Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

188. Bölüm Fırtına Öncesi Sessizlik

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

......

 Ertesi gün, saat sabah 10:00.

  Ba Huang Şehri’nin yanındaki sık bitki örtüsünün içinde, [Cesur Yürek] oyuncularına rastlamak mümkündü. Zhan Long’un 7 kişilik ekibinin de katılımıyla 100 vs 100 mücadelenin hazırlıkları tamamlanmıştı.

  Meşe ağacının altında dikilirken kollarımı göğsümde birleştirdim ve General Li Mu’ya bakarak sordum: ‘’[Uçan Ejderhalar]’ın ki çağırdığını öğrenebildin mi?’’

  Li Mu başıyla onayladı: ‘’Klan Prestij Savaşı’na yalnızca klanda iki saatten fazla bir süredir bulunan insanlar katılabiliyor. [Uçan Ejderhalar]’a yerleştirdiğim casustan duyduklarıma göre, ÇMB listesinin ilk 1000’lik kesiminde bulunan 11 yüksek seviyeli oyuncu almışlar. Ayrıca Fan Shu Şehri’nden de en azından seviyeleri 50 olan 21 adam çağırmışlar. Geri kalanlar Ba Huang Şehri’nden…’’

  Soğuk bir bakış attım: ‘’Ba Huang’da [Uçan Ejderhalar]’a kim yardım eder ki?’’

  Li Mu acı acı söylendi: ‘’[Öncü]. [Öncü]’nün kemik oyuncularından 13’ü [Uçan Ejderhalar]’a katıldı. Hepsi de ağır zırh sınıfı…’’

 ‘’13 mü?’’

  ‘’Evet!’’ General Li Mu kılıcını kavrayıp, söylenmişti: ‘’Xiao Yao, bu 13 kişi de ÇMB’nin ilk 1000’inde bulunuyor ve Jian Feng Han’ın elit oyuncularından olan bir grup. Heriflere [Öncü]’nün 13 Kartalı diyorlarmış. Liderleri de Günahkar Kurt, daha önce onunla kapışmıştın!’’

  Yumruklarımı sıktım; ‘’Vay arkadaş, durum hiç de iyi görünmüyor.’’

  Li Mu başıyla onayladı: ‘’Evet, ortalama seviyeleri bizlerden 2-3 daha fazla. [Uçan Ejderhalar] bu mücadeleye katılacak insanların yarısını dışarıdan aldığı için seviye ve ekipman konusunda bizden bir hayli üstün. Gerçekten kazanmak istiyorlar!’’

  Yanımda duran Matcha söylendi: ‘’Dışarıdan o kadar adam almanın pek de iyi bir şey olduğunu sanmıyorum; en azından bizim kadar organize olamayacaklar. Eğer mekanı kendi lehimize kullanabilirsek bir şansımız olur.’’

  Sordum: ‘’Klan Prestij Savaşı’nın haritası ne zaman yayımlanacakmış?’’

   ‘’Savaştan 30 dakika önce, çok zaman kalmadığından burada bekleyelim dedik.’’

 ‘’Tamam…’’

…..

 Li Mu çimlere kurulmuş ve elleriyle başını tutarak kaşlarını çatmıştı: ‘’Xiao Yao, ne yapmam gerektiğini söyleyebilir misin? [Cesur Yürek] benim ve kardeşlerimin hayaliydi. Sanal gerçeklik dünyasındaki hayalimizdi; peki neden sürekli [Uçan Ejderhalar] ve [Öncü] gibi engellerle karşılaşıyoruz?’’

  Omzuna dokunup cevapladım: ‘’Kendine bu kadar yüklenme, bak biz de yanındayız. Kaybetsek bile ortada pişman olacak bir şey yok. Ayrıca, kaybedeceğimiz de kesin değil!’’

  Li Mu başıyla onayladı.

