Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

306. Bölüm Anlaşma

Çevirmen: Tomato / Editor: Tomato

 

 

‘’Öyleyse güzel,’’ Zend hafifçe gülümserken konuştu. ‘’Fao, biraz önce kimliğimin açığa çıkmasını engellerken kafanda bazı şeylerin olduğunu söylemiştin, bu şeyler neydi? Acaba benden istediğin bir şeyler falan mı var?’’

 

‘’Evet, senden istediğim bir şeyler var, genç kardeş.’’ Fao hızla cevap vermişti Zend’e tekrardan, aslında onun, şu an kendisinin düşündüğü şeyleri fark ettiğinden neredeyse emindi. Sadece emin olmak için soruyordu, başka bir sebep yoktu muhtemelen bu sorunun arkasında. ‘’Bu ödülün kalkmasını istiyorsun değil mi?’’ diye sordu ve Zend’in cevap vermesini beklemeden devam etti, ‘’Evet, istiyorsun ve ben de istiyorum. Bunu kaldırmak için ise yapabileceğimiz şeyler belli, işbirliği yaparak, bu ödülün kaldırılmasını sağlayabiliriz.’’

 

‘’Eh, nasıl olacakmış bu?’’ Zend sordu kısaca, Fao’nun durumu burada başka bir yere çekeceğini düşünmüştü ancak görünüşe göre adam, konuya ilk olarak Zend’in çıkarlarından başlayarak girmek istemişti.

 

‘’Basit, dün gece eve girdiğin zaman aradığın belgeler vardı değil mi? Fozre Ailesi’nin başındaki kişi olan Vosu’ya gidip de ödülle alakası olup olmadığını sorarsan sana olumsuz bir yanıt verir, ancak senin de emin olduğun üzere Vosu’nun bu ödülde parmağı var. Bununla ilgili kanıtları arıyordun zaten, ancak bulmanı Kral Dustin engelledi. Eğer mantıklı davranmamız gerekirse, yapacağımız en doğru iş benim gidip o belgeleri ele geçirmem, ardından da sana getirmem ve Beyaz Taç’a sunman için, teslim etmem olacaktır. Böylece Beyaz Taç, Fozre Ailesi’nin üzerine yeterince gitme imkanını bulabilir ve Vosu iyice köşeye sıkışır.’’ Fao, hızlı bir şekilde konuşmaya devam ederken konuşmasını sadece küçük nefes alışlarını gerçekleştirmek için bölüyordu, bu konuda epey heyecanlı görünüyordu o, zaten sadece bundan bile Zend, onun, bu konuşmanın sonunda ne isteyeceğini anlamıştı. Tabii o söyleyene kadar bunu belli etmeyecekti elbette.

 

‘’Evet, bu şekilde ödül kaldırılabilir.’’ dedi Zend, Fao’nun aksine oldukça sakindi o anda. Normal bir şekilde cevaplamıştı. ‘’Ancak bundan senin çıkarın ne olacak?’’ diye sorarak devam etti, gözlerini Fao’nunkilere odaklamışken. Neden böyle bir şeyi yapmak istiyorsun ki?’’

 

‘’Eh, elbette ben de senden bir şey isteyeceğim genç kardeş.’’ Fao gülümsemişti keyifli bir şekilde. ‘’Sen şu anda Pounz’un yeni neslindeki en önemli kişi olduğunu kanıtlamış biri olarak duruyorsun karşımda, yani bu da eğer bir şey istersen, büyüklerinin bunu senin için yapacağını gösteriyor. Örneğin Gri Engerek’in…’’ Fao konuşmaya devam etti.

 

‘’Yani Gri Engerek’ten Vosu’yu öldürmesini istemem gerektiğini mi söylüyorsun?’’ Zend daha fazla beklememeye karar vermişti aniden. ‘’Böylece Fozre Ailesi’nin başına geçebileceksin, değil mi?’’

 

‘’Evet, Kardeş Zend. Zeki olduğunu gözlerini gördüğüm ilk anda anlamıştım.’’ Fao gülümsemesiyle kısılan gözleriyle Zend’e bakmış ve konuşmuştu.

