Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

294. Bölüm Saray Kardeşleri’nin Ölümü

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 

“Poof!”

  Nazik Centilmen’in saldırısından etrafa alevler saçılıyordu. Li Qing saldırıyı gayet sakin karşılamıştı; zira böylesine güçlü görünen bir saldırıdan yalnızca 784 hasar almıştı. Aynı esnada, manyak bossun odağı da Nazik Centilmen’e kaymıştı. Li Qing elini uzatarak kılıcı kavradı ve şeytani bir gülümseme savurdu: ‘’Ölmek istiyorsun demek!’’

 Aniden attığı yumruk Nazik Centilmen’i bir uçurtma gibi gökyüzüne yollamıştı.

 2789!

  Nazik Centilmen’in vücudu durmadan önce yerde en azından 10 metre sürüklenmişti. Zar zor yerden kalkarak, dudaklarındaki kanı silen adam söylendi: ‘’Ne boss ama! Sıradan bir yumruğuyla verdiği şu hasara bak…’’

 Takım Kaptanları’ndan biri söylendi: ‘’Lider, bu bossla savaşmamız mümkün değil, bence…daha dikkatli olmamız lazım…’’

 Nazik Centilmen durumu kabullenmek istemiyordu: ‘’Hayır, ölsek bile, İlk Grup bossun canını %10’a indirecektir. Yaratığın canı %10’a inerse Klan Başkanı Jian Feng Han kesinkes işi bitirecektir! Şu anda en çok oyuncuya bizim klanımız, [Öncü] sahip! Ticaret Tanrısı’nın Rozeti’ni alma şansımız bir hayli fazla. Bu yüzden, zafere giden yolda ilk adımı biz atacağız!’’

  Takım Kaptanı hemen söylendi: ‘’Tamamdır. Kardeşlerimizi ayarlayarak saldırıya devam edeceğim!’’

 …..

 Şehrin içinde, [Öncü]’nün İlk Grubu’na ait çok sayıda oyuncu saldırıya başlamıştı. Bossun yeteneklerinin hepsi dolma sürelerine sahipti ve Li Qing ağır zırh tipi savunması olan bir bosstu. Direkt olarak Okçular’dan ve Silahşörler’den gelen saldırıları görmezden gelebiliyor olsa da, Büyücüler’den sağlam hasar alıyordu.

 Mesafeden mücadeleyi izleyen Matcha bana bakarak söylendi: ‘’Patron, Li Qing o kadar NPC askerinin saldırısına maruz kaldığı için yalnızca %22 cana sahip. [Öncü]’nün planını anlamak zor değil; Bossu direkt öldürmek istiyorlar!’’

 Başımı öne salladım: ‘’Evet, ama bu durum bize sıkıntı yaratmayacaktır. Sonuçta bossun %22 canı kalmış olsa da, bu yaratık [Öncü]’nün İlk Grubu’nun kolayca başa çıkabileceği bir yaratık değil!’’

 ‘’Evet, üstelik…’’

 Matcha gülümsedi: ‘’Üstelik, [Prag], [Uçan Ejderhalar], [Kahramanın Öfkesi] de öyle kenardan oturup izleyecek değiller. Boss güçlü olduğundan ortalık karışacaktır.’’

 ‘’Evet…’’

……

 Zaman yavaşça geçiyordu. Biz farkına varamadan [Öncü]’nün İlk Grubu’ndaki oyuncuların çoğu ölmüştü. Nazik Centilmen’in yanında birkaç adam kalmış olsa da, bossun canı %11’e düşmüştü. Duruma bakan Nazik Centilmen kılıcını kavrayarak, yanında duran iki Başkan Yardımcısı’na baktı: ‘’Gidelim, bize verilen görevi yerine getirdik sayılır. Bossun canını %11’e indirdik. Bu mesele kapandığında, İlk Grubun %20’si ana klana geçecek. Sıkı çalışmamızın karşılığını böyle alacağız!’’

