Şu katzla karşılaşmak şart oldu katz sayesinde zengin olacak bizimki
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
54. Bölüm Beş Para Etmez Demirciler
“Kahretsin! Kahretsinnnnnn!”
Üçüncü destansı sınıfın sahibi, Katz, öfkeliydi.
Kuek!
[Zehirlenen öncüyü öldürdünüz.]
[5 altın kazandınız.]
[Zehre bulanmış kumaş alındı.]
[543.500 TP kazandınız.]
“Ahh…!”
[Öncüyü öldürdünüz.]
[2 altın kazandınız.]
[617.000 TP kazandınız.]
“Lanet şeyyy!!”
Katz bir ay önce nihayet ortak sıralamada 39.sıraya yükselmişti. Avlanmakta usta olan destansı sınıfını sonuna kadar kullanıyordu. O zamana kadar keyfi gayet yerindeydi. 53.sıradan 39.sıraya ulaşmak sadece bir ayını aldığı için birinci sıraya ulaşabileceğine emindi.
Peki neler oluyordu? Uyku dışında gününü tamamen kapsülde geçiriyor, nefes almadan avlanıyordu. Fakat bir sıra bile çıkamamıştı. Ardından, bugün, bir anda kendini 40.sırada bulmuştu. Gururu yerlerdeydi.
“Ben… ne işim var 40.sırada!”
Destansı sınıfa sahipti, bu yüzden ortak sıralamada birinci sırayı alacağını canlı yayında herkese duyurmuştu. Peki sonra ne mi olmuştu? Şimdi bütün insanlar sıralamaya bakıp bakıp gülüyordu. Devasa Japon şirketi ‘JIN’’ın başındaki adamın ikinci oğlu, meğerse sadece boş konuşan ahmağın teki çıkmıştı.
‘Olaya nereden bakarsam bakayım anlayamıyorum.’
Katz avlanırken düşüncelerle boğuşuyordu.
‘Kan Savaşçısı’nın saldırı gücü ve saldırı hızı eşsiz. Benim kadar kolay avlanabilen bir sınıf daha yok. O zaman neden sıralamada ilerleyemiyorum? Beni nasıl geçiyorlar?’
Katz şu anda 225. Seviye’deydi. 210. Seviye’den sonra seviye atlamak için gereken TP ciddi oranda artıyordu. Bu kısma oyuncular cehennem derdi, ama Katz buna rağmen gayet hızlı ilerliyordu.
Fakat sıralamadaki durumu için aynı şey geçerli değildi. TP kazanmasına rağmen hiçbir şey işe yaramıyordu. Ailesinin gücünü kullanarak en iyi ekipmanları almış, destansı sınıfa ulaşmıştı. Yine de sıralaması…
“Demek ki ben… yeteneksizin tekiyim!”
Katz anlayamıyordu.
“Bugüne kadar oynadığım oyunlarda hep zirvedeydim!”
‘Deha’ olarak bilinen kardeşlerine kıyasla Katz biraz zayıf kalıyordu. Çabuk sinirlenen bir adamdı ve varis olmaktan çıkarılmıştı. Fakat oyunlardaki yeteneği kardeşlerinden üstündü ve dünyada bir numara olduğuna inanıyordu.
Ama şimdi gururu incinmişti.
“Kabul edemiyorum… olamaz!”
Katz gerçek hayatta kardeşlerini geçmeyi başaramamış adamın tekiydi! Tatmin’de de benzer bir durumla karşılaşmak istemiyordu! Bu yüzden karar verdi.
‘Yer değiştireceğim. Daha zorlu bir yere gideceğim!’
Katz şu anda 230. Seviye yaratıklarla dolu bir bölgedeydi. Buradaki yaratıklar üçerli gruplar halinde geziyordu ve farklı farklı yeteneklere sahip oldukları için sıralamadaki güzide oyuncular sık sık buraya gelirdi.
Her saldırısında rakibin canını emen Katz bile burada avlanırken iksirlere bel bağlamak zorunda kalıyordu. Daha zorlu bir yere giderse… sıkıntı çekeceğine şüphe yoktu. Ufak bir dikatsizlikte ölebilirdi.
Ama parası vardı.
‘Daha iyi ekipmanlar ve iksirler alabilirim.’
Katz’ın silahı, zırhı ve aksesuarları özel seviyeydi, ama bununla yetinmiyordu. Bilhassa zırhı ve eldivenleri istediği seviyede değildi.
[Derin Kederin Zırhı]
Seviye: Özel
Dayanıklılık: 38/310 Savunma: 459 Hareket Hızı: -%11
* Alınan hasarın %10’unu yansıtır.
* Dayanıklılık 100’ün altına düştüğünde bütün özellikler 5 azalır.
Açıklama: Eski bir şövalye olan Günsureti’nin Piaro’yla savaşırken giydiği bir zırhtır. O mücadeleden sonra hain olarak yaftalanmıştır. Kederi ve öfkesi zırhla iç içedir.
Kullanım Koşulları. Seviye 180. 750 güç. 600 dayanıklılık. Orta Seviye Ağır Zırh Ustalığı 4.
Ağırlık: 2.300
[Kara Yel Eldivenleri]
Seviye: Özel
Dayanıklılık: 110/170 Savunma: 57 Saldırı Hızı: +%5 İsabet +%10
Açıklama: Kara Yel Suikastçıları’nın kullandığı eldivenler. Çok hafiftir ve kullanımı rahattır, böylece daha hızlı saldırılara imkan sağlar.
Kullanım Koşulları: Seviye 200. 220 atiklik.
Ağırlık: 200
Derin Keder Zırhı kaliteliydi, ama diğer ağır zırhlara kıyasla savunması biraz düşük kalıyordu. Öte yandan Kara Yel Eldivenleri temelde iyi görünseler de, özel bir yanları yoktu. Özel seviye ekipman olmalarına rağmen ikisi de eksikti.
