Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

110. Bölüm ÇMN Sıralaması

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 

  Birkaç düzine Alevli Kedi Ruhu öldürdükten sonra sonunda Yeşil Qilin Boşluğu’ndaki mağaranın girişine ulaştım. Üst üste dizilen kireç taşlarının oluşturduğu geçidin önündeydim. Kalbim dört nala koşmaya çoktan başlamıştı; zira buraya gelirken büyük beklentilere sahiptim ve hayal kırıklığına uğramak istemiyordum. Eğer Yeşil Qilin Otları’nı bulabilirsem güzel para kazanacağımın farkındaydım. Lakin eve boş döndüğüm taktirde, stüdyoya destek olmama imkan yoktu.

……

Tırırırırırırıırrırımmm…

  Çim zeminde ilerlemeye koyulmuşken, uzakta duran bir Alevli Kedi Ruhu gördüm. Henüz beni görmediği için dikkatlice ilerlemeye devam ettim. Mağaranın köşesindeki kireç taşlarının üstüne baktığımda hayal kırıklığına uğramıştım. Taşın üstünde Yeşil Qilin Otu’ndan eser yoktu. Hassiktir, yoksa bu efsanevi Yeşil Qilin Otu burada yetişmiyor mu? Ya da ben mi yanlış arıyorum?

  Taştan duvarlara doğru elimi uzatmış ve taşın soğuk hissini bütün vücudumda hissetmiştim. Bu esnada dişlerimi sıkıyor ve meseleyi nasıl çözeceğimi düşünüyordum. Neden bu bahsi geçen Yeşil Qilin Otları’nı bulamıyordum? Her ne kadar bu ot 6.seviye bir bitki olsa da, geldiğim yer de öyle herkesin gelebileceği bir yer değildi. Belki de sistem özellikle oyuncuların 6.seviye hapını yapmalarını engelliyordu?

  Yok canım, olur mu öyle şey? Kader sistemi ana bilgisayardan kontrol edilen bir sunucuydu; yani şirketin bile müdahale etmesi söz konusu değildi. Muhtemelen gözümden kaçan bir ayrıntı vardı.

  Oracıkta sessizce dikilirken gözlerimle etrafı tarıyordum. Bir anda göz ucundan da olsa bir şey gördüm; kireç taşından bir nesne fırlamıştı. Taşa bir tekme savurduktan sonra taş çatlamış ve içinde tohum benzeri bir nesne belirmişti. Kalbim neredeyse duracaktı. İlk başlarda taşın arkasından bir çeşit yaratık fırlayacak diye düşünsem de bu düşüncemin mümkün olmadığını biliyordum. Taşı biraz daha oyduktan sonra sonunda taş tamamiyle yerle bir olmuş ve işte orada, gözlerimin önünde, koyu yeşil bir tohum, Yeşil Qilin Otu duruyordu!

  Budur!

  Acayip heyecanlıydım! Sonunda Yeşil Qilin Otu’nu bulmayı başarmıştım. Her ne kadar bu sözüm ona Qilin Otu ufak bir tohum olarak görülse de, tohumun içinden çıkan ve etrafa parıltılar saçan ufak yapraklar bitkinin gizemini gözler önüne seriyordu. 6.seviye bitkileri cidden normal bitkilerle kıyaslanamayacak varlıklardı!

  Ufacık tohumdan fırlayan köklere zarar vermeden bitkiyi çıkarmam gerekiyordu; bu yüzden de kireç taşının sağlam kalan alt kısmını ufak küreğimi kullanarak kazıdım. Lakin birkaç denemeden sonra bir şeyin farkına varmıştım: Bu taş acayip sağlamdı!

   Sinirime hakim olamadığım için taşa doğru kılıcımı savurdum ve taşı iyice yerle bir ettim. Ortaya çıkan bitkiyi küreğimle aldıktan sonra----

  Dingg!!

  Sistem Notu: [Yeşil Qilin Otu] x 2 topladınız, [Bitki Toplama] yeteneği +5. Yeşil Qilin Otu’nu toplayan ilk kişi olduğunuz için +1 karizma kazandınız!

