Bakalım bu kurt bıçağı ne ayakmis ayakmis derken alırız bi ayağını olur biter :D
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
52. Bölüm İş Yapmak (2)
Dingin Vadi’deki yıldız gümüşü hakkındaki söylentiler tüm Kızıl Sıradağlarda veba gibi yayılmıştı. Bunun yüzünden sayısız insan zengin olma şansıyla bu yere çekiliyordu.
Zenginliğe olan açlıkları ölüm korkusundan üstün gelmişti; bu yüzden insanlar uzun dağlar, sığ nehirler ve ormanlardan geçip korkutucu canavarların tehdidi altındayken bu bölgeye geliyordu. Bir gecede zengin olma hayaline kapılmışlardı.
Ancak bu sebeple talih, onların yüzüne gülmezdi.
Birçok insan zenginlik uğruna yolculukları sırasında ölürdü. Hayatta kalanların büyük bir kısmı da zenginlik hayaliyle çok çalışır, ellerindeki son parayı da elleri boş, hayal kırıklığına uğramış bir halde dönmek için kullanırdı. Şanslı birkaç kişi yıldız gümüşü bulurdu ama çoğu buldukları zenginliği ellerinde tutma fırsatı bulamadan yıldız gümüşleri ya diğerleri tarafından zorla alınır ya da çalınırdı.
Çok az insan yıldız gümüşünü elde ettikten sonra güvenle eve dönmeyi başarabilirdi.
Sadece iki tür insanın maden kazım bölgesinden çıkar sağlayabilmesi kaçınılmazdı.
Birisi güçlü olanlar; Köken Akışı Bilgeleri gibi hatta Köken Akışı Bilgelerinden bile güçlü olanlar. Kendi yıldız gümüşlerini bulabilir ya da diğerlerini kendilerinin yerine bulması için tutabilirlerdi. Diğer insan türü ise kafasını çalıştıranlardı. Umutlarını zenginlik gibi toz pembe hayallere yüklememişlerdi. Aksine görüşlerini, yeni fırsatlar keşfedip kendilerine zenginlik yaratmak için kullandılar.
Li Shu ile Su Chen gibi insanlar.
Vadi’de bu kadar insanın yemek yemesi, giyimi, atıklarının yok edilmesi tam bir sorundu. Eğer birisi onlara bu sorunları çözmeleri için yardımcı olursa büyük ihtimalle yüksek bir fiyat ödemeye dünden razı olurlardı.
Li Shu burada işçilerin dışarıya göre üç kat daha fazla para istediğini söylememiş miydi?
Bu fiyat gerçekten çok pahalı değildi.
Aynı mantıkla burada satılan şeyler de normal bedelinin üç-beş katı üstünde olabilirdi.
Gerçi parası olmayanlar bunu karşılayamayabilirdi ama her zaman biraz yıldız gümüşü bulabilecek kadar şanslı olan kişiler vardı. Bir gecede zengin olan insanlar, kesinlikle paralarını yaşam kalitelerini artırmak için harcamak isteyecekti. Bunun en önemli sebebiyse ellerindeki zenginliğin ertesi gün diğerleri tarafından çalınmayacağından emin olamamalarıydı. Bu insanlara ek olarak para sıkıntısı çekmeyen Köken Akışı Bilgeleri ihtiyaç duydukları şeyleri almak için normal fiyattan üç beş kat fazla ödemeyi umursamazdı.
Su Chen’in müşteri odağı özellikle bu tür insanlardı.
Dört gün sonra Su Chen, Dingin Vadisi’ne geri döndü.
O sırada istediği şarap evi ve genel dükkan çoktan tamamlanmıştı. Kendisi de dışarıdan çok sayıda eşya getirmişti.
Bu eşyalar arasında kazmak için gerekli kürek ve kazmalar, kristal lambalar, dinlenmek için kullanılan çadırlar, günlük yaşam için gerekli olan kovalar, leğenler, havlular, çarşaflar, yastıklar, kibrit ve çakmak gibi hayati gereçler de vardı. Bunların dışında şarap, et ve sebze de bulunuyordu. Eti, etraftaki korkutucu canavarlardan elde etmek kolaydı. Ancak şarap ve sebzeleri bulmak çok zordu.
Su Chen bunları sığdırmak için Zhang Yuanliao’nun depolama yüzüğünü tamamen doldurmuştu. Aynı zamanda içine üç insan sığabilecek büyüklükte devasa bir çanta taşıyordu. Li Shu bu devasa çantayı görünce ne düşüneceğini bilemedi.
Bütün eşyalar, pazar fiyatının üç beş katına fiyatlandırılmıştı. Ender bulunan gereçler ise on kat daha pahalıydı.
Böyle olmasına rağmen Su Chen’in getirdiği eşyaların yarısından fazlası bir gün içerisinde satıldı.
Başka bir yolu yoktu. Neden tüm Dingin Vadi’de sadece tek bir dükkan vardı ki?
Bu eşyaları gasp etme düşüncesi ise şakadan öteye geçmezdi. Herkes dükkan sahibinin bir Köken Akışı Bilgesi olduğunu görebiliyordu.
Belirsiz şartlar altında hiç kimse Köken Akışı Bilgesi’ni kızdıramazdı. Kendisini Göklerin altındaki görkemli kişiler sanan insanlar hala vardı ama genelde pek uzun yaşamıyorlardı.
