Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

145. Bölüm Acayip Performans

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 

“Patron!”

Çilek Matcha heyecanla zıplamış ve çalılıkların arasından uçarak yanıma gelmişti. Yere indikten sonra 34C tepecikleri hafiften titremiş ve yanımızdaki yeni yetmelerin kalpleri dalgalanmıştı.

  ‘’Geldiğin için teşekkürler patron…’’ Matcha gülümsedi.

  Sordum: ‘’ Matcha, şu anki ekipmanlarını söyleyebilir misin?’’

  ‘’Tabii…’’

  Gülümsedikten sonra konuşmaya başladı: ‘’20.seviye yeşil ekipman silahım var, miğferim ve göğüslüğüm 23.seviye bronz ekipman ve geriye kalan bütün ekipmanlarım Siyah Demir seviyesinde. Patron, ekipmanlarım cidden o kadar kötü mü?’’

 ‘’Evet, cidden kötü. Hadi gidelim, şehre gel benimle!’’

“Oh…..”

  Döndüm ve rüzgarın etkisiyle Ateş ve Buz Pelerinim hafifçe dalgalandı. Matcha’yı Ba Huang’ın içine götürmüş ve aynı zamanda konuşmaya başlamıştım: ‘’ Matcha, 30.seviye ekipman seti vereceğim sana, böylece tek başına seviye kasmak pek de zor olmayacak.’’

  ‘’Ah…’’ Yavaşça başını öne doğru salladıktan sonra gülümsedi: ‘’Patron, Kurt, Yaşlı K ve diğerleri bana Büyük Kardeş Matcha derken, neden sen direkt Matcha diyorsun?’’

  Başımı çevirip, ona bir bakış attım: ‘’23 yaşındasın, ben geçenlerde 25’ime bastım…’’

  ‘’Ama!’’ Ayağını yere vurdu: ‘’Yolda, Song Han bana henüz yeni yetme olduğumu söyledi; bu yüzden bana yüksekten bakmanıza izin veremem. Bugünden itibaren Zhan Long Stüdyosu’ndaki herkes bana Büyük Kardeş Matcha diyecek. Zhan Long’un Ablası olmak istiyorum, bu yüzden patron aynı şey senin için de geçerli!’’

  Ne diyeceğimi bilemiyordum: ‘’İyi günler, Büyük Kardeş Matcha…’’

  ‘’Heheh, güzel!’’

……

  Ba Huang Şehri’nin Kuzey Kapısı’ndaki pazarda alışveriş yaptık. Nihayetinde 30.seviye gümüş ekipman setini tamamlamıştık. Gerçi gümüş miğfer bulamadığımız için miğferi bronz almak zorunda kalmıştık, orası ayrı. Kolyeler ve yüzükler de bronz ekipmandı; sonuçta takıların gümüş olanları cidden pahalıydı. Geçici ekipmanlara fazla para harcamak pek de akıllıca olmasa da toplamda 120 altın harcamadan yapamamıştık. Giden paralar canımı o kadar yakmıştı ki, oracıkta yere yığılıp ağlamak istiyordum.

  ‘’Hadi bakalım, iksirlerimizi yenileyelim de yola koyulalım!’’

  ‘’Tamam…’’

  Çilek Matcha bir anda sordu: ‘’Patron, nerede kasacağız?’’

  Party kurduktan sonra cevapladım: ‘’Haritanın dışına çıkalım mı? 53-57 arasındaki Elit Yaratıkları keseriz diye düşünmüştüm. Sen havada uçarken, ben de yaratık keserim. Böylece 3 saatte 30’a ulaşabilirsin. 30 olduktan sonra ekipmanları takıp, kendi başına seviye kasabileceğin için fazla sıkıntı yaşayacağını düşünmüyorum.’’

  ‘’Ah, tamamdır!’’

 Haritayı açtıktan sonra hemen seviye kasacağımız yeri buldum. Alev Taşı Kanyonu’nda kasacaktık. Bahsi geçen bu kanyon şehirden baya uzak olduğu için çoğu oyuncu oraya gitmeye yeltenmiyordu. Yani yeterince yaratık bulmanın yanında, güvenli olacağımız da kesindi. Ayrıca Alev Taşı Kanyonu Ejderha Şehri’ne yakın olduğu için ustamdan birkaç görev de alabilecektim.

  Şehrin dışına çıktığımızda, hafif meltemin zırhımın içine usulca karıştığını hissedebiliyordum.

  Matcha uçmak yerine yanımda yürümeyi tercih etmişti. Yeşil ekipman olan kılıcını tutuyor, arada sırada gizlice bana bakıp hemen başını çeviriyordu.

  ‘’Aslına bakarsan oyundaki bakış açını değiştirebiliyorsun. Daha ne kadar gizli gizli bana bakacaksın?’’

  Matcha’nın suratı kıpkırmızı kesilmişti: ‘’Patron, Zhan Long’a senin için katıldığımı biliyor musun?’’

  Başımı öne doğru salladım: ‘’Evet, az çok tahmin edebiliyordum; ancak sebebini hala anlayabilmiş değilim.’’

