra benimdi!

 Arenanın dışına ışınlandıktan sonra Lin Wan Er’in sesini duydum: ‘’Tebrikler!’’

 Başımı öne sallayarak gülümsedim, ‘’Basitti. Wan Er, hadi bakayım, al şu şampiyonluğu!’’

 ‘’Tamam!’’
……

 Aniden Fei Er bir kez daha sahneye çıkarak üçüncü sırayı aldığımı açıklamıştı. Herkesin beklediği final mücadelesi yaklaşıyordu---

Cang Tong VS Fang Ge Que

 İkiliden biri en iyi Süikastçi, diğeriyse en iyi Büyücü’ydü. İkisi de [Zihin Okuma] adlı yeteneğe sahipti. Yani akıl oyunlarının bir farklı versiyonunu izleyecektik.

 Oracıkta dikilen Lin Wan Er’in uzun saçları rüzgarla dalgalanıyordu. Buna karşılık Fang Ge Que, omzundaki Yıldırım Yaratığı’yla birlikte gayet sakin görünüyordu. Herif yelpazesini bir yukarı bir aşağı sallıyordu. Lin Wan Er’e bakarak gülümsedi, ‘’Elinden geleni yap, Cang Tong. Gerçek gücünü görmek istiyorum!’’

 Lin Wan Er hançerini indirdi. Vücudunu alevler çevreliyor olsa da görünmezliğini koruyordu.

 Geri sayım biter bitmez Lin Wan Er çoktan harekete geçmişti. Güzeller güzeli gözleri Fang Ge Que’ye odaklanmış ve genç kadın aniden herifin sırtına doğru bir hamle yapmıştı.

 Shua!

 Fang Ge Que [Boyut Zıplaması]’nı kullanmıştı; lakin yalnızca 2 metre geriye çekilmişti. Çoktan Wan Er’in saldırı zamanlamasını anlamış gibi görünüyordu. Alevlerle kaplı yelpazesini savurduğu gibi [Alevrüzgar Kilidi] aktif olmuştu!

 Fang Ge Que’ye çok yakında duran Wan Er tanrı vari bir hıza sahip olsa bile bu saldırıyı atlatamayacaktı. Hızla kaldırdığı şemsiyesiyle saldırıyı karşılamıştı; lakin Fang Ge Que’nin saldırısı bununla kalmış değildi. Herif [Ateşin ve Buzun Fırtınası], [Buzlu Kaya Patlaması], [Ateşin ve Buzun Sütunu] gibi büyüleri durmaksızın kullanmaya başlayınca Wan Er geriye çekilmek zorunda kalmıştı. Saldırılar sonlandığında Wan Er şemsiyesini indirmişti; lakin Fang Ge Que çoktna [Boyut Zıplaması]’nı kullanarak kadının önünde belirmişti. Üstelik, herifin elinde bir de [Deniz Yosunu Oku] duruyordu!

 3712!

 Öylece, oracıkta Wan Er yere yığılmıştı!

1:0!

  İnsanlar yaşananlara inanamıyorlardı. Bu mücadelenin galibi ciddi ciddi 7 saniyede belli olmuştu!

……….

  İkinci turda, Fang Ge Que her zamanki figürüyle oracıkta dikiliyordu.

 Bu sefer, Wan Er’in taktikleri daha inatçı bir hal almıştı. Kadın ortaya çıkar çıkmaz [Mutlak Adımlar]’ı aktif etmiş ve Fang Ge Que’nin [Alevrüzgar Kilidi] yeteneğini yemleyerek saldırıyı atlatmıştı. Hançeri anında Fang Ge Que’yi sersemletmişti.

 Pa!

 Herif sersemler sersemlemez sıkıntının farkına varmış gibi görünüyordu, ‘’Oh, olamaz!’’

 Beklendiği gibi, Wan Er’in saldırı ritmi yetenek+normal saldırı+yetenek+normal saldırıydı. Bu ufak detay genç kadının saldırı potansiyelini %20 artırmıştı. Birkaç saldırıdan sonra Fang Ge Que’nin [Siyah Kaplumbağa Kalkanı]’nın yalnızca %50’lik dayanıklılığı kalmışt. Tam sersemletmenin etkisi sonlanmak üzereyken, genç kadın öne kayarak [Delme]’yi kullandı. Bir kez daha sersemleyen Fang Ge Que, aldığı üç darbenin ardından kalkanını kaybetmişti!

“Shua!”

 Ellerini kaldıran Wan Er, [İkiz Hançer Harmonisi]’ni aktif etti!

 “4417!”

 Saldırı gerçekten acımasızdı. En iyi büyücü bile bu saldırıya can vermişti! Fang Ge Que bu turnuvada üçüncü kez hayatını kaybetmişti!

…….

Üçüncü maç, şampiyonu belirleyecek mücadele!

 Nihayetinde….Lin Wan Er’in performansı bekleneni verememişti. Fang Ge Que’nin [Yıldırım Boşluğu] genç kadının yeteneklerini alaşağı etmişti. Üstelik, Fang Ge Que’nin [Sarmal Buz Dansı] saldırısından tam hasar yiyince dengesi dağılmıştı. En sonundaysa, üç büyü saldırısına da aynı anda maruz kalarak hayatını yitirmişti!

2:1

 Herkesin düşündüğü gibi, [Kader]’deki ilk turnuvanın kazananı Fang Ge Que olmuştu!

……..

Devasa ekran [Kahramanların Yükselişi] turnuvasının ilk üçü seçilebiliyordu—

Birinci Sıra: Fang Ge Que

İkinci Sıra: Cang Tong

Üçüncü Sıra: Xiao Yao Zi Zai
……

‘’Nihayet bitti…yorgunluktan şuraya bayılıp kalacağım…’’ Lin Wan Er başını omzuma yasladı.

 Ona bakarak söylendim, ‘’Şampiyonluğu kaybettiğin için üzgün değil misin?’’

 ‘’Pek değilim.’’ Lin Wan Er sırıttı, ‘’Sorun yok. İkinci olmak da hiç fena sayılmaz. Ödülleri alalım artık. Bunun için iki gündür savaşıyoruz…’’

 ‘’Aynen öyle!’’

………