Ahahh ulan xiao yao iyi bari heyecandan bogulup olmedin dbsbjssjjssjns
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
316. Bölüm Bayrağı Beraber Taşıyacağız!
Sonraki üç günü oyun oynayarak geçirdim. Kestiğim birkaç Mor Boss sayesinde nihayetinde 71.seviyeye ulaşabilmiştim. 70’den sonrasına kasmak gerçekten insanı bayıyordu; lakin yeteneklerimi 8.seviyeye ulaştırabildiğim için ana hedefimi de gerçekleştirmiş sayılırdım. Kahramanların Yükselişi bir’e bir mücadelelerden oluştuğu için kişilerin yetenekleri gerçekten önemli rol oynayacaktı. Örneğin, 7.seviye [Kombo] 4 saldırı yapabiliyorken, 8.seviye [Kombo] 4-5 saldırı yapabiliyordu ve üstelik 5 saldırı yapma olasılığı da fazlaydı. Aradaki farkın barizliğini belirtmeye gerek yoktu.
Alevli Kaplan Tanrısı da 71.seviyeye ulaşmıştı. Yaratığımın artık 2840-3350 saldırısı, 2130 defansı vardı ve [Ateş Zırhı] sayesinde defansı 4000’e ulaşabiliyordu. Bu yeteneği kullandığında Alevli Kaplan Tanrısı, Jian Feng Han gibi usta isimlerin saldırısına uğramadığı taktirde tek başına hayatta kalabilecek seviyeye ulaşmıştı. Böylece, Kahramanların Yükselişi’nde evcil hayvanım kritik bir rol oynayabilecekti!
Turnuvanın kurallarına göre, katılan kişilerin sahip olduğu bütün ekstralar siliniyordu; yani [Kan Emen]’in %50’lik saldırı artışını kullanamayacaktım. Saldırı puanım 3885 civarlarında kalacaktı.
………
Üçüncü günün sabahında, saat 09:00 sularında oyuna girdim; zira turnuva öğlen başlayacaktı.
İmparator Qin’in Kılıcı omzumda, Ba Huang Şehri’nin Kuzey Kapısı’ndaki avluda dikiliyordum. Mesafede, Ulusal Güzellik her zamanki kalabalığını karşılıyordu. Detayları incelediğimde, sadece dün satılan ekipmanlardan 11 M RMB kazanıldığını gördüm. Tabii bu miktarın %90’ı ekipmanını açık artırmaya koyan oyunculara gitmişti. Yine de, %10’luk bir getiri öyle kolay kolay hafife alınabilecek bir şey değildi. Kazanılan paralar Zhan Long’un kasasına gidiyordu ve şimdiye dek kasada 5M RMB toplanmıştı. Gün geçtikçe Zhan Long da zengin olma yolunda ilerliyordu.
‘’Biip’’
Matcha’dan mesaj geldi, ‘’Patron, Zhan Long 4.seviyenin %17’sine ulaştı. Ne diyorsun? Etkileyici, değil mi? 5.seviyeye sadece %83 kaldı…’’
Mesaj kutusunu açarak cevapladım, ‘’Evet, etkileyici. Böyle devam! Ayrıca, [İlk Grup]’ un meseleleri nasıl gidiyor?’’
Matcha gülümseyerek cevapladı, ‘’Dün, Klan Kurma Tableti aradığımız esnada, [Prag]’ın Rüzgar Yürüyeni’nden bir mesaj aldık. Ele geçirdikleri tableti 200,000 RMB’ye satmayı düşünüyorlar. Eğer onaylarsan, [Zhan Long: Birinci Grup] kurulacak. Ayrıca, henüz [Birinci Grup] için Klan Başkanı da belirlemedik. Patron, kimi başkan yapacağız?’’
Biraz düşündüm, ‘’[Zhan Long: Birinci Grup] ana klanın dışındaki en güçlü grup olacak. Yani Klan Başkanı’nın prestij sahibi ve bizimle iyi geçinen biri olması lazım…Matcha, aklında biri var mı?’’
‘’Aslına bakarsan, [İlk Grup]’un Klan Başkanı olmaya en uygun isim bana kalırsa General Li Mu. İtibari kesinkes yeterli düzeyde ve herif bizimle çok iyi anlaşıyor. Tabii şu an için Cesur Yurek Grubu’nun patronu olduğundan pozisyonunu değiştirmek kolay olmayacaktır. Sen ne düşünüyorsun patron?’’
