Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

106. Bölüm Derin Nefretin Dikeni

Çevirmen: Shuiqui / Editor: T4icho

Bir süre önce borç batağında sürüklenen fakirin tekiydim. Sonra, geçtiğimiz hafta, bir anda zengin oldum. Malacus baskınından 40 milyona yakın nakit kazandım. Bu yetmezmiş gibi Pon’a sattığım Esen Mızrak bana 960 milyon kazandırdı. Ayrıca değer biçerek ve ekipman tamir ederek kazandığım para 10 milyon civarındaydı. Böylece bir milyarın üstünde para bulmuştum.

[300.000 altın alındı.]

“Ha?”

Jishuka’dan gelen paraydı. Hiç düşünmeden envanteri açtım ve altını nakte çevirdim; 360 milyon oracıkta beni bekliyordu.

“Vov… Ne alaka?”

Parayı alınca şoke olmuştum. Aslında bu para bugün değil, geçen gün gelen paraydı. Ahyoung meselesi yüzünden kafam çok dolu olduğu için dikkatimden kaçmıştı.

“Demek küre 600.000 altındı?”

Malacus baskınında düşürdüğümüz küre sadece özel seviyeydi ve benim yaptığım özel seviye ekipmanlarla kıyaslanamazdı. Kişisel Üstünlüğün Kılıcı’nı 220.000 altına sattığım için bunlar bana garip geliyordu; özel seviye Esen Mızrak 800.000 ve Malacus’un küresi 600.000 altına satılmıştı. Görünüşe göre Tatmin’deki oyuncular zengindi.

“İşte bu! Pon sıradan bir adam değildi! Dünyada onun gibilerden çok yok! Salak gibi efsanevi kılıcı 220.000 altına sattım; özel ekipmanları 600.000’e alacak aptallar olduğunu bilmiyordum ki. Hahahat… Ahh! Salağım ben, salak!”

Büyük olaydı. Dizlerimin bağı çözüldü ve yere kapaklandım. Kalbim adeta durmuştu. Ruhum buna dayanamıyordu. Farkında bile olmadan yanaklarıma düşmeye başladığı göz yaşlarım.

“Uuuhuuuh!”

Gerçekler acıydı, ama onlardan kaçamıyordum. Şimdi kabullenme zamanıydı. Kişisel Üstünlüğün Kılıcı’nı Valdi’ye sadece 220.000 altına satarak büyük aptallık etmiştim!

“Asıl salak benmişim…! Efsanevi ekipmanı NPC’nin tekine bedavaya sattım! Sıçayım! Sıçayım! Batsın bu dünya! Batsınn!!”

Özel ekipmanların fiyatlarına bakılırsa efsanevi ekipmanlar en az 1.5 milyon altın ederdi. Hayır, 1.5 altın edip etmeyeceğini düşünmeye gerek yoktu. Sadece müzayedeye koyarak bile parayı kırmak mümkündü. İki ya da üç milyona satılsa bile şaşırmazdım. Fakat o zamanlar bunu bilmiyordum ve gerizekalı gibi NPC’ye satmıştım.

Salaktım ben. Salakların kralıydım.

“… Ölmek istiyorum.”

Neyse, bu kez kazandığım 1.4 milyar küçümsenecek bir miktar değildi. Benim gibi eski bir fakirin 1.4 milyarla hayatını tamamen değiştirebileceğini söylesek, hiç de abartmış olmazdık. Fakat ister istemez kendimi kaybolmuş hissediyordum.

“Hayret bir şey.”

Derin nefesler aldım ve sakinleştim. Olaya iyimser yaklaşmaya çalıştım.

Kişisel Üstünlüğün Kılıcı’nı Amir’e sattığım için Winston’un Kayda Değer Sakinleri’nden biri olmuştum ve böylece vergilerden muaf tutulacaktım. Ayrıca İlahi Kalkan’ın imalat yöntemine kavuşmuştum. Sonra hırsızın teki beni çalmış, Malacus’la karşılaşmış, onu yenmiş ve Irene’yi kurtararak kadınla arayı yapmıştım. Bu olaylar silsilesi sonucunda Tzedakah Klanı’na katılmıştım. Kişisel Üstülnüğün Kılıcı olmasaydı bunların hiçbiri olmazdı.

“Evet! O kadar da kötü değil! Hatta iyi! Gayet iyi! Zaten geçmişe çok takılmayacaksın bu dünyada. Amir olmasaydı böyle fırsatlara kavuşamazdım.Tamam! Her şey yolunda!”

Kendimi ikna ettim ve çaresizliğim yavaş yavaş kayboldu.

‘Geçmişe takılmayacaksın.’

Ibellin’in ekipmanını tamamlamam gerekiyordu; işe koyuldum.

İki gün önce…

Ibellin sadece bir Diken’e yetecek kadar malzeme toplayabilmişti. Nab’ın Diyagramı – Diken için gereken ekipmanlardan biri – öyle nadirdi ki Ibellin sadece bir tane bulabilmişti.

