Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

264. Bölüm Fena Birine Benzemiyor

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 

  19:00 sularında nihayet oyuna girebildim! Oyundayken vücudumu dinlendirip, yaralarımın iyileşmesini sağlayabiliyordum; ayrıca uzun zamandır klan meseleriyle de alakadar değildim.

……..

 Swoosh!

 Ba Huang’da gözlerimi açar açmaz Yue Qing Qian’dan mesaj geldi, ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, [Kahramanın Heybeti] nihayet Ba Huang Şehri’ne açılmaya başladı, haberin var mıydı?’’

 ‘’Evet, biliyordum!’’

 ‘’Ne yapacağız peki?’’

 ‘’Herkese söyle seviye kasmaya devam etsinler. Birkaç tane süikastçiyi ve okçuyu da toplayıp, Qilin Vadisi ve Büyülü İz Ormanı’nın sınırlarına yerleştir. [Kahramanın Heybeti] hamle yapar yapmaz hemen aynı şekilde cevap vereceğiz!’’

 ‘’Detayla savaş taktiklerimiz?’’

  ‘’Direkt olarak atılıp, Büyülü İz Ormanı’nı ele geçirmek!’’

 ‘’Heheh, bu düşüncelerine bayılıyorum, hemen ayarlamaları yapacağım—‘’

 ‘’Güzel.’’

……………

 Ekipmanlarımı takip ettikten sonra Ba Huang’da yürümeye koyuldum. Kulağıma gelen sesleri duyar duymaz iksirlerin satıldığı bölgeye damlamış ve oracıkta pazar açmış dikilen 50’li yaşlardaki yaşlı amcayla karşılaşmıştım. Herifin ismi ‘Şifalı Kral Vadisi’nin Başkanı’’ydı ve durmaksızın bağırıyordu: ‘’1400 can dolduran 7.seviye can iksirleri satılır!!! Eğer istiyorsanız, çabuk gelin; materyaller çok pahalı olduğundan elimde yalnızca 121 7.seviye ve 20 tane de 8.seviye iksir var!’’

 İleri atılıp, sordum, ‘’Amca, 8.seviyelerin hepsini alacağım. İndirim yapıyor musun?’’

 Şifalı Kral Vadisi’nin Başkanı bana bakmış ve duraksamıştı, ‘’Eh…bu genç adam niye tanıdık görünüyor? Oh, Ba Huang Şehri’nin iki numaralı oyuncusu, Kaygısız Xiao Yao mu? Zhan Long’un Klan Başkanı, ünlü birine rastladım…’’

 Başımın üstüne bakar bakmaz bir ağız dolusu küfür savurmuştum; zira ben gideli daha yalnızca 1 gün olmasına rağmen Jian Feng Hang ilk sırayı ele geçirmişti…Herif muhtemelen Şeytan Sembolleri’nden almıştı; ancak Şeytan Sembolleri pahalı olduğundan öyle herkesin kolay kolay alabileceği şeyler değildi. Aksi taktirde, çoktan 70.seviyeye ulaşmıştım. Tabii Jian Feng Han’ın birkaç tane boss kestiğine de şüphe yoktu.

 ‘’Uh…Ne kadara olur bana?’’ Gülümseyerek sordum.

 Şifalı Kral Vadisi’nin Başkanı gülümsedi, ‘’ÇMB’nin ilk 30’unda yer alan bir oyuncu olduğunda göre sana %30 indirim yapacağım. Ayrıca, haritaları keşfe çıktığımda Zhan Long bana yardımcı olursa çok mutlu olurum. Tek takıldığım için her gün ölmek istemiyorum…’’

 Gülümsedim, ‘’Tamamdır, o zaman 70 altın diyelim. Teşekkür ettim. Yine de, neden Zhan Long’a katılmıyorsun? Adama ihtiyacımız var…’’

