Hani boss u kesince 60 olirim diyodyn yalanci :D yadaa matematik in cpk kotu :D
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
214. Bölüm Öfke Hortumu
[Ejder Nefesi]: Rüzgar Ejderi’nin Gölgesi rüzgar parçacıklarıyla dolu nefesini üfleyerek düz bir çizgi halinde saldırıyordu. Yeteneğin hasar potansiyeli akılalmaz derecede yüksketi ve aynı zamanda büyü tipi bir saldırıydı. Yalnızca ben ve Wan Er bu tarzda zorlu bir saldırıya karşı koyabilecek sevideydik. Eğer bizim dışımızda herhangi biri bu saldırıya maruz kalsaydı, anında öleceklerine şüphe yoktu.
‘Keng…’’
Kılıcım ejderpulundan oluşan zırha değer değmez etrafa kıvılcımlar saçılmıştı. Saldırılarımı ejderin boğazına odaklıyor ve yaratığın boğazındaki pulları yavaş yavaş aşındırıyordum. Nihayetinde yaratığın boğazından kanlar akmaya başladı. Bu sayede, her saldırımın %40 daha fazla hasar verdiğini görmüştüm. Yani, bossu öldürme hızımız da zirve yapacaktı!
‘’Xiao Yao, dikkatli ol! Bossun son yeteneği…’’ diye söylenen Dong Cheng Yue [Yıldırım Parmağı] saldırısını aktif etmiş ve [Ejder Nefesi]’nin hizasından çıkmaya başlamıştı: ‘’[Öfke Hortumu]’nun alana saldıracağını varsayarsak pek de yanılayacağımızı düşünmüyorum. Boss bu yeteneği aktif ettiğinde, Xiao Yao [Kombo]’nu aktif ederek yaratığı biraz oyalaman lazım. Wan Er ve Qing Qian [Delme]’yi kullanarak yaratığı sersemletmeye çalışacak.’’
Wan Er başıyla onayladı: ‘’Tamam…’’
Ejderhanın arkasında Wan Er ve Qing Qian dans ederek saldırmaya devam ediyordu.
Pa pa pa!
Ejdere sağlam hasarlar verdiklerini gözlerimle görebiliyordum; zira yüksek seviyeli süikastçilerin saldırı hızı cidden dalga geçilecek bir şey değildi. Özellikle de sağlam ekipmanlara sahip olan süikastçiler zorlanmadan bossların defanslarını kırıp, hızlı saldırılar yaparak benim gibi her puanını güce basan oyunculara kafa tutabiliyorlardı.
……
“Boom!”
Devasa ejder başını kaldırmış ve bir kez daha [Ejder Nefesi]’ni aktif etmişti!
Yeteneğin işaretlerini gördüğümden hemen yerimi değiştirdim. Bossun %70’ten fazla odağı üstümde olduğu için yaratık kesinkes beni hedefleyecekti. Vücudum acı içerisindeydi. Yaratığın nefesi adeta keskin baltalar gibi bana ve arkamdaki kayaya saplanmıştı. Kayanın binlerce parçaya ayrıldığını söylememe gerek bile yoktu.
‘’İyi atlattın…’’ diye gülümsedi Dong Cheng Yue.
Genç kadının kahkahası havada yankılanırken boss başını kaldırıp, kükremişti. Kanatlarını iki yana açtığında rüzgar parçalarını topladığını görebiliyordum. Bir anda sırtımdan akan soğuk terlerle birlikte söylendim: ‘’Bu mu? Yeteneği aktif etmeden araya girin!’’
Ayaklarımın altında beliren garip aurayla birlikte [Tek Kişilik Ordu]’yu aktif ederek bossa saldırdım; ancak bu saldırım yeteneği iptal etmeye yetmemişti!
Ejderin arkasında duran Yue Qing Qian ve Wan Er ikilisi hançerleriyle ileri atıldı.
Shua!
Shua!
