Sen %70 pay istersin adam size beles kaplan adam vericek mosmor kesilmen lazimmm :D
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
66. Bölüm %100
Yemekten sonra biraz yürüyüşe çıkalım dedik.
‘’Ah doğru ya hanımefendi, sabah evcil hayvan arayışına çıkacağım demiştiniz, sonuç ne oldu?’’ diye sordm.
‘’Henüz yakalayamadım…’’
Üsteledim: ‘’Peki ya ne tür bir yaratık yakalamak istediğinize karar verdiniz mi?’’
‘’Hmm, şöyle tilki tarzı olsa güzel olur, onların büyüleri acayip güçlü oluyor. Tabii tatlı bir figürü olması da önemli bir artı…’’
‘’Peki ya durumlar nasıl gidiyor? 1. Seviye Ateş Tilkisi bulabildiniz mi?’’
‘’Hayır, daha tasvir kartı bile bulamadım…’’
‘’Pfffffff…’’ Yanlışlıkla içtiğim kolayı tükürdüm.
‘’Hey!’’
Lin Wan Er bana sinirli bir bakış fırlattı: ‘’Bana bir iyilik borçluydun… daha o iyiliğini ödemiş değilsin..’’
‘’Ne iyiliği?’’ diye sordum.
Dong Cheng Yue hatırlattı: ‘’Şu sınıftaki olayı diyor, hani Liu Ying ve Xu Yue gelmişti ya. Wan Er kollarına yapışıp, sevgilin ayağına yatmıştı…’’
“…”
Dong Cheng Yue gülümsedikten sonra sordu: ‘’Peki bu iyiliği nasıl ödemeyi düşünüyorsun?’’
… …
Ağaç gölgesinin altında takılırken, önümüzden geçen her erkek öğrenci bir kez Lin Wan Er’e bakmadan edemiyordu. Böyle güzel bir kızın okulda olması öğrencileri şok etmeye devam ediyor.
Mesele Wan Er’in iyiliğini ödemeye gelince…
Cd’leri yanıma koydum ve Wan Er’in yanına gittim. Kar beyazı kollarının arasına girdim ve şunu söylemeyi unutmayayım, pürüzsüz bir cilt dediğiniz gerçekten bundan daha iyi olamazdı!
‘’Şimdi ödeştik mi?’’
Lin Wan Er ağzını açmış ve bir anlığına ne diyeceğini bilememişti.
… …
“Li Xiao Yao…”
‘’Evet, hanımefendi?’’
‘’Şu an ne yapmak istiyorum biliyor musun?’’ Bunu söyledikten sonra elini havaya kaldırmıştı.
Hemen kolundan çıktım ve CD’leri aldıktan sonra: ‘’Hanımefendi, odanıza dönüp seviye kasmalısınız, ben kaçtım…’’diyerek oradan uzaklaştım.
Suratı kıpkırmızı kesilen Lin Wan Er arkamdan birkaç kelime savurmuştu: ‘’Hmph, alçak herif. Seni adam edeceğim!’’
Dong Cheng Yue koluna girdi ve: ‘’Bunu yapmak istiyor musun yani?’’ diye sordu.
“…”
… …
Parlak güneş ışıklarının altında, güney ormanında belirdim. Önümde yeni doğmuş olan iki Kaplan Adam görmüş ve ikisinin de bana saldırdığını fark edince gerilmiştim.
Elimi kaldırıp, kılıcımı çektim ve [Kılıç Fırtınası], [Defans], [Hız]’ı aktif ettim. Aynı sırada eğilmiş, yere bir de yumruk savurmuştum. 4. Seviye Bağlayan Zincirler yaratıklardan sağda olanını bağlamıştı. Ardından kılıcımla birlikte soldaki yaratığa atıldım ve Ufak Bobo’yu çağırdığım gibi yaratığa bir darbe savurdum.
Kombomdan fırlayan altın ışık hüzmeleri etrafa yayılırken, Kaplan Adam da bana bir pence savurmuştu. Hemen vücudumu çevirdim ve ayaklarımın altında beliren aurayla birlikte [Tek Kişilik Ordu]’yu aktif ettim. Tabii bu sırada bilerek 3. Saldırıyla 4. Saldırı arasındaki zamanı kullanmış ve rakibin hamlelerimi savurmasına imkan tanımamıştım. Önümde Feng Han bile olsa, 4. Saldırımı atlatması hiç kolay olmayacaktı.
“Pah!”