Ibellin’in bana getirdiği imalat yöntemi bugüne kadar gördüğüm en zor şeydi. Üstelik tek bir şansım olduğu için çok gergindim; bu yüzden varımı yoğumu bu işe odakladım. Ardından Dev Klanı araya girdi.

Tam Nab’ın Diyagramı’nı tavladığım sırada kanlı bir metal parçası örsün üstüne düştü. Tesadüfe bakın ki o esnada çekici örse indiriyordum. Çekiç indiğinde… kanlı metal parçası örsteki metale karıştı.

Tepem attığı için Dev Klanı’nın peşine düştüm; haliyle artık eski malzemeyi kullanamazdım. Onu demircinin bir kenarına attım.

‘Yabancı madde karıştığı için kullanamam; kullansam bile saçma sapan bir şey çıkar ortaya.’

Sonra söz verilen vakitte Ibellin demirciye geldi.

“Sonunda buldum!”

Yüzünde parlak bir ifadeyle bana yeni malzemeleri uzattı. Tabii yeni bir Nab’ın Diyagramı da getirmişti. Son iki gündür diyagramı almak için uğraşıyordu.

“Güzel… Destansı seviyeden yüksek olacak, merak etme. Yarın sabaha bitmiş olur.”

“Tamam!”

Ibellin son iki gündür bana hayran hayran bakıyordu. Dev Klanı’ndan gelen grubu yok ederken havalı göründüğüme emindim.

‘Akıllı çocuk. Genç adamların berbat olduğunu düşünüyordum, ama Ibellin istisna çıktı.’

Fakat ne yazık ki Ibellin’in dışındaki insanlar garip tepkiler veriyordu.

Dev Klanı’yla yaptığım mücadelenin videosunu hem televizyonda hem de internette izledim. Pagma’nın Kılıç Ustalığı’yla adamları keserken çok havalı görünüyordum. Heyecandan kalbim küt küt atmıştı. Fakat gariptir ki insanlar beklediğim tepkileri vermiyordu.

O kadar acımasızdım ki korku filmlerindeki kötü adamlara benziyordum. Televizyondaki programlarda bana psikopat diyorlardı. Klanlar arasındaki savaşlar yaygındı, belki de bu yüzden böyle tepkiler alıyordum.

Yani esas mesele iki klanın arasındaki mücadele değil, orada manyak bir adamın performansıydı. Dolayısıyla programlarda hep beni konuşuyorlardı. ‘Katliamcı,’ ‘Maskeli Katil’, ‘Acımasız Psikopat’ gibi isimlerle anılıyordum.

‘Büyük kılıç kullandığım için mi acımasız göründüm? Hayır, mesele silah değil, Buzulışık Ork Şefi’nin miğferi. Miğfer çok çirkin…’

Sonunda şöhrete ermiştim, gerçi insanlar beni kötü biliyordu. Asıl istediğim şey ‘iyi’ şeylerle ünlenmek ve televizyonda röportaj vererek para kazanmaktı.

‘Zamanım olunca doğru düzgün bir miğfer yapmam gerekiyor. Evet, kahramanlara yakışır bir şey yapacağım; bakanın gözü parlayacak. Huhuhut… Belki yakışıklı değilim, ama maço herifler gibi davranırsam yıldızım parlayabilir. Huhuhuhut!”

“Şey… Grid? Bir sıkıntı mı var?”

Günün birinde TV’de ünlü olacaktım. Sıralamadaki diğer oyuncular gibi program sunanlardan bile daha çok duyacaklardı adımı; parayı kıracaktım ve kadınlar peşimden koşacaktı. Fakat nedense Ibellin bana kaygıyla bakıyordu.

‘Aynı ifade.’

Neden insanlar güldüğümde bana ters ters bakıyordu? Fırsat bu fırsat diyerek ciddi ciddi sordum.

“Ibellin, bana hayransın, değil mi? O zaman dürüst ol. Gülümserken acı çeken birine mi benziyorum? Havalı görünmüyor muyum?”

Ibellin’in yüzü değişti. “Evet…? Demin gülüyor muydun ki? Karnın falan ağrıyor sandım…”

“Kapa çeneni! Çık dışarı!”

 “G-Grid?”

“Çık dedim!”

“…”

Saçma sapan cevabı duyduktan sonra hemen onu kovdum. Bencillik benim işimdi, bıraktım o meseleyi ve ekipmana odaklandım.

“Hoff… Kolay gelsin…”

Ibellin çıkarken birkaç şey söyledi. O çıktıktan sonra çekici kaptım.

“Tek şansım var…”

Çaresiz Ibellin sadece bir Diken için ekipman toplayabilmişti. En azından destansı yapmalıydım ki 100.000 altın civarına satabileyim. Sonra 700 milyonla babamın borcunu kapatır, kalan parayla da araba alabilirdim.

