Tam shuo nun bedeni üstünde daha fazla dursaydık fena olmazdı biraz daha övgü geleydi keşke:D ah fitch ah daha beterini hak ediyorsun da han shuo ya dua et bununla yetinsin :D
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
92. Bölüm Gerçekten Bir Büyücü Müsün?
Sabahın erken saatlerinde, Han Shuo daha yataktan çıkmadan bile dışarıda konuşulan iç çamaşırları konusunu duyabiliyordu. Bu konu birinin itinalı çabaları sayesinde Nekromansi Bölümünün her köşesine yayılmıştı.
Gene ve Fanny sabah erken vakitte olmalarına rağmen fazla çalışmaktan ve bu konu hakkında endişelenmekten dolayı tamamen tükenmişlerdi. Öğrenciler çabucak eğitim alanında toplandılar. Kadın öğrencilerin yüzlerinde öfkeli ve dehşete düşmüş ifadeler varken, erkek öğrenciler şaşkınlık içerisindelerdi.
Han Shuo da eğitim alanına gelmişti. Gözleriyle Fitch’i süzerken kalabalığın gürültülü sohbetini dinliyordu. Fitch normal gözüküyordu, lakin gözleri etrafta geziniyor, ara sıra da Han Shuo’ya doğru kayıyordu.
‘’Bu meselenin sonuçları son derece berbat olacak. Daha önce Nekromansi Bölümünde hiç buna benzer bir şey olmadı. Bu konu adamakıllı bir biçimde incelenmeli.’’ Gene düşüncesini dile getirirken son derece kızgın görünüyordu.
‘’Lisa, siz kızlar gerçekten dikkatsizsiniz. Nasıl hırsızın bu kadar kolay başarmasına izin verdiniz? Hiç mi bir şey fark etmediniz?’’ Fanny çatılı kaşlarıyla Lisa’yı azarladı.
‘’Burası Babil Büyücülük ve Savaşçılık Akademisi, biz de hırsızların bu kadar cesur olacağını düşünmüyorduk. Daha önce Nekromansi Bölümünde böyle bir şey olmadı, ayrıca o kirli kıyafetlerin bir değerleri de yoktu. Kim böyle utanmaz bir sapığın belireceğini düşünürdü ki?’’ Lisa acılı bir ifadeyle söylendi.
Amy, Athena, Bella ve diğer kızlar da durmadan şikâyet ederlerken öfkeli ifadeler takınmışlardı. Hırsızı bulduklarında, kesinlikle ağır bir ceza uygulayacaklarını söylüyorlardı.
‘’Nekromansi Bölümümüzde meydana gelen böyle bir şey zaten son derece olumsuz bir etkiye sebep oldu. Okul yönetimi hâlihazırda incelemeyi devraldı. Acaba kim böylesine utanmaz ve cüretkar bir hareket yaptı?’’ Fanny öfkeyle konuşurken oldukça hiddetliydi.
Eğitim alanında birçok ateşli tartışma dönüyordu ve iç çamaşırları çalınanlar inanılmaz derecede öfkeliydiler. Han Shuo her şeyi sakince gözlemledi ve gelişmeler için bekledi.
‘’Kimin yaptığını düşünüyorsun?’’ Bir süre sonra Lisa Han Shuo’nun yanına kaydı ve sordu.
Omuz silken Han Shuo gülümsedi. ‘’Nereden bileyim? Bunu yapan kişi bölgeyi oldukça iyi bilen birisi olmalı yoksa bunca iç çamaşırını kolayca çalamazdı? Biraz zayıf olsan da, etrafı bilmeyen birisi böyle bir şey yapmaya çalışsa fark edebilirdin. Bu işi kimseye çaktırmadan yapan bu kişinin yöntemlerine oldukça hayran kaldım.’’
‘’Böyle bir zamanda nasıl dalga geçebilirsin? Benim, benim sutyenim çalındı! Bu kişi utanmaz bir sapık. Kimin yaptığını bilseydim, kurtulmasına izin vermezdim!’’ Lisa yumruklarını sıktı ve sözlerini neredeyse tükürerek söyledi.
‘’İlk önce onu yakalaman lazım.’’ Han Shuo Lisa’yla konuşurken bile Fitch’i izlemeye devam ediyordu.
Tam eğitim alanlarında bir kargaşa kopmuştu ki, orta yaşlı bir silahşor içeri girdi. İsmi Vida’ydı ve akademideki bütün ufak işlerle görevli kişydi. Han Shuo daha önce bir kere bu adamı görmüştü. Vida oldukça güçlüydü. Eğer öğrenciler arasında kavga çıkarsa veya garip durumlar meydana gelirse, işlerle her zaman o ilgilenirdi.