 

‘’Bunu anlamak için zeki olmak gerekmiyor, Lord Fao. Niyetini öyle belli ediyorsun ki, herhangi bir şekilde bu konuyla alakalı bir bilgiye sahip olmayan sıradan bir çocuk bile ne yapmaya çalıştığını anlayabilirdi.’’ Zend ise birazcık küçümseyici bir şekilde konuşmuştu bu sefer, ancak gerçekten de durum böyleydi. Fao’nun bunu istediğini, onunla konuşmaya başlamasından yalnızca birkaç saniye sonra anlamıştı zaten, hem böyle bir şeyi yapmasının en nedeni, mantık çerçevesinde düşünüldüğü zaman ne olabilirdi?

 

Vosu’nun kardeşlerinden biri, onunla kafaları uyuşmuyor ve Fozre Ailesi’nin güçlenmesini istiyor. Ne isteyebilirdi ki Zend’den, iki üç tane değerli üyesini acımadan katlettiği Fozre’ye katılmasını mı?

 

Elbette Vosu’nun bir şekilde ortadan kaldırılmasını isteyecekti. Klasik insan arzularından biriydi bu da işte…

 

‘’Eh, sanırım öyle de denebilir.’’ Ellerini kaldırıp Zend’e doğru mahcup bir şekilde tutmuştu adam, daha sonra da konuşmasına devam etti. ‘’Evet, ne diyorsun peki?’’

 

‘’Lord Fao, sanırım anlamadığım birkaç nokta var.’’ Zend biraz önceki sıcaklığını yok etmiş ve vücudunun, soğuk, ulaşılmaz bir soğuklukla kaplı olan bir ciddiyetle dolmasına izin vermişti.

 

‘’Nedir, genç kardeş?’’ Fao hafifçe yutkunsa da bunu Zend’e belli etmemeye çalışmıştı, Zend’i küçük, dolayısıyla deneyimsiz biri olarak görmekle şüphesiz hata etmişti… Çünkü o genç adam, herhangi bir ima içermeyen bir cümlesiyle bile kendisini gergin bir konuma sokabiliyordu, onun bunu nasıl yaptığına dair hiçbir bilgisi yoktu Fao’nun, ama o bunu  yaptığı zaman, elinden yalnızca sessiz kalıp izlemek geliyordu. Bu gerginliği bastırmak bile pek mümkün olmuyordu çünkü…

 

‘’Gri Engerek’in Vosu gibi, Dustin ile oldukça yakın, aynı zamanda ona göre değerli, Pounz Krallığı’nda yer edinmeyi başarmış ve güçlü olarak görülen, geniş bir aile olan Fozre Ailesi’nin başına geçmiş birini öldürmesini sağlamamı istiyorsunuz, ancak bunun karşılığında bana sunduğunuz tek şey, başımdaki ödülün kaldırılması. Üstelik Fozre Ailesi’ne karşı gelmek için Beyaz Taç ve Avcı Bıçağı’ndan destek almam gerektiğini de unutmayalım, sadece bana, geçen günlerde almaya tek başıma bile oldukça yaklaştığım birkaç kağıdı vereceksin ve ben de sana Fozre Ailesi’ni mi vereceğim? Eh, eğer bunu yapmamı istiyorsan, Vosu’yu öldürdükten sonra sen ve diğer kardeşlerin de öldürüldüğünden emin olup Fozre Ailesi’nin her şeyini kendi üzerime alabilirim de, Vosu’nun ölümünün ardından Fozre Ailesi’ndeki, asker ve muhafızlar dahil büyük bir kesim şoka uğrayacaktır çünkü. Bundan faydalanmak ise benim gibi, senin de dediğin gibi, büyüklere sahip olan biri için çok da zor olmaz. Bana kazık atabileceğini mi sanıyorsun, Fao?’’ Zend gözlerini Fao’nun gözlerinden bir saniyeliğine bile ayırmamışken, tehditkârlığın her bir tonundan hissedilebileceği bir ses topluluğunu yollamıştı ona.

