Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

251. Bölüm Kurnaz Tilki

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 

 ‘’Daha hazır değil misiniz?’’

 Jian Feng Han’ın heybetli figürü yağmur altında dikiliyor, Alevli Bulut Kılıcı’ndan saçılan alevler kılıçtaki kan damlalarını kaynatıyordu. Hemen yanında duran Ruh Dövüşçüsü savaş baltasını sapasağlam bir şekilde kavramış, adeta gözlerinden öfke dolu kükremeler savuruyordu. Jian Feng Han’ın figürü bir savaş ustasını andırıyor ve herif diğerlerinde göremeyeceğiniz nadir bir özgüven ışığını beraberinde taşıyordu.

 “Pow!”

 Karanlık Bulutlar eliyle savaş baltasını kavramış ve ağır silahı kaldırmıştı. Savaşma isteği adeta gözlerinden taşıyordu: ‘’Beklenen an geldi beyler. Heyecanı hissediyor musunuz?’’

 Dirilen Kılıç mızrağını savurdu: ‘’3’e 1 savaşacağız; yani ne olursa olsun kaybetmememiz lazım. Önümüzde öyle sıradan biri değil, Jian Feng Han duruyor!’’

 Kan İçinde’nin asası hafif bir korkuyla sarsılmıştı: ‘’Evcil hayvanlarımızı herifinkine saldırtalım. Dirilen Kılıç, [Savunma Duruşu]’nu herif ne zaman saldırırsa o zaman aktif et, Karanlık Bulutlar karşı saldırıdan sorumlu olacak. Ben de [Buz Saçağı]’nı kullanarak size destek vereceğim. Mücadelenin ritmini ele geçirdiğimiz sürece bu savaşı kazanma şansını yakalayabiliriz.’’

 Karanlık Bulutlar onayladı: ‘’Tamamdır, kendinizi hazılarlayın o vakit!’’

 ‘’Tamamdır!’’

……

“Pa….”

 Jian Feng Han’ın çamura adımlayan botlarından etrafa su sesleri geliyordu. Tek bir kelime bile etmeden kılıcını göğsüne paralel bir şekilde tutarak Karanlık Bulutlar-Dirilen Kılıç ikilisin atılmıştı.

 ‘’Geliyor, saldırın!’’

 Karanlık Bulutlar şaşırmıştı; lakin hemen baltasını kaldırarak kendine geldi. Hafiften kükremesiyle saldırısına hazırlanmak için dönmeye başlamıştı. Jian Feng Han 5 metre uzaklığa ulaştığında Karanlık Bulutlar’ın baltası alev almış ve herif [Alev Baltası]’nı akitf etmişti. Elini uzattığında baltası geniş bir kesik çizmeye çoktan başlamıştı ve bu hamlesiyle Jian Feng Han’a manevra yapabilmesi için ufak bir alan tanıyordu.

 ‘’Hehe…’’

 Jian Feng Han hafif gülümsedikten sonra bir anda hızlanmıştı. Alevli balta yağmur damlalarının altınd savruluyordu ve Jian Feng Han akılalmaz bir şekilde baltanın kabzasına doğru eğilmeyi başarmıştı. Ani yön değişikliğinden sebep [Alev Baltası] Jian Feng Han’ı ıskalamış ve Karanlık Bulutlar’ın omzu apaçık bir şekilde ortaya çıkmıştı!

 ‘’Hass, Karanlık Bulutlar…’’

 Dirilen Kılıç üst üste yaptığı mızrak darbeleriyle Jian Feng Han’a saldırıyordu. Bilerek yerde kaydığı için momentumu ona normal zamanlardan daha büyük bir güç katmıştı.

 Keng!

 Jian Feng Han mızrağın kendisine doğru geldiğini görmesine rağmen darbeyi direkt almıştı. Herifin defansı yüksek olduğundan bu saldırıdan 600 hasar ile almamıştı. Aniden bir gölgeye dönüşen kılıcı Dirilen Kılıç’ın sırtına saplanmış ve darbenin geri tepmesini kullanan Jian Feng Han üçüncü kişiye doğru atılmıştı!