 Herif gülümsedi, ‘’Aslına bakarsan [Öncü], [Prag], [Uçan Ejderherlar] da beni davet etmişti; ancak hepsini reddettim. Şu anda Ba Huang Şehri’nin durumu karmakarışık bir biçimde olduğundan klana katılmayı düşünmüyorum. Hem ayrıca omzumda Zhan Long amblemi olursa, ileride [Öncü] ve [Uçan Ejderhalar] tarafından öldürülmeyeceğime söz verebilir misin? Aynen böyle işte, bu yüzden, benim gibi ıssız haritalara giden birinin tek takılması daha mantıklı. Klan savaşlarına falan karışırsam zaten bir işe yaramam…’’

  Gülümsedikten sonra başımı öne salladım: ‘’Ah, kararına saygı duyuyorum. İleride olur da Zhan Long’a katılmak istersen bana ulaşabilirsin. Seni arkadaş listeme ekleyebilir miyim?’’

 ‘’Tabii tabii!’’

 ………….

 Şifalı Kral Vadisi’nin Başkanı’nı arkadaş olarak ekledikten sonra herife 70 altın verip, 2000 can dolduran 20 8.seviye can iksirini almıştım. Ayrıca birkaç tane de 7.seviye iksir almıştım. Şu an için mana haplarım 7.seviye olduğundan, 1000 mana doldurabiliyorlardı. Yani şimdilik sıkıntım yoktu; yine de, bana zenginlik katacak ve mana konusunda da rahatlık sağlayacak 8.seviye mana haplarını yapmak istemiyor değildim.

 ‘’Klan Başkanı!’’

 Arkamdan bir kükreme geldi. Başımı çevirip baktığımda, General Li Mu, General Wang Jian ve ekibinin mekana ulaştığını gördüm. General Li Mu’nun omzunda Zhan Long’un Üstatları’ndan biri olduğunu gösteren bir amblem vardı ve klandaki çoğu insna herifin pozisyonunu biliyordu. Kendisi Başkan Yardımcısı’ndan farklı sayılmazdı ve zaten [Cesur Yürek] grubunu yönetiyordu.

  ‘’Hop!’’ diye söylendim, ‘’Geldiniz demek?’’

 ‘’Evet…’’ Li Mu kollarını birleştirip, şehir surlarına yaslandı. ‘’[Kahramanın Heybeti] İlk Grupları’nı Ba Huang’a göndermeye başlamış. Yani bugünden itibaren, Ba Huang Şehri’nde Kahramanın Heybeti’nden bir sürü adam göreceğiz. Nasıl olur da bu meseleye dikkat etmeyiz? Tam olarak hangi bölgeye göz diktiklerini görmek için geldik.’’

 Gözlerini kapayan Wang Jian söylendi, ‘’Duyduğuma göre Büyülü İz Ormanı’nı üs olarak belirlemişler; lakin henüz bilginin doğru olup olmadığını bilmiyorum.’’

 Lian Po araya girdi, ‘’Büyülü İz Ormanı [Kan Kontratı] ve 200 oyuncusunun kastığı bir mekan. Eğer [Kahramanın Heybeti] Büyülü İz Ormanı’na girmek istiyorsa, onlarla savaşmak durumunda kalacaklar. Hmph, çok geçmeden mesele karışacaktır; her ne kadar Han Bei Song disiplinsiz görünüyor olsa da, herifin vahşi bir ruhu var. Eğer canını sıkarlarsa, [Kan Kontratı] top yekün mücadeleye başlayacaktır.’’

 Duvara yaslandıktan sonra bir kahkaha patlattım, ‘’Han Bei Song’un ilk hamleyi yapmasını beklememize gerek yok. Büyülü İz Ormanı Qilin Vadisi’nin hemen yanında bulunuyor ve zaten [Kan Kontratı] da ittifakımızın içindeki klanlardan biri. Şimdilik meseleyi görmezden gelebilir; ancak olur da [Kahramanın Heybeti] Büyülü İz Ormanı’na adım atarsa, işte o zaman Zhan Long gerekeni yapacaktı. Yani uzun lafın kısası [Kan Kontratı] hamle yapmasa bile Zhan Long boş durmayacaktır! Son olarak da…eğer [Kahramanın Heybeti]Qilin Vadisi’ne girmeye çalışırsa, önümüzde çıkan her oyuncuyu katlettiğimizden emin olacağız!’’

