Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

343. Bölüm Acı Gerçek

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

Eski yerime ışınlanmıştım. Wan Er, Dong Cheng ve Song Han bana karmaşık duygularla bakıyorlardı.

 Wan Er yumruklarını sıkarak, hayal kırıklığı dolu gözleriyle bana baktı, ‘’Ah! Azcık daha, 0.14 saniye daha dayanabilseydin kazanacaktın…’’

 Song Han söylendi, ‘’Aynen, ucu ucuna kaçırdın…’’

 İmparator Qin’in Kılıcı’nı sırtımdaki kınına soktuktan sonra sütuna yaslanarak söylendim, ‘’Sorun değil. İlk 4’e girebilmiş olmam bile benim için yeterli. Ayrıca, rakibim ÇMB’nin 1 numaralı ismi, Fang Ge Que’ydi. Adil bir maç oldu. Herif gerçekten güçlüydü. Hayret bir şey…En büyük sıkıntı, kontrol yeteneklerimin turnuva yüzünden engellenmiş olmasıydı…yoksa kaybetmeyebilirdim…’’

 General Li Mu gülümsedi, ‘’Yeter yeter, tamam…eğer bu turnuvada Beş Mohist Parşomeni’ni kullanabilseydin, muhtemelen sana kimse karşı koyamazdı. Lakin, duyduklarıma göre Q-Kılıcı ve Jian Feng Han’ın da geniş çaplı yetenekleri bu turnuvada tarafından engellenmiş. Yani, Kahramanların Yükselişi’nde sergilenen güçler aslında buz dağının yalnızca görünen kısmı. Asıl güçlerini görmek için klan savaşlarını beklememiz lazım…’’

 Dong Cheng söylendi, ‘’Aslında…Xiao Yao kazanmış gibi hissediyorum…’’

‘’Neden ki?’’ Wan Er sordu.

 Dong Cheng gülümseyerek açıkladı, ‘’Gayet basit. Kaygısız Xiao Yao ortaya çıkalı ne kadar oldu? Daha önceleri, kaba, alçağın tekiydi. Lakin, artık, bütün ülkede yapılan bu turnuvanın ilk 4’üne girmeyi başarıp, Fang Ge Que’yle bile başa baş mücadele edebilecek bir seviyeye ulaşmış durumda. Bir tur kazandı ve teknik olarak Fang Ge Que’yi iki kez öldürdü! Keke, Kendini kanıtlaması için bu kadarı yeterli değil miydi?’’

 Hemen yakınımızdaki Mu Xuan da gülümsemişti, ‘’Cang Yue doğru söylüyor. Fang Ge Que bu turnuvayı kazansa bile, zirvedeki sarsılmaz pozisyonunu kaybetmiş olacak. Artık, her ne kadar turnuvayı kazanamamış olsa bile bugünden itibaren herkes Fang Ge Que’yi öldüren Kaygısız Xiao Yao’yu hatırlayacaktır.’’

 Dudaklarımı büktüm, ‘’Neyse canım. Bunları konuşmanın bir manası yok. Bir sonraki mücadele başlamak üzere. Wan Er, hazırlansan iyi olur…’’

 Wan Er gülümseyerek söylendi, ‘’0.14 saniye. Bugünden itibaren o 0.14 saniyeyi kapatmaya uğraşman lazım.’’

 ‘’Tamam. Sıradaki rakibin sürpriz isimlerden biri, Yedinci Tang. Dikkatli ol.’’

 ‘’Tamam!’’

……

“Shua Shua!”

 İki ışık hüzmesiyle birlikte Wan Er ve Yedinci Tang arenaya adım atmıştı. Wan Er üst seviye kadın süikastçilerin simgesi haline gelmişti; giydiği ekipmanların en dandiği bile Mor Ekipman’dı. Hafifte elini savurarak Kaplanadam’ını çağırmıştı. Yedinci Tang her zamanki gibi elinde demir yelpazesini tutuyordu. Yelpazenin dört bir yanı alevle kaplı olduğu için ekipmanın alev-tipi bir ekipman olduğunu düşünmüştüm. Muhtemelen, [Triyas Alevleri]’nin gücü de bu yelpazeden kaynaklanıyordu.

 Önündeki güzeller güzeli süikastçiye bakan Yedinci Tang’in gözleri ısınmıştı. Aniden yelpazesini kapayarak bir ok gibi dikilmiş ve Wan Er’e doğru eğilmişti, ‘’Lin Wan Er…sen olduğunu biliyordum. İsmin Cang Tong…Uzun zamandır seni arıyordum. Arkadaş olarak eklemiş olsam dahi beni kabul etmemiştin. Lakin pes etmeyeceğim, seni kesinkes bulacağım!’’

 Wan Er şaşırmıştı, ‘’Kimsin sen? Seni tanımıyorum.’’