Hançerleriyle [Delme]’yi kullanarak ejderin başına saldırdılar!
ISKA!
1279!
……
Yue Qing Qian’ın saldırısı ıskalamıştı; ancak Wan Er’in [Delme] yeteneği başarıyla hedefine ulaşmıştı. Sersemleyen bossun aktif etmeye çalıştığı yeteneği, [Öfke Hortumu]’nu başarıyla iptal etmiştik!
Dong Cheng Yue gülümsedi: ‘’Güzeldi Wan Er. Demek yaratık gerçekten sersemleyebiliyormuş!’’
Wan Er hançerini kaldırdı. Bir fırsat daha gördüğü için saldırmış ve hemen geri çekilerek söylenmişti: ‘’Şanslıyım bugün!’’
Yue Qing Qian sitem etti: ‘’Büyük Kardeş Cang Tong’Un Kızıl Hançer’i İmpartor Ekipman olduğu için onunla boy ölçüşemiyorum. Ühüüü…Benim hançerim sadece mor ekipman, felaket bir durumdayım..’’
Uzakta dikilen Yuzi Chengshuo canımı doldurduktna sonra söylendi: ‘’Lüks içinde yaşayan insanların şehirlerinde etler çöpe giderken, şehir kapılarının arkasında insanlar soğuktan ölüyorlar. Birinizin İmparator birinizin de Mor ekipmanı olmasına rağmen gelmiş burada ekipmanım kötü diyorsun…Alçaklar, dışarıda hala daha Gümüş ve Bronz ekipman kullanan kaç kişi olduğundan haberiniz var mı? Mor ekipmanı olana tanrı gibi davranıyorlar. Wan Er’in İmparator Ekipmanı acayip bir lüks…’’
Wan Er gülümsemeden edememişti: ‘’Büyük Kardeş Chengshuo, sende de 51.seviye mor ekipman olan şifacı asası var. Bence fazla konuşmasan iyi olur…’’
Yuzi Chengshuo gülümsedi: ‘’Aiyo, ufaklık karşı çıkmayı da öğrenmiş. Hmm, Kaygısız Xiao Yao yanında diye mi bu kadar cesaretlisin bakayım?...Boşver gitsin, diyecek bir şeyim yok. Ağzımı daha fazla açarsam bizi dışlayacksınız…Yine de, grubumuuzn oldukça güçlü olduğunu söyleyebilirim. Özellikle de Kaygısız Xiao Yao, Wan Er, Yue Qing Qian ve Cang Yue. Takımın kontrol ve tank kabiliyetleri sunucunun en zirvesinde yer alıyor resmen…’’
Wan Er’in hançeri bossun sağ ayağını delip geçmiş ve genç kadın hemen geri çekilerek [Ejder Nefesi]’ni savuşturmuştu. Geniş bir kahkaha patlatıp, göğüslerini kabarttı: ‘’Heheh, eğer yeteneklerimiz birinci sınıf olmasaydı, SSS-seviye görevde ne işimiz olurdu ki?’’
Yuzi Chengshuo başıyla onayladI: ‘’Bossa odaklanalım hadi! İçimden bir his sıradaki bossun İmparator Seviye olacağını söylüyor. Wuu wuu…çocuklar…cidden bana çok sadıksınız. Bu tar haritalara beni çağırdığınız için sizleri çok seviyorum! Eğer [Zümrüt Porselen]’in Klan Başkanı’na borçlu olmasaydım kesinlikle Zhan Long’a katılırdım…’’
Kılıcımı savurup, yaratığın pençesini karşıladığım gibi söylendim: ‘’Bırak orayı, gel bize. Zhan Long’un kapıları sana her zaman açık…’’
Wan Er gülümsedi: ‘’Unut gitsin. Büyük Kardeş Chengshuo ve [Zümrüt Porselen]’in Klan Başkanı 7 yıldır çıkıyor. Orayı bırakıp, senin klanına gelmesi imkansız…’’
‘’Hadi ya…’’ diye gülümsedim: ‘’O zaman Zhan Long’un bir numaralı şifacısı hala Sevgili Duck…’’
Sevgili Duck sitem etmişti: ‘’Eğer Büyük Kardeş Chengshuo gelseydi, beni yedeğe alacaktın, değil mi Klan Başkanı’m?’’