 Göz açıp kapayıncaya dek durumu izleyen herkes meseleyi kavramıştı. Jian Feng Han’ın ikiliyi direkt geçerek üçüncü kişiye saldırmasının sebebi, adamın karşısında duran takımdaki büyücüden kurtulmak istemesiydi. Sonuçta, Kan İçinde, bir büyücü olarak ağır zırh sınıflarına en çok tehdit oluşturan kişiydi. Jian Feng Han başından beri bunu hedeflemişti!

 “Shua!”

   Jian Feng Han’ın buz tutan kılıcı Kan İçinde’nin omzuna doğru atıldı. Herifin saldırısı benden bile yüksekti ve bu saldırının [Mana Kalkanı]’nı direkt olarak parçalayacağına şüphe yoktu.

 ‘’Hassiktir!’’

 Kan İçinde hemen tepki vermiş ve [Boyutsal Zıplama]’yı aktif ederek kaçmıştı!

 Jian Feng Han durakmasadan kılıcını kaldırıp [Çürümüş Kurt Başı]’nı aktif etti!

 Kan İçinde olayı görür görmez şaşkına dönmüş ve alelacele bir kez daha boyutsal zıplamayı kullanmıştı!

Hou!

 Ruh Dövüşçüsü oracıkta, baltasını kavramış bir şekilde onu bekliyordu. Göz açıp kapayıncaya dek Kan İçinde direnmenin anlamsız olduğunu kavradığından, üçüncü kez zıplamıştı!

 Papapapa….

 Kılıcını havaya savuran Jian Feng Han Kan İçinde’nin nereye ışınlanacağını tahmin ederek [Atik Kılıç]’ı kullanarak 5 metre ileri atılmıştı.

 HUACHA!

 Kılıç Kan İçinde’nin [Mana Kalkanı]’nı sarsmıştı. Vücudunu çeviren Jian Feng Han’In kılıcında oluşan dört altın altıgen herifi  [Kombo]’sunu simgeliyordu ve ilk üç kılıç darbesi Kan İçinde’nin [Mana Kalkanı]’nı ortadan ikiye ayırmıştı! Dördüncü kombo saldırısı ve hemen ardından normal bir saldırıyla Kan İçinde’nin işini bitirdi!

902!

2317!

 İki hamlede, [Savaş Rüzgarları]’nın Klan Başkanı öteki dünyayı boylamıştı!

……

‘’Hassiktir…’’

Karanlık Bulutlar kollarını uzatarak, savaş baltasını fırlattı: bu Savaşçılar’ın üçüncü geliştirmede aldıkları [Balta Fırlatma] yeteneğiydi!

 Bang!

 1427!

 Jian Feng Han’ın vücudu titremiş ve herifin 3500 canından 1427’si havaya karışmıştı. Hemen bir can iksiri içen herif bileğini büktüğü gibi Dirilen Kılıç’ın göğsüne iki kılıç hamlesi yapmıştı!

987!

1001!

 Şövalyelerin defansı başlı başına yüksekti ve durum böyle olduğundan Karanlık Bulutlar fırsatı kullanarak ileriye atılmış ve [Alev Baltası]’yla Jian Feng Han’a saldırmıştı!

1147!

 Jian Feng Hanın’ suratı gitgide soluyordu; görünüşe göre Karanlık Bulutlar’ın ona bu kadar hasar verebileceğini düşünmemişti. Sadece bu da değil, heriften aldığı darbe direkt, sağlam bir darbeydi; yani öyle şans eseri bir saldırı değildi.

 Botları çamur toprakta geniş bir çizgi çizdiğinde Karanlık Bulutlar’ın bir sonraki saldırısını atlatmıştı. Aldığı hasarı yerde bırakmak istemeyen Jian Feng Han’ın kılıcı titremeye başladığında, bir sonraki saldırısının [Gök Sallayan Kesik] olacağını anlamıştım!

 1971!

 Avantajlar ve dezavantajlar gayet net bir şekilde seçilebiliyordu; zaten başlı başına saldırı puanlarını karşılaştırmak bile mümkün değildi. Karanlık Bulutlar can iksiri içmiş olsa da geri çekilmeye yeltenmek yerine ,direkt olarak [Alev Baltası]’yla tekrar Jian Feng Han’a saldırmıştı.