Böyle insanların Dingin Vadi’de olup olmadığı hala belirsizdi ama en azından şu an kimse Su Chen’in başına bela olmuyordu.
İşler çok iyi olduğundan, Su Chen daha fazla eşya getirmek için gitmeden önce sadece bir gün kalabildi.
Neyse ki çoktan biraz da olsa hazırlıklıydı. Daha fazla eşya almaya gittiği sırada Li Shu’dan kalan eşyaları satmaya devam etmesini istedi.
İkinci kez eşyaları alması, ilk alışından farklıydı. Gelmeden önce çoktan birkaç avcıyla bağlantı kurmuştu. Onları dışarıdan bazı şeyleri toplamaları ve satın almaları için görevlendirmiş, ardından da bu eşyaları Yedi Yıldız Dağı’na getirmelerini istemişti. Dış dünya ile Yedi Yıldız Dağı arasındaki yolda pek fazla korkutucu canavar yoktu. Bu yüzden eşyaların teslimi için avcıları görevlendirmesi sorun olmayacaktı. Su Chen’in tek yapması gereken Yedi Yıldız Dağı’ndan eşyaları alıp bir sonraki teslim için ihtiyacı olan eşyalarla ilgili onları bilgilendirmekti. Ardından buluşmak için zaman belirleyeceklerdi.
Böylece Su Chen’in ekstra harcamaları olsa da ona büyük bir zaman kazandıracaktı. Oraya gidip gelmek bir gün sürüyordu. Hem yolda gidip gelirken karşılaştığı korkutucu canavarlarla dövüşüp kendisini güçlendirmeye devam ederdi. Ne para kazanmayı ne de gelişimini ihmal ediyordu.
Bu sayede Su Chen’in Yıldız Toplayan şarap şöşkü ve genel dükkanı hızla Dingin Vadi’de büyümeye başladı.
Vergi veya kira yoktu. Dört çalışan vardı ve her birinin şarap evinde ya da genel dükkanda belli sorumlulukları vardı. Ayrıca yemek pişirmesi için bir aşçı da bulmuş ve Li Shu’yu dükkancı başı yaparak tüm işlemlerden sorumlu olmasını istemişti.
Hayati gereçler ile şarap satması ve farklı hizmetler sunması dışında dükkanın en önemli işi muhtemelen yıldız gümüşü satın almasıydı.
Dış dünyada saf yıldız gümüşü külçesi neredeyse yirmi köken taşı ediyordu.
Vadide ise kişi satmak istese de istemese de değeri yarıya bölünüyordu.
Yıldız gümüşü bulan Köken Akışı Bilgeleri ve dövüş sanatçıları, satış fiyatını öğrenince dükkan sahibine küfür ediyordu. Ancak küfür ettikten sonra birçoğu “Harcayacak param kalmadı”, “Elimde tutabileceğimden emin değilim” gibi bahaneler sunarak satmayı tercih ediyordu. Böylece elde etmek için uğraşıp didindikleri yıldız gümüşünü çok düşük bir fiyata satıp bu parayı de et ve şarap almak için kullanıyorlardı. Hatta bazıları parasını kadın bulmak için harcıyordu. Her halükarda çoğu para suyunu çekene kadar harcama yapmaya devam ediyordu.
Su Chen’in şarap evinde vücutlarını satan kadınlar da vardı. Elbette kadınları toplayan o değildi; bu kadınlar kendileri gelip gidiyordu. Su Chen onları ne durdurdu ne de bir ücret ödemeye zorladı. Bu kadınların varlığı şarap evinde harcanan paranın miktarını arttırdığı gibi bütün satış oranlarını da arttırıyordu. Su Chen için çalışan avcı grubunun sayısı da dörtten altıya yükseldi ve Su Chen bu eşyaları taşımak için daha geniş bir depolama yüzüğü almak zorunda kaldı.
Birçok insanın acı acı çalışması boşa çıkıyordu. Sadece geçici bir mutluluk elde ediyorlar ve zar zor biriktirdikleri yıldız gümüşü de Su Chen’in kucağına düşüyordu. Sadece hiç parası olmayanlar, Su Chen’in kendilerinden yararlanmasını önleyebiliyordu.
Bu yüzden herkesin İblis Surat’a çalıştığına dair bir şaka dilden dile dolaşıyordu. Hatta bazı işgüzarlar İblis Surat’ın tüm Dingin Vadi’deki tek zengin kişi olduğunu söylemişti. Elbette İblis Surat, Su Chen’den başkası değildi. Gerçek yüzünü göstermediği ve sürekli maske taktığı için bu isimle tanınır olmuştu.
Ancak ağaç ne kadar büyük olursa rüzgarı da bir o kadar cezbeder, denir. İnsanın elinde ne kadar çok para varsa diğer insanlar da bir o kadar kıskançlaşır ve hatta bazıları bilerek sorun yaratmaya başlar.
Köken Akışı Bilgeleri bile böyle bir sorundan kaçınamaz.
Bir gün Su Chen son eşya teslimatından yeni döndüğü sırada Li Shu yüzünde ciddi bir ifadeyle onu karşılamaya geldi.
“Bir şey mi oldu?” Su Chen hemen bir sorun olduğunu anlamıştı.
“Kurt Bıçağı ve iki kardeşi dün içmeye geldi ve ödeme yapmadılar.” Li Shu yanıtladı.
Magnec