Woojin'in ayaklı bankası jaemin fhjhvd
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
11. Bölüm Zindana
Woojin telefona bakıp sırıttı.
“Harika.”
Ona kasten yanlış bir numara vermişti...
Ancak nerede yaşadığını bildiği için onu bulması sorun olmayacaktı. Aslında, evinde birkaç gün daha kalmak istediğini Jaemin’e nasıl söyleyeceğini kara kara düşünüyordu. Ancak görünüşe bakılırsa biraz daha utanmaz davranabilirdi.
Eline büyük bir koz geçmişti ne de olsa.
Böylece rahat adımlarla Jaemin’in evine doğru yürümeye başladı.
*
“Öfff.”
Diğer öğrencilerin ondan bakışlarını kaçırdıklarını görünce iç çekti Jaemin. Kimsenin artık onu rahatsız etmiyor olması çok iyi bir şeydi ama şimdi de bir kişi hariç diğer herkes kaçıyordu ondan.
Öyle ki birisi önüne tabağını koyduğunda 6 kişilik masada tek başına yemek yiyordu.
“Abinin tüm o kabadayıları dövdüğünü duydum. Doğru mu?”
Lee-soolgi bu soruyu sorunca Jaemin yine iç çekti. Soolgi’nin ona göre bile çok güzel olduğunu kabul ediyordu. Ancak sadece derslerine çalışması lazımdı. Bir sevgili bulması canını dişine takıp çalışan ablasına ihanet etmesi anlamına gelirdi.
“Yemeğini yesene sen.”
“Hehe. O gerçekten de kuzenin mi?”
Ortalıkta dolanan dedikoduları tahmin edebiliyordu. Jaemin daha açıklayamadan Soolgi kıkırdamaya başladı.
“Heh heh. Sadece yakışıklı olduğunu sanıyordum ama demek ki arkanı kollayan biri de varmış. Lee-soohyuk artık bizi rahatsız edemez.”
Soolgi’den uzak durmasının tek sebebi sadece ablası değildi aslında. Okul kabadayısı Lee-soohyuk'un Soolgi’den hoşlandığını sağır sultan bile biliyordu.
Ancak Soolgi, Soohyuk’a bakmıyordu bile. Sadece yakışıklı Jaemin’in peşinde dolanıyor, doğal olarak da Soohyuk, Jaemin’den hoşlanmıyordu.
Jaemin de Soohyuk’un karşısında saygılı olabilmek için Soolgi ile arasına mesafe koyuyordu.
‘Saygılı davranmama gerek yok artık.’
Woojin kuzeni değildi ama böyle bir dedikodunun ona zararı yoktu. Bu sayede kabadayılar artık ona dokunamayacaktı.
Böyle, işe olumlu tarafından bakmaya karar verdi. Her saniye temkinli davranmasına gerek kalmamıştı artık.
“Benden hoşlanıyor musun?”
Böyle bir soru pat diye sorulunca Jaemin afallamış kalmıştı. Niye böyle agresifti bu kız?
Soolgi’nin suratı asıldı ve somurtmaya başladı.
“Ne yani? Güzel değil miyim ben?”
Tabi ki güzelsin. Ancak bunu da pat diye söyleyemezdi ki.
“Ehem. Yemeğimizi yiyelim en iyisi.”
Manita yapacağına ders çalış. Ne de olsa iş bulduktan sonra bir sevgili bulabilirdi yine. Ancak yemekten sonra Soolgi yine uzunca bir süre rahatsız etti onu. Bir süre sonra Jaemin ondan kurtulmayı başardı ve doğruca dershaneye yöneldi.
Zırrrrr.
“Aaaa, ablam.”
Ablası Do-jiwon, dershaneye gitmesine doğru daima arardı onu.
[Her şey yolunda mı?]
“Her şey aynı. Ha dur. Dün tuhaf biriyle karşılaştım. Benden 5 yıl büyük olduğunu ve bizim okuldan olduğunu söyledi. Tanıyor musun? Adı Kang-woojin'miş.”
Ablası da Mido Lisesinde okumuştu ve o da 5 yıl daha büyüktü. O yüzden ikisi aynı dönemde okumuş olmalıydı.
[Ne? Woojin mi? Zindan patlamasından önce kaybolan çocuktu o.]
Jiwon, Woojin’i hatırlıyordu. Ancak onu hatırlamasının tek sebebi, bütün okulun onun kaybolduğunu duymuş olmasıydı. Yoksa okula giderken o kadar da yakın değillerdi.
“Demek ki onu tanıyorsun ha. Bu hafta sonu eve döndüğünde her şeyi daha ayrıntılı anlatırım. Yardımcı oldu o abi bana.”
[Peki Jaemin. Molam bitiyor artık. Derslerine sıkı çalış tamam mı.]
