Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

21. Bölüm Güçlüyüm

Çevirmen: Clumsy / Editor: Clumsy

Jason karanlık özünü kullandığında öz, dumana dönüp onu bayıltıncaya dek canını yakarak bedenini istila etmişti. Kan özüyse avcunda eriyip yapışkan bir sıvı şeklinde kolundan yukarıya süründü, tenine ve gözeneklerine sıza sıza gövdesini kaplamaya başladı. Acıya dayanmaya çalışan Jason’ı tenini vahşice yaka yaka yere serdi. Dişlerini sıkan Jason, bilincini yitirmeye çok yaklaştı. Acı nihayet dindiğinde dört uzvunun üzerinde hızlı nefesler alıp veriyordu. Kıyafetleri terden sırılsıklamdı.

---------------------------------------------------------

[Kan Özü]’nü özümsediniz. 4 özden 2’sini özümsediniz.

Demir kademesine yönelik ilerleme: %50 (2/4 öz).

[Kan Özü] [Güç] niteliğinize bağlanarak, [Gücünüzü] normalden [Demir 0]’a yükseltti. [Güç] niteliğini geliştirmek için tüm kan özü yeteneklerinde uzmanlaşmalısınız.

Bir kan özü yeteneği olan [Kan Hasadı]’nı uyandırdınız. 5 kan özü yeteneğinden 1’ini uyandırdınız.

---------------------------------------------------------

“Bu ilginçti,” dedi Farrah, bir bilim insanı edasıyla. “İşlevsel olarak bir birleşim özünün özümsenişine benziyor ama özne üzerindeki baskı açıkça artmış durumda. Tek bir özne için çok fazla yanıtlanmamış soru söz konusu. Keşke elimde senden daha fazlası olsaydı.”

“O öznenin bir ismi var,” diye homurdandı Jason, acıyla.

“Süreci etkileyen şey özün türü mü acaba,” diye düşündü Farrah. “Geçen sefer bayıldığını söylemiştin, değil mi? Belki de özneler giderek adapte oluyorlardır.”

“İlki kesinlikle daha kötüydü,” dedi Jason. “Bu seferki de çok keyifli değildi tabii ki. Her halükarda biraz soluklanmam gerekecek.”

“Yeni yeteneğin ne?” diye sordu Gary. “Hissedebiliyor olmalısın, haksız mıyım?”

Gary’nin de belirttiği gibi yeni bir güç Jason’ın içine işlemiş, onun bir parçası halini almıştı.

---------------------------------------------------------

Yetenek: [Kan Hasadı] (kan) (büyü) (tüketme).

Bedel: Az miktarda mana.

Bekleme süresi: Yok.

Mevcut kademe: Demir 0 (%00)

Etki (demir): Yakın zamanda ölen birinin bedeninde kalan yaşam gücünü çeker; sağlık, canlılık ve manayı yeniler. Yalnızca kanı olan hedefleri etkiler.

---------------------------------------------------------

“Bir mücadeleden sonra iyileşmeye yarıyor galiba,” dedi Jason.

“Kulağa hoş geliyor,” dedi Gary. “Kısıtlamalara sahip yetenekler genelde daha güçlü oluyor. Özellikle de mücadelenin ortasında kullanmayı zorlaştıran bir şeyse.”

“Dengeli bir yeteneği kim sevmez ki,” dedi Jason.

“Hem de bir iyileşme yeteneği,” dedi Gary. “Yanında bir şifacı yoksa daha da iyi. Biz bir sürü iksir kullanmak zorunda kalıyoruz.”

“Aynen öyle,” diye katıldı Farrah.

“Ama sizin bir şifacınız var,” dedi Jason.

“Anisa takımın kalıcı bir üyesi değil, unuttun mu?” dedi Rufus. “Bu anlaşma kilisesi içindi. Onu da yanımıza alıp biraz saha tecrübesi kazandırmamızı istediler. İki tarafın da lehine olur diye düşünmüştük.”

“Düşünmüştük derken?” dedi Jason.

“Birazcık yadırgayıcı olabiliyor,” dedi Farrah. “Fazlasıyla yadırgayıcı,” dedi Gary.

“Ve de soğuk,” dedi Farrah.

“Daha bir dakika önce bana ‘özne’ diyen sen değil miydin?” diye sordu Jason.

“Kızın arkasından konuşmayın,” diye azarladı Rufus. “Yüzüne söyleyemeyeceğiniz bir şeyse hiç söylemeyin.”

“Şimdi de sen yadırgayıcı davranıyorsun,” dedi Gary.

“Gary…”

“Şimdi diğer özümü mü kullanayım?” diye sordu Jason. “Yoksa daha çok yetenek edinmek için bu uyanış taşlarından mı kullanayım?”

