Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

152. Bölüm Süper Enerji

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

  Yavaşça kayaya yaslandıktan sonra gülümseyerek söylendim: ‘’Güzel, artık Zhan Long saldırı puanı konusunda pek sıkıntı çekmeyecek. İlüzyon Vari Kelebek Kraliçesi’ni geliştirdikten sonra yüksek seviyeli büyücülere rakip olacabilecek bir evcil hayvanımız olacak.’’

  Matcha gülümsedi: ‘’Teşekkürler patron…ancak, bu evcil hayvan çok değerli, benim elimde harcanmasın?’’

  ‘’Olur mu canım öyle şey?’’

  Zamanı kontrol ettikten sonra söylendim: ‘’Neyse, şehre dönme zamanı geldi. Artık 36 olduğuna göre ucu ucuna da olsa Yavru Kurt, Yaşlı K ve Sevgili Duck’la seviye kasabilecek duruma geldin sayılır.’’

  ‘’Tamamdır patron!’’

  Işınlanma kağıdını çıkardıktan sonra vücudumu sarmalayan ışık hüzmesiyle mağarayı terk ettim.

……

“Shua!”

  Saat çoktan 20:00’a gelmiş ve Ba Huang’daki oyuncu kalabalığı da zirveye ulaşmıştı.

  Birkaç dakikanın ardından Zhan Long üyeleri demirci dükkanında toplanmıştı.

  45 olan Yavru Kurt, Zhan Long Stüdyosu’ndaki en hızlı seviye kasan oyuncuydu. Yaşlı K 44 olmuş, Fox 43 ve Sevgili Duck da 44.seviyeye ulaşmıştı. Ayrıca son zamanlarda aramıza kattığımız altın ekipmanlarla döşenmiş Savaşçı, Dong Cheng Yue’nin kardeşi Cang Lei de ekibimizdeydi. Her ne kadar stüdyoda yaşamaya gelmemiş olsa da, çoktan aramızdan biri haline gelmişti.

  ‘’Büyük Kardeş Li Xiao Yao!’’ Yavru Kurt ve Cang Lei aynı anda seslendi. Ardından birbirlerine bakıp, gülümsemişlerdi.

  Manzarayı görünce ben de gülümsemeden edememiştim. Genelde, ekibin içinde bana Büyük Kardeş diye seslenen yalnızca Yavru Kurt vardı; lakin artık Dong Cheng Lei de bana böyle seslenmeye başlayınca, bir anda iki küçük kardeşe sahip olduğumu anlamıştım.

  Buz Yağmuru Kılıcı ve Kadim Tablet sırtımda, ileri atılıp, sordum: ‘’Görünüşe göre herkes hızlı kasıyor, sıkı çalıştığınızı görebiliyorum. Özellikle de geçtiğimiz günlerde bir hayli yorulmuş olmalısınız. Şu an için Zhan Long’un seviye ortalaması 44’e ulaşmış durumda. Yani ilk başlıkları alan oyuncuların ortalamasına yaklaşmaya başladık. Bu yüzden ki gelecekte ne yapacağımızı konuşacağız, oturun bakalım.

 “Tamam!”

 Elinde hançer, Yavru Kurt Sevgili Duck’un yanına kurulmuş, Cang Lei Fox’un yanına geçmiş ve Yaşlı K da yere baltasını vurmaya koyulmuştu. Ardından herif gülümsedi. ‘’Ayaktayken daha iyi odaklanabiliyorum.’’

  Sevgili Duck asasını bıraktıktan sonra Yavru Kurt’un yanına kurulmuştu. Matcha’nın omzunda süzülen 1.seviye İlüzyon Vari Kelebek Kraliçesi gerçekten esrarengiz bir yaratığı andırıyordu. ‘’Patron, yanına duracağım. Kendimi böyle daha güvende hissediyorum.’’

  Ne diyeceğimi bilemiyor olsam da başımı öne doğru sallamıştım: ‘’Oh, tamam.’’

  ‘’Zhan Long toplantısı başlasın o zaman, ilk olarak hangi konuyu ele alacağız?’’ Fox sordu.

  Toplantı açılışını yaptım: ‘’Son zamanlarda hanımefendiyle ilgilenmek zorunda kaldığım için başım bir hayli doluydu. Bu yüzden oyunun şu anki gelişmelerini takip edemedim. Fox, Zhan Long’un bilgi ve içerik konusunda uzman olan üyesi olduğuna göre, yaşanan gelişmeleri bize açıklar mısın?’’

  Fox başını kaldırdıktan sonra konuşmaya başladı: ‘’Bahsedeceğim ilk konu Ba Huang’daki büyük klanlar olacak. [Cesur Yürek]’in kurulmasının ardından, sırayla üç klan zirveye doğru çıkmaya başladı: [Öncü], [Prag] ve [Uçan Ejderhalar]. İkinci konuysa, bahsettiğim [Uçan Ejderhalar]’ın klan başkanı olan Yükselen Ejderha’nın, Klan Kurma Tableti için 1.700.000 RMB ödemesi olacak. Duyduklarıma göre tableti Jiu Li Şehri’ndeki [Efsane] klanına üye olan Fang Ge Que adlı oyuncudan almış.’’