 Kenarda dikilen General Lian Po iç geçirmişti. Yayını tutarken gülümsedi: ‘’Bizler, General ailesi olarak Ba Huang’lı insanlar tarafından çılgın kimseler olarak görüldük; görünüşe göre herifler haklıymış. Diğerleriyle mücadele etmeye korkmuyoruz; çünkü herkesin eşit olduğuna inanıyoruz, sadece bu değil, hepimiz Savaşan Devletler Çağı’ndaki Generaller’e hayranız. Bu hayranlığımız o kadar yoğun ki; sırf bu sebepten General isminin yanında farklı isimler kullandık. Xiao Yao, tahmin edebildiğin gibi Li Mu’nun asıl adı Li Mu değil; Li Xin. Wang Jian’ın aıl ismi Wang Teng, Bai Qi aslen Bai Ying ve ben de Sun Hong…’’

  (ÇN: Savaşan Devletler Çağı, M.Ö 5.yy’dan Çin’in kurulduğu MÖ 221’ye kadar olan döneme denir. General ailesi de bu dönemdeki generallerin isimlerini kullanmışlar.)

   Kahkaha atmadan yapamamıştım: ‘’Aynen, işte bu sebepten birbirimizin arkasını kolluyoruz. Hayat uzun ve yapayalnız bir serüven; lakin bu serüvende bizlere ve hayallerimize eşlik edecek dostlara rastlayabiliyoruz. Onlar olmadan yaşamanın ölmekten ne farkı olurdu?’’

  Li Mu doğrulmuş ve gülümsemişti: ‘’Evet, Xiao Yao’ya katılıyorum, [Cesur Yürek] bizim hayalimizdi; bu yüzden [Uçan Ejderhalar] gibi şerefsizlerin hayalimizi bozma çabalarına engel olacağız!’’

  Cevapladım: ‘’Hadi hazırlıklar tam anlamıyla yapılmış mı onu kontrol edelim. Savaş 1.5 saat sonra başlayacak. Savaş haritasını öğrendiğimizi gibi bölgeyi incelemeli ve 30 dakika içerisinde bir savaş planı yapmamız lazım. Eğer strateji düşünmeden, öylece saldırmaya kalkarsak kazanma şansımızın %20’yi geçebileceğini düşünmüyorum!’’

 Li Mu onayladı: ‘’Tamamdır!’’

……

 Zaman yavaş yavaş geçmişti; bazı [Cesur Yürek] oyuncuları için yavaş geçen zaman adeta bir işkenceydi, bazıları içinse yorucu bir tecrübeydi. Üç büyük şehirden gelen elit oyuncularla karşılaşacaklarını ve bu oyuncuların kesinkes onlardan güçlü olacağını bildiklerinden, kaplerindeki endişe de artmadan edememişti.

 ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao…’’ Yavru Kurt sessizce hançerini kavrayarak yanıma belirmiş ve sormuştu: ‘’Kazanacak mıyız? Kazanamayız diye endişelenmeden duramıyorum…’’

  Zoraki bir gülümseme savurduktan sonra kolumdaki [Cesur Yürek] simgesini gösterdim: ‘’Bugün, bizler [Cesur Yürek] savaşçılarıyız ve pişmanlıklar olmaksızın savaşmalıyız!’’

  Matcha başıyla onayladı: ‘’Evet, patronun dediği gibi…’’

 Yaşlı K savaş baltasını tutarken gülüyordu: ‘’Zaferden ya da mağlubiyetten bahsetmeyi bırakın, daha savaş başlamadı bile. Ayrıca ben şu söylentilerdeki [Öncü]’nün 13 Kartalı’yla kapışmayı iple çekiyorum. Bakalım dedikleri kadar var mıymış dingiller.’’

…..

 Zaman geçtikten sonra bir ‘Ding!’ sesi duyulmuş ve Klan Prestij Savaşı’nın haritası ortaya çıkmıştı. 10,000 x 10,000 metrekarelik bölge ne çok büyük ne de çok küçük sayılabilirdi. Haritanın ortasında etrafı ormanlarla çevrilmiş bir plato yer alıyordu. Oyuncular haritanın iki ucunda doğacak ve süre başlar başlamaz mücadeleye etmeye koyulacaklardı. Öldükten sonra yaşanacaklar aynıydı; bir seviye düşülecek ve birkaç ekipman kaybı yaşanacaktı.

