Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

141. Bölüm Fox’un İş Taktiği

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 

【Yansıtma】(A Seviye): Rakibin fiziksel saldırıları %100 oranında geri yansıtılır. 50 mana harcar, 30 saniyelik dolma süresi vardır. Öğrenilmesi İçin Gerekli Seviye: 40, herhangi bir sınıf bu yeteneği öğrenebilir.

……

  Her ne kadar bu yeteneği kullanmak ciddi bir oyun bilgisi gerektirse de, yeteneğin işe her koşulda işe yarayacağına şüphe yoktu. Özellikle de Savaşçılara karşı işe yarayıp, karşı tarafı ciddi bir şekilde yaralama şansına sahipti!

  Yaşlı K yeteneği öğrendikten sonra söylendi: ‘’ Bu [Yansıtma] yeteneği pek de iyi bir şeye benzemiyor, çok yazık.’’

  Yavru Kurt gülümsedi: ‘’Ne diyorsun oğlum sen, bu yetenek resmen PK için yaratılmış. Düşünsene, bu yeteneği kullandıktan sonra yapman gereken tek şey rakibin sana saldırmasını beklemedik. Bunun yanında bir de [Keskin Rüzgar] eklersen olayı direkt bitirmiş olursun.’’

  Sevgili Duck hemen yeteneği öğrenmiş ve söylenmişti: ‘’Bu Locus yüzüğü hala kaybolmadı, sizce tekrar yeteneği öğrenebilecek miyiz?’’

  Fox: ‘’Hiç sanmıyorum.’’

  Ona bir bakış attım: ‘’Nedenmiş Fox?’’

  Fox gözlerini kıstı: ‘’Yüzüğün bilgilerine bakın, 24 saat sonra kaybolacağını söylüyor; ancak yüzüğü başkasına verip veremeyeceğimizle ilgili bir şey yazmıyor. Yani diyorum ki arkadaşlar, turnayı gözünden vurduk! Hatta turnaya kafa attık!’’

  Gözlerim parıldamıştı: ‘’Yoksa… Locus Yüzüğünü kullanarak diğer oyunculara [Yansıtma] yeteneğini pazarlayabiliriz mi diyorsun?’’

  ‘’Aynen onu diyorum!’’

 ‘’Hass…’’

  Yavru Kurt: ‘’Asıl sıkıntı bunu insanlara nasıl açıklayacağımız…’’

  Biraz düşündükten sonra cevapladım: ‘’Birini öğrenirken videoya alırız… Hemen birilerini çağıracağım, bana bırakın!’’

 ‘’Nasıl yapacakmışsın onu?’’ diye sordu Fox.

  Elimi havaya savurdum: ‘’Çoktan [Yansıtma]’yı öğrendiğim için şehre gidip, güçlü oyunculara meydan okuyacağım. Eğer [Yansıtma]’yı kullanarak rakibi öldürdüğüm bir mücadelenin videosunu alıp, foruma koyrsam insanların dikkatini çekebilirim.Yani oyuncular konusuna kafayı takmayın, kişi başı 10 altın alalım diyorum ben, uyar mı?’’

  Yavru Kurt gülümsedi: ‘’Hiç alışıla geldik bir para kazanma yöntemi olmasa da acayip basit bir taktik!’’

  ‘’O zaman ben şehre dönüyorum, siz burada bekleyin! Bu mağara Zhan Long’un ilk vurgununu yapacağı yer olacak! Locus yüzüğü sağ olsun, hahahah!’’

  ‘’Hahahahah!!!’’

……

  Işınlanma kağıdını çıkardıktan sonra Ba Huang Şehri’ne geri döndüm. Öğlen vakti olduğu için şehirde ekipman ve diğer eşyaları satan tonla oyuncu vardı.

  Ekipmanlarımı tamir ettirdikten sonra şehir kapılarına doğru ilerlemeye koyuldum. Şehrin dışında her zamanki gibi bir sürü oyuncu vardı. Bazıları party arıyor, bazıları da PK stratejileri tartışıyordu. Hemen yanımda 7 kişi özel bir duello yapıyordu. Bir an için bile düşünmeden ileri atıldım.