……

  Fena değil, üstelik 1 puan karizma da kazandım…

  Arayışıma devam ederken gördüğüm her taşı inceliyor ve karşıma çıkan her Alevli Kedi Ruhu’nu katlediyordum. Çok geçmeden envanterimde yüzü aşkın Yeşil Qilin Otu olmuştu. Lakin çoktan 2 saat geçirdiğim bölgede dikilirken içime bir his doğmuştu; tehlike yaklaşıyor, bir an önce buradan gitmem lazım. Benim tanıdığım Batılı Diktatör meseleleri öylece bırakacak bir adam değildir…

  Kılıcımı sımsıkı kavrarken etrafı incelemeye koyuldum. Bölgede hala birçok Alevli Kedi Ruhu olduğunu görmüştüm. Her ne kadar bu canlılar fazla TP veriyor olsalar da, birini bile öldürmek beni zorluyordu. Özellikle de sahip oldukları [Alevli Yelpaze Dansı] baş belası bir yetenekti. Ayrıca [Bağlayan Zincirler]’e karşı tuhaf bir hassasiyetleri olduğundan kolayca bağlanmıyorlardı. Yeteneği kullandığımı görür görmez kediler anında zincirleri yok ediyordu!

  Son siyah taşı da kırmış ve içindeki Yeşil Qilin Otu’nu toplamıştım.

  Bölgedek otları topladıktan sonra biraz daha aramaya karar verdim. Yeşil Qilin Boşluğu’nun derinlerine doğru ilerlerken karşıma, üstüne kadim bir yaratığın çizildiği devasa bir taştan duvar çıktı. Kadim yaratık bir totem edasıyla duvarda tasvir edilmiş ve etrafı gözlemlemeye koyulmuştu. Muhtemelen bu yaratık bulunduğum bölgenin ismiyle yakından ilişkiliydi. Aslına bakarsanız bir bakıma yaratık efsanevi Qilin’i andırıyordu.

  Nefeslenmek için oturdum ve geri dönüp, bitkilerin tekrar doğup doğmadığını kontrol etsem mi diye düşünmeye başladım. Sahip olduğum bitkilerle yalnızca 30 adet hap yapabilirdim. Yani bu haplarla ihtiyacım olan parayı kazanmama imkan yoktu.

  Meseleyi üstelemedikten sonra arkadaş listeme bakmış ve Song Han’ların çoktan 30 olduğunu görmüştüm. Bu herifler cidden hafife alınacak adamlar değildi; zira 3 günde 30’a kasmak her yiğidin harcı sayılmazdı!

  Song Han’a bir mesaj attım: ‘’Yavru Kurt, ne yaptınız?’’

  Cevapladı: ‘’Her şey planlandığı gibi ilerliyor. Son zamanlarda bizimle takılacak bir şifacı bulmayı başardık. Kendisi ayakkabı satışı yaptığı için boş zaman konusunda sıkıntı çekmiyor. Sürekli oyunda olduğundan, 33.seviye bir şifacıyla kasmak bize de fayda sağlıyor tabii..’’

  ‘’Mm, güzel. Bir şey isterse vermek konusunda tereddüt etmeyin. Zhan Long’a bir şifacının katılması bizim yararımıza olur. Sonuçta 4 kişi bir yere kadar…’’

  ‘’Anlaşıldı. Merak etme, Fox burada olduğu sürece o herif bir yere gidemez.’’

 ‘’Ah, tamam o zaman. Peki kaç para kastınız?’’

  ‘’Eh… Neredeyse 5 saattir buradayız ve toplamda 34 altın kastık. 34 altın 340 RMB’ye denk geldiğinden, üçe böl işte. Bu para şimdilik oyun kartına ve yiyeceklere yetecek seviyede… Ancak endişeleneyim deme sakın, seviyemiz yükseldikte doğru düzgün para kasmaya başlayacağız. Hatta günde 100 altın kasmak bile pek sıkıntı olmayacak gibi.’’

