Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

69. Bölüm Sanık

Çevirmen: Harami / Editor: Harami

“Ne?”

Öfkeli bir ses odanın içinde yankılandı. Alımlı sarışın gençten gelmişti.

“O herifin öldürüldüğünü mü söyledin?”

“Ve katil de o küçük piçin abisi öyle mi, Beyaz Nehir Vadisi’nin Maven’i? O bir çöp değil miydi? Savaş sınıfına bile sahip olmayan biri?”

Siyah giyimli küçük bir adamın önünde duruyordu. Siyah giyimli adam kısık sesle konuştu, “Genç Efendi Beyaz, bizim istihbaratımıza göre, Baron Maven’in savaş sınıfı yoktu.”

“Öyleyse nasıl benim emrimdeki çırağı yanında iki takipçisi varken onlarca insanın gözleri önünde ve yasa uygulayıcılar onu durdurmadan öldürebildi?”

Beyaz son derece öfkeli görünüyordu.

O herifi bu meseleyi halletmesi için tutmuştu ama bırak meseleyi halletmeyi, kendi hayatı sona ermişti.

O küçük piç zaten can sıkıyordu, Beyaz abisinin de başa bela olacağını hiç beklememişti.

“Bilmiyorum. Belki de bize gelen istihbaratla ilgili bir sıkıntı vardır.”

Siyah giyimli adam eğildi ve bir kez daha özür diledi, “Umarım Genç Efendi anlayışla karşılar, Beyaz Nehir Vadisi küçük bir bölge ve oldukça uzak, bizim istihbarat ağımız oraya yerleşik değil.”

“Nedeni ne olursa olsun, böyle büyük bir hata yapılması imkansız!”

Beyaz derin bir nefes aldı, düşünceli bir ifadesi vardı, “Bu Maven göründüğü kadar basit değil. Kardeşinden daha uyanık.”

“Bir çırak büyücüyü ve takipçilerini öldürmesi bunun bir kanıtı, o herifin gücü sadece rütbe 1 bile olsa zirvede olmalı.”

“Kararlılıkla Dokuzuncu Ay Madalyası’nı kullanması da bu işi büyütmek istediğini gösteriyor…”

“Kabul etmeliyim ki oldukça zeki ama Tek Boynuzlu At ailesinin önünde, bu ufak hileler ona yardımcı olamaz. Onu yeraltı dünyasına daha hızlı gönderecek!”

Siyah giyimli adam başıyla onayladı.

“Küller Kulesi muhtemelen Güney Sihirbaz İttifakı’nın hakem heyeti ile görüşmelerinin ortasındadırlar. Sanırım bu yolu izleyecekler.”

“Bu süreci kontrol etmek daha kolay olacak.” Beyaz alayla gülümsedi, “Hakemi ve hakimi bizim adamlarımızla değiştirin.”

“Baron Maven’in kullanabileceği ne numaralar olduğunu görmek istiyorum!”

“Tamam! Bu işi hemen halledeceğim!” Siyah giyimli adam direk olarak odadan çekildi.

…

Bu sırada yatakhanedeki yan odada.

İlacın yoğun kokusu odayı tamamen doldurmuştu, içeride hafif bir buğu bile vardı.

Yatağın hemen yanına bir tütsü brülörü* konmuştu, kendine has bir tür koku yayıyordu.

Maven sessizce odaya girdi. Bilinçsiz bir şekilde yatakta yatan Wayne dışında odada biri daha vardı.

Genç bir kızdı, 11 ya da 12 yaşlarında görünüyordu. Maven’in içeri girdiğini gördüğünde şaşırdı.

“Ben Wayne’nin abisiyim, Beyaz Nehir Vadisi’nin derebeyi Maven.”

Basit bir şekilde kendini tanıttı.

“Ah! Hoş geldiniz.” Kızın yüzünde hafif bir utangaçlık belirdi. “Ben Lulu, Wayne’nin sınıf arkadaşı.”

Sınıf arkadaşı?

Bu kadar basit olamaz değil mi?

Maven söyleyecek bir söz bulamayarak Lulu ve bilinçsizce yatan Wayne’e baktı. Faenin’in soyluları bu konuda biraz erken olgunlaşırlardı. Bu yasak meyvenin tadına genellikle 11 ya da 12 yaşında bakıyorlardı. Wayne daha 9 yaşındaydı ve bir kız arkadaşı mı vardı?

Bu çok hızlıydı.

Ama büyücülerin statüleri oldukça yüksekti, birkaç kadına birden bakmak zor sayılmazdı. Maven bu Lulu denen kızı inceledi. Bir büyücü çırağı ve simyacı olma potansiyeline sahip ama yeteneği o kadar yüksek değildi. Böylelikle hangi yolda yürürse yürüsün ilerlemesi pek mümkün olmayacaktı. Oldukça güzel görünüyordu ama üst kademe büyücülerin dikkatini çekecek kadar değil.

Wayne’nin yatağının ucuna oturmuştu ve nedense biraz beyaz görünüyordu.

