Yürü be Han Shou madem işin içine girdin sonuna kadar dik yürümek gerekir. Son cümlesi içimde bir ürperti geldi katliam fısıltısı gibi.
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
77. Bölüm Lonca Efendisi Pozisyonu
‘’Sev...sevgilin mi?’’ Grover afalladı ve Phoebe’ye bakarken son derece garip bir ifade takındı. Ardından Han Shuo’ya olan bakışları daha da garipleşti ve sanki az önce duyduğunu onaylamak istiyor gibiydi. ‘’Gerçekten sevgilin mi?’’
‘’Tabii ki.’’ Phoebe kararlılıkla onayladı ve kızarmış bir yüzle elini uzatıp Han Shuo’nun sol elini tuttu, aralarındaki ilişkiyi kanıtlamak istiyordu.
Han Shuo’nun ağzı öyle kocaman açılmıştı. Ağzından içeri rahatlıkla bir yumurta girebilirdi. Yüzünde de sersemlemenin tam anlamıyla ne demek olduğunu gösteren bir ifade belirmişti. Phoebe’nin gizlice elini sıktığını hissedene dek tepki veremedi daha sonra ise kuru kuru gülüp kafasını sallamaktan başka bir şey yapamadı.
Grover’la neşeyle konuşan lonca üstatlarından birisi şüpheyle Grover’e fısıldadı, ‘’Bu veledin arka planı ne?’’
Grover ses etmedi, sadece bu kişiye bir bakış attı ardından yana çekildi ve gülümsedi, ‘’Sevgilin olduğuna göre sorun yok. Hadi içeri girin.’’
Han Shuo’yu sürükleyen Phoebe’nin ifadesi salona girdiğinde her zamanki gibiydi. Birkaç kurucu üstadı gülümsemeyle selamladı ve Han Shuo’yu az insan olan bir yere doğru sürükledi.
Garsonlar salon boyunca meyve ve şarap dolu tepsiler taşıyor, kare masalara tabak ve şişeleri bırakıyorlardı. Tavandaki büyük avize salonun her köşesine parlak ışıklar saçıyordu. Bütün salonu kaplayan dekorasyonlar, inanılmaz derecede lükstü, Han Shuo gibi pek görmemiş birisine göre salon oldukça şok ediciydi.
Ne var ki, Han Shuo’yu en çok şoke eden şey Phoebe’nin az önceki sözleriydi. Etrafta kimsenin olmadığını gördüğünde, hemen Phoebe’ye çarpıkça gülümsedi, ‘’Phoebe Hanım, bütün bunları yapmanızdaki mana nedir?’’
Pheobe kendisine lezzetli kırmızı şaraptan bir bardak doldurup içtikten sonra yanıtladı, ‘’Fazla kafana takma, senin burada bulunman için uygun bir bahane bulmak zorundaydım, başka bir anlamı yok. Eğer bahane bulmasaydım, muhtemelen içeri dahi giremezdin.’’
Onaylayan genç adam pes ederek iç çekti ve söylendi, ‘’Peşinizden gelmenin iyi sonuçları olmayacağını biliyordum.’’
‘’Daha doğal hareket etmelisin, merak etme açıklarını kapatacağım. Bu loncanın yıllık toplantısı ve bütün kurucu üstatlar katılacak. Grover ne kadar cüretkâr olursa olsun, burada harekete geçmeye cüret edemez, yani endişelenmemize gerek yok.’’ Phoebe devamlı çevresini tararken yumuşakça Han Shuo’ya anlattı.
Han Shuo da kendisine bir bardak şarap doldurdu ve şaraptan bir yudum aldığında şarabın mayhoş bir lezizliği olduğunu keşfetti. Çevresini bir kere daha ilgiyle taradığında birçok lonca üyesinin de ziyafete eşleriyle geldiğini fark etti. Salonda yirmi otuz kişi vardı. Bazısı yaşlı üyelerdi, bazısı ise yakışıklı gençlerdi. Ayrıca zarif davranışları ve soylu tutumları olan güzel kadınlar da vardı.
İstisnasız, bütün bu kişiler lüks giysiler giymişti ve hareketleri son derece kibardı. Görünüşe göre bu hep konuşulan üst sınıf tarzıydı. Grover elinde bir bardak şarap tutuyor ve insanların arasında gezinerek herkesi alçakgönüllülükle selamlıyor, oldukça dost canlısı gözüküyordu.