Kendi kendime söylendikten sonra cevapladım, ‘’O zaman Wang Jian’a verelim. Hem akıllı hem de güç bakımından Li Mu’dan zayıf kalan bir yanı yok. Üstelik kendisi Cesur Yürek’in gizli kozuydu. Uygun mudur?’’
Matcha gülümsedi, ‘’Evet, fena değil. Ona sen mi söylersin?’’
‘’Evet!’’
……..
Telefonu açıp, Wang Jian’ı aradım---
‘’Xiao Yao?’’ Wang Jian gülümsedi, ‘’Konuşacak zamanı nereden buldun? Kahramanların Yükselişi başlamayacak mı?’’
Gülümsedim, ‘’Wang Jian, [Zhan Long: İlk Grup]’u kuracağız. Ba Huang’ın 119.klanı…Öhöm, şu an için tek ihtiyacımız olan şey güçlü ve yetenekli bir Klan Başkanı. Matcha’yla konuştuktan sonra en uygun adayı belirledik. Sen…[Zhan Long: İlk Grup]’a girecek kardeşlerimizi yöneterek, Ba Huang Şehri’nde fırtınalar estirmeye razı mısın?’’
Wang Jian şaşkına dönmüştü, ‘’Şey…Xiao Yao, daha önce kendimi bir Klan Başkanı olarak hiç düşünmemiştim. Yeteneklerimin yeterli geleceğini sanmıyorum. Tek kelime bile etmeden direkt ön saflara atılarak savaşmayı sevdiğimi biliyorsun, lakin arkama bir ordu verip, bu orduyu yönetmemi istersen pek de becerebileceğimi düşünmüyorum…’’
‘’Ne olacak canım? Daha denemeden nereden bileceksin?’’ Göğsüme şaplak attım, ‘’[Zhan Long]’u ilk kurduğumda, ben de Klan Başkanı olabileceğimi düşünmüyordum; ancak olayları çözmedik mi? Meseleyi halledeceğiz ve sen de [İlk Grup]’un Klan Başkanı olacaksın. Matcha seninle iletişime geçip Klan Kurma Tableti’ni ve masrafları karşılaman için gerekli parayı verecek. Ayrıca klana katılmaları için 1000+ insanı da ayarladık; tek yapman gereken onları klana alıp, klan seviyesini kasmak.’’
Wang Jian nihayetinde gülümsemişti, ‘’Tamam. Madem benden bu kadar yüksek şeyler bekliyorsun, o zaman seni hayal kırıklığına uğratmayacağım! Ama…Cesur Yürek’ten 50 kardeşimi de götürerek, ön saflara atılmamız lazım; zira aksi taktirde eziklerle seviye kasmak sıkıntı olacaktır…’’
Başımı öne salladım, ‘’Tamamdır, sorun yok. Anlaştık o zaman!’’
‘’Tamam!’’
……
Ardından, Ba Huang Şehri’nin avlusunda oturmaya devam ettim. Çok geçmeden Matcha Klan Kurma Tableti’ni ve masraflar için gerekli parayı Wang Jian’a vermişti. Birkaç dakika geçtikten sonra [Zhan Long: Birinci Grup] adlı klan kurulmuş ve klanın başına da Wang Jian geçmişti. Zhan Long’un ana klanından getirdiği usta oyuncular da Wang Jian tarafından Başkan Yardımcısı, Üstat ve Takım Kaptanı olarak atanmıştı. Beklendiği gibi klan Ba Huang Şehri’nin 119.klanıydı. Artık oyuncu seviyeleri artığından Klan Kurma Tableti’nin de eski nadirliği kalmamıştı. Özellikle de elinizi sallasanız Mor Boss’a çarptığından mesele sorun olmuyordu. Ba Huang Şehri artık büyüklü küçüklü 119 klanın savaş alanı haline gelmişti. [Öncü] ve [Prag] gibi süper klanlar çoktan 3-7 yan oluşum oluşturmuştu. Onlara kıyasla Zhan Long’un gelişimi daha yavaş sayılırdı.