 İki Başkan Yardımcısı onayladı, ‘’Klan Başkanı, neden bunu yapmak istiyorsun….o herifler ana klana girince, bizi yan klan diye aşağılamayacaklar mı? Ana klanın üyeleri her zaman bizi küçük görüyor. Eğer bunu yaparsan…’’

 Nazik Centilmen acı acı gülümsedi, ‘’Ne fark eder ki, zaten diğerlerinin beni nasıl gördüğünü umursamıyorum. Tek bildiğim şey, İlk Gruba katıldığınız gün benim kardeşlerim olduğunuzdur! Bu yüzden kardeşlerim için elimden geleni yapacağım! Diğerlerinin beni nasıl gördüğünü umursamıyorum! İleri!!’’

 Kılıçlarını kaldıran iki Başkan Yardımcısı ileriye atıldı. ‘Pa Pa’, direkt Li Qing’e saldırmışlardı!

 “ARGH!”

 Keskin kılıçlar bossun boynunda yaralar açıyordu. Dakikalar içinde Nazik Centilmen [Kombo] + [Gök Sallayan Kesik]’i aktif etmişti. Vücudunu döndüren adam Li Qing’in yanına uçarak tekrar saldırdı. Evcil hayvanı olan kurt da bossun bacaklarını ısırıyordu. Buradan, Nazik Centilmen’in elinden geleni ardına koymadığını görebiliyorduk!

 ‘’Kaşınıyorsun!!’’

 Li Qing öfke dolu bir kükreme savurduktan sonra yıldırımlarla kaplı kılıcıya bir hamle yapmıştı. ‘’Ka Cha’’ hamlesi Nazik Centilmen’in zırhını delip geçmiş ve taze kan dört bir yana saçıldığı gibi herif 3987 hasar almıştı. [Öncü]’nün İlk Grubu’nun lideri neredeyse öteki dünyayı boylamak üzereydi. Nazik Centilmen can iksirini içtikten sonra bossun kılıcını kavradığı gibi havaya zıplayarak bossun boynuna bir tekme savurmuştu.

 Ne yazık ki, Li Qing acı nedir bilmiyordu. Herifin dudakları yavaş yavaş bükülerek vahşi bir gülümsemeye dönüşüyordu ve rakibini kavradığı gibi Nazik Centilmen’i yere çalmıştı. Ortalığın toza ve dumana büründüğünü söylemeye gerek yoktu; Li Qing kılıcı tekrar savurduğunda, Nazik Centilmen’in göğsünde beliren yara, adamın öteki dünyaya aldığı biletin gün yüzüne çıktığını gösterir nitelikteydi!

  ‘’Hepiniz geberin!’’

 [Öncü]’nün İlk Grubu’na liderlik eden Nazik Centilmen’i öldüren Li Qing gururla başını kaldırmış ve önünde duran iki Başkan Yardımcısı’nı tek hamleyle öldürmüştü. Hemen ardından [Gökyüzü ve Toprak Denizi]’ni aktif eden herif [Öncü]’nün 7 elit oyuncusunu öteki dünyaya postalamıştı.

 Yine de, bunca meseleden sonra Li Qing’in canı %10’a düşmüştü. Nazik Centilmen gerçekten de ona verilen görevi yerine getirmişti!

……

“Bang!”

 Bai Qi şaşkına dönmüştü: ‘’[Öncü]’nün İlk Grubu….tamamen katledildi…’’

 Li Mu onayladıktan sonra söylendi: ‘’Nazik Centilmen….herif manyağın teki resmen!! Ah ah, keşke düşmanımız olmasaydı; Jian Feng Han öyle bir adama sahip olduğu için ne kadar şanslı!’’

 Matcha mesafeye bakıyordu: ‘’[Öncü] saldırıya geçmeyecek mi? Bossun %10 canı kaldığını görünce Jian Feng Han’ın sabredemeyeceğini düşünüyordum!’’