‘’Boozt Tüccar Loncası her zaman Boozt Ailesi tarafından kontrol edildi. Önceki tüm lonca efendileri her zaman ailemden çıkmıştır. Ne var ki, her zaman dış dünyada seyahat ettiğimden dolayı babamın vefatından sonra bu ihtiyar köpek fırsattan istifade etmiş ve geçici olarak lonca efendisi pozisyonuna oturmuş. Geçici olarak lonca efendisi olmasına rağmen bazı üstatlarla iyi ilişkisi kuramamış. Kimse gerçekten karanlıkta neler döndüğünü bilmiyor, yoksa dönmemin anlamı olmazdı.
Han Shuo sessizce çevresini gözlemlediği sırada, Phoebe fısıldayarak açıklama yaptı. Phoebe konuşmasını bitirdiğinde, Han Shuo’nun zihninde bir yıldırım çaktı ve birden sordu, ‘’Baban nasıl öldü? Önceden hiçbir bilgin yok muydu?’’
Kelimeler ağzından çıkar çıkmaz Phoebe’nin gözlerinde bir öldürme arzusu çiçek açtı. Sesini bastırdı ve soğuk bir ifadeyle yanıtladı, ‘’Hâlâ araştırıyorum. Genellikle loncada olmadığımdan dolayı daha kanıt bulamadım bu yüzden birçok konuda fazla net değilim. Kurucu üstatlar muhtemelen kabiliyetlerime güvenmiyorlar bu yüzden tutumları belirsiz ve kararsız. Şu an tek şansım kurucu üstatların desteğini kazanmak, aksi halde sadece kendi gücümle bu ihtiyar köpeği tahtından indiremem.’’
Han Shuo bu sözlerden sonra Phoebe’nin de birçok şeyden şüphelendiğini anladı. Fazla konuşmadı ve şarap bardağını tutarak, salondakileri gözlemlemeye başladı. Bu esnada içinden birkaç hesap yapıyordu.
Bir süre sonra birkaç kişi daha salona girdi. Salona son olarak bir kâhyanın yardımıyla yürüyen, saçı sakalı ağarmış bir ihtiyar girdi.
Bu kişi belirdiğinde, salondaki kişilerin çoğu selamlarını sunmak için öne çıktı. Phoebe de ihtiyarı gördüğünde hemen Han Shuo’yu o yöne çekiştirirken hızlıca kısık sesle açıkladı, ‘’Bu kişinin adı Andrew. Andrew Boozt Tüccar Loncası’nı büyükbabamla birlikte kurdu ve şu anda loncaya en uzun süredir hizmet eden kurucu üstat. Grover bile bu adamın önünde vahşice hareket etmeye cesaret edemez. Eğer desteğini elde edersek Grover'i alt edebiliriz.’’
Pheobe Andrew’in önüne geldiğinde, kafasını eğerek selam verdi ve keyifli bir gülümsemeyle birlikte konuştu, ‘’Büyükbaba Andrew, sen de gelmişsin!’’
‘’Eh, kimleri görüyorum, güzelimiz küçük Phoebe değil mi bu? Büyükbaban uzun süredir seni göremedi, ne kadar da uzamışsın.’’ Andrew sol eliyle bastonunu tutuyordu, sağ taraftan ise kâhya ona destek oluyordu.
‘’Değerli yeğenim, konuşmak için ayakta durmayın, acele et ve yaşlıların oturmasına izin ver. Bu yaşta, buraya gelmek için onca yolu çekmek son derece yorucu olmalı. Ayakta kalmamalı.’’ Grover Andrew’in yanına yürürken Phoebe’ye seslendi, görünüşe göre Andrew’i kendi tarafındaki bir masaya götürmek istiyordu.
‘’Heh heh, endişelenmeye gerek yok. Küçük Phoebe’yle keyifli bir şekilde sohbet etmeyi planlıyorum. Uzun süredir Küçük Phoebe’yi görmemiştim.’’ Andrew Grover’in desteğinden kaçındı ve Phoebe ile Han Shuo’nun tarafına yürümek için bastonunu kaldırdı.
Grover Phoebe’nin Andrew’i diğer tarafa götürdüğünü izlerken istemsizce kaşlarını çattı. Bakışları Andrew’in bedenini süzdü, görünüşe göre içinden söyleniyordu.
