Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

169. Bölüm Gökkuşağı Pelerini

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

Şaha kalkan Hun İmparatoru’nun atı ileri atılmış, Dong Cheng Lei ve Yaşlı K’yı kenara savurmuştu. Ardından bana doğru atılan yaratığı görünce şok olmuştum. Görünüşe göre bossun atı, bir evcil hayvan gibi saldırabiliyordu!!

  Hua!

  Kılıcımla saldırıyı savuşturmaya çalışmıştım. Hun İmpartoru tekrar atına atmış, uzun kılıcını kavradığı gibi ileri doğru atılmıştı! Kulaklarımıza ulaşan sesten bunun bir zincir saldırısı olduğunu anlamıştık!

  Kendi canıma baktıktan sonra Yuzi Chengshuo ile Sevgili Duck’un [Tedavi]’lerinin hala dolmadığını görmüştüm. İşimiz bitmişti!

  [Hız]’ı aktif ettiğim gibi geri çekilmeye başlamış ve bu esnada [Tedavi]’yi kullanarak 900 canımı doldurmuştum. Vücudum eğildikten sonra kararımı verdim, hadi bakalım, ölümüne kapışacağız!

  Shua!

  Kızıl bir ışık hüzmesi yanımdan geçti. Wan Er’in güzeller güzeli figürü bossun önünde belirmiş ve hanımefendi başarıyla bossu 2.1 saniyeline sersemletmişti!

  ‘’Saldırmayın!’’

 

   Sevgili Duck bağırmıştı; bu esnada [İlk Yardım]’ı kullanarak canımı dolduruyordu. Yavru Kurt hançerini kavradığı gibi bossun menzilinden çıkmaya çalışmıştı. Böylesine yüksek bir saldırı puanına sahip bir bossun karşısında, süikastçilerin tek görevi sersemlettikten sonra geri çekilmekti. Aksi taktirde tek bir saldırı altında can vermeleri kuvvetle muhtemeldi. Wan Er’in çelik şemsiyeden gelen yüksek defansı olduğu için belki de bossun bir saldırısına dayanabilirdi; ancak Yavru Kurt’un dayanamayacağına şüphem yoktu. Sahip olduğu zırh Wan Er’inkilerden kötüydü ve ayrıca seviyesi de ondan düşüktü. Yani bossa meydan okuyabilecek bir durumda değildi.

 
 Canım dolar dolmaz hemen imparatora 6.seviye [Kombo]’mu kullanarka saldırmış ve ardından [Keskin Buz Kılıcı]’nı kullandığım gibi 6.seviye Deniz Yosunu Hapı içmiştim. Sonuçta sürekli 6.seviye yetenekler kullanmak manamı harcıyordu.

  Çok uzakta durmayan Dogn Cheng Yue parmaklarını uzatmış ve [Yıldırım Parmağı]’nı aktif ettikten sonra saldırı bossa üç kez hasar vermişti. [Rüzgar Parmağı]’nın asıl olayı grup saldırılarında ortaya çıkıyoru ve tek bir hedef üzerinde kullanıldığında, hedefin etrafında herhangi başka bir hedef yoksa en fazla üç saldırı yapabiliyordu.

  Ağır zırh tipi bir boss olan Hun İmparatoru [Yıldırım Parmağı]’ndan büyük bir darbe almıştı.

1764!
1677!
1589!

……

“Bang!”

  Dong Cheng Yue’nin yetenek kullanım hızı akıllara sığacak gibi değildi. Hemen [Buz Saçağı]’nı aktif etmiş ve bossun hareket-saldırı hızlarını oldukça düşürmüştü. Onun [Buz Saçağı] olmasaydı, çoktan öteki dünyayı boylamış olacaktım.

  ‘’Dong Cheng, manana dikkat et. Bitireyim deme sakın!’’ diye bağırdım.