‘’Genel durumu kavradım. Az önce kızların yurt binasının etrafına bakındım ve kimin bu işi yaptığına dair halihazırda bir tahminim var.’’ Vida geldiğinde hemen Han Shuo ve diğerlerinin toplandığı yeri bakışlarıyla taradı ve soğukça konuştu.
‘’Vida Amca, kim yaptı? Çabuk ol ve söyle!’’ Amy Vida’nın yanındaydı ve endişeyle sordu.
Vida’nın ifadesi Han Shuo’ya baktığı sırada donuktu, ‘’Bunu yapan kişi kendini biliyor. Umarım hatalarını gönüllü olarak kabul eder. Gönüllü olarak öne çıktığı sürece, kendisini İmparatorluk Mahkemesi’ne göndermeyeceğime söz verebilirim, ancak ortaya çıkmazsa nazik olmayacağım için beni suçlamasın.’’
‘’Bay Vida, ne demeye çalışıyorsunuz? Bizim öğrencilerimize bağırıyorsunuz, yoksa içimizden biri mi bu suçu işledi? Bu gülünç!’’ Fanny Vida’nın bakışlarının birkaç erkek öğrencinin üstünde dolaştığını gördü ve hoşnutsuz bir tavırla söylendi.
‘’Usta Fanny, bu hiç de gülünç değil. Sizin değerli öğrencilerinizden birisi suçlu olmalı. Kızların yurdunu araştırdığımda yurt binasının pencerelerinden çıkan, çalılıklardan geçen ve erkek yurduna giden son derece hafif ayak izleri buldum. Heh heh, daha önce bunun gibi birçok durumla ilgilendim ve suçlu bu durumdan yırtacağını düşünmesin. Usta Fanny, sorunun nerede yattığını bence anlıyor olmalısınız, değil mi?’’ Vida kıkırdayıp bu konuda yargılamasını yaptı.
Görünüşe göre Fitch detaylara epey dikkat etmişti. Hatta bilerek ayak izleri dahi bırakmıştı. Ne var ki, Vida fazla zeki değil gibiydi. Bu da Han Shuo’nun onu aşağılamasına ve bu kişi hakkındaki düşüncelerinin değişmesine neden oldu.
Bu sözler duyulmasıyla birlikte anında bir kargaşa çıktı. Bütün erkekler hemen haykırmaya başladılar ve böyle alçak bir hareket yapmayacaklarını söylediler. Kızlar ise öfkeyle erkeklere doğru bakıyorlardı. Tüm erkeklere olan bakışları oldukça düşmancaydı, adeta herkes şüphe altındaydı.
‘’Lisa, bana böyle bakmana gerek yok. Epey rahatsız hissediyorum.’’ Lisa da Han Shuo’yu garip bir bakışla inceliyordu. Han Shuo bir şey yapmamasına rağmen, yine de böyle bakıldığında bütün tüylerinin diken diken olduğunu hissetti, adeta gerçekten utanmaz sapık iblis olmuştu.
‘’Hehe, sadece eğleniyorum. Asla böyle bir hareket yapmayacağına eminim.’’ Lisa gencin kafatasının uyuştuğunu görünce tatlı tatlı gülümsedi.
Vida sabırsızlanmaya başlamıştı ve soğuk bir ifadeyle konuştu, ’’Aranızdan birinin suçunu itiraf edeceğini düşünüyorum. Eğer itiraf ederseniz bu meseleyi kendi içimizde çözebiliriz. Eğer, şansınıza güvenip hatalarınızı itiraf etmezseniz, sert olacağım için beni suçlamayın.’’
Fitch hâlihazırda çalınanları Han Shuo’nun odasına yerleştirmişti. Şu anda oldukça kibirliydi ve doğal olarak Vida’nın inceleme yapmasını can-ı gönülden istiyordu. Diğer öğrenciler hiçbir şey yapmamıştı ve doğal olarak korkmuyorlardı. Her birinin ifadesi diğerinden daha ciddi ve daha masumdu. Aniden Fitch soylu bir ruhla konuşmaya başladı, ‘’Bu konu detaylıca araştırılmalı. Böyle bir meseleye kesinlikle hoşgörüyle yaklaşılmamalı.’’
Bach ve diğerleri de mırıldanarak, bu hırsızın ağır ceza almasını isteyen bir tutum sergilediler. Kararlı tavırlarının masumluklarını kanıtlamaya yeterli olduğunu düşünüyorlardı.