  Kalablaığın içinde, 49.seviye bir kılıç ustası gururla dikiliyordu. Kollarını göğsünün önünde birleştirmiş ve önüne de etrafa altın ışık hüzmeleri saçan bir kılıç yerleştirmişti. 25 yaşında görünüyor olsa da; suratında vahşi bir ifade vardı. Geniş bir kahkaha patlattı: ‘’Benimle kapışacak birileri var mı? 1 altın için? [Prag]’tan Cennet’in Kahramanı dikiliyor karşısınızda, herhangi bir düelloyu kabul etmeye hazırım! Ancak, aynı oyuncularla bir kez daha karşılaşmayı düşünmüyorum. Herkesin tek şansı var! Saat akşam 7 olduğunda kardeşlerimle içmeye gideceğim için acele etseniz iyi edersiniz!’’

  Ona bir bakış attım; herif cidden Prag’tandı. [Prag]’ın ne zaman resmi bir klan haline geldiğini bilmesem de; klanın henüz 1.seviyede olduğunu biliyordum. Ayrıca karşımda dikilen bu adam klanın Üstadları’ndan birisiydi---

  Cennet’in Kahramanı Sv-49 Kılıç Ustası

  Klan: Prag

  Pozisyon: Üstad

……

  Ba Huang’ın 17.oyuncusu ve aynı zamanda [Prag]’ın üstadlarından birisi… Bu Cennet’in Kahramanı, Yan Zhao, Yue Qing Qian ve Yue Wei Liang’dan sonra lafı geçen insanlardan birisiydi. Seviyesine ve ekipmanlarına baktığımda herifin Vahşi Kaplan’a yakın bir durumda olduğunu anlamıştım. Eh, bundan önce forumlarda popüler bir konuya denk geldiğimi hatırlıyordum. Herif gayet ünlüydü, [Yansıtma] yeteneğimi test etmek için onu kullanacaktım.

  Kalabalıktan ayrıldıktan sonra elimde bir altınla ileri atıldm. Hafifçe gülümseyerek söylendim: ‘’Hadi bakalım!’’

  Cennet’in Kahramanı bana boş gözlerle bakıyordu: ‘’Kaygısız Xiao Yao? Süper! Sonunda ustalardan biri kendini gösterdi! 51.seviye Ejder Mezarı’nın Koruyucusu demek, hahaha…’’

 Elimi uzatıp, altını ona fırlattım. Ardından kılımı çekip, söylenmiştim: ‘’Hadi bakalım, [Prag]’ın üstadı!’’

  Cennet’in Kahramanı başıyla onayladı: ‘’Tamamdır, gel bakalım!’’

 “Pa ta!”

  Yerde kızıl bir bayrak duruyordu; bu bayrağın anlamı gayet basitti. Düelloyu kaybeden ya da kazanan oyuncu hiçbir şekilde kayıp yaşamayacaktı. Meydan okumayı kabul ettim.

……

  Geri sayım başlayınca başımı aşağıya doğru indirmiştim. Sayımın bitmesine 1 saniye kala çoktan ileri atılmış ve [Keskin Buz Kılıcı]’nı hazır etmiştim. Kılıcımı Cennet’in Kahramanı’nın omzuna doğru savurmuştum. Tabii bu esnada herifin evcil hayvanıyla uğraşsın diye Ufak Bobo’yu çağırmayı da ihmal etmemiştim. 

 HA!