  Dong Cheng Yue gülümseyip, Deniz Yosunu Hapları’ndan birini ağzına atmıştı: ‘’Merak etme, neredeyse 9000 manaya sahibim. Ayrıca ekipmanlarımdan birkaç tanesi de mana doldurma özelliğine sahip olduğundan, manamın biteceğini sanmıyorum.’’

  ‘’Güzel oz aman. Bossa saldırmaya devam et!’’

  Lafımı bitirir bitirmez birkaç saldırıya maruz kalmıştım. At üstündeki Hun İmparatoru’nun verdiği hasar gerçekten yüksekti. Neredeyse benim bile zor dayandığım bu saldırıların diğerlerini kolayca öldürebileceğine şüphem yoktu. Sevgili Duck ve Yuzi Chengshuo halimi acılar içerisinde izliyordu…

……

“Böyle olmayacak!!”

 Lin Wan Er yumruklarını sıkarak söylendi: ‘’Eğer böyle devam ederse, boss kesinkes bir ölümcül darbe savurup Li Xiao Yao’ya tek atacak. Herifi atından ayırmamız lazım; böylece saldırı puanı en azından %30 düşecektir!’’

  Matcha derin bir nefes çekip, cevaplamıştı: ‘’Cang Tong, bir planım var. Boss [Vahşi Hava Kesiği]’ni bir kez daha kullanırsa, hemen [Oyuk]’u kullanarak atına saldıracaksın. Ardından iki Kaplanadam da atı oyalamaya başalyacak. Dong Cheng Lei ve Yaşlı K, Yavru Kurt’un yardımıyla atın işini bitirebilirsiniz. Xiao Yao, Dong Cheng Yue ve iki şifacı da ana bossa odaklanacak. Demin kontrol ettiğimde atın yalnızca 50.000 canı olduğunu görmüştüm; yani onu kolayca öldürebilirsiniz. Nasıl plan ama? Eğer attan kurtulursak, bossu öldürmemiz de çok zor olmaz. Teker teker bitiririz işlerini…’’

  Lin Wan Er başıyla onayladı: ‘’Güzel, bu planı uygulayalım!’’

……

  Birkaç saniye sonra Hun İmparatoru’ndan kaçmaya başlamıştım. Aramızdaki mesafe artınca [Vahşi Hava Kesiği] aktifleşmiş ve herif omzuma akılalmaz bir darbe geçirmişti!

 Klang!

 3872!

 Hasar sayısına baktığımda, çoktan öteki dünyayı boylamıştım!!

  Swoosh!

 Yuzi Chengshuo böyle bir şey olacağını tahmin etmişti. Hemen [Diriltme]’yi kullanarak beni kaldırdı ve ben de bossun saldırılarına direnmeye devam ettim. Bir seviye kaybetmiş ve yere düşürdüğüm [Ateş ve Buz Pelerini]’ni almak zorunda kalmıştım. Hay böyle işin ben, tank olmak cidden kolay değil yahu! Ne olursa olsun, bir sıkıntıda ölen ilk kişi ben oluyordum!

  ‘’Patron bir seviye kaybetti!’’ Matcha hüzün dolu gözlerle bana bakıyordu.

  Lin Wan Er ata saldırırken söylenmişti: ‘’Sorun yok, diğer bosslara son vuruş yapabilir. Bu sayede kaybettiği TP’yi de geri kazanacaktır.’’

  ‘’Evet!’’

 

  Lin Wan Er [Oyuk]’u kullanarak atı sersemletmişti. İki Kaplanadam hemen atın sersemlemiş olduğunu görür görmez yaratığın etrafını çevrelemişti. At kendine gelir gelmez Lin Wan Er kendi Kaplanadamının alnına vurup, 300’den fazla hasar vermişti. Bu sayede ona odaklanan atın dikkati hemen Kaplanadama kaymıştı. Kaplanadamın hemen yanında duran Dong Cheng Lei [Alev Baltası]’nı kullanarak ata saldırmış ve 2400 hasar vermişti! Vay arkadaş!