Yedinci Tang gülümsedi, ‘’2014’deki konseri hatırlıyor musun? O gün, görür görmez sana tutulmuştum. Ve…buna zamandır seni, gerçek aşkımı arıyordum…’’

 ‘’Demek öyleymiş…’’

 Wan Er ne diyeceğini bilemiyordu. Yine de bir şeyler söylemek zorundaydı, ‘’Desteğin içn teşekkürler; lakin hoşlandığım biri var. Peşime takılmana gerek yok…’’

Yedinci Tang titremişti, ‘’Kim? Yoksa…Kaygısız Xiao Yao mu?’’

 Wan Er sırıtarak söylendi, ‘’O’ysa ne olacak? Onunla savaşmaya mı çalışacaksın? O zaman sıkıntı yok. Seni yendikten sonra üçüncü sıra için onunla mücadele etmen gerekecek zaten. Aynen, ve bol şans, biraz güçlüdür…’’

Yedinci Tang dudaklarını ısırdı, ‘’Tamam! Seni hayal kırıklığına uğratmayacağım!’’

…

Arenanın dışında.

Dong Cheng şaşkına dönmüştü, ‘Wu…Yedinci Tang Wan Er’in fanı mıymış? Xiao Yao, sana rakip çıktı. Herif de ilk 4’e girenlerden biri biliyorsun; ayrıca 3 yıldır Wan Er’i kovalıyormuş…’’

 Yumruklarımı sıktım, ‘’Aynen öyle! Üçüncü sırayı almam lazım!’’

 Qing Qian sırıttı, ‘’Bol şans!’’

 O esnada geri sayım başlamıştı---
“3!”

“2!”

“1!”

 İkinci maç başlamıştı, Wan Er hızla rüzgarda kayboldu. Yedinci Tang elindeki heksagramıyla dişlerini sıkıyordu ve etrafındaki her şeyi inceliyordu.

 Hua!

 Düşen yaprakları gören Yedinci Tang hemen dikkat kesilmişti. Boş bölgede, Lin Wan Er [Mutlak Adımlar]’ı kullanarak Yedinci Tang’ya doğru yıldırım hızıyla ilerliyordu.

 [Heksagram]!

Yedinci Tang’ın elindeki bronz para hızla ileriye atılmış ve mavi bir heksagram yaratmıştı!

 Lakin ne yazık ki, Wan Er’in [Zihin Okuması] sahte bir yetenek değildi. Genç kadının ufak botları hemen taş zeminde dönmüş ve muazzam bir yay çizerek ilerleyen vücudu [Heksagram]’ı atlatmıştı. Yedinci Tang sessizce elindeki alevli yelpazeyi savurdu. İdolü önündeyken onurunu ve gururunu koruması gerekiyordu; zira aksi taktirde Wan Er’in onayını kazanamayacaktı!

 “HuaHua…… ”

 Wan Er’in dalgalanan pelerinine hızla hareket eden iki hançeri eşlik ediyordu. ‘’PaPaPA’’ [Triyas Alevleri] üçe ayrılarak genç kadına doğru uçmaya başladı. Her yeteneğin aktifleşme süresi bulunuyordu ve işte bu süre, yeteneği aktif eden kişinin en savunmasız kaldığı zaman zarfıydı. Bu yüzden, Wan Er avantajını kullanarak üç saldırıyı iptal etmişti.

 ‘’Siktir!’’

Yedinci Tang hızla tepki veriyordu. Yelpazesini kaldırarak zıplamış ve Wan Er’e bir tekme savurmuştu.

 ‘’Huh?’’

 Lin Wan Er’in güzeller güzeli gözleri mekanı süzdükten sonra genç kadın hançerleriyle tekmeyi karşılamıştı. Keng! Ardından Yedinci Tang’ın yelpazesini iten Wan Er hafifçe aşağıya kaydı.

  Lin Wan Er’in bu hamlesinden sebep dengesini kaybeden Yedinci Tang o esnada [Delme]’ye karşı hiçbir şey yapamamış ve sersemlemişti!

 [Kanama] + [İkiz Hançer Harmonisi]!

  Yaptığı iki saldırının ardından demir şemsiyesini çeken Wan Er, Yedinci Tang’ın evcil hayvanından gelen saldırıyı karşıladı. Ardından, Taş Devi’nin momentumunu kullanarak Yedinci Tang’ın arkasına geçmiş ve [Arkadan Bıçaklama]’yı aktif etmişti!

…….

 “Shua! ”

 Bir ışık hüzmesiyle birlikte Yedinci Tang [Beşlikalkan]’ı aktif edecek fırsat bulamadan öteki dünyayı boylamıştı. Üstelik, Wan Er rakibinin evcil hayvanını şemsiyesiyle karşıladığı için bu tur muazzam geçmişti!

