Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

317. Bölüm Köpeklere Yediririm!

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 Öğlen vakti oyuna girdim!

 Shua!

 Saat 11:45’te, Ba Huang Şehri’nin ortasında gözlerimi açar açmaz kulaklarımda bir ses yankılanmıştı:

 Sistem Duyurusu: [Kahramanların Yükselişi] turnuvası 15 dakika sonra başlayacaktır. Kayıt yaptırdığınız için turnuva alanına girebilirsiniz. Onaylıyor musunuz?

 Onayladıktan sonra vücudum ilüzyon vari bir yere ışınlanmıştı. Aynı esnada, kulaklarımda bir mesaj daha yankılandı: Oyuncu [Yue Qing Qian] sizi 27719 numaralı bekleme odasına davet ediyor. Kabul etmek istiyor musunuz?

  Kabul ettikten sonra Qing Qian’ın odasına girdim. Odalara maksimum 20 kişi girebiliyordu!

 Yue ikizleri kenarda, Matcha, Kurt ve diğerleri de önümde oturuyordu. Qing Qian bana davet etme yetkisini verdikten sonra gülümsedi, ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, Cang Tong ve Cang Yue güzellerini davet etsene. Eğer davet etmezsen, muhtemelen oyundan çıktığında sağlam bir baş ağrısı çekeceksin.’’

  Hemen bizimkileri davet ettim. ‘’Shua Shua’’ iki ışık hüzmesi belirmiş ve iki güzellik odaya gelmişti. Gelen güzelliklerle odanın 20 kişilik kapasitesi de dolmuştu. Mekandaki oyuncuların hepsi Zhan Long’un kemik kadrosuna aitti; aslında, Wan Er ve Dong Cheng de bizlerden sayılan güzelliklerdi. Q-Kılıcı bile meseleye müdahale edemiyordu.

……….

 ‘’Yakında başlıyor. Çok heyecanlıyım. [Kader]’in ilk büyük turnuvası…’’ Qing Qian gergince gülümsedi.

 Hemen ona baktım, ‘’Sakin ol. Dinle beni. [Görünmezlik] + [Arkadan Bıçaklama]’yı kullanarak saldıracak ve [Tanrı’nın Adımları]’nı aktif ederek savuşturacaksın. Ardından [Delme] ve [İkiz Hançer Harmonisi]’ni aktif et gitsin. Sahip olduğun güçle ilk 64’e girebileceğini düşünüyorum…’’

 Elinde İmparator Ekipman olan hançer, sırtında şemsiye ve deri kıyafetlerin oluşturduğu muazzam kıvrımlar…Wan Er bugün de gururla 34Dleri’ni sergiliyordu. Geri sayıma bakarak gülümsedi, ‘’Heh. Daha ilk rakibimizin kim olacağını bile bilmiyoruz. Biraz saçmalamıyor musun…’’

 Hemen ona baktım, ‘’Hoho, hanımefendimiz paniklemiş…’’

 Yaşlı K baltasını kavrayıp, söylendi, ‘’Güzel Wan Er, eğer Xiao Yao’yla ilk turda karşılaşırsan, onu direkt eve postalayacak mısın?’’

 Wan Er gülümsedi, ‘’Olur mu hiç! Nasıl olur da Xiao Yao’nun ilk turda elenmesine izin veririm? Eğer onunla karşılaşırsam, mücadeleden çekilirim. Ancak…olur da seninle karşılaştırsam, sakın ola sana acıyacağımı düşünme. Sahip olduğun defansla [İkiz Bin Kılıç Harmoni]’sinden 3000 civarı yersin…’’

 Yaşlı K birkaç adım geri çekildi, ‘’Li Xiao Yao, hanımefendini biraz kontrol etsen…’’

 Söylendim, ‘’Oğlum kendi ağzınla ‘Hanımefendin’ diyorsun, nasıl kontrol edeyim…?!’’

