Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

398. Bölüm Gebereceğiz!

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 Kendime geldikten sonra kılıcımı kavrayıp, İmparator Qin’in Kılıcı’yla [Rüzgar Kılıcı]’nı aktif ettim ve Soğuk Demir Kılıcı’yla da normal bir saldırı yaptım!

 “3912!”

“2718!”

  Zar zor kurtulan Ye Lai hızla geriye çekilerek, dişlerini sıktı, ‘’Canımı doldurun!’’

 Soğuk Demir Kılıcı kaldırdığım gibi [Ejderi Yen]’in zincileriniçağırdım ve Ye Lai bir düzine metre ileriden kendime çektim. Korku dolu gözleriyle bana bakıyordu, ‘’Oh, olamaz!’’

 Hemen arkasında duran Qing Qian’ın [Ateştilkisi’nin Kavrayışı], Dans Eden Orman’ın [Meteor Oku] Ye Lai’ye doğru ilerliyordu. Ben de [Kombo]’mu aktif edip, herifi öteki dünyaya postalamaya koyuldum!

 Lakin o esnada, Ye Lai ölmeden önce baltasını kavrayarak, [Savaş Baltası Fırlatma] yeteneğini kullanmıştı!

……

“Peng!”

“4716!”

 Dans Eden Orman’ın narin vücudu titredi, ardından genç kadın yere yığıldı. Aynı esnada Ye Lai de diz çökmüştü. Kaşlarını kaldırarak bana doğru gülümsedi, ‘’İşe bak sen, artık puanlarımın %10’u senin olacak…’’

 Sinirim bozulmuştum, ‘’Kardeşlerimden birini öldürdün ama…’’

 ‘’Fazla açgözlü olmamak lazım…’’

 Ye Lai son cümlesini sarf ettikten sonra yere yığıldı. [Yargı]’nın Klan Başkanı, Şehir Savaşı’nı terk etmişti. Tabii giderken yanında Dans Eden Orman’ı da götürmüştü.

……..

 Ye Lai ölünce, [Yargı]’nın 300 oyuncusu anında başsız ejderha moduna girmişti. Başkan Yardımcısı, Badil Buda elinden geldiğince talimat yağdırmaya çalışıyordu; ancak Han Bei Song ve Karanlık Bulutlar ikilisinin saldırısına can vermişti. [Zhan Long], [Kan Kontratı] ve [Kapıdaki Düşman]’ın ittifakı [Yargı]’yı birkaç dakika içerisinde yerle bir etmişti!

 Yerdeki cesetlere bakarken kanlı İmparator Qin’İn Kılıcı’nı kavradım ve saldırıya koyuldum. [Yargı] bu savaş boyunca iyi bir performans sergilemiş olsa da, zafer en son ayakta kalanındı.

 Başımı kaldırıp ileriye baktığımda, Mu Xuan’ın önderliğinde saldıran 1500 [Görünüş Topluluğu] oyuncusunu görmüştüm. [Prag]’ın defans hattında duran Savaşı Yan Zhao savaş alanını dolaşarak, Mu Xuan’ı öldürmek için fırsat kolluyordu; ancak Mu Xuan akıllı bir kadındı. Onu öldürmek kolay olmayacaktı.

 ‘’Klan Başkanı, [Görünüş Topluluğu]’na mı saldıracağız?!’’ Li Mu söylendi.

 [Efsane] ordusuna baktığımda, heriflerin 15,000 civarı adama sahip olduğunu görmüştüm. Dişlerimi sıkarak söylendim, ‘’Hayır, onları boşverelim. [Kapıdaki Düşman] ve [Kan Kontratı]’yla [Efsane]’nin arkasına geçeceğiz. Elimizden geldiğince heriflere zarar vermemiz lazım!’’

 ‘’Neden ki? [Görünüş Topluluğu]’nu halletmek daha kolay olmaz mıydı?’’ Wang Jian sordu.

 Yumruklarımı sıktım, ‘’[Görünüş Topluluğu]’nun sadece 1500 oyuncusu var. Prag onlarla başa çıkabilir. [Efsane]’ye saldıracağız. Ben…Jiu Li Şehri’ndeki dostlarımızı daha fazla öldürmek istemiyorum. Bunun yerine, [Efsane]’ye saldırırız daha iyi!’’

 Li Mu onayladı, ‘’Aynen, mantıklı!’’

  Kenarda duran Karanlık Bulutlar öne atılarak, 3000 [Kapıdaki Düşman] oyuncusuyla bana doğru baktı, ‘’Xiao Yao, klanımda fazla adam kalmadı. Siz hayırdır, [Efsane]’ye mi saldıracaksınız?’’

