Tam tahmin ettigim gibi :) digerlerini almasaydi yanina eglencesi cikmazfi :F
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
118. Bölüm İlk Grup Mücadelesi
Oyuna girelim!
“Ding!”
Beklenmedik bir pencere açıldı---
Sistem Notu: Tebrikler! ÇMB Mücadele sıralamasında ilk 1000’e girmeyi başardınız! Günün ilk oyuna girişi olduğu için, 4123 TP ve 9 altın kazandınız.
….
TP barım %3 artmıştı. ÇMB sıralamasında olan oyuncuların böyle ekstralar kazandığını görünce, sıralamaya girmek için mücadele edenleri daha iyi anlamıştım. Özellikle de günlük elde edilecek olan 9 altın. Belki de üst sıradakiler daha fazla para ve TP kazanıyordur, tabii bunlar henüz benim için erken olan şeyler…
Ba Huang’ın ortasında dikilirken, Buz Yağmuru Kılıcı’nı kınından çektim. Aşağıya doğru baktım, şeffaf sayılabilecek bir buz tabakası kılıcın bedenini kaplamış, üstüne kazının sembolleri yansıtmaya koyulmuştu. Bu mor ekipman kesinlikle normal bir kılıç gibi gözükmüyordu ve o anda, saldırı puanımın Ba Huang içinde rakipsiz olduğunu anlamıştım. Jian Feng Han bile 2000’lik saldırı puanıma ulaşamıyordu.
Keyifli keyifli dikilirken bir ‘Ding!’ sesiyle doğruldum ve mesajın Lin Wan Er’den geldiğini gördüm: ‘’20.000 RMB hesabına transfer edildi, Ba Huang’a geliyorum, Çevik Ejderha Yüzüğü’nü beklet, tamam mı?’’
Gülümseyerek yanıtladım: ‘’Anlaşıldı, yüzük bankamda duruyor; ölsem bile düşürme şansım yok. Yani endişe etmeniz yersiz hanımefendi, şehre gelince bana mesaj atın.’’
‘’Ah, tamamdır!’’
….
Arkadaş listemi kontrol ettim; görünüşe göre Song Han ve diğerleri oyuna girmişti. Onlara bir mesaj yolladım: ‘’Yavru Kurt, ne yapıyorsunuz?’’
‘’İksir topladıktan sonra seviye kasmaya gideceğiz. Ne oldu Xiao Yao?’’
‘’Ba Huang demircisinin oraya gelin, Zhan Long Stüdyo’sunun geleceği için toplantı yapacağız.’’
‘’Tamamdır!’’
Buz Yağmuru Kılıcı’nı kınına soktum. Her ne kadar kılıcı hemen kınına sokmuş olsam da etraftaki insanların çoğu beni işaret edip, kılıcı gösteriyordu. Muhtemelen kılıcın sıralamada olup olmadığını merak ediyorlardı.
Buz Yağmuru Kılıcı’nı ve Kadim Tablet’I sırtımda taşırken, Ateş ve Buz Pelerini’m rüzgarın eşliğinde dalgalanıyordu. Demirciye adım attım; mekan birkaç kazan bulunduran taştan bir binaydı. Ocağın yanında duran demirci masadaki kılıca ardı ardına darbeler indiriyor ve havaya ‘Keng Keng Keng!’ sesleri yayılıyordu. Kollarımı çaprazladıktan sonra duvara yaslandım ve birkaç dakika geçtikten sonra Song Han, Ran Min (Yaşlı K) ve Fox dükkanın önünde belirdi.
‘’Xiao Yao!’’ Song Han hafifçe gülümserken hançerlerini kaldırmıştı, kendisi artık 30.seviyeyi geçmiş olan bir süikastçiydi. Yalnızca üç günde, bu herifler üst seviyeleri yakalamaya yaklaşmıştı. Cidden seviye kasma hızlarını hafife almamak lazımdı!
Başımı öne doğru salladıktan sonra dördümüz de mangalın etrafına kurulduk.
‘’Xiao Yao, hayırdır?’’ Song Han sordu.
Cevapladım: ‘’Aslında büyük bir mesele yok. Yalnızca sizlere ÇMB Mücadele Sıralaması’nın yayımlandığını söylemek istedim. Mücadele Sıralaması’nın detaylarını kavradığınızı varsayıyorum. Önceki oyunlara kıyasla Kader daha acımasız bir dünya. ÇMB Listesi yayımlandıktan sonra Ba Huang’daki mücadele iyice kıyasıya bir hale gelecek; bu yüzden grubumuza insan bulmamız lazım. Dört kişiyle dünyaya hükmedemeyiz!’’