‘’Yok canım. Şifacıları karşılaştırma gibi bir olayımız yok. Boss ve grup savaşlarında Şifacılara sırtımızı yaslamıyor muyuz zaten? Ayırmak yok!’’
‘’Doğru diyorsun, heheh…’’
……
3 dakika bile geçmemiş olmasına rağmen boss bir kez daha kükreyip, [Öfke Hortumu]’nu aktif etmeye koyuldu!
Alelcele [Kombo]’mu aktif etmiştim.
‘’Wan Er! Qing Qian! Çabuk!’’ diye kükredim.
İki kadın da ellerinden geldiğince acele edip, [Delme] yeteneklerini aktif etmişti; ancak ne yazık ki iki saldırı da ıska geçtiğinden bossun yeteneğini iptal etmeyi başaramamıştık.
‘’Sıkıntı!’’ Matcha hemen ileriye atılıp, kükredi: ‘’Geri çekilin!’’
“Hong!”
Bir anda önümüzde devasa bir hortum belirmişti. Çığlık atan rüzgarlar adeta keskin bıçaklar gibi üzerimize yağıyordu. 3 ayrı saldırıya maruz kalınca şaşkına dönmüştüm---
1717!
1637!
1736!
Hemen bir can iksiri içtim; ciddi bir şekilde yaralanmış olsam da ölmemiştim. Wan Er geriye çekilip, şemsiyesini açtığından ona [Tedavi]’yi kullanarak yardım etmiş ve kadının hayatını zor da olsa kurtarmıştım. Yüksek seviyeli ekipmanlara ve neredeyse 2500 cana sahip olduğu için hayatta kalmayı başarmıştı. Sen nasıl süikastçisin arkadaş…
(ÇN: Wan Er’in puanları gerçekten özeldi’nin yerine, sen nasıl süikastçisin arkadaş yazdım. Çünkü cidden sen nasıl süikastçisin arkadaş…)
Diğer bir taraftan, Matcha kalkanıyla ileri atılıp, Yue Qing Qian’ın sarmalamış ve ikili oracıkta diz çöküp, saldırılara göğüs germişti. Kalkanını ileri kaldırıp [Kutsal Göle Kalkanı] yeteneğini aktif ettiği gibi etrafını üç altın kalkan daha çevrelemiş ve bu sayede Yue Qing Qian’ı da korumayı başarmıştı. Şans bu ki [Öfke Hortumu] tarafından yerle bir olmamışlardı. Yetenek kaybolduktan sonra Yue Qing Qian gülümsemeden edememişti: ‘’Şansa baak… Büyük Kardeş Matcha…sen olmasaydın ölmüştüm!’’
……
“Hong!”
Devasa ejder başını bir kez daha kaldırıp [Ejder Nefesi]’ni aktif etmişti! Bir dur arkadaş, manyak mısın sen???
Mesafede, yakın dövüşe katılmayanlar hemen geriye çekilmişti. Böyle bir saldırının geleceğini tahmin eden Yuzi Chengshuo hemen canımı doldurdu---
+1574!
Ne can doldurma ama! Tek bir [Tedavi]’yle canım 2000’in üstüne fırlamış ve yaratığın yeteneğine kafa atmıştım!
Bang!
Baltaları andıran rüzgar vücudumu delip geçerek arkamda duran kayalara saplanmıştı; ancak ben saldırıyı görmezden gelip ileri atılmıştım!
Meseleyi ele eladıktan sonra diğer karşılaştığımız [Öfke Hortumları]’nı dikkatle savuşturup, mücadeleyi düzgün bir şekilde sürdürdük. 12 dakika içerisinde bossun canı kırmızı bölgeye düşmüştü!