  Cennet’in Kahramanı hafifçe gülümsedi ve hemen geri çekilerek kılıcımı savuşturdu. Havaya devasa bir ‘ISKA!’ yazısı fırlamış ve [Keskin Buz Kılıcı]’m rakibe ulaşamadan kaybolmuştu: ‘’Görünüşe göre Ba Huang’ın 4.oyuncusu öyle pek de lafı edilebilecek biri değilmiş…’’

  Bir şey söylememiş olsam da dudaklarım yukarıya doğru kıvrılmıştı. İstediğim tek şey herifin beni küçümsemesiydi. Daha demin aktif ettiğim [Keskin Buz Kılıcı]’nı özellikle yavaşça savurmuştum, bu saldırıya tepki verebilmesi için herife en azından yarım saniyelik bir süre tanımıştım. Eğer bu saldırıyı atlatacak yeteneğe sahip olmasaydı, [Prag]’ın üstadlarından biri olmayı da hak etmiyordu.

  Ding!

  Cennet’in Kahramanı karşı atağa geçmişti. Altın kılıcında beliren 4 altın altıgen 5.seviye [Kombo]’yu işaret ediyordu!

 “Huah…”

  [Hız]’ı aktif ettikten sonra kılıcımı öne uzatarak geri çekilmeye başladım; ancak bütün saldırıları atlatabilmiş değildim. Üç darbeye maruz kalmıştım---

311!

287!

310!

Vay arkadaş! Saldırıları hiç fena olmasa da ne yazık ki 2700 canım olduğundan yalnızca canımın üçte birini götürmeyi başarmıştı.

 “Shing…”

 Canımın yalnızca üçte birini götürmeyi başardığını gören Cennet’in Kahramanı biraz duraksadıktan sonra normal bir saldırı yapmıştı!

410!

Darbeyi direkt karşıladım ve fazla çaba sarf etmeden kılıcımı havaya savurdum. Normal bir saldırı yapmış ve herifin göğüslüğüne bir darbe indirmiştim. Kılıç herifin göğüslüğüne ulaşmadan önce etrafa garip bir ışık hüzmesi saçmaya başlamıştı! Buz Yağmuru Kılıcı titriyordu; bu saldırım ölümcül bir darbe olacaktı!

1174!

  Devasa bir hasar sayısı havaya fırlamış ve Cennet’in Kahramanı şok olmuştu. Zaman kaybetmeden bir can iksiri içti ve ‘Klang!’ kılıcımı geriye savurarak bana bir darbe daha geçirdi. Sonunda canım 1000’e inmişti. Cennet’in Kahramanı da asıl yeteneklerini kullanmak için bu anı bekliyordu. Eğer saldırısını başarıyla uygulayabilirse beni öldürebileceğine şüphe yoktu. Tabii herifin [Tedavi]’ye sahip olduğumdan haberi olmadığı için aslında ölmek gibi bir sıkıntımın olmadığını bilmesi de mümkün değildi.

“Hua!”

Kılıcından fırlayan alevler tek bir şeyi işaret ediyordu: 5.seviye [Alev Kılıcı]!

 İçten içe bu duruma sevinmiştim; zira canımın 1000’e düşmesini beklememin sebebi bu anın ta kendisiydi. Böylece Cennet’in Kahramanı bütün gücüyle bana saldıracaktı. Aksi taktirde [Yansıtma]’nın tam potansiyelini diğerlerine gösterme şansım olmazdı!

 “Svish…”

 Savuşturmak için kenara adım atmış olsam da içten içe endişelenmeden edememiştim. Ayaklarımın altında bir ışık belirdi ve [Yansıtma] başarıyla aktif hale geldi! Cennet’in Kahramanı’nın daha önceki savaşlarımı izlediğini düşünmüyordum. Ne yazık ama, herifi göz göre göre keklemiştim!

  ‘’Kaçmaya mı çalışıyorsun!?’’

  Kılıcını kaldırmış ve yana kaymıştı. Ardından gayet güzel bir hamleyle [Alev Kılıcı]’nı omzuma sapladı!

……

“Deng!”

  Bir anda garip bir ses duyulmuş ve hemen önümde şeffaf, yuvarlak bir kalkan belirmişti. [Alev Kılıcı]’nın bütün hasarı karşı tarafa yansıtılmıştı. Cennet’in Kahramanı yaşananları anlayamasa da başının üstünde çıkan hasar sayısını görünce şok olmuştu---

1174!