 Dong Cheng gülümsedi, ‘’Tamam tamam, Wan Er’le dalga geçmeyi bırakın…’’

 Dans Eden Orman söylendi, ‘’Burada asıl sıkıntı hanımefendide değil mi sizce de? Wan Er zayıfı ezerek, bir numaralı savaşçımız Yaşlı K’yla dalga geçiyor…’’

 ‘’Yaşlı K mı zayıf?’’ Wang Jian ona bakıyordu.

 Li Mu onayladıktan sonra önce Yaşlı K’ya ardından Wan Er’e bakarak söylenmişti, ‘’[Rüzgar Kesiği] ve [Vahşi Hava Kesiği] var diye onu gözünüzde büyütmeyin. Cang Tong’un karşısında korkacak zamanı bile bulmadan öteki dünyayı boylayacaktır.’’

Wang Jian: “………”

……

 Birkaç dakika geçtikten sonra geri sayım bitmiş ve önümüzde bildirim ekranı açılmıştı---

 

Kaygısız Xiao Yao [Sv 71 Ejderha Şehri’nin Gece Gözcüsü] vs Şafak Kahramanı [Sv 66 Altın Kılıç Ustası]

Cang Tong [Sv 70 Altın Süikastçi] vs Xuan Xiao Yu [Sv 63 Altın Kılıç Ustası]

Cang Yue [Sv 70 Altın Büyücü] vs Hızlı Koşun Tavşanlar [Sv 57 Gümüş Büyücü] .

Yue Qing Qian [Sv 69 Altın Süikastçi] vs Zarif Kar [Sv 65 Altın Büyücü]

Kurt Totemi [Sv 67 Altın Süikastçi] VS Koşan Salyangoz [Sv 61 Altın Savaşçı]

Çilek Matcha [Sv 65 Gölge Şövalyesi] vs Viski [Sv 67 Altın Şövalye] ……

 

 Ekrana bakarken derin bir nefes çekip söylendim, ‘’Matcha dışında kimsenin problem yaşayacağını düşünmüyorum. Matcha’nın rakibi seviye konusunda üstün ve kendisi Jiu Li Şehri’ndeki üstatlardan biri…’’

 Wan Er ekrana baktı, ‘’Matcha, dikkatli ol. Eleme maçlarında olduğumuz için mücadeleler tek maçtan oluşacak. Yani kaybedersen elenirsin. O Şövalye’nin defansı yüksektir; ancak [Gölge Kesiği]’ni kullanırsan mücadeleyi kazanabilirsin. Üstüne bir de [Kutsal Gölge Kalkanı]’nı ve [Gökyüzü Kalkanı]’nı kullanarak defansını artırırsan, rakip sana zarar veremeyecektir.’’

 Matcha onayladı, ‘’Mhm, anladım!’’

  Bir Saniyeliğine Kahraman ekrana bakarak gülümsedi, ‘’Dürüst olmak gerekirse aramızda Klan Başkanı kadar şanslısı yok. İlk turda Şafak Kahramanı’yla karşılaşacağını düşündükçe gülümsememe engel olamıyorum. Şu Tang Xue’nin eski sevgilisi…’’

 Binlerce Güneş söylendi, ‘’Onu tanımıyorum. Bir Saniyeliğine…sus…’’

 Bir Saniyeliğine Kahraman’ın suratı yemyeşil kesilmişti, ‘’Bir Saniyeliğine…Bana Bir Saniyeliğine demezsen sevinirim…’’

 Yue Qing Qian gülümsedi, ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, direkt öldürecek misin?’’

 Biraz düşünüp, cevapladım, ‘’Bir Saniyelik işi var…’’

 Bir Saniyeliğine Kahraman neredeyse yere yığılmıştı, ‘’Şu ‘Bir Saniye’ geyiğini bıraksak artık diyorum? Daha sonra size yemek ısmarlarım bak…’’

 Herkes gülümsedi.