 ‘’Hua…’’

  Ormanın içinde, Li Mu elini havaya savurmuş ve Klan Prestij Savaşı’nın haritasını gözler önüne sermişti: ‘’Herkes haritayı gördü; eğer önerileriniz varsa duyalım. Sonuçta burada biz bizeyiz!’’

  Wang Jian söylendi: ‘’Haritada geniş çalılıklar ve hendekler olduğundan bu bölgelere Büyücüleri, Okçuları, Silahşörleri yerleştirip, pusu kurabiliriz.’’
 
   General Bai Qi gülümsedi: ‘’Heheh, 100 kişilik ekibimizin içinde, rakipe direkt olarak saldırabilecek 44 ağır zırh sınıfı bulunuyor. Direkt kafa atabiliriz anlayacağınız!’’

 Başımı iki yana doğru salladım: ‘’Hayır, öyle bir şeyi kesinkes yapmamamız lazım…’’

  Li Mu başını kaldırıp bana baktı: ‘’Xiao Yao, haritadaki kritik bölgenin neresi olduğunu düşünüyorsun?’’

  Haritaya işaret ettim: ‘’Haritadaki en kritik bölge ortadaki plato. Engebeli arazi yapısını kullanarak ağır zırh sınıfının potansiyelini ve uzun mesafe sınıflarının da etkisini artırabiliriz. Platoyu kontrol edebilirsek bütün savaşı kontrol edebiliriz. Yani plato için savaşacağımıza şüphe yok.’’

  Matcha gülümsedi: ‘’Aranızdan yalnıca patron net bir şekilde görebildi; plato için yapılacak savaş kaçınılmaz ve bu savaşı kesinkes kazanmamız gerekiyor. Kazanırsak geri çekilip, saldırı yapmamız da kolaylaşır. Eğer bu bölgeyi ele geçirebilirsek savaşı kontrol edebiliriz.’’

  Li Mu başıyla onayladı: ‘’Tamamdır, o zaman karar verildi, taktiklerimizi platoyu ele geçirmek üzere geliştireceğiz!’’

 Lian Po hafifçe gülümsedi: ‘’Aynen, öyle yapalım. Rastgele saldırırsak kaybedeceğimize şüphe yok zaten. Xiao Yao, Li Mu ve Wang Jian, ana gücümüz sizlersiniz. Diğerlerinin gücü sizinle boy ölçüşebilecek seviyede değil, bu yüzden kazanmak için birlikte hareket etmemiz lazım.’’

  ‘’Taktiğin ayrıntılarını konuşmaya başlayalım madem!’’ Li Mu derin bir nefes çekip söylendi: ‘’fazla zamanımız kalmadı.’’

  Kalabalığın içindeki Fox öksürmüş ve sormuştu: ‘’General Li Mu, savaşa kaç silahşör katılacak?’’

 Li Mu şaşırmıştı: ‘’Toplamda 8, neden…’’

  Fox öne çıkıp konuşmaya başladı: ‘’Herkesin bildiği üzere, uzun mesafe saldırıları konusunda Silahşörler, Büyücülere ya da Okçulara kıyasla biraz zayıf kalıyor. Takım savaşlarında silahşörlerin sıktığı mermiler ağır zırh sınıflarına zarar bile veremiyor; bu yüzden 8 silahşörü bir birliğe koyup, onlara direkt olarak Okçulara, Silahşörlere, Şifacılara ve diğer kumaş giyen rakiplere odaklayalın. [Bombardıman] yeteneğini 8 kişi birlikte kullanırsa, bu tarz oyunculara tek bile atabiliriz. Ne diyorsun bu taktiğe?’’

  Li Mu kahkahasını tutamamış ve onaylamıştı: ‘’Güzel! O zaman diğer 7 silahşör senin talimatlarına göre hareket edecek Fox!’’