  ‘’Şey…’’ Matcha gülümsemeye başlamıştı: ‘’Gerçek hayatta da yakışıklı olduğunu görünce kararımdan emin oldum. Biliyor musun? Kız arkadaşlarımın çoğu sana hayran, hepsi [Kahramanın Öfkesi]’ne karşı tek başına savaştığını anlatıp duruyor… ayrıca bir de şu Yeşil Qilin Boşluğu’ndaki videon var; hani şu tek başına, zekanı ve gücünü kullanarak [Kahramanın Öfkesi]’ndeki oyuncuların üstesinden geldiğin videodan bahsediyorum. Hatta arkadaşlarımdan bir tanesi senden çocuk yapmak bile istiyor…’’

  Suratım yemyeşil kesilmişti: ‘’Daha çocuk yapmayı düşünmüyorum…’’

  Matcha gülümsedi: ‘’Tamam tamam, madem suratın kıpkırmızı kesildi artık bunlardan bahsetmeyeceğim. Ayrıca artık Zhan Long’un bir üyesiyim, acaba [Kahramanın Öfkesi] bana bulaşmaya kalkar mı?’’

  Kılıcımı çekip, gülümsedim: ‘’Öyle bir şey olursa hemen bana haber veriyorsun! Ayrıca seviye kasarsan, kendi intikamını da alabilirsin!’’

  ‘’Ah, tamam, nefes almadan seviye kasacağım bak gör sen!’’

 ‘’Tamam, dur bir saniye…’’

  ‘’Neden…’’

 Bang!

 Konuşmamızın arasında havaya fırlayan bu ses, Matcha’nın önündeki ağaca çakılmasından sebep havaya yayılmıştı. Gözleri yaş dolan genç kadın bana bakıp, söylendi: ‘’Ben… ağaca çarptım…’’

  Alnıma masaj yaptım: ‘’Aptal kız, ne düşünüyordun ki? Rüzgar Elfi olarak bir ağaca çarpmayı nasıl başarabildin…’’
 

……

“Roar!”

 29.seviye Vahşi Ayı önümüzdeydi; yaratık bu bölgedeki düşük seviyeli yaratıklardan biriydi. Matcha’nın yeteneklerini test etmek istiyordum: ‘’Büyük Kardeş Matcha, hadi öldür şunu bakalım. Ayıyı sana bırakıyorum, 12 saniye içerisinde öldüreceksin. Tamam mı?’’

  ‘’Ah, tamam!’’

Matcha kılıcını çekmiş ve hafif bir çığlık attıktan sonra ileri atılmıştı. Kılıcında beliren altın altıgenler 3.seviye [Kombo]’yu işaret ediyordu!

  Vahşi Ayı yana atılmış ve iki saldırıyı da savuşturmuştu!

  ISKA!

  ISKA!

  Yumruklarımı sıkıp, fısıldadım: ‘’Öyle savurmaya devam edersen, hayatta vuramazsın. Rakibinin hareketlerine dikkat et. Bu herkesin bildiği bir şeydir yahu, saldırmadan önce rakibini kontrol edeceksin. Sonuçta karşındaki yerinde duran bir taş değil ki…’’

 
“Ah……”

 Matcha karnına aldığı darbeden sonra nefes nefese kalmış ve 134 canını kaybetmişti. Hemen kılıcını savurarak [Ağır Darbe]’yi aktif etti!

 “Peng!”

 ISKA!

  Kılıç direkt olarak yere saplanmıştı. Vakit kaybetmeden kılıcı geri çektiğinde, suratındaki panik ifadesini fark etmiştim. Ancak yine de kızın bir anda ayının kafasına tekme atacağını düşünmemiştim!

81!

Vahşi Ayı normal bir yaratıktan başka hiçbir şey değildi; ancak nihayetinde ezik bir oyuncuyla karşılaştığı için kendini iyi hissediyordu. Başıyla Matcha’ya saldırdı ve vur-kaç taktiğini kullanmaya koyuldu. Ağzından fırlayan salyalardan bu mücadeleden keyif aldığını anlayabiliyordum.

 “Huff huff……”

 Matcha 4.seviye can iksirini içtikten sonra kılıcını kaldırıp, geri çekilmişti. Güzeller güzeli suratında çaresiz bir ifade vardı: ‘’Patron, yardım et…’’

  İçten içe ölmek istiyordum. Buz Yağmuru Kılıcı’nı kullanarak [Rüzgar Kılıcı]’nı aktif ettim!

1727!

Vahşi Ayı acı dolu bir çığlık attıktan sonra yere yığılmıştı. Tek vuruşta yaratığın üstesinden gelmiştim. Matcha arkama saklandıktan sonra kolumu kavramış ve hafifçe ölen yaratığın vücuduna bakmıştı. Sesi titriyordu: ‘’Ben… ben… hayatımda o kadar vahşi bir ayı görmedim patron…’’

  İleri atılıp, vahşi ayıya işaret ettim: ‘’Aptal ayının tekiydi, niye abartıyorsun ki…’’

  Matcha çaresiz suratıyla bana baktı: ‘’Patron, oyun yeteneklerim biraz eksik. Vücudumu çevirdiğimde hemen başım dönüyor ve kılıcımı ayarlayamıyorum; ancak sıkı çalışacağım..’’