 ‘’Geliyorum!’’

  Yaşlı K baltasını kavradıktan sonra eğilmişti. Etrafında toplanan rüzgarlar [Rüzgar Kesiği]’ni işaret ediyordu! Bir topaç gibi dönmeye başlayan herifin saldırıları havaya 5 hasar sayısı fırlatmıştı. Saldırıların her biri 1000’den fazla vurmuş ve toplamda verilen hasar 6000’i geçmişti!

……

  Yeni taktiğimiz sağ olsun üstümdeki baskı bir hayli azalmıştı. Atını kaybeden Hun İmparatoru’nun saldırı puanı ciddi bir düşüş yaşamıştı. Artık kritik bir darbe alsam da ölmeyecektim.

  Birkaç dakika geçtikten sonra Hun İmparatoru bir şeylerin ters gittiğini anlamış ve geri çekilirken kükremeye koyulmuştu: ‘’Benim… atım nerede? Kızıl At, çabuk buraya gel!’’

  Matcha: ‘’Sıkıntı büyük, boss yine ata binecek. Onları ayırmamız lazım; yoksa işimiz bitti demektir!’’

  Hemen eğilmiş vey ere bir yumruk savurarak [Bağlayan Zincirler]’i aktif etmiştim!

 “Swoosh!”

 Bu sefer hedefi ıskalamamıştım; Hun İmparatoru’nun atını arama isteği başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Yuzi Chengshuo hemen gülümsedi: ‘’Güzel. Xiao Yao, tepki hızın bir hayli yüksek olduğundan artık bossla kapışma konusunda fazla sıkıntı çekmeyeceğiz. Görünüşe göre cidden güçlenmişiz. Mor bir boss artık bizim dengimiz değil!’’

  Bir dakika bile geçmeden Lin Wan Er’in hançeri havay savrulmuş ve nihayetinde at öteki dünyayı boylamıştı!

……

 ‘’Sunucudaki ilk 60.seviye mor boss… Ne düşeceğini merak ediyorum…’’ Sevgili Duck gülümsedi.

  Ekipmanlarıma bakıp söylendim: ‘’Baldır koruyucularımı değiştirmek istiyorum, şu hale bak giydiklerim hala gümüş ekipman…’’

  Sevgili Duck ne diyeceğini bilemiyordu: ‘’Patron, şaka mı yapıyorsun…’’

 Lin Wan Er: ‘’Dong Cheng, bossun %2 canı kalınca saldırmayı bırak da son vuruşu Li Xiao Yao alsın. Demin seviye kaybettiği için açığı kapatması iyi olur.’’

  Dong Cheng Yue başıyla onaylamıştı: ‘’Merak etme, onu o kadar sevdiğime göre, vereceğim tabii…’’

  Lin Wan Er şaşırmıştı: ‘’Neyi vereceksin…’’

  Dong Cheng Yue gülümsedikten sonra suratı kıpkırmızı kesilmişti: ‘’Bekaretimi…’’

  ‘’Hey, saçmalamayın…’’ diye söylendikten sonra saldırmaya devam ettim: ‘’Dong Cheng, başını indirip, aşağıya bak. Demin düşürdüğün ahlakını alıp, toparlanmanı istiyorum. Söylesene bana, dış görünüşün dışında nereden 19 yaşındaki bir kıza benziyor ha?’’

Dong Cheng Yue gülümsedi: ‘’Her yerim benziyor da, sen bilmiyorsun…’’

Suratım ekşimişti: ‘’Bossu öldürdükte sonra konuşuruz, tamam mı?’’

Dong Cheng Yue gülümsemiş ve saldırmaya devam etmişti.

……

  Üç dakika daha geçtikten sonra Hun İmparatoru’nun kükremeleri, acı dolu çığlıklara dönmüştü. Herifin %5 canı bile kalmamıştı ve yakında Buz Yağmuru Kılıcı’mın altında can verecekti.