Bahsi geçen [Yansıtma] yeteneği herifin bütün defansını görmezden gelmişti. Bütün hasarı geri yansıtabilen bu yetenek cidden hafife alınacak bir yetenek değildi!

 “Huh?!”

  Oracıkta dikilen Cennet’in Kahramanı’nın mücadele başında 1800 canı vardı; bu yüzden [Yansıtma] yeteneği neredeyse herifin bütün canını alıp götürmüştü.

 Fazla uğraşmadan kılıcımı yavaşça havaya savurdum ve herifi öldürüm.

 +1 altın!

……

  Keyifle altını aldım ve gülümsedikten sonra mücadeleyi foruma koyup, yorumladım: ‘’[Yansıtma] yeteneği, öğrenmek için 10 altın ve 40.seviye gerekiyor. Bu yeteneği herhangi bir sınıf öğrenebiliyor olsa da; asıl koşul Locus Yüzüğü’ne sahip olmak. Bu yüzük sayesinde Keder Mezarı’ndaki geçitten geçebileceksiniz. Şu an için, Keder Mağarası’nın derinlerinde Zhan Long’dan 4 oyuncu bulunuyor. Bu arkadaşlarımız giriş için sizlerden 10 altın alacak ve sizleri içeriye sokacaklar. Şu an için yeteneği öğrenmek adına yalnızca 24 saatiniz kalmış durumda, yani bu fırsatı kaçırmayın derim! Zaman kaybetmeden Ba Huang Şehri’nin güneydoğusundaki (157721, 012873) kordinatlarına gidin ve Keder Mağarası’na girin!’’

  Foruma konuyu açtıktan sonra keyfim yerine gelmişti.

  Tam mekanı terk edecekken Cennet’in Kahramanı kolumu tuttu: ‘’Xiao Yao, o [Yansıtma] yeteneğini nereden aldın?’’

  ‘’Bir yerden almadım, forumdan buldum!’’

  Hemen forum linkini ona yolladım ve herif anında şok oldu: ‘’Hassiktir, bu [Yansıtma] yeteneği acayip bir keşif! Hemen patrona bildirmem lazım, ikinci resmileştirmesini alan bütün oyuncularımızın bu yeteneği öğrenmsi şart! Zaman kaybetme lüksümüz yok!’’

 “Di!”

 Wan Er’den bir mesaj aldım: ‘’Şey… Li Xiao Yao, daha demin yüklediğin videoyu gördüm, cidden [Yansıtma]’yı öyle mi öğrendin?’’

  ‘’Hmm, bilmem?’’ diye gülümsedim: ‘’Wan Er, öğrenmek istiyor musun?’’

  ‘’Evet, Dong Cheng’le beraber derhal Ba Huang’a doğru yola çıkacağız. Wuwu, son günler bir hayli zor geçmişti, söylesene bana, neden bütün güzel şeyler Ba Huang’da ortaya çıkıyor?’’

  ‘’Sebebi gayet açık. Çünkü en yakışıklı oyuncu Ba Huang civarlarında takılıyor… Bu arada videoyu yükleyeyi birkaç dakika bile olmadı, ne ara gördün ki? Hem ayrıca sen ne geziyordun forumlarda?’’

  Chat kutusundaki Wan Er’in suratı anında kıpkırmızı kesilmişti: ‘’Aptal, forumdaki takip sistemini bilmiyor musun? Bir şey yükldiğin zaman anında telefonuma bildirim geliyor.’’

  Titredim: ‘’Hanımefendinin benimle bu kadar ilgilendiğini bilmiyordum. O zaman sizleri Ba Huang Şehri’nde bekleyeceğim, yetenekleri bedavaya öğrenebilirsiniz…’’

 ‘’Tamam tamam, o zaman yanımda birkaç kişi daha getireceğim!’’

  ‘’Sadece Dong Cheng ve sana bedava olur, diğerlerinin parayı ödemesi lazım…’’

  ‘’Tamam, öyle diyorsan…’’

  ‘’Öyle diyorum, heheh!’’