Fox’un suratında geniş bir gülümseme vardı: ‘’Patron, yoksa… Klan mı kuralım diyorsun?’’
Derin bir nefes aldım: ‘’Klan kurmak için 10.000 altına ihtiyacımız var; şu an için böyle bir parayı karşılamamız mümkün değil. Üstelik elimizde Klan Kurma Tableti bile yok. Yani klan kurmak inanılmaz maliyetli bir mesele. Yine de resmi olarak bir klan kuramayacak durumda olmamız, geçici bir takım oluşturamayacağımız anlamına gelmiyor. Eğer [Kahramanın Öfkesi] ve [Öncü] gibi klanlarla kapışmak istiyorsak, yavaştan bir takım toparlamamız lazım.’’
Yaşlı Kı öfkeyle yumruğunu kaldırdı: ‘’Oh, Jian Feng Han’ın Cennet Düzeni’nin Kılıcı’nı çaldığı videoyu izledim. Utanmaz herif, millet bir de bu adama usta bir oyuncu mu diyor? Utanmaz pezevenk!’’
Song Han ÇMB listesini açıp gülümsedi: ‘’Jian Feng Han’dan bahsetmişken, kendisi ilk 10’da olan bir oyuncuymuş. Büyük Usta Alemi’nin de ilk 10’una girmeyi başarmış. Şu an yeterince güçlü değiliz; bu yüzden de [Öncü]’ye meydan okumak henüz bizim için erken.’’
Başımı öne doğru salladım: ‘’İşte bu yüzden bir an önce seviye kasıp, 3 güne kalmadan 40 olmanız ve 2.resmileştirmenizi almanız lazım. Ondan sonra geçici bir takım kurmak adına Şifacılar ve Büyücülerden oluşan 10 kişilik bir ekip bulmamız lazım. Ardından bosslara meydan okumaya başlayıp, Klan Kurma Tableti’ni kovalama şansını elde edebiliriz. Tabii bir de---‘’
‘’Tayfayı toplayacağız!’’
‘’Sonra da para karşılığında satacağız!’’
‘’Öhöm, öhöm, biraz fazla heyecanlandım…’’
Fox birkaç sayı içeren sekmeyi bizlere gösterdi: ‘’Patron, bunlar satmak istediğin ekipmanlar. Hepsini sattım. Yeşim Şehri’nin Kılıcı 500 altına, Ateş Odunu Kılıcı 400’e, Rüzgar Kovalayan 180’e ve diğerlerini de toplarsak, geniş bağlamda 1345 altına ulaşmayı başardık. Parayı çoktan Sanal Hazine’ye yolladım, şu an için 1:8 bir oran var. Birkaç dakika önce toplamı 10.760 RMB’ye satıldı. Stüdyo şu an için beş parasız olduğundan, %50’sini stüdyo için ayıracağız. Diğer %50’yi, 5.380 RMB’yi demin sana transfer ettim.’’
Dingg!
Transferin tamamlandığını belirten bir sistem notu. Oyun hesabı direkt olarak nüfus cüzdanına bağlı olduğundan, banka hesap bilgilerini de entegre etmek çok zor değildi.
‘’Tamamdır, kasma zamanı!’’ Song Han doğruldu, hançerlerini kaldırdı ve gülümseyerek söylendi: ‘’Şu mekana, millet doluşmadan gidelim hadi. Geçen gün yaşadıklarımızı bir kez daha yaşamak istemiyorum; hadi yaratıkları çalmak tamam da, herifler Yaşlı K’yı bile öldürdü!’’
Şaşırmıştım: ‘’Yavru Kurt, ne dedin sen? Dün PK mı yaptılar size?’’
‘’Evet.’’ Song Han başıyla onayladı: ‘’Bir çeşit aileye üye olan birkaç tip bize bulaştı. Yaklaşık bir düzine adam vardı ve çoğu 37-40 arasındaydı. Sanırım para kasmak için toplanan bir stüdyo, hm… adı neydi ki?’’
Ran Min anında baltasını kavramıştı: ‘’Kendilerine Yıldırım Ruhu Stüdyo’su diyorlardı. Sanırım [Öncü] Klanı’na üyelerdi..’’