  Uzaktan mücadeleyi izleyen Yavru Kurt gülümsedi: ‘’Hun askerleri sayısız masum Çinli’yi öldürdü… Oyunda bile olsak onlar adına intikam almak iyi hissettiriyor!’’

  Yaşlı K gülümsedikten sonra başını öne doğru salladı: ‘’Eğer Han Hanedanlığı döneminde olsaydık, orduya katılırım. Wei Qing’i takip edip, dört bir yanı ele geçirdiği serüveninin ana karakterlerden biri haline gelirdim! Çin için, hayatımı bile feda ederdim!’’

  Dong Cheng Lei de gülümsemişti: ‘’Süper güce sahibim. O zamanda olsaydık okçu olur ve uzaktan rakiplerimizi öldürürdüm!’’

  Cevapladım: ‘’Beyler, kendinize gelin istiyorsanız, şurada bossla falan kapışıyoruz hani?’’

……

 Buz Yağmuru Kılıcı titremeye başlamıştı. Vücudumu kaplayan kızıl ışık hüzmesi, bir sonraki saldırımın ölümcül darbe olacağını işaret ediyordu ve bu ölümcül darbe [Rüzgar Kılıcı]’mdan başka hiçbir saldırıma eklenmemişti!

 2342!

  Ölümcül darbeye maruz kalan Hun İmparatoru bütün kibirini kaybetmişti. Bir anda diz çöken herif kan çanağına dönmüş olan gözleriyle bana bakmaya başladı: ‘’Ben…hiçbir zaman pes etmeyeceğim. Asla Ran Min’in ruhunu bulamayacaksınız… Başaramayacaksınız!’’

  Eğilip, kılıcımla ileri atıldım.

  Ka Cha!

  Hun İmparatoru’nun kellesi uçmuş ve herifin cesedini ittiğim gibi etrafa çeşit çeşit hazine saçılmıştı.

  ‘’Heheh, 60.seviye bossun işini bitirdik…’’ Matcha hafifçe gülümsedi.

  İleri atılıp, imparatordan düşen eşyaları birer birer grubun önüne dizdim. Yetenek kitabının yanında toplamda 4 ekipman düşmüştü; kar beyazı bir pelerine, kızıl bir yüzük, koyu altın rengi baldır koruyucular ve devasa bir balta.

  İlk önce pelerini inceledik…

【Gökkuşağı Pelerini】 (Mor Ekipman)
Defans: 240
Çeviklik: +39
Dayanıklılık: +37
Ekstra: Defansı %3 artırır
Ekstra: Büyü direncini %19 artırır.

Kullanılması İçin Gerekli Seviye: 55
……

  Pelerinden yayılan gökküşağı rengindeki ışık hüzmesi gerçekten etkileyiciydi.Başımı iki yana salladıktan sonra söylendim: ‘’Pelerinler sınıflara göre ayrılmıyor. Bu pelerine mor ekipman olduğu için…hepimiz zar atalım derim? Böylece adil bir şekilde karar vermiş oluruz. Hadi bakalım!’’

  Pa Cha

  Ilk zarı ben attım: 77!

  Dong Cheng Yue: 81! Beni direkt geçmişti!

  Yavru Kurt:12, Yaşlı K: 54, Fox: 70, Matcha: 91, Yuzi Chengshuo: 22 ve nihayetinde Lin Wan Er 97 atarak herkesi alt etmişti.

  ‘’Heheh, şansım hiç fena değil bugün…’’ Lin Wan Er pelerine aldıktan sonra bakınmaya bşaşladı: ‘’Niye öyle bakıyorsunuz ki… Bir tane ekipman aldım alt tarafı…’’

  Dong Cheng Yue gülümsedi: ‘’Tak gitsin, zaten kuradan aldın. Bunda çekinecek bir şey yok!’’