 Li Mu yumruklarını sıkıp, gülümsedi; ‘’Resmen aklımı okuyorsun oğlum. Öyle zayıf duramayız, herifler boy gösterisi yapıyorlar resmen.İnsanların dediğine göre [Kahramanın Heybeti]’nden gelen grubun lideri ‘Cang’ klanındanmış; Cang Tong, Cang Yue ve Cang Lei’yle bir alakası olamaz, değil mi?’’

 Başımı iki ana salladım, ‘’O meseleyi düşünmene gerek yok. Wan Er ve Dong Cheng ilk grupla birlikte gelebilir; ancak olur da savaş başlarsa, kesinkes ikisi bile saldırmayacaktır. Onlara güvenim tam.’’

 Wang Jian gülümsedi, ‘’Güzel, eğer güzeller güzeli Dong Cheng ve Wan Er ikilisi mücadele etmezse, o zaman Zhan Long’un %60’dan fazla kazanma şansı olacak demektir!’’

  Lian Po tarafsız görüşünü belirtmeden edememişti, ‘’Rakibi küçümsüyorsunuz, heriflerin İlk Grubu bizden bir hafta önce kurulmalarına rağmen çoktan 4.seviyeye ulaşmış, 3000 kişilik bir klan haline gelmiş durumda. Genelde her an oyunda olan oyuncu sayıları 2000 civarlarındayken, bizde yalnızca 1000 kişi oyunda oluyor. Sayı bakımından aramızda oldukça fark var…Ve, [Kahramanın Heybeti] [Öncü]gibi bizi küçümsemeyecektir….’’

 Başımı öne salladım, ‘’Evet, aynen öyle. Elimizden geleni yapıp, [Kan Kontratı]’yla güçlerimizi birleştirmemiz lazım. İki Klan birleşerek [Kahramanın Heybeti]’nin ilk grubunu ezeceğiz!’’

 Bai Qi söylendi, ‘’Çoktan rakipsiz olduğumuzu düşünüyordum. Heriflerin rastgele yolladıkları İlk Grupları’ndan sebep bu kadar gerileceğinizi tahmin etmemiştim…’’

 Bai Qi söylendi, ‘’Çoktan rakipsiz olduğumuzu düşünüyordum. Heriflerin rastgele yolladıkları İlk Grupları’ndan sebep bu kadar gerileceğinizi tahmin etmemiştim…’’

 Ona bir bakış atıp, gülümsedim, ‘’Bai Qi, baya artist moda geçmişsin bakıyorum? [Kahramanın Heybeti]’ni ne sanıyorsun sen? Herifler 6 yıldır Çin’in en iyi ikinci klanı ünvanını koruyorlar. Zhan Long’umuz kesinkes zayıf sayılmaz; ancak rakibi de çok küçümsememek lazım…’’

 Li Mu bir kahkaha attı, ‘’Aynen öyle. [Cesur Yürek] dağıldıktan sonra bir kez daha aynı şeyleri yaşamak istemiyorum!’’

 Lian Po söylendi, ‘’Bir saat sonra [Kahramanın Heybeti]’nin yolladığı İlk Grup gelecek. Yapacakları ilk iş Ba Huang’ın amblemini alarak, Büyülü İz Ormanı’na doğru yola koyulmak olacaktır. Hala yapacak çok işimiz var! Klan Başkanı, ne yapacağını biliyorsun, sana hatırlatmama gerek yok, değil mi?’’

 Hafiften gülümsedim, ‘’Evet, savaştan önce diplomasi. Biraz araştırma yapalım. Eğer sağlam bir şey bulursak, gerekeni yaparız!’’

 Lian Po da gülümsedi, ‘’Aferin, cidden akıllı bir Klan Başkanı’sın!’’