  Gülümsedim: ‘’Zaman geçtikçe altının değeri düşecek yalnız, bunu unutayım deme. Yani işin özü bu şekilde para kazanmak uzun vadeli bir plan olma imkanına sahip değil. Bu yüzden 40 olmanız lazım. Böylece yüksek seviyeli görevlere gidebiliriz. İlk önceliğimiz diğerlerine bosslar konusunda yardım ederek para kazanmak ve stüdyonun işleyişini devam ettirmektir!’’

  ‘’Anlaşıldı. Oh doğru ya, Xiao Yao. Yarın 3-12 arasında sunucuya bakım yapacaklarmış. Oyuna giremeyecek olsak da en azından 11 saat uyuyabiliriz…’’

  ‘’Tamamdır, iyi uyuyun. Ben de 11 saat koyarım kafayı…’’

 “Haha!”

“İyi Geceler!”

……

  Konuşma sonlandıktan sonra kedi avlama işine geri döndüm. Tek tek çektiğim yaratıkları kesmeye devam etmiş ve 2 saat içinde %31 kasmıştım. Eğer geriye kalan kedilerin hepsini öldürürsem, 47 olabilecektim. Böylece Ba Huang’daki sıralamaya da geri döneceğime şüphe yoktu!

  Kedi öldürme işi sıkıcı olduğundan azıcık forum gezeyim dedim. Enteresandır ki forumdaki konulardan biri benimle alakalıydı…

【Video】Yeşil Qilin Vadisi’nde Kaygısız Xiao Yao, [Kahramanın Öfkesi] tarafından kovalanıyor!

Xiao Yao Zi Zai is being chased by [Wrath of the Heroes] in Green Qilin Valley!

  Konuya tıkladıktan sonra videoyu izledim. Karakterim ağacın tepesinden Rüzgar Elfleri’ne doğru atılmıştı. Hatırladığım kadarıyla 22 kişiyle kapışmış ve sonuç olarak rakibi geri çekilmeye zorlamıştım. Görünüşe göre oyuncular bu dövüşten bir hayli etkilenmişti. Sonuçta binlerce cevabın gelmesinin başka anlamı olamazdı!

【Cevap 1 (Oyuncu General Li Mu)】: Öhöm, öhömm… Kaygısız Xiao Yao dünyayı karşısına alıyor! Herif resmen [Kahramanın Öfkesi]’ni yerle bir etmişt!

【Cevap 2 (Oyuncu Yarım Şehir)】: 1’e 22 kapışmak neredeyse imkansızken, bir de bu herif kazanmış mı yani? Cidden zaman akıp geçiyor; acaba [Kahramanın Öfkesi] hala kendisine ‘Çin’in en iyi 10 klanı arasına gireceğiz’ diyebiliyor mudur? Salak bu herifler, yazık…

【Cevap 3 (Oyuncu Savaşçı Yan Zhao)】: 2.cevaba geliyor diyeceklerim… Aslında buradaki durum [Kahramanın Öfkesi]’ne ait olan oyuncuların zayıf olmasından kaynaklanmıyor, yalnızca Kaygısız Xiao Yao stratejik bakımdan onlardan çok üstün! Bölgeyi hemen analiz edip, rakiplerine pusu kurmayı başarmış. Sadece rakiplerine karşı stratejik anlamda iyi olması değil, aynı zamanda sahip olduğu ekipmanların kaliteli olması da önemli bir faktör. Bütün bunların yanında sahip olduğu [Tedavi] yeteneği sayesinde de canı hiç inmiyor. Tabii tanrı seviyesindeki evcil hayvanı ve söylentilere göre S-seviye olan kendi yarattığı komboyu söylemiyorum bile. İşte bu kavramlar sayesinde 1’e 22 savaşıp, kazanabiliyor!

【Cevap 4 (Oyuncu Cang Tong)】: Li Xiao Yao salağın teki…

【Cevap 5 (Oyuncu Cang Yue)】: Onu çok seviyorum…

【Cevap 6 (Oyuncu Demacia)】: #1 Şifacı her zaman bizi şaşırtmaya devam ediyor. Herifi izlemek o kadar keyifli ki! Haha, merak ediyorum da [Kahramanın Öfkesi] bu yenilgiden sonra onu kovalamaya devam edecek mi? Umarım klan üyeleri vadide geberip gitmezler; aksi taktirde kıçımı aça aça güleceğim! LOL!