 Kükredim, ‘’Karanlık Bulutlar, [Kan Kontratı]’nın 1000 oyuncusu var. 3 klanımız toplamda 5,000 oyuncuya sahip. Birlikte [Efsane]’ye saldıralım. Aksi taktirde, herifler bizi çevirirse savaşı kaybederiz!’’

 Karanlık Bulutlar gülümsedi, ‘’Tamamdır, kardeş klanınız olarak ölüme koştuğunuzda sizi yalnız bırakacak değiliz! Han Bei Song’u aradım, böyle keyifli bir şeye adım atıyorsak, onu çağırmadan edemezdik!’’

 Uzaktan Han Bei Song kükredi, ‘’Biliyordum, keyifli bir şey dediğiniz, ölüme koşmaktı, yanlış mıyım…Neyse, ölüm ölüm dediğiniz nedir gülüm!’’

 …..

 Üç klan da yan yana ilerliyordu. [Efsane]’nin sol arka kısmından saldıracaktık. [Efsane] hala daha [Öncü], [Kahramanın Öfkesi] ve [Uçan Ejderhalar]’la mücadele içerisindeydi. Bizimkiler yok olmanın eşiğindeydi. Eğer yardıma gelmeseydik, yerle bir olacaklardı.

 Karanlık Bulutlar savaş alanındaki cesetleri süzdükten sonra gaza gelmeden edememişti, ‘’Vay arkadaş, [Efsane] cidden insanı dehşete düşürüyor, Ba Huang’ın 100,000 oyuncusunu 20,000 kişiyle karşıladılar…’’

 ‘’Kimin umrunda, yürüyün hadi!’’

 ‘’Aynen öyle!’’

 [Efsane]’nin arkasına geçtiğimizde yaptığım ilk şey, Alevli Kaplan Tanrısı’nı önden yollamak, [Yedi Yıldız Parçacıkları’nın Kesiği]’ni aktif etmek ve [Ruh Ordusu]’nu çağırmaktı. [Efsane] oyuncuları bizi görür görmez kalkanlarını indirmişlerdi. Kalabalığın ortasındaki bayrak taşıyıcılardan biri söylendi, ‘’Defans formasyonunu kurun…Siktir, [Zhan Long], [Kapıdaki Düşman] ve [Kan Kontratı] gelmiş. Bir şekilde hayatta kalmış olsalar gerek. Millet, dikkatli olun, karşımızda Ba Huang’ın en güçlü oyuncuları var!’’

 [Efsane]’ye ait Kılıç Ustaları kılıçlarını kullanarak saldırıya geçmişti.

 Tereddüt etmeden [Atik Kılıç]’la defans formasyonunu deldim. [Rüzgar Kılıcı]’yla okçulardan birini öldürüp, diğer 4 kılıç ustasına saldırmıştım. Savaş botlarım yan tarafa kayınca bana doğru gelen uzun mesafe yeteneğini atlatmayı başarmıştım. Soğuk Demir Kılıcım elimde, üç kılıç ustasına atıldığım gibi meseleyi kılıca bıraktım. Can çalmam sağ olsun, herifleri geçtiğimde canım dolmuştu.

 Bayrak Taşıyıcısı’nın suratı soldu, ‘’Çok…dehşet verici, Kaygısız Xiao Yao. Çabuk, Klan Başkanı’ndan destek isteyin. Bu formasyonu korumamız lazım!’’

 Li Mu [Kaplayan Kılıç Kesiği]’ni aktif etti. Ardından ışık hüzmesine dönüştüğü gibi Wang Jian’la birlikte [Atik Kılıç]’ı aktif etmişti. Karşımızda [Efsane: İkinci Grup]’un savunma formasyonu olduğu için fırsat bu fırsat saldırmak lazımdı!

 ‘’Siktir git!’’

 Dong Cheng Lei kükreyerek önündeki Şövalyeleri yere çaldı. Yaşlı K bu fırsatı kullanarak araya girmişti. Qing Qian’ın [Ateştilkisi’nin Kavrayışı] daha muazzam bir zamanlamayı tutturamazdı; formasyon resmen yerle bir olmuştu. E durum böyleyken, biz de arkada oturup salak salak izleyecek değildik! Song Han, Matcha ve General Bai Qi direkt araya zıplamıştı. Zhan Long üç klanın içinden en keskiniydi ve bir kılıç misali savunma hattını yarıyordu. Sol ve sağ taraflarımızdaki Karanlık Bulutlar-Han Bei Song ikilisinin de ilerlediğini görebiliyorum. Öylece, üç klan, [Efsane]’nin formasyonunu deliyordu!