Phoebe, Andrew ve Han Shuo tam salonun diğer tarafındaki bir köşeye oturmuşlardı ki, daha Phoebe ve Andrew konuşma şansı bile bulamadan Grover elindeki bardağı kaldırdı ve bir kıkırdamayla konuştu, ‘’Boozt Tüccar Loncası’nın kurucu üstatları, bugün loncamızın yıllık toplanma günü. Bu yıl yine herkesi gördüğüme memnun oldum. Ne yazık ki sağlık sorunları olan değerli kardeşim artık aramızda değil. Bu oldukça trajik bir durum.’’
‘’Endişelenme Grover, kontrolün sayesinde her şey yerli yerinde. Bence merhum lonca efendisi seni görseydi etkilenir ve memnun olurdu.’’ Kurucu üstatlardan birisi, yanında onaylayan iki kişiyle birlikte birdenbire konuştu.
Han Shuo soğuk bakışlarıyla performansları izledi. Olayları net bir şekilde anlamıştı. Bu üçlünün Grover’le yakın ilişkisi olduğunu ve bu sözleriyle durdukları tarafı belli ettiklerinin farkındaydı.
O anda, Han Shuo, apaçık bir şekilde Andrew’in epey kısık bir ses tonuyla homurdandığını duydu. Phoebe Andrew’e daha da yakındı ve doğal olarak bu sesi daha net bir şekilde duymuştu. Şaşkınlıkla Andrew’e bir bakış attı ve Han Shuo’yla göz teması kurdu.
‘’Lonca efendisi vefat etti ama Boozt Tüccar Loncamız sonsuza dek lonca efendisi olmadan devam edemez. Bence bu fırsatı yeni lonca efendisinin kim olacağını düzgünce tartışmak için kullanmalıyız. Ne düşünüyorsunuz?’’ Aynı şahıs yine söze girmişti. Grover ise sakin bir ifade takınmıştı ve salonun dört köşesine bakınıyordu.
‘’Tabii ki, lonca efendisi pozisyonu uzun süre boş bırakılamaz, lakin kim lonca efendisi olacak? Bu önemli bir soru.’’ Fazla uzakta oturmayan bodur bir kurucu elder kısık, boğuk bir sesle konuştu.
‘’Tartışılacak ne var, tabii ki Grover yeni lonca efendisi olmalı. Merhum lonca efendisi göçtüğünden beri, loncanın işlerini Grover düzenliyor. Ayrıca herkes Grover sayesinde loncanın düzenli ve dengeli ilerlediğini gördü. Benim görüşüme göre bu koltuğa Grover dışında kimsenin oturma niteliği yok.’’ Grover’in destekçisi birden ayaklandı ve haykırarak, diğer ikilinin desteğini kazandı.
Grover bir gülümsemeyle ayaklandı. Yüzü tamamen sahte bir mütevazılıkla çevriliyken, kabiliyetlerinin kısıtlı olduğundan ve bu övgüleri utanarak kabul ettiğinden bahsetti. Üç kişi yeni lonca efendisinin o olması gerektiğinde kararlıydı ve oldukça öne çıkan bir ortaklık sergiliyorlardı.
‘’Andrew amca, sence kim yeni lonca efendisi olmaya daha uygun?’’ O anda, az önce kısık, boğuk seste konuşan kurucu üstat, uzaktan Andrew’e baktı ve sordu.
Çevredeki bütün kurucu üstatların bakışları Andrew’e odaklandı, adeta kararını açıklamasını bekliyorlardı.
Andrew Phoebe’ye doğru baktı, peşinden sakin bir ifadeyle ayaklandı ve hafifçe güldü, ‘’Sonuçta ben olmayacağım, geriye pek günüm kalmadı, heh heh.’’
Herkes bu sözlerden sonra dost canlısı gülümsemeler sergiledi. Grover de gülümsedi ve hafifçe kahkaha attı, adeta rahat bir nefes vermişti, zira Andrew’in öne çıkıp lonca efendisi pozisyonunu alacağından gerçekten korkuyordu.
‘’Ancak,’’ Andrew’in bakışları etrafı süzdü ve devam etti, ‘’Bence küçük Phoebe büyüdü. Lonca efendisinin kızı ve Boozt Aile’sinin bir üyesi olduğuna göre, mantıken konuşursak kendisi yeni lonca efendisi olmak için en nitelikli kişi. Neden kimse bundan bahsetmedi?’’