“Önce özler,” dedi Farrah. “Yeteneklerin özlerini ve tabii ki oluştukları taşları temel alırlar ama aynı zamanda halihazırda sahip olduğun öz ve yeteneklerden de etkilenirler. Önce özlerini kullanırsan yeteneklerin birbirlerini daha iyi tamamlar.”

“Tüm özlerini kullanmadan önce çok fazla yetenek uyandırırsan,” dedi Rufus, “yeteneklerin odaktan yoksun olur. Birbirine uymayan rastgele güçler olurlar yani.”

“Sinerji,” dedi Jason. “Mantıklı. Bir öz daha öyleyse. Henüz sıradaki için hazır sayılmam gerçi. Şurada birazcık uzanabilirim.”

Diyen Jason, toparlanıncaya dek çimlerde uzandı. Bu sırada gruba malikaneden sonra nereye gideceklerini sordu. Onlar da o koca çöl bölgesindeki tek şehir olan liman şehrine gideceklerini söylediler.

“Eveeet,” dedi Jason, oturur pozisyona geçerek. “Bir tura daha hazırım sanırım.” Bağdaş kurdu ve günah özünü eline aldı.

-[Günah Özü]’nü özümseyebilirsiniz. Özümsensin mi, E/H?

Beyaz ve altın rengi küp, içinden ışık zerreleri çıkıp küçüle küçüle Jason’ın etrafında süzülmeye başladı. Küp tamamen yok olduğunda Jason’ın etrafında dönen ışıklar parlak bir haleye dönüşmüştü.

“Bunun bir günah özü olduğundan emin misin?” diyen Gary, Farrah tarafından susturuldu.

Işıklar Jason’ın tenine batmaya başladı, onlar bedenini doldurdukça içsel bir basınç hissi doğdu. İçeri ulaşan ışıklar çoğaldıkça o rahatsızlık acıya dönüştü, Jason birilerinin kendisini şişirmeye çalıştığı hissine kapıldı. Bir noktada bu his yitip gitti, baskının yerini bir rahatlama aldı. Fena halde sıkıştıktan sonra tuvalete ulaşmak gibi bir hissiyattı.

---------------------------------------------------------

[Günah Özü]’nü özümsediniz. 4 özden 3’ünü özümsediniz.

Demir kademesine yönelik ilerleme: %75 (3/4 öz).

[Günah Özü] [İyileşme] niteliğinize bağlanarak [İyileşme]’nizi normalden [Demir 0]’a yükseltti. [İyileşme] niteliğini geliştirmek için tüm günah özü yeteneklerinde uzmanlaşmalısınız.

Bir günah özü yeteneği olan [Cezalandırma]’yı uyandırdınız. 5 günah özü yeteneğinden 1’ini uyandırdınız.

---------------------------------------------------------

“Bu seferki o kadar da fena değildi,” dedi Jason. “Alışıyorum galiba.” “İyi,” dedi Rufus, “çünkü tekrarlaman gerekecek.”

Rufus’un sözlerini noktalarcasına üç ışıltılı, cisimsiz küp, Jason’ın gövdesinden çıkarak etrafında dönmeye başladı. Maddi bir suretten yoksun bu küpler, Jason’ın özümsemiş olduğu özleri simgeliyordu. Görüntüler Jason’ın önünde birleşip kesişiyordu. Üç küp birleşip bir bütün halini aldığındaysa ışık ve gölgelerle dalgalanan yeni bir küp şekillendi. Üzerindeki desenler, birbirine karışmış yoğun yağlar misali değişiyordu.

-Özlerinizin birleşimi [Kıyamet Özü]’nü doğurdu. Bu, kabullenebileceğiniz ya da reddedebileceğiniz bir birleşim özüdür. Bu birleşim özünü kabullenmediğiniz takdirde tekrar erişmeniz mümkün olmayacaktır.

“Tıpkı bir yin-yang lav lambası gibi,” dedi Jason. “Özü almazsam ne olur?”

“Ensene şaplağı yersin,” dedi Gary.

“Birleşim özünü reddedersen,” dedi Rufus, “yerine normal bir öz koyabilirsin. Ama sana söz veriyorum ki izlenilecek yol bu değil. Yalnızca din adamları birleşme özünü reddederler, çünkü Tanrıları onlara normal özlerin ilahi versiyonlarını sunar.”

Jason başıyla onay vererek her iki eliyle öze uzandı. Jason’ın dokunuşuyla birlikte maddesiz cisim katı bir hal aldı. Işık ve gölgeler yayılmaya başladı, ışığın ve karanlığın garip bir birleşimi Jason’ı sarmaladı. Ardından Jason’ın üzerinde hareket ederek bedenine işlemeye başladı. Önceki özlere kıyasla bu seferki olsa olsa rahatsız ediciydi.

---------------------------------------------------------

[Kıyamet Özü]’nü özümsediniz. 4 özden 4’ünü özümsediniz.

Demir kademesine yönelik ilerleme: %100 (4/4 öz).