 ‘’Tamamdır, ben pusuyu ayarlayacağım; onlara Silahşörler’in popüler bir sınıf olmamasına rağmen, kolayca alt edilebilecek insanlar olmadığını göstereceğiz! Silahşörlerden korkmaya başlayacaklar!’’

 ‘’Tamamdır!’’

……

  Diğer oyunculara basit detayları iletmiştik. Taktiklerimiz gayet basitti; asıl odağımız platoyu almaktı ve geriye kalan detaylar da fazla taktiksel bilgiler içermiyordu. Nihayetinde, zaman gelip çatmıştı!

 Ding!

 Sistem Notu: Klan Prestij Savaşı’na katılmak için seçilen oyunculardan birisiniz; mücadele 5 dakika içinde başlayacak; lakin istediğiniz taktirde haritaya girebilirsiniz. Haritaya ışınlanmak istiyor musunuz?

 Onayla!

  Swoosh!

  Bir anda vücudumu sarmalayan ışık hüzmesiyle ortadan kaybolmuştum. Gözlerimi açtığımda, etrafa saçılan silah parçalarıyla dolu bir orman manzarasıyla karşılaşmıştım. Yerlerde çürümüş insan cesetleri ve orklar seçilebiliyordu. Bunlar muhtemelen çok önceleri gerçekleşen savaşlardan birine ait izlerdi. Plato boyumuzu aşan, yaklaşık 50 metre yüksekliğinde bir alandı ve gözle zar zor görülebilen bir sınır da savaş başlayınca mücadeleye gireceğimiz yeri işaret ediyordu.

……

“Gu Dong!”

 Li Mu bir ağız dolusu salyayı yuttuktan sonra suratında gergin bir ifade belirmişti; lakin aynı zamanda bu ifadede heyecan izleri görmek de mümkündü. Kendisi de savaş manyaklarından biriydi ve her ne kadar bu mücadele [Cesur Yürek]’in kaderini belirleyecek olsa da, savaştan sebep kanı kaynamaya başlamıştı. Tabii savaşı iple çeken bir tek o yoktu; Bai Qi ve Yaşlı K da bu tarz savaşlara gönül veren insanlardı.

 ‘’Platoyu nasıl alacağız?’’ diye söylendi Matcha: ‘’Önceden hazırlanmamız lazım…’’

  Başımı öne doğru sallayıp, Li Mu’ya doğru söylendim: ‘’20 ağır zırh sınıfı alıp sağdan saldır, ben de Zhan Long’u alıp soldan gireceğim. Tepeye ilk ulaşan grup, diğerleri zirveye ulaşana kadar onlara yardım edecek. Zirveyi ele geçirmemiz şart; Fox, 8 kişilik silahşör ekibini sana göndereceğim koordinatlara saldırmaya odaklayacaksın! Bu savaştan sonra ünlenecek, [Uçan Ejderhalar]’ın işini bitirecek ve Yükselen Ejderha’ya dersini vereceğiz!’’

 Li Mu ve Fox onaylamıştı: ‘’Tamam, sorun yok!’’

  ……

 Beş yorucu ve gergin dakikanın ardından nihayet, gözlerimizin önündeki şeffaf bariyer kaybolmaya başlamıştı. Sistem geri sayımı kulaklarımızda yankılanıyordu---

 3!
 2!
 1!

 Herkesin beklediği an gelmiş ve savaş başlamıştı!

  Buz Yağmuru Kılıcı’m elimde, ileriye atılan ilk isim olmuştum. Hemen arkamdam Yaşlı K, Dong Cheng Lei ve Matcha geliyordu. Onların da arkasında Kurt, Fox, Sevgili Duck ve diğerleri koşuyordu. Bu esnada General Li Mu diğer grubu sağ tarafa yönlendirmişti. Aramızdaki mesafeyi 100 metre dolaylarında korumaya karar vermiştik; zira irtibatı koparmamamız gerektiğini çok iyi biliyorduk!