 ……….

 Sistem duyurusu geri saymaya başladı. Nefesimi tutuyordum. [Kader]’in İlk Büyük Turnuvası’na gireceğimiz için herkes gergindi. Özellikle de turnuvanın elemeli yapısı insanları germeyi başarıyordu. Hata yapma şansımız yoktu.

 “Shua!”

 Savaş alanı 100x100 metrelik, yeşil bir araziydi. Arenanın dört köşesinde de birer direkt yer alıyordu. Direklerdeki bayrakların birinde savaş baltası, diğerinde kısa kılıç ve birnde de kurt başı tasvir edilmişti. Hepsi de üç büyük şehri simgeliyordu.

 Arenaya girdiğimde sistem duyurusunu duymuştum.

 Ding!

 Sistem Duyurusu: Lütfen dikkat, sistem kısıtlamalarından dolayı şu yetenekleri kullanamayacaksınız: [Siyah Kaplumbağa Diyarı], [Ruh Ordusu] ve [Yedi Yıldız Işınlanması].

……….

  Siktir, vursaydınız daha az acırdı yani! [Beş Mohist Parşomeni]’nin özel PK yeteneklerini direkt yasaklamışlardı. Eğer [Siyah Kaplumbağa Diyarı] ve [Yedi Yıldız Işınlanması]’nı kullanamayacaksam yüksek seviyeli büyücülere karşı sıkıntı yaşayacağıma şüphe yoktu. Hay sikeyim, muhtemelen fazla dayanamayacaktım. Eğer yetenekli bir oyuncuyla karşılaşırsam, tek yapabileceğim şey [Atik Kılıç] ve Alevli Kaplan Tanrısı’na güvenmek olacaktı.

 Hemen önümde ayağa kalkan Şafak Kahramanı’nın suratında öfke dolu bir ifade vardı, ‘’Kaygısız Xiao Yao, Tang Xue’yi benden aldığın için seni geberteceğim!’’

 Cevap vermedim, etraftaki bayraklara bakıp iç çektim, ‘’Ah. Mağara adamlarının çizdiklerine benziyor, bu kadar tanıdık gelmesine şaşmamalı..’’

 Şafak Kahramanı daha da sinirlenmişti, ‘’Aşağılık herif! Kimsin sen? [Cesur Yürek]’tekiler olmasaydı klan kurabilecek miydin? Bah. Kadınımı çaldığın için sana gerekeni yapacağım. Tang Xue Zhan Long’da kaldı diye rahatlama sakın, onu gerçek hayatta da bulabilirim.’’

 Geri sayım 0’a ulaştı!

 Öldürme isteğiyle ileriye atılarak İmparator Qin’in Kılıcı’nı çektim. Herifin sağına adımladığım gibi onun saldırı puanını test etmek istemiştim.

 653!

 Bu ne arkadaş böyle? Dalga mı geçiyorsum…

  Vücudumu eğdiğim gibi kılıcımı savurdum. Direkt 2 metre atılmış ve [Rüzgar Kılıcı]’nı savurarak herife 2765 hasar vermiştim. Kacha! Normal saldırıyla savurduğum kılıç herifin göğsünü delip geçerek beraberinde 1987 canını da götürmüştü. Doğal olarak Şafak Kahramanı’nın Can Barı hızla yere vurmuştu.

 Gözlerimde soğuk bakışlar, herifin diz çöken figürünü süzüyordum, ‘’Şafak Kahramanı, eğer gerçek hayatta Tang Xue’ye dokunmaya kalkarsan, seni parçalayarak köpeklere yem ederim. Hadi dene de gör bakayım!’’

 “Ka…..”

 Kılıcımı çektikten sonra havada bir çan sesi yankılandı.

 Ding!

 Sistem Duyurusu: Tebrikler, Oyuncu [Şafak Kahramanı]’nı yenerek bir sonraki tura geçtiniz!

…….