……
‘’Tahmin etmeye çalışalım. Ne düşecek acaba? ‘’diye söylendi Yue Qing Qian.
‘’Kesinkes mor bir ekipman düşerecektir.’’ Diye düşündükten sonra söylendim: ‘’SSS seviye haritada olduğumuza göre eşya düşme oranları da yüksektir herhalde.’’
Wan Er cevapladı: ‘’Evet. Umarım S-seviye yetenek kitabı falan düşer. S-seviye yetenek kitapları ekipmanlardan daha değerli görülüyor. Bunu anlamak güç değil; zira yetenekler sürekli sana eşlik edecekken, ekipmanlarını elbet değiştireceksin.’’
‘’Evet, Oh, yaratığın %4 canı kaldı. Dikkat edin.’’
……
Yaratığın boğazına bir kesik attım. Rüzgar Ejderi’nin Gölgesi aslen bir ejderha değil, bir klondu. Eğer burada gerçek Rüzgar Ejderha’sıyla karşılaşsaydık, muhtemelen tek bile yemeyecektik!
Bu sefer, bossu kimin ölüdüreceğine karar vermemiş, bunun yerine bütün gücümüzle odaklanmıştık!
Nihayetinde acı dolu bir çığlık atan yaratık milyonlarca parçaya ayrılayarak kayboldu. Geriye yere düşen ekipmanlar kalmıştı!
……
“Shua!”
Fox ve Mavili seviye atladı. Kılıcımı sımsıkı kavradığım gibi eşyalara baktım: ‘’Kaptan ben olduğum için ekipmanlara da ben bakacağım, tamam mı?’’
Matcha ve Wan Er onayladı: ‘’Tamamdır, acele et..’’
Eğildikten sonra düşenleri aldım. Toplamda 3 ekipman düşmüştü. Gerçekten mor ekipmandan daha yüksek bir şey beklememek lazımdı---
【Hortum Asası】: Sv 58 Mor Ekipman Asa. Büyü Saldırısı 740-875, Büyü Saldırısı +8%, Dayanıklılık+38, Büyü +39
【Merhamet Zinciri】: Sv 58 Mor Ekipman Kolye, Dayanıklılık +40, Büyü +37, Şifa Etkisi +128
【Cehennem Hançeri】:S 58 Altın Ekipman Hançeri, Saldırı Gücü 540-750, Dayanıklılık +35, Çeviklik +34
……
Her zamanki gibi eşyaları kimin alacağına zar atarak karar vermiştik. Sonuç olarak [Hortum Asası] koşulsuz bir şekilde Dong Cheng yue’ye gitmişti; zira büyü odaklı bir asayı ondan başkası kullanmazdı. [Merhamet Zinciri] Yuzi Chengshuo’ya gitmişti. Mavili’nin seviyesi düşük olduğu için ona verdiğini söylemeye gerek bile yoktu. 58.seviye altın hançeri de bosstan en fazla dayak yiyene vermiştik; yani bana. Hançeri envanterime koydum. Şehre döndüğümde birkaç yüz RMB’ye satacağımdan. Sonuçta hiç yoktan iyiydi.
Asıl hayal kırıklığına uğratan şey ise yaratıktan yetenek kitabı düşmemiş olmasıydı. Hatta onu geçtim, ruh taşı bile düşmemişti! Sadece birkaç Pardon Kartı düştüğünü görünce iç geçirmeden edemedim.
……
Birkaç dakika geçtikten sonra katın sınırında dikilirken mesafeye baktım. Gökyüzündeki sayısız yıldızın içinden bir zincir sarkıtılmıştı. Bu sefer bir sonraki kata gitmek için uzunca bir süre kaymamız gerekecekti.
Derin bir nefes verdikten sonra gülümsedim: ‘’Hadi bakalım. İkinci kata! Seviye atlamak istiyorum!’’
Herkes onayladı: ‘’Tamam!’’
Magnec