Kaşlarımı kaldırıp, Buz Yağmuru Kılıcını çektim: ‘’Yürüyün, intikamınızı alacağım. 37-40 arasında olan bir düzine adam dememiş miydiniz? O kadarıyla tek başıma bile mücadele edebilirim.’’
Fox fısıldadı: ‘’Ben bunun iyi bir fikir olduğunu düşünmüyorum. Herifler [Öncü]’ye üyeydi. Başımıza bela almayalım?’’
Gülümsemeden edemedim: ‘’Sorun yok, ufak Zhan Long Stüdyo’muz Jian Feng Han’ın gözünde bir karıncadan farklı değil. Herifin şu an için tek derdi yüksek seviye bossları keserek, Klan Kurma Tableti elde etmek. Bizimle uğraşacak zamanı yok. Hadi bakalım. Zhan Long’un asıl prensibi, onurumuzu korumak ve zayıfın yanında yer almaktır! Gücümüz olmadığı için zayıf sayılıyoruz, bu yüzden kendimiz için mücadele etmemiz gerekiyor…’’
Song Han ve Yaşlı K gülümsedi: ‘’Tamamdır, hadi gidelim! Donmuş Akça Ağaç Tepesi’ne!’’
….
İksirleri toparlayıp, ekipmanları tamir ettikten sonra ufak grubumuzla birlikte yola koyulduk. Tek bir bakışta insanlar Song Han ve diğer ikisinin oyuna yeni başlayan tipler olduğunu anlayabiliyordu. Sonuçta toplama ekipmanlarla takılıyorlardı. Bunların yanında ben, birbirine uyan zırhlar giydiğim için dikkat çekiyordum. Bu yüzden ismimi gizledim ve benden 5 seviye aşağıda bulunan tiplerin ismimi görmesine engel oldum. Fiyakalı pelerinimi omuzlarımdan aşağıya attıktan sonra tayfayı takip etmeye koyuldum.
Lin Wan Er’in şehre gelmesine daha 2 saat olduğundan, yapacak başka bir şeyim yoktu.
Ba Huang’dan 20 dakika uzakta Donmuş Akça Ağaç Tepesi yer alıyordu. Bu bölge ortalama bir seviye kasma arazisiydi. Haritanın genelinde 41-42 seviyelik haydutlar yaşıyordu. Bu bahsi geçen haydutlar genelde yakınlardaki köyleri yağmaladıkları için para konusunda fena sayılmazlardı. Tek bir haydut ortalama olarak 5 gümüş düşürüyordu ve 1:8’lik değişim oranını hesaba katarsak, bu 5 gümüş 0.40 RMB’ye denk geliyordu. Bu yüzden Ba Huang’daki para kasmak isteyen oyuncuların çoğu bu bölgeyi tercih ediyordu.
Song Han ve Yaşlı K’nın arkasından yürümeye devam ediyordum. Fox yanımdaydı, silahını kaldırıp gülümsedi: ‘’Saat daha erken, muhtemelen kimse gelmemiştir. Akşam olduğunda burası insan kaynıyor. Haydutlar doğar doğmaz ne olduğunu anlayamadan öteki dünyaya göç ediyor…’’
Söylendim: ‘’Bu Donmuş Akça Ağaç Tepesi’nin kuralı ilk gelen kapar, değil miydi?’’
‘’Evet. Genel bağlamda konuşursak, normal partyler iletişim kurarak bölgeyi paylaşıyor. Arada sırada ortaya çıkan salak tipler direkt oyunculara saldırmaya başlıyor. Dün, Yıldırım Ruhu Stüdyo’suna ait olduklarını söyleyen tipler de bu bahsettiğim salaklardandı.Herifler direkt laf atmaya başladı ve senin de bildiğin gibi Yaşlı K dayanamayıp, mücadele etmeye koyuldu. Sonunda da ölüp, 1 seviye düşmek durumunda kaldı…’’
Birkaç Pardon Kartı çıkarıp, millet dağıttım: ‘’Ah, eğer o Yıldırım Ruhu Stüdyo’suna ait olan oyuncular ortaya çıkarsa, onlara gerekeni yapacağım. Siz haydut kesmeye odaklanın, ben partyden çıkıyorum. Oyuncularla bizzat ilgileneceğim.’’
“Tamamdır!’’