‘’Bryan, neden konuşmuyorsun?’’ Amy Han Shuo’nun yüzünde hafif bir gülümsemeyle durduğunu, tek kelime etmediğini ve soylu tavırlarıyla konuşan diğer öğrencilere göre zıt bir tavır sergilediğini görünce merakla sormadan edemedi.
‘’Suçlu mu hissediyor? Heh heh, bu oldukça garip. Nekromansi Bölümünde o yokken böyle bir şey yaşanmamıştı. Yurtta kaldığı ilk gece de ise böyle bir olay yaşandı. Bu oldukça tesadüfi gözüküyor!’’ Bella’nın Han Shuo’ya güttüğü eski birkaç kini vardı. Birden yumuşakça haykırdığında sanki yeni bir şey keşfetmiş gibiydi.
Haykırışı ve sözleri çevredekilere biraz mantıklı gelmiş gibi gözüküyordu. Bütün bakışlar ortaklaşa biçimde Han Shuo’nun üstüne kaydı. Bu bakışlar şüphe doluydu hatta bazılarının yüzlerinde, sanki sapık Han Shuo’ymuş gibi bir ifade görülebilirdi.
‘’Bence Bay Vida suçluyu bulacaktır. Büyük bir beklentiyle onun suçluyu bulmasını bekliyorum.’’ Han Shuo omuzlarını silkti ve hafifçe söylendi.
Kimsenin öne çıkmadığını gören Vida soğukça homurdandı, ‘’Pekâlâ, durum bu olduğuna göre, nazik davranmayacağım için beni suçlamayın. Olayın üzerinden çok zaman geçmedi. Bence hırsız eşyaları ya üstünde taşıyordur ya da odasına saklamıştır. Usta Fanny, Usta Gene, ilk olarak herkesin üstünü arayacağız. Herkesi aradıktan sonra ise odaları aramaya başlayacağız. Bence eşyaları gömmemiştir.’’
Vida’nin isteği üzerine bütün erkek öğrenciler şortlarıyla kalana dek soyundular. Aramayı Vida ve Gene yapıyordu.
Han Shuo da kıyafetlerini çıkarmıştı. Genç adamın seksi bedenini gören Vida şaşırmış bir ifade takındı ve birden sordu, ‘’Gerçekten bir büyücü müsün?’’
Vida bu sözleri söylediğinde, orada bulunan herkes Han Shuo’ya bakmaya başladı. Han Shuo’nun dengeli ve mükemmel kaslarını gördüklerinde ise oldukça şaşırdılar. Han Shuo sıradan savaşçılardan daha güçlü ve daha mükemmel görünüyordu. Bu görüntü çevredeki kısa, cılız ve şişko öğrencilere kıyasla büyük bir tezat oluşturmuştu. Vida’nın bu kadar şaşırması normaldi.
‘’Ne zaman bu kadar kaslı oldun? Önceden cılız ve küçük olduğunu hatırlıyorum.’’ Lisa’nın gözleri Han Shuo’nun çıplak bedenine bakarken parıldadı ve yüksek sesle iç çekti.
Han Shuo’nun kaslı ve çekici bedenini gören diğer tüm kız öğrenciler inanılmaz derecede şoke oldular. Çevredeki diğer şişko öğrencileri gören kızlar, anında Han Shuo’nın olağandışı bedeninin kesinlikle mükemmel olduğunu hissettiler. Utangaç Amy hafifçe kızardı ve Athena’ya bir şey fısıldamak için kafasını eğdi. Bu Athena’nın da yüzün kızartırken, bakışlarını da biraz garipleştirdi.
Fanny’nin yüzü de kızarmıştı. Han Shuo’nun bedenine direkt bakmaya cesaret edemiyor gibiydi. Kimseye çaktırmadan Han Shuo’ya bakmaya çalışıyordu.
‘’Önceden düzgün beslenmiyordum. Artık iyi yediğim için de gelişiyorum.’’ Han Shuo anlamlı anlamlı Lisa’nın göğsüne baktı ve aynı şekilde konuştu.
‘’Seni!’’ Lisa Han Shuo’nun göğsüne bakışını görünce panikledi ve utanarak Han Shuo’yu azarladı.
Vida kıyafet aramasında bir şey bulamayınca konuşmaya başladı, ‘’Görünüşe göre yurt odalarını aramamız gerekecek. Hadi odaları araştıralım.’’
‘’Bryan’ın boyutsal yüzüğü var gibi duruyor.’’ Tam herkes ayrılmak üzereyken Bella birdenbire konuştu.