 ‘’Er……’’

 Yue Qing Qian sahnedeki Lin Wan Er’in figürünü izliyordu. Söylenmeden edememişti, ‘’Büyük Kardeş Cang Tong’un performansı dehşet verici. Yoksa o….efsanevi [Nabız Kıran Stili] mi kullanıyor?

  Li Mu onayladı, ‘’Evet, aynen öyle. Daha rakibine saldırma izni vermeden, yeteneklerini yarıda kesiyorsun. Tsk tsk. Yedinci Tang sahip olduğu gücü sergileyemedi bile. Enteresan…’’

 Kurt gözlerini kıstı, ‘’[Nabız Kıran Stili] muhtemelen en sevilmeyen dövüş stillerinden birisidir. Zamanında, sadece Ufak Şeytan, yani [Nabız Kıran Stili]’nin kurucusu bu taktiği muazzam bir şekilde sergileyebiliyordu. Lakin, Wan Er’in performansı da onu aratmıyor. [Zihin Okuma] + [Nabız Kıran] resmen göklerin ikilisi gibiler…’’

 Yue Qing Qian gülümsedi, ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, daha önce [Nabız Kıran Stili]’ni kullanmayı düşünmüş müydün?’’

 Biraz düşündükten sonra başımı iki yana salladım, ‘’Hayır, ben saf-güç odaklı bir kılıç ustasıyım. Yani hızım bu stile uygun değil. Tanrı vari ekipmanlarla kuşanmadığım sürece [Nabız Kıran Stili]’nden bahsetmeye bile layık değilim. Çok zor, çok zor! Wan Er süikastçi olduğundan bütün puanlarını çevikliğe basıyor. Saldırı hızı akılalmaz bir seviyede. Ne zaman saldırsa, hız konusunda rakiplerini geride bıraktığı için [Nabız Kıran] ona çok uyuyor…’’

 ‘’O zaman hangi stili seçeceğine karar verdin mi?’’

 ‘’Hayır!’’

 Yanımızda duran Mu Xuan söyendi, ‘’Saf-güç odaklı bir kılıç ustasıysan, [Sarhoş Kılıç Stili]’ni kullanman lazım. Ayrıca, tedavi yeteneğin ve can çalmana imkan veren ekipmanların sayesinde canını toparlamak zor olmayacaktır. Özel yeteneklerinle rakibini ezip geçeceksin.’’

 Başımı öne salladım, ‘’Aynen!’’

……..

 Bu esnada, Yedinci Tang ve Wan Er’in ikinci karşılaşması başlıyordu.

Yedinci Tang şavaş taktiğini değiştirmiş olsa da, kullandığı [Heksagram] Wan Er’in [Zihin Okuması]’Na takılmadan edememişti. Hatta [Perspektif] bile Wan Er’in hızına karşı işe yaramıyordu. Nihayetinde, Wan Er Taş Devi’ni sersemletmiş ve evcil hayvanıyla birlikte [Beşlikalkan]’ı aktif eden Yedinci Tang’a saldırmaya koyulmuştu. Yedinci Tang [Yeniden Aç] adlı kombosu Wan Er’in iki tekmesi tarafından yarıda kesilmişti. Herif doğru düzgün dövüşemiyordu!

 2:0 Turnuvanın yeni sıralaması belirlenmişti!

 Final Maçı: Cang Tong vs Fang Ge Que

Üçüncü Sıra Karşılaşması: Kaygısız Xiao Yao vs Yedinci Tang
……

Fei Er cezbedici figürüyle sahneye inip söylendi, ‘’Nihayet final aşamasına gelmiş bulunuyoruz. Mücadeleleri keyifle izledik, haksız mıyım? Şimdiyse, 3. ve 4. sırayı belirleyecek mücadeleye başlayacağız, Kaygısız Xiao Yao vs Yedinci Tang!’’

 

“Shua Shua!”

 İki ışık hüzmesi sahneye adımladı. Yedinci Tang’la karşı karşıya dikiliyorduk. Herif bana bakarak sakince söylendi, ‘’Lin Wan Er’i gerçek hayattan tanıyormuşsun, doğru mu?’

 Başımı öne salladım, ‘’Sanırım evet!’’

Yedinci Tang dudaklarını bükerek gülümsedi. Yine de, gözlerindeki kibir dolu ifadeyi fark etmiştim, ‘’Biliyor musun? Dünyada çok acı bazı gerçekler vardır…’’

 Gülümsedim, ‘’Mesela?’’

Yedinci Tang söylendi, ‘’Mesela, yeterince iyi değilsen muazzam Wan Er’in yanında durmayacaksın. Bu, hem sana hem de ona zarar verir. Yani diyorum ki, onu terk etsen ikiniz için de en iyisi olacaktır.’’

 Bütün gücümle asıldığım İmparator Qin’in Kılıcı, kınından fırlamıştı, ‘’Artist misin oğlum sen?!’’

 [] [] []