Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

33. Bölüm Ateşli Paralı Asker

Çevirmen: Tomato / Editor: Venus

Fei tüm eşya ve altınları topladıktan sonra, [Karakter Statüleri]'ni açtı.

Oyuncu: Fei

Sınıf: Barbar

Seviye: 7

Deneyim:  35100/40000

Güç: 51

Beceri: 20

Zeka: 10

Canlılık: 34

Hasar: 30-43

İsabet: 114

Zırh: 77

Dayanıklılık: 1124

Sağlık: 126

Kaynak (Öfke): 19

Ateş Direnci: 0

Soğuk Direnci: 0

Yıldırım Direnci: 15

Zehir Direnci: 0

***

Bu statüler, başladıklarına göre epey iyiydi. Ama bir şey açıktı, bu statüler bile, şu an gerçek dünyada başında olan problemi çözmek için yeterli değildi.

Kabaca bir tahmine göre, Diablo Dünyası'ndaki beşinci seviye Yıldız Seviye bir savaşçının gücüne eşdeğerdi.

Seviye 5 ile 10 arasında, Yıldız Seviye bir savaşçıyı basitçe öldürebilir ve İki Yıldız Seviye bir savaşçı için çok ciddi bir tehdit olurdu. Conca'yı nasıl öldürdüğüne bakarak bunu söyleyebilirdi. Ancak, İki Yıldız Seviyesi'ndeki, enerjilerini verimli ve etkili bir şekilde kullanabilen gerçek savaşçılarla karşı karşıya geldiğinde, bu o kadar kolay olmazdı; fakat kazanması da imkansız sayılmazdı. Landes ya da Lampard gibi Üç Yıldız Seviyesi'ndeki bir savaşçı ile karşılaştığında ise, sinsi saldırılarını kullanmadığı sürece kazanmak için hiç şansı yoktu.

Eğer seviye 10'a ulaşırsa, Fei, Landes'i [Uluma] gibi yeteneklerini bile kullanmadan Landes ile düzgün bir şekilde savaşabileceğine inanıyordu.

Bu, Fei'nin zamanını mantıklı bir şekilde mümkün olduğunca hızlı seviye atlamak için kullanmasının nedeniydi. Barbar karakteri 10. seviye'yi geçtiğinde, Chambord'un kazanmak için çok daha büyük bir şansı olacaktı.

Fei, Diablo Dünyası'ndaki macerasında tekrar başlamıştı.

''Vızzzzzz...''

Fei [Eşya Deposu]'nu açtı ve [Portal Parşömeni]'ni kasabaya dönmek için kullandı. Mavi, oval bir portal hemen önünde belirmiş ve Fei de onun içine adım atarak, [Akıncı Kampı]'na geri dönmüştü.

İlk gittiği insan Rahibe Akara'ydı. Bir [Portal Kitabı] ve [Tanımlama Kitabı] almıştı, her biri sırasıyla 20 [Portal Parşömeni] ve [Tanımlama Parşömeni] içeriyordu. [Eşya Deposu]'nda fazla yer kaplamama açısından işe yarıyorlardı.

Her bir parşömen envanterinde bir yer kaplıyordu. Eğer parşömenleri tek tek almak isterse, 40 parşömen ise muhtemelen tüm boş yerleri işgal edecek ve başka bir şeyler için küçük odacıklardan hiç kalmayacaktı.

Rahibe Akara oldukça ucuz fiyatlar teklif ettiğinden, Fei'nin eşyalarını ona satmaya ihtiyacı yoktu. Akara'nın yanından ayrılmış ve boş bir çadıra girerek, elde ettiği eşyaları tanımlamak için [Tanımlama Parşömenleri]'ni kullanmaya başlamıştı.

Fei, sarı renkli nadir eşyalarla başladı. İlk olarak üzerinde siyah iğneler olan kalkana göz atmıştı. [Tanımlama Parşömeni]'ni kullandıktan sonra, kalkanın nitelikleri Fei'nin zihninde belirmeye başladı.