 Shua!

 Tekrar bekleme odasına ışınlanmıştım. Odada benden başka kimse yoktu. Hemen önümdeki ekran, mücadeleleri gösteren 20 ufak ekrana ayrılmıştı. Ekranlardan birinde Wan Er şemsiyesiyle dans ederek Xuan Xiao Yu’nun kılıcını savuşturuyordu. Şemsiyesini kapattıktan sonra hançerlerini çekmiş ve [İkiz Hançer Harmonisi]’ni kullanarak rakibini tek bir hamlede yere sermişti.

 Bir başka ekrandaysa Dong Cheng’in [Magma Mızrağı] savaş alanını çabucak kaplamış ve kadın hızlı bir zafer kazanmıştı.

 Mücadelelerini kazanan insanlar odaya geliyordu. Çok geçmeden odaya gelmeyen yalnızca Matcha kalmıştı. İki dakikayı aşan mücadelesinde üstat ve tecrübeli bir Şövalye’yle karşılaşıyordu. İki Şövalye de [Yenileyen Rüzgar]’ı kullanarak canlarını doldurdukları için mücadeleyi kimin kazanacağını tahmin etmek kolay değildi.

……

“Uhhh……”

 Yue Qing Qian başını iki yana salladı, ‘’Büyük Kardeş Matcha yine [Gölge Kesiği]’ni ıskaladı…Artık izlemeye dayanamıyorum…’’

 Gülümsedim, ‘’Matcha böyle oynuyor, ne yapalım…Yine de elinden geleni yaptığını görebiiyorum. Viski’nin hareketleri ve savaş taktikleri fena sayılmaz. Henüz yenilmemiş olması bile mucize….’’

 Wan Er başını indirip sıralamayı kontrol etti, ‘’Viski ÇMB sıralamasında 1700’lerdeymiş. Görünüşe göre Matcha kazanamayacak.’’

 Yavru Kurt hançerlerini kaldırarak ciddi suratıyla söylendi, ‘’Büyük Kardeş Matcha hala daha hedefi tutturma konusunda sağlam bir noktaya ulaşabilmiş değil. Eğer ulaşabilmiş olsaydı, Viski denen herif çoktan öteki dünyayı boylamıştı.’’

 Yaşlı K yumruklarını sıktı, ‘’Hadi Matcha!’’

……

Ekranda, Viski [Alev Mızrağı] ve [Gök Sallayan Kesik]’i aynı anda aktif etmişti. Ona karşılık Matcha [Kutsal Gölge Kalkanı] ve [Gökyüzü Kalkanı]’nı kullanıyordu. Ardından İlüzyon Vari Kelebek Kraliçesi’ni yönlendirerek [Muazzam Dansın Sarmaşıkları]’yla Viski’ye saldırmıştı. Nihayetinde, Matcha kendi [Alev Mızrağı]+[Gök Sallayan Kesik]’ini kullanarak Viski’yi öldürmüştü!

 “Shua!”

 Odaya en son gelen insan olduğu için Matcha’nın suratı biraz kızarmıştı. Yine de, yaşadığı kıyasıya mücadeleden sebep 34Cleri inip kalkıyor, nefesini toplamaya uğraşıyordu: ‘’O herif bana ciddi ciddi telefon numaramı sordu. Numarayı yazarken ben de saldırarak herifi öldürdüm…’’

 Ne diyeceğimi bilemiyordum..

  Yavru Kurt gülümsedi, ‘’Wow. Gerçekten söyledikleri gibi şehvetin hemen üstünde keskin bir bıçak varmış…Kardeş Viski ölmeyi hak etmemişti…’’

 Yue Qing Qian gülümsedi, ‘’Büyük Kardeş Matcha, kendi numaranı vermedin değil mi?’’

 Matcha gülümsedi, ‘’Yaşlı K’nın numarasını verdim…’’

  Yaşlı K, ‘’….’’

 [] [] []