【Cevap 7 (Oyuncu Donmuş Mezarlık)】: Hassiktir, ne güç ama! Kaygısız Xiao Yao’nun benim gibi Ba Huang’lı bir oyuncu olduğuna inanmak zor. Herif benden çok ama çok güçlü… Merak ediyorum da, Jian Feng Han’la bire bir kapışsalar kazanan kim olur?

【Cevap 8 (Oyuncu Çılgın)】: Yukarıdaki! Ne diyorsun sen öyle! Kaygısız Xiao Yao istediği kadar güçlensin; ancak ne yaparsa yapsın Jian Feng Han’ı yenmesi mümkün değil! Unutma… Jian Feng Han’ın elinde sunucunun en iyi kılıcı, Cennet Düzeni’nin Kılıcı vard! O kılıcın tek bir kombosuna Xiao Yao bile can verebilir!

……

  Binlerce cevaba ulaşan konuyu gördükten sonra sakinliğimi korumuştum.

  Site bilgilerini inceledikten sonra yeni bir sistem ilgimi çekmişti. Bu bahsi geçen sistem:‘’Kahraman Karmaşası: ÇMN’nin Kader Mücadelelerin İnternet Sıralaması resmen açılıyor!’’’du.

  Açıklamaya tıkladıktan sonra inceledim---

  ÇMN(Çin-Kader Mücadele.net) Kader’in Sıralaması: Yani ‘’Kader’in Çin sunucusundaki genel sıralaması’’, bir bakıma oyuncuların güçlerini daha düzgün değerlendirebilecek bir sistem!

……

  Hassiktir, tek bir cümle mi yani? Ne oğlum bu?

  Arkadaş listemi açıp, birileriyle konuşarak meseleyi öğrenmek istesem de bir ding sesi duydum. Wan Er’in çağrısını anında yanıtlamıştım---

  ‘’Hey, Li Xiao Yao yeni oyun modunu gördün mü? Milletle kafana estiği gibi kapışmamaya özen göster…’’

  Başımı öne doğru salladım: ‘’Mm, gördüm ama pek anladığım söylenemez.’’

  Wan Er gülümsedi: ‘’İşin özü şu: Yarın internetten kendini arat yeter. Kaynağıma göre bu bahsi geçen ÇMN sıralaması, oyuncuların kendi aralarındaki mücadelelere göre düzenleniyormuş. Yani, PK takıntısı olan tipler üst sıralarda olacak; sonuçta oyun her yaptığın mücadelenin otomatik kaydını alıyor. Hehe, bundan sonra klanlar oyuncu alırken sadece seviyeye değil, ÇMN’ye de bakacak…’’

  Gülümsedim: ‘’Demek buymuş olay, şimdi anladım. Ancak o şekilde düşünürsek Q-Kılıcı ve Jian Feng Han’ın sıralaması baya yüksek olsa gerek…’’

  Wan Er şaşırmıştı: ‘’Kendini onlarla kıyaslama, o ikili yüksek seviyeli oyunculardır. Senin gibiler… Kendilerini Batılı Diktatör gibilerle kıyaslasa daha mantıklı olur…’’

  Gülümsedim: ‘’Hanımefendi, beni cidden sevmiyorsunuz…’’

  ‘’Şaka yapıyorum…’’ Wan Er çağrı ekranından gülümsedi.

……

Vhoosh!

  Bir anda üstten gelen sesler duydum. Başımı kaldırdığım gibi sarmaşıkların hareketlendiğine şahit olmuştum. Kalbim dört nala koşmadan edememişti ve hafifçe söylendim: ‘’Wan Er, şu an müsait değilim, başım biraz dertte!’’

  Lin Wan Er hemen durumu kavramıştı: ‘’Dikkatli ol ve ölmemeye çalış!’’

  ‘’Tamam!’’