 Gülümsedim: ‘’Niye canım…’’

 ‘’Nasıl yani?’’ Matcha’nın aklı karışmıştı.

 Gülümseyerek söylendim: ‘’Gayet basit. Jian Feng Han İlk Grubu’nu bossun canını %10’a indirmek için feda etmiş olsa da, bossu sadece o öldürebilecek değil ya? Diğer klanlar ne güne duruyor?’’

 ‘’Orası öyle tabii…’’

……

 Adeta sözlerimi kanıtlamak istermişçesine, Ba Huang Şehri’ndeki klanlardan biri daha fazla sabredememişti. Klan üyelerinden biri kılıcını kaldırarak kükredi, ‘’[Epik] kardeşlerim! Saldırın!’’

 Hassiktir, [Epik] mi?!

 Kalabalığın içinde Saray Fermanı ve Saray Ruhu’nu görünce şaşkına dönmüştüm! Bunlar demircilik yapmak yerine savaşa mı katılmışlardı!

  Muhtemelen [Epik] daha önceki mücadelelere katılmamıştı; zira hala daha 700 oyuncuları vardı. Klan seviyeleri henüz daha 3’e yeni çıktığı için klanları pek de popüler sayılmazdı; üst limit olan 1000 oyuncuyu bile tamamlayamamışlardı.

 ‘’Şunlar Büyük Kardeş Xiao Yao’nun kılıcına yardım eden, Saray Fermanı ve Saray Ruhu değil mi?’’ Yue Qing Qian şaşkındı.

 ‘’Evet.’’ Onayladım.

 ‘’Tanrım, klanlarının bir anda bossla savaşmaya başaldığını düşününce….Mm, bence sağlam bir saygı duruşuna başlasak iyi olur. Eğer Jian Feng Han olaya müdahale etmeyi seçerse, [Epik]’in fazla dayanabileceğini sanmıyorum…’’

 ‘’Aynen öyle…’’

 Mesafede, Jian Feng Han’ın gözlerinde soğuk bakışlar belirmişti. Vahşi ifadesiyle Alevli Bulut Kılıcı’nı çeken adam kılıcı [Epik]’e doğrultarak kükredi, ‘’[Epik] ne yapmaya çalışıyorsunuz! %90 canını aldığımız bossu ulu orta çalmaya mı çalışacaksınız?! Saçmalık! Kardeşlerim, saldırın! Sağ taraftan saldırarak bitirelim şunların işini!’’

 Üçüncü resmileştirmesini alan yakın mesafe oyuncuları silahlarını çekmeye koyulmuştu. Jian Feng Han çoktan [Bulutlara Uzanan Kesik]’le saldırmaya başlamıştı! 4.seviyeyi aşmış olan [Bulutlara Uzanan Kesik]’in verdiği hasar akılalmaz bir dereceye ulaşıyordu; zira herif tek bir hamlede [Epik]’in okçularını biçmeyi başarmıştı. Aptal Olma, Kuzey Kutbu ve Elveda Gözyaşları kendi takımlarıyla katliama başlıyordu!

 

 ‘’Saray kardeşlerin başları belada…’’ Yue Qing Qian söylendi.

 Hemen Saray Fermanı’na mesaj attım: ‘’Klan Başkanı’nız pek de zeki biriymiş gibi görünmüyor. [Öncü] size saldıracak, ne yapacaksınız?’’

 Saray Fermanı çabucak cevapladı: ‘’Merak etme, sadece eğlenmek için geldik. En fazla bir seviye kaybederiz; dünyanın sonu değil ya…’’

 ‘’Madem öyle diyorsun…’’

…………

 ‘’Di!’’

 Bir mesaj daha geldi. Bu sefer mesajı [Prag]’ın Klan Başkanı, Savaşçı Yan Zhao atmıştı: ‘’Xiao Yao, bundan daha iyi zamanı bulamayız. Eğer siz [Öncü]’ye kuzeyden saldırır ve biz de batıdan saldırırsak, [Epik]’in de katkılarıyla [Öncü]’nün 1000+ üyesini katledebiliriz. Ne düşünüyorsun? Eğer onaylıyorsan, 1 yaz!!’’