Daha lise 3’teyken bile ablası fabrikada çalışıyordu.
Masrafları dert etmeden okula gidebilmesinin tek sebebi ablasıydı. Hatta dershaneye bile gidebiliyordu Jaemin. Ondan sadece 5 yıl büyük olan ablası, hem annesi hem de babası olmuştu.
Böyle sıkı çalışmasını sağlayan en büyük itici güç oydu.
“Doğru ya. Bana paramı geri vereceğini söylemişti ama öylece gitti.”
Woojin’i düşündüğü zaman istemsizce bir gülümseme yerleşmişti Jaemin’in yüzüne.
Delinin teki gibi duruyordu ama kötü birine de benzemiyordu. Ayrıca okuldaki tüm o kabadayıları döverken çok ürkütücüydü ama Jaemin’e çok iyi davranmıştı.
Woojin’in o kabadayıları dövmesi bile 7 dolar 30 centden daha kıymetliydi. Bu yüzden, daha en baştan o parayı geri almayı düşünmüyordu. Ancak Woojin sayısız kez ödeyeceğini söylemiş ama ödemeden çekip gitmişti. İşte bu komik geliyordu.
Bip, bip, biiiiiip.
Dersleri bittikten sonra yorgunluktan bitap düşmüş bir şekilde eve dönmüştü ama gördüğü şey karşısında gözleri fal taşı gibi açıldı.
“Ne?”
Girişte daha önce hiç görmediği ayakkabılar görüyordu ve malum şahıs yatakta uzanmış mandalina yiyordu.
“Döndün mü Jaemin?”
“Abi? Kapının şifresini nerden biliyorsun sen?”
“Geçen sefer girdiğinde görmüştüm.”
“Bu.. Bu haneye tecavüz ama.”
“Ha. Seni aramaya çalıştım ama başka biri telefonu cevapladı.”
“Ah, o, şey...”
Suçlu hissettiği için konuşurken kekeliyordu Jaemin.
Gerçekten de dolandırılıp zor bir durumda bırakılacağını sanmıştı. Bu yüzden yanlış bir numara vermişti ona.
“Serseri. Sana vuracağımı mı sanıyorsun? Gel buraya. Sana söyleyeceklerim var.”
Jaemin çok gergindi. Bu yüzden de diken üstündeymiş gibi oturuyordu. Durum öyle tuhaf bir hal almıştı ki evin sahibi değişmiş gibiydi sanki. Woojin elindeki bir parça mandalinayı ağzına attı ve sordu.
“Uyanmışlar çok para kazanıyor demiştin değil mi?”
“E..evet. Doğru.”
“Okuduğuma göre loncalar, birlikler ve üyelikler gibi bir ton şey varmış. Ayrıca zindanların sivillere kapalı olduğunu ve tekel altına alındığını duydum. Açıklasana bunları bana.”
O kadar damdan düşer gibi sormuştu ki Jaemin’in kafası karıştı.
“Neden böyle ansızın soruyorsun ki bunu?”
“Zindan temizlemek istiyorum.”
“Abi sen Uyanmış mısın?”
Diye şok içinde sordu Jaemin. Sonra da kendi aptallığına kızdı. Yirmiden fazla kabadayıyı göz açıp kapayana kadar yere sermişti. Eğer Uyanmış değilse, o insanüstü güç hiçbir şekilde açıklanamazdı.
Aptal gibi hissediyordu kendini. Gerçekten de inanmıştı Jiri dağında dövüş sanatlarını öğrendiğine.
“Sadece biraz paraya ihtiyacım var. Bildiğin her şeyi anlat bana.”
“Eğer özel bir zindana girmek istiyorsan Birlikte Uyanmış olarak kaydını yaptırman lazım.”
Jaemin’in zaten Uyanmışlara ve Loncalara karşı büyük bir ilgisi vardı. Aslında onun yaşındaki her erkeğin bu konuya ilgi duyduğu söylenebilirdi.
Woojin ise bir yandan onun hararetli açıklamasını dinliyor, bir yandan da yeni bir mandalina soyuyordu.
“Yani sadece Uyanmış olarak kayıt yaptırmam gerekiyor öyle mi? Sonra da kendi başıma saldırıp para kazanabilirim değil mi?”
Woojin’in sözlerini duyunca sinir olmuştu Jaemin. Bu adam dinliyor muydu onu?
“O şekilde sadece düzeyin belirleniyor. Çok tehlikeli olduğu için bir loncaya katılmak en iyisi. O da olmazsa Birlikler ya da hükümet için de çalışabilirsin.”
“Loncalar için giriş sınavına girilmesi gerektiğini duydum. Sonucu bekleyecek kadar zamanım yok. Birlikler ile hükümet de aylık ödeme yapmıyor mı? Bir ay boyunca bekleyemem.”