 

‘’Hayır hayır,’’ Fao Zend’in söyledikleriyle birlikte hafifçe paniklemişti, onun söylediklerindeki doğruluk payı gerçekten çok yüksekmiş gibi görünüyordu çünkü. Genç adam öylesine ciddi bir şekilde söylemişti ki bunu, kendi çıkarına yönelik bir şeyler yaptıramayacağını anlamıştı ona, Fao. Sesinde minicik bir tereddüt bile olmayan bu gencin, gerçekten de Fozre Ailesi’ni yok etmeye çalışabileceğine inanmış ve bu konuda, oldukça ikna olmuştu. Normalde sert bir iradeye sahip olan Fao gerektiği zaman işi yokuşa sürüp karşısındakinin bir enişe ya da korkuya yönelik herhangi bir belirtiyi göstermesini bekleyebiliyordu, ama şu anda Zend ile konuşurken, eğer yanlış bir şeyler söylerse ailesinin tehlikeye girebileceğini hissetmişti.

 

Yaklaşık on yıl önce karşısına bu çocuk çıkmış olsa, şüphesiz ona acıma ve iğrenmeyle bakardı bu adam, dünyadaki, çoğunlukta olan diğer kişiler gibi. Ancak şimdi imreniyordu ona, içinde bir kıskançlık oluşmuştu bile. Önüne belirli bir yaşa kadar doğru düzgün imkan konulmamış, vücudunu ve zihnini her zaman sınırına kadar kullanmış ve elinden gelen her şeyi, bir kere bile tereddüt etmeden yaparak gelişmiş olan bu çocuğa olan bakışlar, on yıl öncesine göre çok farklıydı artık… Çok değildi bu süre, insanların yüzyıllar boyu yaşayıp, sonunda ölümsüz bile olabildiği bu dünyada, on yıl neydi ki?.. Yalnızca küçük bir vakitti, geçip giderdi hemen, içine ciddi bir gelişimi bir dahi olmayan kimse sığdıramazdı. Ancak sadece bu kadarcık süre geçmiş olmasına rağmen, geçmişte karşı karşıya gelse, çaresizce eğilmekten başka hiçbir şey yapamayacağı kişileri, şimdi sadece ismiyle bile tehdit edebilecek bir hale gelmişti Zend…

 

İşte değişim, gerçek değişim, bu demekti… Onun şimdi, krallıkta isminin yayılmadığı tek bir yerin bile kalmadığı birine dönüşmüş olduğu eğer geçmişte birilerine söylenseydi, kendisi dahil kimse buna inanmazdı, akla mantığa aykırıydı bu bir kere…

 

On yıl önce sadece sokakta bulduklarıyla yaşamaya çalışarak, başarılı savaşçılarla ilgili hikayeleri dinleyerek kendini avutan bu çocuk, şimdi sokak çocuklarının avunmasını sağlayacak bir hikaye oluşturabilecek birisi olmak üzereydi!

 

Fao hızlıca konuşmaya devam etmişti. ‘’Tabii ki sana kazık atmak gibi bir amacım yok, genç kardeş.’’

 

‘’Öyleyse benden bu yaptığının karşılığında istediğin bedel, hangi amacından doğuyordu?’’

 

‘’Elbette sana ödeme de yapacağız bunun yanında, ayrıca Fozre Ailesi’nin, gelecekte her daim arkanda olmasını sağlamış olacaksın. Hemen her şeyde sana destek çıkabiliriz, son yıllarda borçlara ihtiyaç duymuş olsak da üstesinden gelinmeyecek bir şey değil, çok değil, sadece yirmi otuz yıl önce Kraliyet Ailesi dahil pek çok aile, Fozre Ailesi’nden destek alıyordu, o günlere geri dönmemiz hiç zor olmayacak. Vosu’nun geleceğe yönelik bir stratejiye sahip olmamasından dolayı şu anda bu konumda ailem, eğer başına ben geçersem çok daha hızlı ilerleyip gelişeceğiz. İstersen Fozre Ailesi’nden bir genci de beğenebilirsin, sana olan desteğimizi kan bağıyla göstermek, bizim için hiç sorun değil, güzel ve potansiyeli yüksek olan kızlarımız var.’’ Fao, Zend’in onayını almak için konuşmayı sürdürürken az biraz terlemişti, yavaş yavaş da bu miktar artıyordu. ‘’Birden fazla kızımızı istesen bile sorun değil…’’ diyerek devam etti.

 

‘’Eh, gerçekten de çok mu istiyorsun Fozre Ailesi’nin başına geçmeyi?’’ Zend, içten içe Fao’ya karşı üstün gelebilmeyi başarmasından gelen tatminlik duygusunun tadını çıkarırken bir yandan da konuşuyordu.