 ‘’Geber!’’

 Jian Feng Han geniş bir kahkaha attıktan sonra demin gizlenen Ruh Dövüşçüsü Karanlık Bulutlar’a doğru atılmıştı. Ardından titreyen kılıcıyla [Buz Kılıcı]’nı aktif etmeye koyulmuştu!

 Dirilen Kılıç dişlerini sıkarak kenara kaydı. Karanlık Bulutlar’ın saldırıyı karşılamasına yardım etmişti ve her ne kadar canının büyük bir kısmını kaybetmiş olsa da, Karanlık Bulutlar’ın baltasının Jian Feng Han’a saplanmasını sağlamıştı!

 1537!

  Jian Feng Han’ın canı kırmızı bölgeye düştüğünde, herifin suratı solmuştu. Vücudu hafiften eğilince Dirilen Kılıç ve Karanlık Bulutlar’ın baltasından kurtulmayı başardı. Zarif ve fiyakalı hareketlerine kılıcında beliren altın altıgenler eşlik ediyordu ve herif S-seviye yeteneği [Zayıf Bölge]’yi Dirilen Kılıç üzerinde kullanmıştı. Karanlık Bulutlar ve Dirilen Kılıç ikilisinin birlikte kalmasına izin verirse, öleceğini çok iyi anlamıştıo.

  Ağır yağış altında Dirilen Kılıç son canını da kaybederek dizlerinin üstüne çöktü. Nihayetinde, İmparator Ekipman olan Alevli Bulut Kılıcı’nın saldırılarına dayanamamıştı; lakin adamın ölüşü Karanlık Bulutlar’a Jian Feng Han’ı öldürmesi için bir şans vermişti. O esnada, Jian Feng Han’ın yalnızca 1500 canı kaldığından sağlam bir darbe vurabilirse, herifi öldürebilecekti!

 ‘’HUA!’’

  Savaş baltası [Alev Baltası]’nın alevleriyle kaplıydı!

 O esnad, Karanlık Bulutlar’ın gözleri çoktan kan çanağına dönmüştü: ‘’Ya hep, ya HİÇ!’’

 Jian Feng Han’ın gözlerinde soğuk bir bakış belirse; nasıl bakarsa baksın, baltaya maruz kaldığı taktirde öleceğini anlamıştı. Yeteneklerine bir bakış attığında [Atik Kılıç]’ın dolduğunu görmüştü!

 Jian Feng Han’ın kılıcı parıldamaya başladığında, herkes mücadeleyi Karanlık Bulutlar’ın kaybedeceğini anlamıştı. [Atik Kılıç] ilk sadırısını ıskalasa bile [Alev Baltası]’nı atlatmayı başaracaktı…

 Yalnız, o esnada hiç kimse Karanlık Bulutlar’ın bir adım geri çekilip, yeteneğini geciktireceğini düşünmemişti. Aynı esnada Jian Feng Han’ın [Atik Kılıç]’ı bizimkini ıskalamıştı! Bir kez daha dönen herifin [Ateş Baltası] direkt olarak Jian Feng Han’ın omzuna doğru ilerliyordu!

 ‘’EH!?’’

 Jian Feng Han’ın şaşkına dönen göz bebekleri neredeyse yuvalarından fırlayacaktı. Bu saldırıyla birlikte hayatını kaybedeceğini anlamıştı!

+1642!
 1771!

 [Alev Baltası] omzuna inmeden hemen önce [Öncü]’den 61.seviye bir şifacı Jian Feng Han’In canını doldurmuş ve Karanlık Bulutlar’ın umutlarını boşa çıkarmıştı. O kısa saniyede, Karanlık Bulutlar’ın gözünde çaresiz ve öfkeli bir bakış belirmişti: ‘’Jian Feng Han, demek [Öncü] böyle dövüşüyor ha?’’

 Jian Feng Han kılıcıyla birlikte ileri atılıp, Karanlık Bulutlar’ın karnını deşti: ‘’Kazanan her daim haklıdır, kusura bakmayasın!’’

……

“Pata!”