“Yeni bir zırha ve eldivenlere ihtiyacım var.”
Katz oyundan çıktı. Ardından bir siteye girdi ve satılık zırh listesine göz atmaya başladı. Listede on binlerce ürün vardı, ama aralarından biri bile Derin Keder Zırhı’ndan yahut Kara Yel Eldivenleri’nden iyi değildi. Şu anda bu ikiliden daha iyi zırhlar bulmak zor işti.
“… İnanılmaz.”
Parası olsa bile harcayacak yeri yoktu. Katz demircilik yapan kullanıcılara küfretti.
“Boş boş geziyor mu bu salaklar? Ne zaman avcılıktan ya da görevlerden alınan ekipmanlardan daha iyi mallar üretecekler? Hay sikeyim, göreviniz bu değil mi sizin?”
Tatmin’de en az iki milyar kullanıcı vardı. Ekipman talebi astronomik boyutlardaydı, ama imalat bazlı sınıflar çok yavaş ilerledikleri için arz, talebi karşılayamıyordu. Tatmin’deki kullanıcılar yetenekli bir demircinin yolunu gözlüyordu.
Euphemina bir numaralı demirci olan Grid’le yolları kesiştiği için şanslıydı, ama şu anda hiç de kendini iyi hissetmiyordu.
Hudut, Kont Steim’in başkenti.
Burası her gün yüzlerce tüccarın gelip gittiği bir şehirdi. Euphemina bir haftadır şehirdeydi. Marketten bilgi topluyor, aynı zamanda her saat ekipman satışı yapan siteleri kontrol ediyordu. Fakat ne yaparsa yapsın hala küre için bir imalat yöntemi bulamamıştı.
Adeta yer yarılmıştı da hepsi içine girmişti. Normal koşullarda Euphemina ekipman imalatıyla ilgilenmezdi, ama şimdi işin ne kadar zor olduğunu anlıyordu. Bilhassa üst düzey ekipmanların imalat yöntemlerini bulmak gökyüzündeki yıldızlara erişmek kadar zordu.
“Ahh… bütün çabalarım boşa gitti. Bu kadar zor mu cidden?”
Euphemina son bir ayını Ebediyet Krallığı’nın bütün büyük şehirlerini gezerek geçirmiş, ama hiçbir sonuç alamamıştı. Oturup ağlamak istiyordu. İmalat yarışından ve Tavşan’ın görevinden 6.500 altın kazandıktan sonra imalat yöntemini sadece para vererek alabileceğini düşünmüştü, ama gerçekler acıydı.
‘Sinir bozucu, ama…’
Euphemina müzayede salonunun önünde kaskatı kesildi. İçgörü hüneri yüksek olduğu için birinin ona baktığını hissetti. Her şey iki gün önce başlamıştı. Bilmediği etmediği insanlar onu takip ediyordu.
‘Kim?’
Euphemina şöhret de dahil birçok şeyi gözardı edip kendini sıralama listesinden gizleyen gizli bir oyuncuydu. Farklı isimler altında gizlice oynuyordu. Diğer bir deyişle insanların onu takip ettiği sık sık görülmezdi. Hatta ilk defa birileri peşine takılmıştı.
“Hoş değil…”
Kim? Neden? Nasıl?
Euphemina ara sokaklardan birine saptı. Sonra seslendi, “Çık dışarı. Orada olduğunu biliyorum.”
***
“Çık dışarı. Orada olduğunu biliyorum.”
“…!!”
Hedefin sözlerini duyan Faker’in kalbi tekledi.
‘Beni görmüş olamaz, değil mi?’
Hayır, imkansızdı. Faker Tatmin’e başladıktan yalnızca sekiz ay sonra suikastçılar sıralamasında 1.sıraya oturmuş bir dehaydı. İhtiyar Kılıç İblisi – ki kendini Tatmin’de uzun süre suikastçı sıralamasının liderliğini üstlenmişti – onunla aşık atabilmiş değildi.
‘Demircinin teki beni göremez.’
Faker buna emindi ve hemen gruba bildirdi.
(Bana sesleniyor olamaz, değil mi? Sizden biri olmalı.)
Beklediği tepki gelmedi.
(Şaka mısın! Uzaktan takip ediyoruz! Bizi fark etmiş olamaz!)
(Hey hey, sana bakıyordu zaten…)
(ㅋㅋㅋㅋㅋㅋㅋ Bir numaralı suikastçıyı demircinin teki buldu.)
(Niye bu kadar yakından takip ettin ki? Gururuna yenildin…)
Faker ve grup üyelerinin hepsi Tzedakah Klanı’nın üyeleriydi.
Bir ay önce başlamıştı.
Tzedakah Klanı Winston’da yapılan imalat yarışını duymuş ve hemen Winston’a akın etmişti. Destansı seviye hançeri yapan bilgileri almaları çok olmamıştı, zira mücadeleyi izleyen insan sayısı hiç de az değildi.
Demircinin ismi Erina’ydı. Kadındı. 1.60 boylarında olup 17 ila 19 yaşlarındaydı. Parlak altuni saçları beline kadar uzanıyordu ve bir görenin bir daha unutmadığı kadınlardan biriydi.
Tzedakah Klanı aldıkları bilgiler dahilinde Erina’nın bir resmini çizmiş, ardından onu bulmak için harekete geçmişlerdi. Faker iki gün önce Erina’yı Hudut’ta bulmuştu.
Jishuka raporu duyunca şöyle bir emir vermişti.
(Onunla bizzat görüşeceğim. Gelene kadar izlemeye devam et.)
Ve şimdi.
Erina Faker’ı fark etmişti.
…..
Magnec