Kaplan Adamı yere yığdım ve Rüzgar Kılıcı’nı aktif ettim. Son darbem yaratığın 600’dan fazla canını götürmüş ve kulaklarımda tanıdık bir ses belirmişti.
Dingg!
Sistem Notu: Oyuncu kombo saldırılarını daha iyi kullanmaya başladı, uyum %0.7 arttı!
……
Uyumum yavaş yavaş artıyordu. Yine de bir öğle arasında %14.9 arttırmıştım. %100’e ulaştığında neler olacağını merak ediyordum. Acaba kombom seviye mi atlayacaktı? Yoksa manyak bir ekleme yapıp, 1000 saldırı falan yapabilecek miydim?
Aklımdan böyle uçuk fikirler geçerken gülümsemeden edememiştim. Düşünüyorum da, Feng Han o kadar hava attıktan sonra bana kaybetmiş ve yerin dibine girmişti. Her ne kadar ona bir kez kaybetmiş olsam da, intikamımı almış olmam ünümü baya arttırmıştı. Üstelik bana bir daha meydan okuması da kolay olmayacaktı zira; insanlar herifi inatçı ve dar kafalı olmakla suçlayabilirdi. Yani bütün bu meseleyi geçmişte bırakmıştık.
……
Etrafta dolaşmaya devam ederken 797. Kaplan Adamı da öldürmüştüm. Şans melekleri yanıma sonunda ulaşmış olacak ki, ormanın derinlerinde, ağacın altında oturan bir Kaplan Adam görmüştüm!
【Kaplan Adam】(Normal Yaratık)
Seviye:1
Durum:Mühürlenebilir.
Hassiktir, sonunda!
Gözlerimden yaşlar akmaya başlamış ve Ufak Bobo’yu defans moduna geçirmiştim. Elime bir mühür aldıktan sonra ileri atıldım. Buraya gelmeden önce 297 tane mühür aldığım için kendime güveniyordum. Hadi bakalım!
İlk mühürü kaldırıp, Kaplan Adam’a odaklandım. Mühürlenme yüzdesi %7.7’ydi. Hay böyle işe!
Shuuaa!!
Mühür elimden fırlayıp, yaratığa doğru uçsa da, bir anda gözden kaybolmuştu!
Noldu lan öyle!
Pes etmedim. Birinci mühür, üçüncü mühür… Mühür fırlatmaya devam ediyordum. Nihayet 19. Mühürde yaratık pes etmiş ve hemen evcil hayvan sekmeme doğru hızla atılmıştı.
【Kaplan Adam 】
Seviye:1
Saldırı:★★★★☆
Defans:★★★★☆
Can:★★★☆
Çeviklik:★★★☆
Büyü:★★☆
Yetenek:【Uzayan Pençe】【Dağ Duruşu】
Saflık Derecesi:81%
……
Hm, bu Kaplan Adam’ın en azından 500 altın ederi vardı!
Bu yaratığı saklamayı ihmal etmemem gerekiyordu. Heyecanımı bastırdıktan sonra yaratık avına kaldığım yerden devam ettim!
Bu zaman zarfı içerisinde kombomla aramdaki uyumu arttırmaya uğraşıyor ve farkında olmadan yaratıkların hamlelerini savuşturmaya uğraşıyordum. Bu gerçekten hayatta kalmak adına önemli bir gereklilikti zira; üst seviyelerde mücadeleler akılalmaz boyutlara ulaşacaktı.
15:00’a kadar yaratık avlamaya devam etmiş ve nihayetinde görevi bitirmiştim. Kılıcımın dayanıklılığı 0’a yaklaştığından durum iyi görünmüyordu. Ayrıca envanterimde 10 civarı yeşil ekipman olduğumdan biraz para kazanmış sayılabilirdim.
Tik!
Cang Tong: ‘’Li Xiao Yao, karizma puanın kaç?’’
‘’29, ne oldu ki?’’
‘’Cidden 29 mu? Yalan söylemiyorsun, değil mi?’’
‘’Yalan söylemiyorum… Ne oldu ki?’’
Güzeller güzeli hanımefendi panic moduna geçmişti: ‘’Sen… Nasıl 29 puana ulaşabildin ki? Benim bile 19 puanım var. Huhu, karizmanın ne işe yaradığını biliyor musun?’’
‘’Hiçbir fikrim yok...’’