Lakin, aceleye gerek yoktu. Ben kaliteli ve yetenekli oyuncuların peşindeydim. [Uçan Ejderhalar] ya da [Kahramanın Öfkesi] gibi çok sayıda adama sahip olup, hiçbir şey yapamamak olacak iş değildi. Örneğin [Kahramanın Öfkesi: Birinci Grup]’ta yaklaşık 1000 oyuncu vardı; ancak Zhan Long’un ana takımından 100 kişi bu 1000 oyuncuyu yerle bir etmeye fazlasıyla yeterdi!
Wang Jian avluda dikilerek insanları klana davet ediyordu. Omzunda [Zhan Long: Birinci Grup] arması yer alıyordu. Li Mu gülümseyerek herifin yanına uzadı, ‘’Kardeşim! Klan Başkanı olmuşsun!’’
Wang Jian’ın suratında çaresiz bir ifade vardı, ‘’Dalga geçme benimle patron. Büyük Kardeş Xiao Yao yalnızca kritik bir durumda olduğumuz için bu pozisyonu verdi bana. Yoksa klanı isteyerek mi terk ettim sanıyorsun?’’
Bai Qi Wang Jian’ın omzuna sağlam bir şaplak geçirdi, ‘’Sıkı çalış. Ana klanda özleneceksin. Ayrıca, [İlk Grup] yükselmeye başladığında, Xiao Yao farklı birini ayarlayıp seni tekrar ana klana çağırabilir. Hala daha gönlümüzdeki popüler Takım Kaptanı’sın..’’
Yue Qing Qian dudaklarını büktü, ‘’Ne diyorsun sen? Klan Başkanı’yla Takım Kaptanı’nın popülerliği bir olur mu hiç?’’
Li Mu gülümsedi, ‘’Eğer Zhan Long’da Takım Kaptanı’ysan olur tabii! Bir Saniyeliğine Kahraman’a baksana. Alçak herif, her gün takım kaptanı olmak istediğini söylüyor; ancak Klan Başkanı’ndan yanıt alabilmiş değil…’’
Mesafede, duvara yaslanmış dikilen Bir Saniyeliğine Kahraman aniden titremişti. Başını kaldırarak kendi kendine söylendi, ‘’Neden birileri arkamdan sallıyormuş gibi hissediyorum?’’
Li Mu hemen atıldı, ‘’Kardeşim, yanlış anlama. Arkandan sallamıyoruz; direkt yüzüne söylüyoruz!’’
Bir Saniyeliğine Kahraman elini sırtındaki mızrağa atmıştı. Mızrak soğuk bir ışık hüzmesiyle parlıyordu, ‘’Görünüşe göre artık beni sevmiyorsun! Kardeş Li Mu, sözün bittiği yerdeyiz çek kılıcını! Bayrağı kaldıracağım!’’
Ve böylece, Zhan Long’un en iyi ikinci Şövalyesi ve en iyi ikinci Kılıç Ustası arenada düello yapmaya başladı. Bir dakika ve yirmi bir saniye sonra Bir Saniyeliğine Kahraman diz çökmüştü. Her ne kadar saldırı ve defansı gayet iyi olsa da, Li Mu’nun hareketlerine ayak uydurmayı başaramamıştı. Li Mu mücadeleyi kazandığında hala daha %44 cana sahipti. İkilinin arasındaki fark barizdi.
İkilinin başlattığı muhabbet hemen mekanı canlandırmıştı. Bir sonraki mücadele Yaşlı K ve Kurt arasındaydı. Aynı esnada hemen arka tarafta Yue Qing Qian’a karşı Binlerce Güneş, Matcha’ya karşı Dans Eden Orman, Yue Wei Lian’a karşı Wang Jian karşılaşmalarını görebiliyordunuz. Kazananlar ve kaybedenler seçilebiliyordu. Kahramanların Yükselişi’nden önce iyi bir pratik yaptıklarına şüphe yoktu.