[Gök Mavisi Çivili Kalkan]

Savunma: +20

% Blok: +25%

Sağlamlık: 10/10

Gerekli Güç: 35

Gerekli Seviye: 7

Özel Özellikler: +9% Soğuk Direnci, +17% Can Yenilenmesi, +7 Kaynak (Öfke), Ruhani (Tamir Edilemez)

Kalkanın özellikleri epey iyiydi. Bir barbar için mükemmel bir kalkandı. Bu kalkanla birlikte Fei'nin savunması resmen seviye atlamıştı.

Kalkanın tek kötü yanı, sağlamlığının sadece 10 olmasıydı ve bu, tamir edilerek tekrar yükseltilemeyecekti. Bir kere kırıldıktan sonra sonsuza kadar kaybolacaktı. Ancak lehtekiler, aleyhtekilere epey bir ağır basmıştı ve bu kalkan, Fei'nin şu anda tam da ihtiyacı olan şeydi.

Onuhemen tereddütsüz bir şekilde giymişti.

Daha sonra da tanımlamaya devam etmişti.

Bir tane [Tanımlama Parşömeni]'ni kullanmasının ardından, altın renkli kılıcın özellikleri de belirmişti...

[Fırtına Kılıcı] (Tek Elli)

Hasar: 3-7

Sağlamlık: 24/24

Gerekli Güç: 25

Gerekli Beceri: 20

Özel Özellik: +1 Minimum hasar, +16 İsabet, +51% Ölmeyenlere Hasar, +69 Ölmeyenlere İsabet, +5 Yıldırım Hasarı, +6 2 Saniyelik Zehir Hasarı.

Kılıcın özellikleri de bir nadir eşyada olması gerektiği gibi aynı şekilde epey iyiydi.

Fei biraz düşünmüş ve onu da giymişti. Diablo Dünyası'nda, karakterlerin sadece bir kere giyebildiği zırh ve yüzük gibi eşyalar haricindekiler arasında karakterler, durumların farklılığına göre istedikleri gibi geçiş yapabilirlerdi.

Fei [Gök Mavisi Çivili Kalkan]'ı ve  [Fırtına Kılıcı]'nı eşya setine eklemişti. Sağ elindeki kılıç ve sol elindeki kalkan ile iyi bir silah seti oluşturmuştu. Ama çift elli ağır balta hala Fei'nin ana silahıydı.

Şimdi de üçüncü nadir eşyayı tanımlama vakti gelmişti: Bronz Eldivenler.

[Kendini Tamir Eden Bronz Eldivenler]

Savunma: +6

Sağlamlık: 14/14

Özel Özellik: +15 İsabet, +10% Ateş Direnci, +15% Soğuk Direnci, 33 Saniyede Bir Adet Sağlamlık Puanı Yeniler.

Bu da başka bir güzellikti. Fei'nin başı dönmüştü biraz, rüyada olmadığından emin olmak için kendini çimdiklemişti. Bu üç nadir eşya son derece efsane niteliklere sahipti ve en iyisi de, Fei'nin onları 7. Seviye bir Barbar olmasından dolayı istediği gibi giyebilmesiydi. Bu üç eşya sanki ona özel yapılmıştı.

[Kendini Tamir Eden Bronz Eldivenler]'i de giydikten sonra, yıpranmış deri eldivenlerden kurtuldu. Bu üç sarı nadir eşya üzerinde parıldıyordu. Bunlarla birlikte çok güçlü hissetmeye başlamıştı. Kıra gidip bu yeni ''takım''ıyla canavarları elden geçirmek için fena sabırsızlanmıştı.

Tanımlamayı bitirdikten sonra, kadın demirci Charsi'ye gitmişti.

İhtiyacı olmayan tüm büyülü mavi eşyaları 18.666 altın karşılığında satmıştı. [Eşya Deposu]'ndaki altınların 21.000'e ulaştığını gördüğünde, başarının hissiyatını elde etmişti bir anda Fei. Servet açısından bir yoksul olarak başlamışken, bir prense doğru ilerliyordu.