‘’Olmaz, kesinlikle olmaz. Phoebe Hanım çok genç ve her zaman seyahat ederek zamanını geçirdi. Loncadaki meseleleri bilmiyor bile. Eğer lonca efendisi olursa, loncayı batırabilir.’’ Grover’i destekleyen kurucu üstat, hemen şiddetle karşı çıktı.
‘’Kiro, durum öyle olmayabilir. Phoebe Hanım genç olsa da, oldukça bilge ve yetişkin olduğunu görüyorum, ayrıca sınırlarını biliyor ve ne zaman harekete geçmesi gerektiğinin farkında. Belki yönetime geçerse, loncayı daha parlak bir geleceğe bile götürebilir.’’ Bir kurucu üstat birdenbire söze girdi. Ses çıkarmadan duran bütün diğer üstatlar Andrew’in Phoebe’ye desteğini sunduğunu görünce birden öne çıkmaya başlamışlardı. Üç dört üstat ise hâlâ sessizdi, adeta taraf tutmadıklarını söylemeye çalışıyorlardı.
‘’Nasıl, nasıl olacak o iş? Loncanın geleceğini yeteneğini yargılamak adına bir deney olarak kullanamayız.’’ Grover’in sadık destekçisi Kiro hemen söylendi.
‘’Yapamaz mı? Doğru hatırlıyorsam, eski lonca efendisi başa geçtiğinde sadece yirmi üç yaşındaydı ama Andrew ile birkaç diğer üstadın yönergeleri altında hızlıca büyümüş ve loncanın her geçen gün daha fazla gelişmesini sağlamıştı. Bence Phoebe Hanım da bunu yapabilecektir. Ona yardımcı olacağımızdan bahsetmiyorum bile, büyük sorunlar da çıkmayacaktır.’’ Phoebe’yi destekleyen aynı kişi devam etti.
Grover’in yüzü kararmıştı ve Andrew konuştuktan sonra sesini çıkarmamıştı ama daha fazla dayanamadı ve Phoebe’ye seslendi, ‘’Değerli yeğenim, sevgilin bir zamanlar Babil Büyücülük ve Savaşçılık Akademisi’nin ayakçısıydı ayrıca bir köle statüsüne sahipti. Burnumu başkalarının işine soktuğumu düşünme ama eğer ikinizin beraber olduğu duyulursa, loncamızın ünü etkilenecektir.’’
Birkaç kurucu üstat bu sözlerden sonra odaklarını Han Shuo’ya çevirdi, yüzlerindeki aşağılama ve küçümsemeyi gizleyememişlerdi.
Han Shuo dehşet biçimde afalladı, sonunda Phoebe’nin endişelerinin nedensiz olmadığını anlamıştı. Görünüşe göre Grover ve Gölge Tayfı’nın gücünü hafife almıştı. Grover'in arka planını araştırabileceğini hiç düşünmemişti. Neyse ki son zamanlarda vaktinin büyük çoğunluğunu ölüm mezarlığında geçirmişti. Eğer okulda kalsaydı, muhtemelen çoktan yüksek eğitimli katillerin elinde suikasta kurban giderdi.
‘’Amca, ne demeye çalışıyorsun?’’ O anda, Phoebe aniden ayaklandı ve Grover’e öfkeyle baktı. Bütün adabını kenara atmayı arzuladığı açıktı.
‘’Öfkelenme değerli yeğenim, sadece yargının pek de iyi gözükmediğini söylemek istedim. Loncayı yönetecek biri cüretkâr, bilge ve ileri görüşlü olmalıdır. Eğer gelecekteki kocanı kölelerden seçersen, senin lonca efendisi olmana izin veremem.’’ Grover’in yüzünde hâlâ sakin bir gülümseme vardı, lakin sözleri oldukça vahşiceydi.
‘’Bana göre kendi kardeşini kazancı için katledebilen ve öz yeğenine sürekli suikast düzenlemeye çalışan biri, lonca efendisi pozisyonu için Pheobe’den daha uygunsuzdur!’’ Han Shuo da ayaklandı ve soğuk bir gülümsemeyle Grover’i izledi, tamamen korkusuzdu ve görünüşe göre sözlerinin ne derece şok edici olduğundan habersiz gibiydi. Tüm salonun şaşkın bakışlarının odağında duran genç adam devam etti, ‘’Lütfen artık akademinin bir öğrencisi olduğumu aklınızdan çıkarmayın. Artık köle değilim ve bir daha asla olmayacağım!’’
Magnec