Song Han dönüp, gülümsedi: ‘’Heheh, bu sefer yanımızda Xiao Yao var, hadi bakalım ne yapacaklar.’’
‘’Heheh!’’
….
Çok geçmeden dördümüz tepeye tırmandık. Aslına bakarsanız bölgeye çoktan birkaç party gelmişti; ancak hepsi ayrıldığından, kasmak için yeterince alan vardı. Bölge ormanlarla çevrilmiş geniş bir araziydi ve ormanın içinde uzun kılıç kullanan haydutlar yaşıyordu. Song Han ve diğer ikili zaman kaybetmeden haydut avına başlamıştı. Yaşlı K haydutun odağını çekiyor, Song Han haydutu sersemleterek kontrolü devralıyor ve Fox da uzaktan saldırıyordu. Basitçe söylemek gerekirse, bu mücadele tek taraflıydı.
Pata…
Yanımda duran kızıl kaya parçasına çıktıntan sonra kollarımı çaprazladım ve 2 metrelik ağacın yanına kuruldum. Diğer oyuncualr beni göremiyor olsalar da, ben her şeyi rahatça görebiliyordum.
Bir saat boyunca kayda değer bir gelişme yaşanmamıştı.
Tam uykuya dalacağım sırada, Yaşlı K’nın sesi duyuldu: ‘’Patron, dikkatli ol! Geliyorlar, şu bahsettiğimi Yıldırım Ruhu’na ait tipler!’’
….
Tepenin eteğinde bir party belirmişti. İsimlerinin önünde bir aile başlığı koymuşlardı. Hatta [Öncü]’nün sertifika amblemine bile sahiplerdi. (Sertifika Amblemi: Arkadaşlar bu amblem sadece dış görünüş olarak kullanılıyor ve herhangi bir ekstra vermiyor. Resmi olarak kurulamayan klanların çoğu bu sertifikayı kullanıyormuş.)
Grubun önünde 42.seviye bir büyücü vardı, İsim: [Yıldırım Ruhu İmparatoru], kendisi grubun en yüksek seviyeli oyuncusuydu. Arkasında bir kılıç ustası-[Yıldırım Ruhu Kralı]-, bir savaşçı-[Yıldırım Ruhu Marki]- vardı ve bu ikili 2.resmileştirmelerini alan, 40.seviyedeki oyunculardı. Ailenin ismi hiç de fena sayılmazdı. Muhtemelen beni zorlama potansiyeline sahip olan yalnızca bu üçlü vardı. Üçlünün arkasında duran oyuncuların hepsi ikinci resmileştirmeyi almamış olan tipler olduğundan, defansımı bile geçebileceklerini sanmıyordum. Yani onları görmezden gelsem bile olurdu.
…….
‘’Ha, yine şu ezikler…’’ Yıldırım Ruhu Marki baltasını kaldırdı ve uzaktan gülümsedi: ‘’Yıldırım Ruhu Stüdyo’su 5 saatliğine burada para kasacak. Bölgeyi boşaltın ve gözümün önünden kaybolun! Size diğerim, Kahraman Ran Min, siktir git buradan! Eğer bir dakika içinde mekanı terk etmezseniz, geberdiğinizden emin olacağım.’’
Yaşlı K öfkeden tir tir titriyordu. Seviyesi, ekipmanı ve yetenekleri rakiplerinden düşük olsa da, dişlerini sıkıp, kükredi: ‘’Beni mi öldüreceksin? Gel de dene lan o zaman! Bakalım becerebilecek misin!’’
….
“ShaSha…”
Kayanın üstünde dikilirken yavaşça ve sessizce Buz Yağmuru Kılıcı’nı kınından çıkardım. Song Han’ın partysine katılmış ve party chatinden söylenmiştim: ‘’Pardon Kartı’nı kullanın. Bu, Zhan Long olarak yapacağımız ilk mücadele… Yaşlı K, direkt gruba saldır ve Yıldırım Ruhu Marki’ne odaklan. Yavru Kurt, kılıç ustasını sersemlet. Fox, silahını kullanarak Yaşlı K’nın rakibini öldür.’’
Song Han fısıldadı: ‘’Xiao Yao, en tehlikeli herif şu büyücü, Yıldırım Ruhu İmparatoru!’’
Buz Yağmuru Kılıcı’nı sımsıkı kavradıktan sonra cevapladım: ‘’Büyücüyü bana bırakın!’’
Magnec