[Kıyamet Özü] [Ruh] niteliğinize bağlanarak [Ruh]’unuzu normalden [Demir 0]’a yükseltti. [Ruh] niteliğini geliştirmek için tüm kıyamet özü yeteneklerinde uzmanlaşmalısınız.

Bir kıyamet özü yeteneği olan [Amansız Kıyamet]’i uyandırdınız. 5 kıyamet özü yeteneğinden 1’ini uyandırdınız.

---------------------------------------------------------

Öz tamamıyla Jason’ın içine işlediğinde bedeninden bir ışık yayılmaya başladı. Çimenlerden Jason’ın etrafında oturan maceracılara dek dokunduğu her şeyin rengini çalan tuhaf, gri bir ışıktı. Ama gruptakiler hiç aldırış etmiyordu; Rufus neşeyle gülümsüyor, Farrah kahkahalar atıyor, Gary heyecanla alkış tutuyordu.

---------------------------------------------------------

4 özden 4’ünü özümsediniz.

Tüm nitelikleriniz demir kademesine ulaştı.

Demir kademesine ulaştınız.

Artık normal kademeli kaynaklara karşı hasar azaltımına sahipsiniz.

Artık normal kademeli etkilere karşı arttırılmış dirence sahipsiniz.

Auraları hissetme yeteneği edindiniz.

Konsantre büyü kaynaklarını kullanarak hayatta kalma yeteneği edindiniz.

---------------------------------------------------------

Jason ayağa sıçradı. Koca bir adrenalin iğnesi yemiş de enerjiyle dolup taşmış gibiydi. Gürültülü kahkahalar atıyor, kollarını izliyordu. Teninden bir ışık yayılıyordu.

“Bu harika bir his!”

Diğerleri de ayaklanmıştı.

“Bir dağa falan tırmanmam lazımmış gibi hissediyorum,” dedi Jason. Diğerlerinin attığı acıma dolu bakışların farkına varamayacak derecede bedenindeki gücün verdiği hisse odaklanmış durumdaydı.

“Hı hı, aynen,” dedi Gary, “birazdan görürsün.”

“Neyi?” diye sordu Jason. “Niye hepiniz benden uzaklaşıyorsunuz?”

Derken ışık sönmeye, Jason’ın bedenine dönmeye başladı. O saniyede Jason yoğun bir mide bulantısı hissetti, kusmama mücadelesi verirken bu hissiyat giderek daha da kuvvetlendi. Ve sonunda başarısız oldu. Elleri ve dizlerinin üzerine çökerek etrafa kusmuk saçmaya başladı. Gözeneklerinden kırmızı-kahverengi irinler çıkıyor, kıyafetleri kirleniyor, teni yağlı bir pislikle kaplanıyordu. Kustukça kusuyor, gözlerinden kanlı yaşlar akıyordu.

En nihayetinde bilincini yitirerek kendi vücut sıvılarından oluşan havuzun içerisine devrildi. Rezil bir koku yayıyordu ve diğerleri ondan daha da uzaklaşıyordu. Bilinçsiz haliyle bile irin ve kusmuklar bedeninden özgürce çıkış yapıyordu. Diğerlerinin pür dikkat izlediği bu süreç nihayet bir noktada sona erdi.

“Amma fazlaydı,” dedi Gary.

“Bir sürü öz ritüeli yaptım,” dedi Farrah, “ama bu kadar pislikten arınanını hiç görmemiştim.”

“Ne yiyip içmiş lan bu?” diye sordu Gary.

“E sonuçta başka bir dünyadan geliyor, hiç belli olmaz,” dedi Farrah.

“Ona bu kısımdan bahsetmeli miydik sizce?” diye sordu Rufus. “Hiç de bile,” dedi Gary. “Yüzündeki ifadeyi gördünüz mü? Buna kesinlikle değerdi.”

“Ben kendimi birazcık kötü hissettim ama,” dedi Rufus.

“Bilseydi de bir şey değişmezdi ki,” dedi Farrah. “Hepimiz aynı şeyi yaşadık.”

“Ayrıca o bir dış dünyalı,” dedi Gary. “Özlerini bizim yaptığımız gibi özümsemedi. Böyle olacağı kesin değildi.”

“Muhtemelen ilk önce soyunmasını söylemeliydik ama,” dedi Farrah. “O kıyafetlerdeki koku hayatta çıkmaz.”

“Gary,” dedi Rufus, “hiç değilse şunu kendi pisliğinden uzaklaştırsana.” “Çok istiyorsan sen yap,” dedi Gary. “Ben oraya gitmem.” “Farrah?” diye sordu Rufus. Ama Farrah da kafa salladı.

“Eğer o kadar endişelendiysen,” dedi Farrah, “git sen kaldır.” Rufus da leş kokulu sıvıların arasına serilen Jason’a baktı. “Kalsın ya, bir şey olmaz.”