‘’Salak! Karizma oyuncuların NPC’lerle olan ilişkilerini belirleyen en önemli faktördür. Ayrıca oyuncunun ulaşabileceği en yüksek saldırı puanını da belirler. Bunların yanında, yaratıklardan eşya düşme yüzdesini de arttırır. Yani bu puan akılalmaz bir öneme sahip…’’
‘’Tamam, şimdi anladım. Hahahahahah…’’
‘’Gülmeye devam et bakalım, ben kasmaya devam ediyorum…’’
‘’Tamamdır, sonra görüşürüz!’’
Mesaj kutusunu kapattıktan sonra görevi vermek için geri dönmeye koyuldum. Şu anda 33. Seviyenin %74’lük bir kısmını arkamda bırakmıştım. Görevi verdikten sonra muhtemelen seviye atlayacaktım. Sonuçta bu A zorluğundaki bir görevdi. Eğer şansım yaver giderse, kim bilir, belki de altın ekipman bile alabilirdim!
……
“Sha sha…”
Daha yürümeye yeni başlamıştım ancak önümde devasa bir yaratık belirdi. Hmm, muhtemelen başka bir Kaplan Adam doğuyordu.
Ancak yaratığın etrafında altın ışık hüzmeleri yayılmaya başlayınca dikkatim dağılmıştı. Başımı çevirip bir bakış attım ve yaratığın gerçekten de bir Kaplan Adam olduğunu gördüm. Lakin bunun yanında, yaratık 1. Seviyedeydi!
……
Heyecanıma hakim olamamış ve kalbim de dört nala koşmaya başlamıştı. Hemen ileri atıldım ve envanterimden bir mühür kartı çıkardım. Vay arkadaş, bugün nasıl şanslıyım öyle!
“Shua!”
Mühür kartı fırladı ve aksiyona giremeden kayboldu. Devam ettim, hadi bakalım!
14 dakika geçmiş ve 77 mühür kartı harcamama rağmen yaratığı yakalamayı başaramamıştım.
Sıradaki 78. Mührü fırlatırken sırtımdan soğuk terler akıyordu. Aslına bakarsanız bu mühür işe yaramazsa, bütün mühürlerim boşa gitmiş olacaktı! Tabii böyle bir şey gerçekleşirse yaşayacağım pişmanlığın da haddi hesabı olmayacaktı. Öylece çekip gidecek miydim yani.
Aklımdan bunlar geçerken çoktan 119. Mührü çıkarmıştım.
Shua!!
Sonunda yaratığı yakalamayı başardım! Evcil hayvan sekmemi açıp, yaratığın saflık derecesini kontrol etmeye koyuldum.
Bir bakış attım, bir bakış daha ve bir bakış daha… Gözlerime inanamıyordum!
【Kaplan Adam】
Seviye:1
Saldırı:★★★★☆
Defans:★★★★☆
Can:★★★☆
Çeviklik:★★★☆
Büyü:★★☆
Yetenekler:【Uzayan Pençe】【Dağ Duruşu】
Saflık Derecesi:100%
……
Hassiktir! %100’lük bir yaratık yakalamıştım. Zengin oldum bebeğim!
Elimde kılıç, hemen ormanı terk edip Dalin’in yanına gitmeye koyuldum. Yanına ulaşır ulaşmaz bana bir bakış fırlatmıştı: ‘’Evlat, aferin sana. Şu altınları al, Ba Huang’ın şehir barındaki ** seni bekleye bekleye bir hal oldu!’’
(ÇN: ** kullanılıyor burada. Gittim çincesine de baktım ** kullanılıyor. L)
Dingg!
Sistem Notu: [Kaplan Adamları Katletmek] görevini başarıyla bitirdiniz. 19.000 TP, 50 altın kazandınız ve Ejderha Şehri’ndeki ününüz de artmaya başladı!
……
Altın bir ışık hüzmesi gökten inmiş ve 34. Seviyeye ulaşmıştım. Aynı zamanda hanımefendiye de bir mesaj attım: ‘’Hanımefendi, evcil hayvan bulabildiniz mi?’’
‘’Henüz değil…’’
‘’Beni partye alın!’’
‘’Oh?’’
Party davetini kabul ettim ve 2 kişilik partye, Dong Cheng Yue ve Lin Wan Er’e katıldım.
Cheng Yue gülümseyerek sordu: ‘’Oh, Xiao Yao neden partye girdin?’’
Cevap vermeden Kaplan Adam’ların özelliklerini yolladım. İki güzellik de şok olmuştu.
‘’Kaplan Adam… %100’lük Saflık Derecesi, bu…’’
Magnec