Vida Bella’nın sözlerini duyunca duraksadı. Ardından Han Shuo’nun elindeki boyutsal yüzüğe baktı ve haykırdı, ‘’Demek bir boyutsal yüzük, neredeyse kaçırıyordum, fakat boyutsal yüzükleri araştırmak hiç de kolay değildir. Bu biraz zor olacak. Şuna ne dersin, bana boyutsal yüzüğünü ver ve ben de dekanı bulmaya gideyim. Uzay nitelikli bir büyücü olan Dekan'ın boyutsal yüzükleri açma yöntemleri vardır. Umarım bizimle işbirliği yaparsın.’’
Han Shuo Bella’ya buz gibi bir bakış attı ve söylendi, ‘’Çirkinlik abidesi, gerçekten beş kuruş etmezsin.’’
Bella bu sözler üzerine ilk anda son derece öfkeli bir ifade sergiledi, lakin genç adamın gözlerindeki acımasız soğukluğu gördüğünde, Han Shuo’nun Karanlık Orman’da geçirdiği öfke nöbetini hatırladı. Dehşete düştü ve istemsizce bir adım geri gitti, daha sonra ağzını açtı, lakin tek kelime edemedi.
Han Shuo’nun kalbi, birdenbire herkesin odağı haline geldiğini görünce tekledi. Boyutsal yüzüğünde birkaç hassas eşya vardı. Eğer Dekan bu eşyaları keşfederse başına epey bela alırdı.
‘’Sorun ne, boyutsal yüzüğünde gün ışığı görmemesi gereken bir şeyler mi var?’’ Vida Han Shuo’nun tereddüdünü gördüğü sırada sordu.
‘’Böyle bir hareket yapmayacağına kefilim. Bence ilk önce odaları araştıralım. Eğer odalarda bir şey bulamazsak, o zaman boyutsal yüzük konusunu tartışırız.’’ Fanny Han Shuo’nun ifadesini görünce aniden söze girdi.
Vida Fanny’ye şaşkınlıkla baktı ardından donukça onayladı. ‘’O halde bu zaman zarfında bir gözünüzü üzerinde tutmalısınız. Görüşünüzden çıkmasın ve bir numara yapmasın. Eğer sorun çıkarsa sorumlusu sizsiniz.’’
‘’Gidelim, hadi yurt odalarını aramaya.’’ Gene önerisiyle durumu yumuşattı ve kalabalığı erkek öğrenci yurduna doğru götürdü.
Fanny’nin bakışları altında bütün öğrenciler yerlerinde kaldılar. Gene ve Vida yurda girdikten sonra bir şeylerin etrafa saçılma sesleri gelmeye başladı. Fitch ise acımasız bir zevkle Fanny ve Han Shuo’nun bir arada durmasını izliyordu. Han Shuo’nun alacağı cezayı keyifle hayal etti ve daha önce hiç hissetmediği bir rahatlık tattı.
‘’Teşekkür ederim Usta Fanny.’’ Han Shuo yanındaki Fanny’ye bakarken samimiyetle teşekkür etti.
Gözlerini deviren Fanny tatlı sesiyle fısıldadı, ‘’Boyutsal yüzüğünde ne tür garip eşyalar var ki böyle tuhaf davrandın? Neden korkuyorsun?’’
‘’Drol Kasabası’ndan elde ettiğimiz silahların ve ilaçların bir kısmını yüzüğümde tutuyorum. Eğer dekan boyutsal yüzüğümü görürse, çalınan eşyaları kesinlikle fark eder. Drol Kasabasından elde ettiğimiz eşyaları ve paraları kendi aramızda paylaştık. Eğer Dekan yüzüğümdeki kalan eşyaları görürse, tüm bölüm bundan sorumlu olacaktır. Bella’nın kafasında bir sorun olduğunu düşünmüyor musun?’’ Han Shuo söylendi.
Fanny bu sözleri duyduktan sonra aniden aptal gibi hissetti. Endişeli bir ifade takındı ve kaşlarını çattı.
Aniden Gene ve Vida binadan çıktılar ve kibirle sırıtan Fitch’e doğru yürüdüler. Vida soğukça sordu, ‘’Sırf yatağın altındaki bir kancaya astın diye fark etmeyeceğimizi mi düşündün?’’
Bütün aşağılama ve iğrenme bakışları birden Fitch’in kibirli suratına döndü. Fitch serseme döndü ve kızların öfkeli lanet okumaları arasında tamamen boğuldu.
Magnec