Yeni çıkan B Şirketi’nin 13 serisi efsaneydi! Tamamen tasarıma odaklandıkları için genç ve zengin insanlara hitap ediyordu. Küçüklüğümden beri B Şirketi’nin arabalarından birini sürmek istiyordum ve şimdi bu hayalim gerçekleşmek üzereydi.

‘Arabayı alır, toplantıya onunla gidersem her şey değişir…’

Beni görmezden gelenler ağzını açamayacaktı. Tam tersine kıskançlıktan çatlayacaklardı. Sonra Ahyoung’u beni seçmediğine pişman edecektim. Hayat Tatmin’den çok da farklı değildi; ekipmanların gücü çok önemliydi. Arabayla bunu herkese göstermeye hazırdım.

 “Ohhhh!”

Ttang! Ttang~!

Ölesiye çalıştım. Konsantrasyonum tavandaydı ve çekiçle birdim. Gece boyu yaptığım çalışmanın sonucu---

[Diken]

Seviye: Nadir

Dayanıklılık: 151/151   Saldırı Gücü: 231

Zırh Delici Güç: +%30

…

[Nadir ekipman üretildiği için bütün hünerler kalıcı olarak +2 arttı ve kıta boyunca +30 itibar kazandınız.]

“… Ah sıçayım ben senin ağzına. Yine başladık…”

Son zamanlarda yaptığım bütün ekipmanlar üst seviyeydi. Fakat olaya genel açıdan baktığımızda, efsanevi demirci olmama rağmen bugüne kadar ürettiğim 100 civarı ürünün çoğu normal ya da nadir seviyeydi. Gelin görün ki bu önemli anda, yine eski lanetim devreye girmişti.

 “Hah...”

100.000 altınım vardı. 80.000’e daha ihtiyacım vardı. Ne kadar çok o kadar iyiydi, ama o arabayı almak istiyorsam 80.000 altın kazanmam şarttı. Fakat nadir seviye ekipmanları 80.000 altına alacak kimse yoktu.

‘Araba 800 milyon, ama indirim falan varsa… Yoksa taksit mi yaptırsam? Hayır. Bir daha aynı şeyi yaşamak istemiyorum.’

Sinirlendim.

“Ah, ciddi misin?! Neden nadir seviye?! Ahhh! Amir, şerefsiz herif, beni kandırmasaydın böyle olur muydu hiç?!”

80.000 altını nereden bulacaktım? Klandan borç mu isteseydim? Hayır, şimdi istersem bir dahaki ekipmanlardan para kazanmam zorlaşabilirdi.

‘Regas’a sorsam? Olmaz… hala kalkanı bulmaya çalışıyor… Onu bulana kadar soramam.’

Başka çarem yoktu.

-Hey, Ibellin. Sanırım işim biraz uzayacak. Şimdi değil, 20 saat içinde gel.

Ibellin’e fısıltı gönderdikten sonra köşeye fırlattığım metal parçasını aldım. Yarıda kalmış, yabancı metalle karışmış Diken’di bu.

“Hepsini eritsem, baştan başlasam… belki içindeki kan miktarını azaltabilirim. Tamam, güzel.”

Ttang! Ttang! Ttang!

Heyecanla işe koyulduğumda çıkan ekipmanın en az destansı seviye olmasını umuyordum ve sonuç inanılmazdı.

[Derin Nefretin Dikeni]

Seviye: Efsanevi

Dayanıklılık: 269/269    Saldırı Gücü: 409

Zırh Delici Güç: +%60

*Saldırı başarılı olduğunda koşulsuz şartsız kanama etkisi devreye girer.

* Saldırılan hedefin iyileşme yeteneğinde %50’lik bir düşüş yaşanır.

* ‘Yırtık’ yeteneği oluşturulur.

* ‘Lanetli Kansoyu’ yeteneği oluşturulur.

Açıklama: Büyük yeteneklere ve potansiyele sahip, ama biraz tecrübe ve itibar eksikliği çeken bir zanaatkarın eseridir. Üretim esnasında sürece kan karıştığı için zanaatkar tarafından terk edilmiş ve bir kenara bırakılmıştır; bu yüzden sonu olmayan bir öfkeyle ve nefretle doludur. Bilhassa yaratana karşı öfkelidir ve kanın sahibiyle iyi bir uyum içerisindedir.

Kullanım Koşulları: Seviye 210. 700 güç. 300 atiklik. Kanın Sahibi. İleri Düzey Kılıç Ustalığı Seviye 2.

*Kılıcı kan sahibinden başkası kullanırsa %100 ihtimalle lanetlenir.

Ağırlık: 300

[Efsanevi ekipman ürettiğiniz için bütün hünerler kalıcı olarak +25 arttı ve kıta boyunca +1.000 itibar kazandınız.]

“… İnanılmaz.”

……