 

‘’Evet, kesinlikle genç kardeş.’’ Fao başıyla onaylamıştı hemen. ‘’Biraz önce bir milyonluk ödülü dahi Fozre Ailesi’nin kendi başına karşılayamayacağını anlatmıştım sana, bunun bir nedeni var. Son zamanlarda Vosu’nun yanlış yaptığı şeylerden dolayı aile değer kaybedip duruyor, zamanla yok oluşa doğru sürüklenmeye başlayacağız artık. Bir şekilde bunun önüne geçmem gerekiyor, bunun için de başka bir yol yok, tek yapabileceğim aileyi elime alarak gereken şeyleri yapmam. Vosu’ya daha önce yapması gereken şeyleri anlatmayı denedim ancak o bunlara uzak kalıyor, lider olmak için yeterli değil. Ama eğer ben olursam Fozre’nin başında, her şeyi baştan yazabilirim!’’ dedi ve Zend’e doğru yaklaştı. ‘’Ayrıca Kardeş Zend, biliyorsun ki artık Fozre Ailesi ile barışman imkansız, bu şekilde devam ettikçe. Çünkü Vosu da, Bavoan da senden nefret ediyor, bu Zhanyei’nin de seni sevmemesini sağlayacak. Koangku ile ben ise sana böyle bir nefret duymuyoruz, yani eğer ikimizden biri ailenin yönetimini eline alırsa, Fozre Ailesi’ni düşman olarak görmekten vazgeçebilirsin, artık Fozre ile aranda barış dönemi başlar. Koangku ile kendimi karşılaştırırsam da pek çok yönden ondan daha iyi olduğumu görebiliyorum, zaten direkt ona sorsan bile benim kafamın bu işlerde daha çok çalıştığını sana söyler, gizli tutmaz böyle bir şeyi, Fozre Ailesi’nin gelişip güçlenmesi için.’’ Fao konuşmaya ara vermiyordu, Zend’in bunu kabul etmesini gerçekten istiyormuş gibiydi. ‘’Kardeş Zend, oturup düşün. Sadece birkaç şey yapacaksın, bunlar senin için zor bile olmaz, Fozre Ailesi’nin evini bir iki kişiyle birlikte basıp sağ çıkabilen, hatta az daha zafere ulaşabilecek olan birinden bahsediyoruz. Hayır, zafere ulaşmış birinden bahsediyoruz! Eğer Kral Dustin olmasaydı, iki rakip olarak savaşsaydınız Fozre ile, sen kesin galip gelen taraf olacak ve istediklerini başaracaktın. Fozre Ailesi’nin kısa zaman önce gücünün büyük bir bölümünü ülke dışına çıkarmış olması kendi hatası, böyle bir şeyin olabileceğini tahmin etmeliydi, şimdi gidenlerin tamamı boşa gitmiş oldu Ovaur’un ölümünün ardından.’’

 

‘’Hmm…’’ Zend bir süreliğine bekleyip düşünmüştü Fao’nun teklifini. Gerçekten de işe yarar mıydı Fozre, gelecekte? Onun için yapabilecekleri şeyler olur muydu? Kârlı çıkar mıydı bundan? Biraz daha düşündükten sonra gözlerini Fao’ya çevirdi yavaşça. ‘’Fao, diyelim ki kabul ettim bunu, ödül ile ilgili olan belgeleri bulabileceğinden emin misin? Kral Dustin, onları kesin Kraliyet Sarayı’na falan götürmüştür, bir şekilde saklamıştır hepsini. Nasıl ele geçireceksin, benim için kanıt işlevi görecek şeyleri?’’

 

‘’Eh, orasını da bana bırak Zend.’’ dedi Fao, hızlıca konuşarak konuştuktan sonra. ‘’Öyleyse anlaşma yapıyor muyuz?’’ diyerek devam etti.

 

‘’Heh…’’ Zend bir nefes verdi. ‘’Umarım beni pişman etmezsin Fao, eğer pişman olursam bu işten çıkar etmeyi düşünme bile… Ama anlaştık!’’ dedi ve elini karşısındaki adama uzattı genç adam.

 

***

 

1705