 ‘’Sizin gibi Cesur Yürek üstatları olmasaydı bu kadar rahat olmazdım. Dedikleri gibi; ailenin bir üstadı olması gibisi yok…’’

 ‘’Dalga mı geçiyorsun…’’

 ‘’Yok canım, ne alakası var!’’

 ‘’Cidden dalga geçiyorsun!’’

 ‘’Kapışalım mı?’’

 ‘’Unut gitsin, senin gibi ufak sineklerle uğraşacak zamanım yok….’’

 “……”

……

 Bir saat bekledikten sonra grubumuz Ba Huang’ın duvarlarında beklemeye başlamıştı. Mesafede, Fan Shu Şehri’nin yönünde, omuzlarında altın renkli amblemler taşıyan bir grup oyuncu belirmişti; renk Fan Shu Şehri’ne aitti. Grup üstünde kanlı bir balta bulunan amblemi kuşandığı için hepsinin aynı klandan olduğunu anlamıştım. Amblemi gören Ba Huang sakinleri şaşkına dönmüş ve telaşlanmıştı. Sonuçta [Kahramanın Heybeti] neredeyse herkesin duyduğu bir isimdi. Klanın ismi gibi, Q-Kılıcı’nın önderliğinde, [Kahramanın Heybeti] karşılarına çıkan bütün kahraman vari oyuncuları ezip geçecekti. Zaten böyle bir ağırlığa ve heybete sahip olmasalardı, oyunun bir numaralı klanı olan [Efsane]’yle mücadele etme şansları da olmazdı.

 Grubun içinde, baştan aşağıya zırhlara kuşanmış 61.seviye Şövalye olan Cang Cheng bulunuyordu. Herif en öne atıldığında sağ elindeki İmparator Ekipman olan Dağ Delen Mızrak ve sol elindeki İmparator Ekipman olan Ruh Kalesi Zırhı gözler önüne serilmişti. Eğer her seviyede 2 dayanıklılık, 2 can ve 6 güç vermişse, manyak ekipmanlarıyla birlikte 2500 defansa ulaşmış olmalıydı. Yani onun yanında [Öncü]’nün Fushen Bin Kılıç, Aptal Olma ve Elveda Gözyaşları biraz zayıf kalıyordu.

 Wang Jian yanıma gelip, fısıldadı, ‘’Xiao Yao, eğer Cang Cheng’in defansı 2900 deseydim, bana inanır mıydın?’’

 Başımı öne salladım, ‘’Evet! Herifin ekipmanları resmen defansa odaklanmış durumda. Üç şehirdeki imparator ekipmanları birleştirmişse 2900 defansı elde etmesi de fazla şaşırtıcı olmaz.’’

 Li Mu şaşkına dönmüştü, ‘’Vay anasını, 2900 defans ve şövalyenin Kalkan Duruşu, ekstra bonuslarını da katarsak herifin en azından 6000 defansı olacak, böyle bir herifi kim öldürebilir ki?’’

 Sırtımda asılı İmparator Qin’in Kılıcı parıldıyordu ve ben de bu parıltıya gülümseyerek eşlik ettim, ‘’Merak etme, elbet biri onu öldürecektir!’’

……

 O esnada, Cang Cheng bir grup insanla birlikte yanımıza doğru yürümeye koyuldu. 4 generali ve birkaç düzine [Zhan Long] üyesini şehir girişine götürdüm. Cang Cheng bana bakıp, aniden gülümsemişti, ‘’Ah, Li Xiao Yao? Gerçekten Ba Huang’daki üst seviye ustalardan biriymişsin; hatta şehrin ikinci oyuncususun. Seninle karşılaşmak büyük zevk. Daha sonra oyundan çıkınca, bir şeyler içmeye gidelim mi?’’

 Cevapladım, ‘’Tabii, sen ödüyorsan neden olmasın!’’

 Şaşıran Bai Qi kulağıma fısıldadı, ‘’Bu Cang Cheng hiç de fena biri gibi durmuyor, değil mi?’’

 Gülümsemeden edememiştim: ‘’İnsanı sözlerinden değil, gözlerinden tanırsın dingil…’’

 [] [] []