Karanlık Bulutlar Jian Feng Han’ın önünde diz çökmüş, öfke dolu gözleriyle ona bakmıştı: ‘’Aşağılık herif…kendine adam diyebiliyor musun….’’

 SHUA!

 Yağmurun ortasında figürüm adeta bir gölgeyi andırıyordu. Kılıcım izleri Jian Feng Han’ın zırhında beliriyor ve [Kombo] saldırımla herife saldırıyordum!

571!
554!
ISKA!
549!

……

 Jian Feng Han öfke dolu suratıyla bana dönmüştü: ‘’Kaygısız Xiao Yao!?’’

 ‘’Siktir git cehenneme!’’

 Kükredikten sonra kaşınan dizimi herifin suratına sapladım. Adam geriye savrulduğunda kılıcımı hazır etmek için 0.2 saniyeyi de elde etmiştim. Omzuna doğru atıldığımda, [Rüzgar Kılıcı]’m havada ıslık çalarak ilerliyordu!

 1981!

  Jian Feng Han’ın canını bu kadar çabuk indirdiğimi gördüğümde herifin, savaşın sonucunu direkt olarak tahmin edip, ona manyak gibi saldıracağımı hesaba katmadığını anlamıştım.

 Puchi!

 Buz Yağmuru Kılıcı’mın ücü herifi arkasında duran ağaca çivilemişti. Ardından, sol elimi açtığım gibi parmaklarımdan fırlayan ışık hüzmeleri tek bir şeyi işaret ediyordu---[Virane Diyar]!

  Jian Feng Han ne bu saldırıyı karşılayabilecek ne de gözlerini acı dolu yeteneğimden kaçırabilecekti!

 2379!

 [Virane Diyar] herifin zırhını delip geçmiş ve suratı solan Jian Feng Han oracıkta ayaklarımın altına yığılmıştı!

…….

 “Ah Han!”

 Günahkar Kurt ve Fushen Bin Kılıç ikilisi çabucak ileriye atılmış olsalar da [Yedi Yıldız Parçacıkları’nın Kesiği]’ni kullanarak onları karşılamıştım!

 BANG!

 Toprak paramparça olmuş, kılıç qi’si dört bir yana saçılmıştı. Ardından sakince söylendim: ‘’Jian Feng Han’ın canını şifacılarızdan biri doldurduğuna göre, hamle yaptığım için beni suçlamazsınız artık!’’

 Günahkar Kurt kükredi: ‘’Hassiktir oradan, Jian Feng Han’ın kazanmasını kendine yediremedin işte!’’

 Arkamda duran Li Mu soluma, Wang Jian da sağıma gelerek kılıçlarını ileriye uzatmışlardı.

 ‘’Günahkar Kurt, ölmek mi istiyorsun?’’

 Günahkar Kurt dişlerini sıkmasına rağmen tek bir kelime bile etmemişti. Sonuçta, Jian Feng Han, Simple, Kuzey Kutbu ve Aptal Olma artık öteki tarafta oldukları için [Öncü]’nün bizlere karşı çıkacak tek bir ustası bile kalmamıştı!

…….

‘’Büyük Kardeş Xiao Yao…’’

 Arkamda duran Yue Qing Qian doğuya işaret edip söylendi: ‘’Şuraya bak, bir sürü oyuncu geliyor…’’

 Başımı çevirip, ormandan çıkan yüzlerce oyuncuya bir bakış attım. Kollarındaki amblem aslen aynı klana aitti. Kanlı hançer amblemini nerede görsem tanırdım; zira bu amblem [Prag]’a aitti!

……….

Sha…

 Savaşçı Yan Zhao yorgun görünen figürüyle bizlere gülümsedi: ‘’Ba Huang Şehri gerçekten de 3 ana şehir içerisinde en kanlı çatışmalara sahne olan mekan. Ba Huang Şehri’nin bir parçası olan Prag’ın Arktik Tilki Ormanı meselesine karışmayacağına ihtimal veriyor muydunuz?’’

 Li Mu dişlerini sıkarak kükredi: ‘’Seni kurnaz, yaşlı tilki…’’

 Matcha yumruklarını sıkıp fısıldadı: ‘’Şu Yan Zhao denen herif…nihayet kurnaz yönünü bizlere gösterdi…’’