  Saniye başına ölen oyuncu sayısını tahmin etmek mümkün değildi. Kimisi bizden, kimisi rakip takımdan can veriyordu. Savunma yapmayı bırakalı çok olmuştu ve bizimkilerle ileriye atılıyordum. [Tedavi] ve %10’luk can çalmam sayesinde hayatta kalabiliyordum ve diğerleri de bizim Şifacılara bel bağlıyorlardı.

 ‘’Patron, fazla adam kaybediyoruz!’’ Matcha’nın sesi yankılandı.

 Dişlerimi sıkarak kanlarla kaplı kılıcımı kaldırdım, ve kükredim, ‘’Ne olursa olsun, ölsek dahi bu formasyonu parçalayacağız. Eğer [Efsane]’yi yenemezsek, Ba Huang bu savaşı kaybedecektir!’’

 ‘’Tamam, patron…’’

……

 Ölü sayısı artıyordu. Bir adama bir adam paylaşıyorduk. [Efsane]’nin oyuncuları da bizlerden farklı sayılmazlardı. Binden fazla insan kılıçlarıyla bize saldırmış olsalar da, hepsini yerle bir etmeyi bilmiştik! Bin kişi daha geldiğinde, bu sefer üzerimize oklar ve büyüler de yağmaya başlamıştı.

  Zaman algımı yitirmiştim; lakin nihayetinde [Efsane]’nin ana grubuna ulaşmayı başardım. Bölge katliam dağına dönüştüğünde, vücudum, kılıçlarım, her yerim kana bulanmıştı. Göğsümdeki delik sayısının haddi hesabı yoktu. Alevli Kaplan Tanrısı bile bir kez ölmüştü. Buna rağmen, kükremeye devam ediyordum, ‘’İleriye!!!’’

 ‘’Dikkat, asıl güçleri geliyor!’’ Han Bei Song kükredi.

 Uzaktan, Xuan Yuan Feng’in önderliğinde 2000 elit [Efsane] oyuncusu geliyordu. Herif kükredi, ‘’Bunları biraz fazla saldık, değil mi? Hadi canlanın bakayım, geberteceğiz şunları! ÇMB oyuncularına odaklanın! İşte şurada, Cang Lei’ye saldırın gitsin!’’

 ‘’Cang Lei, dikkat et!’’ Li Mu kükremiş olsa da geç kalmıştı.

 “Pa, Pa, Pa…”

 Cang Lei’nin vücuduna saplanan oklara [Ateşin ve Buzun Sütunları] eşlik ediyordu, genç adam artık savaşa veda etme zamanının geldiğini anlamıştı.

 Ardından sıra Yue Wei Liang ve Bir Saniyeliğine Kahraman’daydı. Xuan Yuan Feng uzun mızrağıyla saldırdı.

 ‘’KLANG!’’

 Yue Wei Liang saldırıyı hançeriyle karşıladıktan sonra geriye savrulduğu esnada iki oka maruz kalmıştı. Başını kaldırdığında, ona doğru gelen mızrağı görünce şoke olmuştu!

 Xuan Yuan Feng’in saldırısına can verdi!

 Bir Saniyeliğine Kahraman kükreyerek, kalkanıyla Xuan Yuan Feng’i geriye itti. Ardından [Alev Mızrağı]’nı savurmuş ve rakibini birkaç adım geriye çekilmek zorunda bırakmıştı.

 Bir Saniyeliğine Kahraman’ın arkasındaki Okçular ona saldırıyordu.

 Bir Saniyeliğine Kahraman gözlerini kısıp, hemen kalkanı arkasına yerleştirdi, [Gökyüzü Kalkanı]!

 Okların verdiği hasara bir de büyüler eklenince kalbim daha fazla bu manzaraya dayanamamaya başlamıştı. İşte, öylece, Bir Saniyeliğine Kahraman’ı da kaybetmiştik!

……..

 ‘’Uzun mesafe saldırıları çok güçlü! Eğer dövüşmeye çalışırsak, burada öleceğiz! Büyük Kardeş Xiao Yao!’’ Yue Qing Qian söylendi.

 Kılıcımı çektim ve kararlı ifademle cevapladım, ‘’Zhan Long, ileriye! Bu son savaşımız! [Efsane]’yi yok edemezsek, gebereceğiz!!!!’’

 Wang Jian, Li Mu ve Yaşlı K kükreyerek ileriye atıldı. Uzun mesafe takımıyla karşı karşıya olduğumuza göre, saldırmaktan başka çaremiz kalmış mıydı?

………..