……
‘’Büyük Kardeş Xiao Yao!’’ Kurt hançerini kaldırarak gülümsedi, ‘’Saat 12:00’de, Kahramanların Yükselişi resmen başlayacak. Üç büyük şehirde yapılacak etkinliğe toplamda 7 M civarı insan katılıyor. Yani diğer bir deyişle, üst sıralamalara geçebilmek için en azından 22 kez üst üste kazanmak gerekiyor….ve ilk 32 bugün belirlenecek. Yarın da şampiyonun kim olacağı kararlaştırılacak. Lakin bugün, 17 tur civarında mücadele edeceğiz. Dayanıklılığımızı ölçmeye çalışıyorlar, yani öğlen yemeğinde fazladan yemen lazım…’’
Gülümsemeden edememiştim, ‘’Asıl sizin fazladan yemeniz lazım. Benim sıkıntım yok. Ayrıca, iştahımı biliyorsun…Yavru Kurt, odaklanarak ilk 32’ye girmen lazım. Eğer ilk 32’ye girebilirsen, Çin Sunucusu’ndaki yetenekli süikastçilerden biri olduğunu kanıtlayabilirsin….’’
‘’Eh, üst seviye süikastçi olmak…’’
Kurt hançerini savurarak geniş bir kahkaha attı, ‘’Öyle büyük bir hayal kurmaya bile cüret edemiyorum; sunucudaki yetenekli süikastçi sayısı kim bilir kaçtır…Ekipmanlarım, evcil hayvanım, savaş taktiklerim ve yeteneklerim bile üst seviye değil. Dün gece, Yue Qing Qian’la pratik yaptığımızda, toplam 17 maçın yalnızca 4’ünü kazanabildim. Üstelik, o 4 seferde kritik darbe vuramasaydım onları da kazanamayacaktım…’’
Omzuna dokunup, ona biraz cesaret vermeye uğraştım, ‘’Bırak bunları düşünmeyi, ilk 32’ye girebileceğine inanman lazım! Kendine güven!’’
‘’Tamam, elimden geleni yapacağım. Senin de, Büyük Kardeş Xiao Yao, ilk 32’ye girmen lazım. [Zhan Long]’un içinde şampiyonluğu hedefleyecek senden başka kimse yok herhalde…’’
Başımı öne salladım, ‘’Evet uğraşacağız bakalım. Lakin…kendimizi yalnızca Ba Huang Şehri’nde kanıtladık; Kahramanların Yükselişi bütün ülkenin katılacağı bir etkinlik. Jiu Li Şehri’nin ve Fan Shu Şehri’nin de elitleriyle karşılaşacağız. Burada ufak bir mücadeleden bahsetmiyoruz, üç şehrin toplamındaki üstat sayısı akılalmaz derecede fazladır…’’
‘’Evet, şans bizimle olsun!’’
‘’Aynen öyle!’’
………
Saat 11’de oyundan çıktım ve iki güzelliği aldığım gibi yemeye gittik. Kore kültüründen bir şeyler yemeye karar verdiğimiz için yemeğin baharatı kızların suratlarını kıpkırmızıya çevirmişti.
Ardından kızları yurda götürdükten sonra Wan Er-Dong Cheng Yue ikilisinin merdivenleri çıkan figürlerini izlemeye koyuldum.
‘’Kahramanların Yükselişi, elimizden geleni yaparak ilk 32’ye girmeye uğraşalım!’’ diye mesafeye doğru fısıldadım.
O esnada Wan Er aniden duraksamış ve başını çevirmişti. Bana doğru koştuktan sonra vücuduma sarılan hanımefendi söylendi, ‘’Al bakalım, sana biraz cesaret vereyim…’’
Şaşkına dönmüştüm. Hemen ileride, Wan Er’in babasının yerleştirdiği gizli koruma içtiği çayda adeta boğulmuştu. ‘’Pu’’ zar zor da olsa ağzındaki çayı tüküren herif bize bakıyordu.
Wan Er’in dudakları bükülerek keyifli bir gülümsemeye dönüştü. Beni bıraktıktan sonra göğsüme hafifçe dokunan genç kızın sözleri bahar meltemleri gibiydi, ‘’Hadi bakalım! Bol Şans!’’
‘’Sana da.’’
Hala daha şaşkınlığımdan kurtulabilmiş değildim; ikiz tepeciklerinin verdiği sıcaklık göğsümde yer etmişti. Aniden, kalbim dört nala koşmaya başladı. Mutluluk göğsüme doğru akın etmiş ve midemde kelebekler belirmişti.
[] [] []
Magnec