Güzel güzel restoran hayatımız yavaş yavaş gerçekleşiyor para basacağız inşallah:D
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
67. Bölüm Hediyelere karşılık bir Hediye
Uzun yaşam şeftali kurabiyelerini yaptıktan sonra Chu Lian, Jing’an Yerleşkesi'ndeki her avluya biraz Sekiz Atıştırmalık'tan da ekleyerek gönderdi. Dışarısı hala soğuktu ve Chu Lian bu atıştırmalıkların hepsini önceki hayatında tatmışt,ı bu yüzden sadece kendini tatmin etmek için birkaç tane yedi.
Diğer taraftan Songtao Avlusu’ndaki hizmetçiler bütün tatlıları neşeyle yediler.
Chu Lian’ın yaptığı atıştırmalıkları tattıktan sonra ünlü Aşçı Zhou’nun yaptığı tatlılar yenilemeyecek durumdaydı.
Bu kadar küçük bir tabak atıştırmalıkta bu kadar çok farklı aroma kullanılabileceğini bilmiyorlardı.Hatta hem tatlı hem de tuzlu aromalar vardı! Tanrım eğer Chu Lian bunları yapmış olmasa dünyada bu kadar güzel tatlılar olabileceğine ölümüne dayak yeseler de inanmazlardı.
Sekiz Atıştırmalık uzun yaşam şeftali kurabiyelerinden bile güzeldi.
Fuyan’ın en sevdiği kırmızı hurma dolgusuydu. Dışı önce kıtır kıtır, sonra yumuşak; en içi ise lezzetli bir aromayla dolu. O kadar fazla yemişti ki yanakları kış için yemek saklayan bir sincabınkine benziyordu.
Şekerlemeleri dağıtırken Xiyan gülümsedi ve kırmızı hurma dolgulu olan şeftali tomurcuğu şekillileri Fuyan’ın tabağına koydu.
“Al bakalım seni aç gözlü kedicik. Üçüncü Genç Madam bunlardan bir sürü yapmış olsa da hepimize ancak yetecek kadar var. Al bakalım bir tane daha kırmızı hurma aromalı. Eğer daha fazla yemek istiyorsan neden Üçüncü Genç Madam’a tarifini sormuyorsun? Böylece bir sonraki sefer kendi kendine yapabilirsin.”
Fuyan çiğnerken bir anlığına dona kaldı. Büyük gözlerle Xiyan’a baktı ama tatlıları dağıtırken Xiyan bu bakışı fark etmedi. Ying Yerleşkesi’ndeyken de bu hep böyle olmuştu. Üçüncü Genç Madam’a hizmet etmek için aynı gün görevlendirilmiş olsalar da bir nedenden dolayı Üçüncü Genç Hanım Xiyan’ı daha çok sevmişti ve görevlerde hep ona güvenmişti. Tabii ki Xiyan’a karşı kaybetmek istemezdi ama Xiyan genelde onunla ilgilenir ve iyi yemeklerin ilk lokmasını ona servis ederdi. Bir süre önce kırmızı hurma yemişlerdi ve Xiyan da onları sevmişti. Ama şimdi kırmızı hurma aromalıları kendine saklamak yerine özellikle Fuyan’a vermişti.
Fuyan derin bir nefes aldı. Şimdilik Bay Xiao’dan gelen mektubu Üçüncü Genç Madam’dan saklamaya karar verdi. En azından bir süre kimseye vermeyecekti.
Xiyan, Fuyan’ın kalbindeki karmaşadan habersizdi. Wenqing’in tabağına tuzlu biber macunu ile dolu olan tatlıyı yerleştirirken gülümsüyordu. Wenqing yutkundu ve tabağındaki tatlıları küçük, tadını damakta bırakan ısırıklarla tamamen sessiz bir şekilde yedi.
Bu atıştırmalıklar onun damak tadına mükemmel şekilde uyuyordu. Daha önce tatlı şeyleri hiç sevmezdi ama başkentteki atıştırmalıkların hepsi tatlıydı. Daha önce hiç biber aromalı tuzlu bir atıştırmalık yememişti ama yedikçe kaybettiği mektupla ilgili düşünmeye başladı. Her saniye daha da kötü hissetmesine neden oluyor ve tatlının ağzındaki harika tadını bozuyordu.
Bu sırada Kontes Jing’an’ın avlusunda Miaozhen kontese bir porsiyon yuvarlak davul şeklindeki atıştırmalığı servis ediyordu.
Kontes Jing’an günlerdir doğru düzgün bir öğün yememişti ama buna rağmen Chu Lian’ın gönderdiği atıştırmalıklardan üç parça yiyebilmişti. Bu hizmetçisi Miaozhen’i çok sevindirmişti.
“Madam Üçüncü Genç Madam bu fikirleri nereden buluyor hiç anlamıyorum!”
Belki de sonunda biraz yemek yediğinden Kontes Jing’an’ın beyaz ve solgun yüzü hafif kırmızılaşmıştı. Elini sallayarak tamamen doyduğunu gösterdi.
“Kızcağız bu kadar zahmet etmemeliydi. Hepsini bitirmem mümkün değil. Neden kalanını paylaşmıyorsunuz? Eğer yarına bırakırsak bozulur. Ah.... Ona verebileceğim çok fazla hediye yok...”
Miaozhen Kontes Jing’an’ın ağzının kenarını bir mendille sildi. “Madam ne diyorsunuz? Üçüncü Genç Madam bunu istediği için yaptı bir hediye için değil. Üçüncü Genç Madam’ın Guilin Restoranı’nı aldığını duymadınız mı? Madam gençken işletmede çok iyiydiniz. Neden yarın günlük selamı için geldiğinde ona birkaç ipucu vermiyorsunuz?”
Magnec