Zaman kısıtlıydı. Her şeyi bitirdikten sonra eşyalarının tamamını Charsi'ye tamir ettirmiş, metal bir miğfer ve bir çift ağır deri bot aldıktan sonra, aklındaki bir diğer yere doğru hızlıca harekete geçmişti.

Sonraki durak, [Akıncı Kampı]'nın askeri lideri olan Kashya'ydı. [Kız Kardeşlerin Mezarı] görevini tamamladığı için buradan ödüllerini alacaktı.

''Oh, Tanrı'ya şükür. Genç yolcu, o günahkar haini çoktan gebertmişsin... Tebrik ederim, benim güvenimi ve dostluğumu kazandın. Ödül olarak güçlü bir kadın akıncıyı bir paralı asker olarak alacaksın.''

Kashya, Fei'nin görevi sorunsuzca tamamlamasıyla şaşırmıştı. Konuşmayı bitirmesinin ardından genç, güzel bir kadın akıncı Kashya'nın arkasındaki çadırdan dışarı adım attı ve Fei'ye doğru yürüdü.

''Bu, Akıncı Kampı'ndaki en güçlü mistik okçu, Elena. Genç yolcu, bu noktadan sonra Elena senin yanında duracak ve senin için savaşacak.'' diyerek, yanındaki kadın akıncıyı Fei'ye tanıtmıştı Kashya.

Fei yakından bakmıştı hızlıca. Elena isimli bu genç mistik okçu 21 yaşlarında gibi görünüyordu. Fei'den birazcık kısaydı. Kıpkırmızı uzun saçları kafasının arkasına kalın bir kumaşla bağlanmıştı, figürü oldukça güzeldi. Sadece vücudunun önemli noktalarını kaplayan sert, deri bir zırh giyiyordu. Bir çift deri kaplı bot baldırlarını sarmıştı, ancak bacaklarının büyük bir kısmı açıktaydı; savaş eteği bir mini etek gibi görünüyordu. Cazibesi neredeyse Fei'nin burnunun kanamasını sağlayacaktı, Fei, bu mistik okçunun sıradan kızların sahip olmadığı cesaret ve yiğitlik gibi şeylere sahip olduğuna dair özel bir şey hissetmişti.

''Merhaba, Lider Kashya'nın emirlerine göre, ben artık senin için savaşacağım, genç savaşçı.''

Elana konuşmayı sevmiyormuş gibi görünüyordu. Bunu söyledikten sonra Fei'nin yanına ilerlemiş ve bir muhafız gibi dikilmeye başlamıştı. İfadesi oldukça sakindi. Fei onun oldukça soğuk ve serbest görünüyor olmasına rağmen, konuşulması kolay birisi olduğunu hissetmişti.

Dünya'da, orijinal oyunda öğrendiği, bir paralı askerle savaşmanın etkilerini hatırlamıştı.

Eğer yanılmıyorsa bir paralı askerle birlikte savaşıyor olmak, seviye yükselme hızını epey bir artırıyordu. Kashya'ya teşekkür etmiş ve Rahibe Akara'ya yeni muhafızıyla birlikte, üçüncü görevini, [Kıyamet Arayışı]'nı almak için gitmişti.

Bu görev biraz daha karışıktı.

Fei [Yeraltı Geçidi]'ni geçmek ve Inifuss Ağacı'nın altındaki [Kara Koru]'nun içinde, gizemli bir parşömeni bulmak zorunda kalacaktı. Daha sonra kendisine bir dizi rakam verecek olan, tercüme edilen parşömeni almak için Rahibe Akara'ya geri dönmesi gerekecek ve bunun ardından, [Taşlı Alan]'a gidip beş tane mezar taşına dokunması gerekecekti. Bu, Fei'yi “müstehcen” bir yaşlı adam olan Cain'in bir grup şeytan tarafından kilitlendiği, bir ağacın üstünde bulunan kafesin içinde olduğu gizemli bir alana gönderecek olan portalı açacaktı. Fei, görevi tamamlamak için şeytanları bu alanda öldürmek ve yaşlı adamı serbest bırakmak zorundaydı.