  Yavru Kurt şaşırmıştı: ‘’Fang Ge Que birden fazla mı Klan Kurma Tableti’ne sahipmiş?’’

  Fox cevapladı: ‘’Tam olarak üç tane… Söylenenlere göre Fang Ge Que’nin karizması 40 puanı geçtiğinden herif Klan Kurma Tabletler’i konusunda epey şanslıymış. Tabletlerden birini [Efsane]’yi kurmak için, diğerini dost klanlarından birine yardım etmek için ve sonuncusunu da Yükselen Ejderha’ya satmak için kullanmış.’’

  İç geçirdim: ‘’O zaman artık Ba Huang’da dört ana güç olduğunu söyleyebiliriz. [Öncü], [Prag], [Cesur Yürek] ve [Uçan Ejderhalar].’’

  Matcha gülümsedi: ‘’Patron, [Cesur Yürek]’i katmamıza gerek yok, yanlış mıyım? Bildiğim kadarıyla onların yalnızca 3000 oyuncusu var. Diğer üç klanı göz önünde bulundurursak, en az üyeye sahip olan [Uçan Ejderhalar]’ın kitlesi bile 38.000 oyuncuyu geçiyor.’’

  Fox onayladı: ‘’Ah, gözlemlerime göre, Ba Huang’daki dört klan içinde en zor durumda olanı [Cesur Yürek].’’

  Katıldım: ‘’Katılıyorum, şehirdeki dört klan içinde dost diyebileceğimiz yalnızca [Cesur Yürek]var. [Öncü] bizim azılı düşmanımızken, [Uçan Ejderhalar] da Zhan Long’dan intikam alma peşinde. Mesele [Prag]’a geldiğindeyse, Savaşçı Yan Zhao’nun benden pek hoşlandığını sanmıyorum. Eğer bir anda klan kurup, Yue Qing Qian ve Yue Wei Liang’ı alırsak, Yan Zhao’nun sinirine dokunabiliriz. Hmm, klanımızı Ba Huang’da kurmak hiç de kolay olacakmış gibi görünmüyor.’’

 Yaşlı K baltasını kavradıktan sonra gülümsedi: ‘’Patron, şu ayrıntıları geçip, bize ne yapacağımızı söylemeyecek misin? Sıkıldım cidden…’’

  Hemen cevapladım: ‘’O zaman, bana göre yanınıza Matcha’yı alarak kasmanız lazım. Matcha 40 olduğunda, Ba Huang’daki boss bölgelerini araştırmaya başlayabiliriz. Bossları avlayacak ve en kısa zamanda bir Klan Kurma Tableti ele geçireceğiz. Bunun yanında, Fox, şu an için geçici olarak kaç üyemiz var?’’

  Fox biraz utanmıştı: ‘’Fazla yok. Stüdyo için konuşursak, seninle birlikte 5 kişi sayılırız. Bizim dışımızda stüdyoda olmamalarına rağmen kalıcı üyelerimiz haline gelen Sevgili Duck ve Cang Lei mevcut. İleride Zhan Long’a katılacaklarına söz veren bir kısım insan eklediğimi de düşünürsek, şu an için 47 kişilik bir takıma sahibiz.’’

  Gülsem mi ağlasam mı bilmiyordum: ‘’Az olsa da fena sayılmaz. Eğer doğru düzgün idare edilirse, 47 kişilik bir takım 200 kişiye meydan okuyabilir. Eğer 100 üyemiz olursa, muhtemelen [Kahramanın Öfkesi]’yle savaşmaya başlayabiliriz.’’

  Fox cevapladı: ‘’Sıkıntı yok Patron Xiao Yao. Üye arama işine tam gaz devam edeceğiz. Ayrıca, bossların dirilme zamanlarını da hesaplamayı düşünüyorum.’’

  ‘’Tamam o zaman, bugün biraz yorulduğum için Matcha’yı yanınıza alın ve 24 saat içinde 40.seviyeye ulaştırın.’’

  ‘’Tamamdır, bize güvenebilirsin.’’

  ‘’Güzel!’’
……

  O esnada oyuna entegre ettiğim telefonum çalmıştı. Arayan Wang Xin’di!

  ‘’Hey, lider?’’

  Wang Xin cevapladı: ‘’Hey, Li Xiao Yao, benim!’’

  ‘’Ne oldu hayırdır?’’

  ‘’Yardımına ihtiyacım var.’’

  ‘’Yardım mı? Artık polis değilim, nasıl yardım edeceğim ki?’’

  Gülümsemişti: ‘’Li Xiao Yao, sana tek bir şey soracağım. Yeniden polis olmak istiyor musun? Unutma, zamanında bayrağın altında yemin etmiştin.’’

  Şok olmuştum: ‘’Lider, emir altında çalışmak istemiyorum. Tek istediğim, hayatımı rahatça yaşayabilmek.’’