Jaemin kafasını salladı.
“O zaman en azından bir ekip kurman lazım. Zindanlar çok tehlikeli yerler. Doğru ya. Telefon aldığını söylememiş miydin? Şu uygulamayı indir.”
“Uygulama mı?”
Woojin akıllı telefonlara alışkın değildi bu yüzden onun yerine Jaemin indirdi.
“Ben yaparım senin yerine. Ah, bu bir Galeri1. Vay be. İnsanlar hala kullanıyor mu bunu? Ailenden birinin eski telefonu mu bu?”
“Bu.. bu en yeni model değil mi?”
“Ne? 4 yıl önce olsaydı belki. Yoksa yeni bir telefon olarak mı aldın bunu?”
Jaemin’in tepkisini görünce, Woojin kazıklandığını anladı.
‘O adi şerefsiz telefoncu.’
En büyük nekromansırı kazıklamıştı. Eğer burası Alphen olsaydı böyle bir şeyi kimse aklından geçiremezdi bile.
“Öff, çok yavaş bu. Neyse. İşte bu Zindan Forumu. Aslında metronun veri uygulamasıydı bu. Ama Uyanmışlar Birliği satın aldıktan sonra yeniden düzenlediler. Şimdi ise zindanlar hakkında her şeyi içeren bir uygulama olarak kullanılıyor.”
Uzunca bir süre konuşup bildiği her şeyi anlattı Jaemin. Aynen dediği gibi gerçekten de detaylı bir uygulamaydı bu.
Zindanlara saldırmak için üye aranacak bir kısım vardı. Ayrıca henüz temizlenmemiş zindanlar aranabiliyor ve Zindan Yırtılması olacak tehlikeli istasyonlar hakkında bilgi veriyordu.
“Birliğe bir Uyanmış olarak kayıt yaptırdığın zaman, Uyanmış kimliğinle giriş yapacaksın buna. Zindan temizlerken kimler başarısız olmuş onu bile gösterecek.”
“Hmm.”
Nasıl kullanıldığını öğrenmek için uygulamayı karıştırmaya başladı Woojin.
“Her neyse. Daha önce temizlenmemiş bir zindan bulsam ona saldırabilirim değil mi?”
“Temizlenmiş bir Maden’e girmek daha güvenli diye duydum.”
Temizlenmiş Madenler hakkında da bilgi veriyordu uygulama. Hatta en önemli öge olan Dönüş Cevherinin yerini gösteriyordu. Ayrıca hangi canavarların çıktığını listeliyor ve ekip kurmak daha kolay oluyordu. Bu yüzden daha güvenli sayılırlardı.
Sorun elde ettiği ganimetlerin bir kısmını o zindanı ilk temizleyen Loncaya ya da Uyanmışa vermesi gerektiğiydi. Ayrıca Loncasına ve zindanı ilk temizleyen Uyanmışa belli bir hizmet bedeli vermesi gerekiyordu.
Woojin henüz eski gücünü kazanamadığı için zindana bir keşif ekibiyle girmesi daha mantıklı olurdu. Burada ise sorun, zindana ilk girişinde vermesi gereken ücretti. Tüm o para Woojin için çok büyük bir miktardı.
Bir Zindan Saldırısında, girenler hayatlarını ortaya koyduğu için her şey ücretsizdi. Madenler ise, girenlerin eşyalar, canavar cesetleri ya da kan cevherleri bulabildiği altın madenleriydi. Bu yüzden büyük miktarda komisyon ve giriş ücreti isteniyordu.
“Yani düzgün miktarda para kazanabileceğim bir maden 100 dolardan fazla para istiyor ha?”
“Do.. doğru.”
Daha yüksek ücretler isteyen sayısız zindanlar vardı ama hiçbir zindanın ücreti daha az değildi. Ücretsiz madenler sadece Gwachun İstasyonu 1. çıkış gibi kimsenin hiçbir şey kazanamadığı terkedilmiş zindanlardı.
Woojin bir an düşündü. Henüz temizlenmemiş bir zindana girip başına talih kuşu konmasını bekleyebilir ya da daha az karla temizlenmiş bir Maden seçebilirdi.
Uzun uzun düşündü ama kararını çoktan vermişti zaten. Ailesini düşünmek pervasız şeyler yapmasını engelliyordu. Kahraman filan değildi ne de olsa. Temizlenmemiş bir zindan için hayatını ortaya koymaya hiç gerek yoktu.
Ancak annesine gidip giriş ücreti de isteyemezdi.
“Bana biraz borç ver.”
“.......”
Woojin’in dediğini duyduğu anda Jaemin kaçamayacağı bir tuzağa düşmüş gibi hissetti.
Magnec