  Başımı öne salladıktan sonra omzuna dokundum. ‘’Büyük Kardeş Matcha, yeni yetme bir oyuncu olduğun için baş dönmes yaşaman ve kılıcını tam olarak kontrol edememen çok doğal; ancak merak ediyorum da, kılıcı yere saplamayı nasıl başardın?’’

  Matcha’nın suratı kıpkırmızı kesilmişti: ‘’Patron, ben…’’

  ‘’Tamam neyse, seviye kastıktan sonra konuşuz. Merak etme, Song Han’la birlikte sana neler yapacağını, kendini nasıl geliştireceğini öğreteceğiz. Büyük Kardeş Matcha, sen uçmaya başla da yerdeki yaratıkları bana bırak. TP kasmaya odaklan.’’

 ‘’Ah, ah, sağ ol patron!’’

……

 40 dakika geçtikten sonra Alev Taşı Kanyonu’na ulaşmıştık. Kanyonun ucunda dikilirken, aşağıdaki sis bulutuna bir bakış attım. Geçen sefer buraya geldiğimde ortam daha farklıydı. Bölgenin yeni versiyonunun Yeşil Qilin Boşluğu’na benzer gizemler içerdiğine şüphem yoktu.

  Matcha kanatlarını çırparken gülümsemişti: ‘’Patron, burada mı kasacağız?’’

  Başımı öne doğru salladım: ‘’Evet, burada kasacğız. 3 gün içinde 40 olmanı istiyorum, anlaştık mı?’’
  ‘’Peki ya Song Han ve diğerleri?’’

  ‘’Onlar farklı bir yerde kasıyor. Şans bu ki Cang Lei yanlarına ulaştığından seviye kasma hızları da tavan yaptı. Sonutça full+full RMB’yle döşenen bir karakterin zayıf olmasına imkan yok. Seviye farkı kapanınca beraber görev yapmaya başlayacağız.

  ‘’Tamam!’’

……

 Aşağıya zıpladım ve kılıcımı kanyon duvarlarına sapladım. Etrafa saçılan kıvılcımlarla birlikte yavaştan aşağıya inmeye başlamıştım. Arkamdan gelen Matcha sorunsuz bir şekilde uçmaya devam ediyordu. İşte sınıf ve ırk farklılıkları bu tarz yerlerde ortaya çıkıyordu. Ben burada aşağıya ineceğim diye kıçımı yırtarken, kız hiçbir şey yapmadan rahatça aşağıya inebiliyordu…

 “Hua!”

  Rüzgar esintisiyle birlikte Matcha yanımdan geçip gitmişti. Önüme geçtikten sonra söylendi: ‘’Patron, çok yavaşsın…’’

  İfadesiz bir suratla söylendim: ‘’Açık yeşil…’’

 Matcha’nın suratı anında kıpkırmızı kesilmişti: ‘’Patron!’’

  ‘’Ne yapayım canım, senin hatan…’’

……

  Ufak Bobo’yla birlikte ileri atıldıktan 10 dakika sonra nihayetinde aradığımız yaratıkları bulmayı başarmıştık. Bahsi geçen bu yaratıklar yeşil renkli kelebeklerden başka hiçbir şey değildi. Çimlerin üstünde uçan bu kelebekler normal kelebeklerden epey büyüktü. Güzel görünüşlerinin arkasındaki ölümcül doğalarını iyi gizliyorlardı---

【İlüzyon Vari Kelebek】(Elit Yaratık)

Seviye: 55

Büyü Saldırısı: 1100-1250

Defans: 650

Can: 4500

Yetenekler:【Keskin Rüzgar】【Muazzam Dansın Sarmaşıkları】

Açıklama: İlüzyon Vari Kelebek kadim ormanlarda yaşayan bir böcek türüdür. Söylentilere göre bu yaratık doğal güçleri kontrol etmekte akılalmaz derecede ustadır ve hatta yerdeki bitkileri bile kontrol edebilmektedir.

……

 İlüzyon Vari Kelebek’in puanlarına party chatinde paylaştıktan sonra söylendim: ‘’Büyük Kardeş Matcha, yaratıkla aranda en azından 30 metrelik bir mesafe olsun, yoksa yaratığın dikkatini çekersin. Tek bir [Keskin Rüzgar]’a can vereceğine şüphem olmadığı için elinden geldiğince uzak durman lazım. Ama çok da uzaklaşma ki TP’yi alabilesin!’’

 ‘’Tamam, anladım. Yaratığın seviyesi çok yüksek patron, dikkatli ol!’’

  ‘’Tamamdır!’’

  Pa!

 Mor Şafak Botlarım kaygan çimleri ezip geçiyordu. İleri atılıp, kılıcımı kaldırarak [Keskin Buz Kılıcı]’nı aktif ettim. Kılıcı İlüzyon Vari Kelebek’in vücudunu delip geçmişti.

1298!

Beklendiği gibi büyü tarzı yaratıkların defansları gerçekten düşüktü.