  Derin bir nefes çeken Wang Xin cevapladı: ‘’Zamanında ne kadar çaresiz hissettiğin biliyorum; lakin artık o konuyla ilgili elimizden bir şey gelmiyor. Yine de, bugünden itibaren direkt benim emrim altında çalışacaksın ve ben de elimden geldiğince sana atılacak iftiralara karşı çıkacağım. Yani Li Xiao Yao, tekrardan Hang Zhou Polisi’ne katılmanı istiyorum. Geçici olarak da olsa, lütfen bize yardım et!’’

  Yumruklarımı sıkıp, cevapladım: ‘’Lider, doğruyu söylediğini biliyorum. Yoksa polis kardeşlerim azılı bir rakiple mi karşılaştı?’’

  Wang Xin dişlerini sıkarak söylendi: ‘’Sayılır. Kan İttifakı, Hang Zhou’daki en büyük üç çeteden biri. Daha önce adlarını duymuş muydun?’’

  ‘’Evet. Yeni bir gelişme mi var?’’

  ‘’Evet.  Kan İttifakı’nın asıl olayı uyuşturucu ticareti ve kerhane işletmeleri. Geçtiğimiz günlerde, sınırdan büyük bir uyuşturucu paketi aldılar; lakin narkotik ekiplerimiz bu ticaretin kayıtlarını zor da olsa almayı başardı. Dün gece, onlara bir baskın düzenlemeye karar verdik. İlk başlarda işler gayet yolunda gidiyordu; lakin bir anda ortaya vahşi bir yaratık çıktı. Hatta kardeşlerimizden birinin iki kolunu da parçaladı.’’

  Şaşırmadan edememiştim: ‘’İki kolunu da parçaladı mı? Böyle bir şeyi yapabildiğine göre, bu nasıl bir yaratıktır yahu?’’

  Wang Xin cevapladı: ‘’Bu yüzden seni çağırdım; belki o yaratığı durdurabilirsin.’’

  ‘’O yaratık mı? Neye benziyor?’’

  ‘’Siyah tüylü kurda benzeyen bir yaratık. Ayrıca vücuduna mermi işlemiyor. En azından 17 mermi isabet ettirdiğimizi biliyorum; lakin yaratıkta ufak bir yara bile açmayı başaramadık. Ayrıca, güçlü bir adamın kollarını parçalayabilecek keskinlikte dişlere de sahip.’’

  Suratım ekşimişti: ‘’İnsanmış gibi görünmüyor. Ne zamandır Hang Zhou’da böyle bir şey ortaya çıktı ki?’’

  Wang Xin: ‘’Bilmiyorum; ancak bu gece yapılacak nakliyatı durdurmamız şart. Aksi taktirde Hang Zhou bölgesine büyük bir uyuşturucu akışı başlayacak. Böyle bir şeyin olmasına izin veremem.’’

  Samimi ses tonuyla Wang Xin bir kez daha sordu: ‘’Li Xiao Yao, geri gel, sana ihtiyacımız var! Shen Bing yeni aletlerden birini kullanarak yaratığın 14 ultra-enerji noktasına sahip olduğunu öğrendi. Böyle bir yaratıkla normal polislerin başa çıkabilmesi mümkün değil.

  Şok olmuştum: ‘’Hassiktir! 14 ultra-enerji noktası mı?’’

  ‘’Evet.’’

  O esnada kalbim soğumuştu. Ultra-enerji testi bir çeşit ruhani enerji testiydi. Genel olarak normal insanlar Qi konusunda pratik yapmadıkları taktirde etrafa herhangi bir enerji dalgası yaymıyordu. Tabii, Qi konusunda pratik yapan ve Vücut Geliştirme seviyesini geçen insanlar için bu durum geçerli değildi. Yine de yaratığın bu kadar enerji yayması hiç de normal sayılmazdı. Yoksa başka bir aleme mi geçmişti?
……

 Derin bir nefes çektikten sonra cevapladım: ‘’Tamam, lider. Hang Zhou Polisi’ne katılmayı kabul ediyorum; ancak üniforma giymem. Bana bir rozet vermeniz yeterli. Çok geçmeden Batı Gölü’ndeki ofise gelirim!’’

  ‘’Güzel! Silahını da getir! Dosyalarını hallettik. Üst seviye birileri işe karışmadığı sürece sorun çıkacağını sanmıyorum.

  ‘’Tamamdır!’’

 Telefonu kapattıktan sonra Zhan Long üyelerine veda ettim. Saat 20:00 olduğundan Lin Wan Er ve Dong Cheng Yue kız yurdunda olmalıydı; yani endişe edecek bir şey yoktu.
……

 Stüdyoya koştuktan sonra odama girdim. Matcha’nın yatakta uzanıp, oyun oynadığını anlayabiliyorum. Hemen yatağın altından bir kutu çıkardım ve Xiao Hei’yi aldıktan sonra sırtıma yerleştirdim. Ardından kapıyı kapatmış ve sessizce Hang Zhou’daki polis istasyonuna yönelmiştim.

  ÇN: Xiao Hei arkadaşın kılıcıydı, belki unutmuşsunuzdur.

  Şaşkın bir vaziyetteydim!

  Siyah kürk, mermi geçirmeyen bir vücut… Bu yaratık da neyin nesiydi böyle?