 ‘’111birbir!!’’

(Çn: Tabii ki orijinal metinde sadece ‘11’ yazıyordu; ancak asıl olay Birbir1!!1birir!bbir!’dir…)

 ‘’Ne demeye çalışıyorsun?’’

 ‘’Bir tane 1 yetmedi de ondan!!’’

 ‘’O zaman başlayalım!’’

 ‘’Haydi bakalım!’’

 

 Beklendiği gibi o kritik durumda, Savaşçı Yan Zhao kimseye acımayacaktı. [Prag]’ın güçlü olduğunu bilse de, [Öncü]’yle aralarında bariz bir fark olduğundan geçici ittifak kurmak için diğer klanlarla konuşması gerektiğini anlamıştı. Şu an için bu meseleyi halledebilecek güce [Zhan Long]’dan başka bir klan sahip değildi. Sonuçta [Zhan Long]’un hala daha 300+ elit oyuncusu vardı ve çoktan [Öncü]’yle düşmanlığımızı herkes duymuştu. Durum için adeta biçilmiş kaftandık! Bunların yanında, Yan Zhao acayip kurnaz bir adamdı, yani muhtemelen İmparator Qin’in Kılıcı’nın çoktan %300’lere fırladığını biliyordu!

……….

 “Keng!”

 İmparator Qin’in Kılıcı’nı çekip, silahın özelliklerine baktım. [Kan Emen] çoktan %303’e fırlamıştı. Gülümseyerek seslendim: ‘’Zhan Long!! İleri! Kuzeyden [Öncü]’ye saldıracağız! Omzunda [Öncü]’nün amblemi olan herkesi öldüreceğiz!’’

 Wang Jian, Li Mu ve Yaşlı K bu emri o kadar uzun bir süredir bekliyorlardı ki; herifler kahkahalar atmaya başlamıştı. Silahlarını alarak benimle birlikte koşmaya başladılar. İleriye atıldığım esnada Alevli Kaplan Tanrısı’nı çağırmayı ihmal etmemiştim. Yaratıkların kralı olan bu kaplan vahşi pençeleriyle direkt olarak [Öncü] oyuncularına saldırmaya koyulmuştu!

 “Bang!”

 Jian Feng Han’ın savurduğu kılıç 61.seviye Şövalye, Saray Fermanı’nı birkaç adım geriye çekilmek durumunda bırakmıştı. Saray Fermanı’nın canı çoktan yerdeydi. Kuzeye baktığında gülümseyerek söylendi: ‘’Haha, Zhan Long harekete geçiyor! Hehehe, [Öncü]’nün keyifli zamanları sona erdi desenize!’’

 Jian Feng Han’ın soğuk suratına, şeytani ve acımasız gülümsemesi eşlik ediyordu: ‘’Yine de bu seni öldüreceğim gerçeğini değiştirmeyecek!’’

  Alevli Bulut Kılıcı’nın [Çürümüş Kurt Başı] yeteneği Saray Fermanı’nın son canını almıştı. Bir numaralı madenci yere yığıldıktan sonra acı dolu bir çığlık attı: ‘’Siktir, ne saldırı puanıymış o öyle….Kaygısız, intikamımı al…’’

 ‘’Kardeşim!’’

 Saray Ruhu kılıcını kaldırarak saldırmaya çalıştığı esnada uzaklardan gelen [Deniz Yosunu Oku]’na hedef olmuştu!

 “Bang!”
3871
!

 Koca Ba Huang Şehri’nde bu kadar hasar verebilecek tek bir büyücü vardı ve o büyücü de Simple’dan başkası değildi! Jian Feng Han’ın son hamlesiyle birlikte yere yığılan Saray Ruhu öteki dünyayı boylamıştı. Saray kardeşleri [Öncü]’ye adeta yem olmuşlardı!