“Bayan Lulu, hastalandıktan sonra burada kalarak Genç Efendi Wayne’le ilgilendi.” Yaşlı uşak açıklama yapmak için tam zamanında gelmişti.

Maven onayladı ve ona teşekkür etti.

Ama kısa sürede konuyu değiştirdi, “Bayan Lulu, muhtemelen son günlerde çok yorulmuşsunuzdur. Ben buraya geldiğime göre, siz gidip dinlenebilirsiniz kardeşimle ben ilgilenirim.”

Bir süre boş boş baktıktan sonra gözleri Wayne’e kaydı, ondan ayrılmaya isteksiz gibiydi. Sonra onaylayarak oradan ayrıldı.

Odada sadece yaşlı uşak ve Maven kalmışlardı. İkili birbirlerine baktılar, yaşlı uşak Maven’deki değişiklikleri gördüğüne şaşırmıştı.

Bu bir çeşit ruhsal değişimdi. Anna bu konudan bahseden bir mektup yollamış olsa bile, gerçek Maven karşısına çıktığında, sanki bir illüzyonmuş gibi hissettirmişti.

Şu andaki Maven, büyükbabasının gençliğindeki gibi görünüyordu.

Bilge, enerjiyle ve kararlılıkla dolu.

Bunlar mükemmel bir derebeyi için olmazsa olmaz niteliklerdi.

“Genç Efendi Maven…” Yaşlı uşak alçak sesle konuştu, “Endişelenmenize gerek yok. Akademi’nin hocaları oldukça öfkeliler ve bunun arkasında olan kişiyi yakalamak için çalışıyorlar.”

“Yakında cevabı bulacaklarına eminim.”

Maven herhangi bir şey söylemedi, aksine yatakta kıpırtısız yatan Wayne’e bakıyordu.

Kalın bir battaniye kardeşinin üzerine örtülüydü. Kireç gibi yüzü korkunç görünüyordu, yanakları çökmüştü ve saçları solan bir ağacın yaprakları gibi cansızdılar.

“Hmm?”

Maven kaşlarını çattı.

Yumuşak bir şekilde battaniyeyi kaldırdı. Wayne’nin midesi buz gibi soğuktu ama kalbi canlı bir şekilde atıyordu.

“Gece yarısından sonra kabusları nedeniyle üç kere uyanıyor ve sona çılgın gibi kusuyor.”

“Kustuğu şeyler ise… iğrenç şeyler,” yaşlı uşak açıklamaya devam etti,

“Kurbağalar, zehirli yılanlar ve bu tarz şeyler. Size bunları zaten mektupta açıklamıştım.”

“Wayne’nin hocası ikiz yılanların takipçilerinin işi olabileceğini söylüyor.”

Maven sakince kardeşinin üzerini tekrar battaniyeyle örttükten sonra yavaşça başını sağa sola salladı. “Bunu yapan bir ikiz yılanlar takipçisi değil.”

“Ah?” Yaşlı uşak biraz şaşırdı.

“İkiz yılanların takipçisi değil ama ikiz yılanların hilelerini kopyalayan birinin işi.”

Maven’in gözleri buz gibiydi.

“Bu sıradan bir lanet değil. Bir çeşit birleşik lanet.”

“Yüzeyde, İkiz Yılanlar Tarikatı’nın [Kış Uykusu] laneti gibi görünüyor ama aslında bu Kış Uykusu’nun arkasına gizlenmiş olan bir tane daha lanet var ve o lanet Wayne’nin hayat gücünü sömürüyor.”

“Şu anda oldukça zayıf ve bir an önce bu lanetin kaynağını ortadan kaldırmalıyım!”

Maven iki yumruğunu da iyice sıkmıştı, beynine fazla mesai yaptırıyordu.

Tabi ki, bu bir ikiz yılanlar becerisi değildi, bu sadece öyle görünmesini sağlayan bir numaraydı daha fazlası değil. Bunun arkasında başka biri vardı.

Ve bu kesinlikle Akademi’nin içinden biriydi.

Ve Wayne’e yakın olan biri!

“Bir dakika…”

Maven bir anda kafasını kaldırdı.

Kimin olduğunu tahmin etmiş gibi görünüyordu!

…

Magore Akademi’de belirli bir toplantı odasının içi.

“Öğrenci Wayne’nin lanetinin aslını bulduğumu sanıyorum.” Kasvetli bir ses çınladı.

“Bu sanığı çok ciddi şekilde cezalandırmalıyız.”

“Ne buldun? Eleme turlarının finali bir hafta içinde başlayacak. Korkarım ki çırağın bunun bir parçası olamayacak.” Keskin bir ses konuştu.

“Nasıl olur?” İlk ses öfkeyle bağırdı, “Sakın bana söylemeyin, birisi benim çırağıma açıkça bir komplo kurdu, Magore’nin bir öğrencisini lanetledi ve burada duran herkes bir parça bile kaygılı değil mi?”

Herkes sessizdi.

Sonunda bir ses sessizliği bozdu. “Hanzer, o senin öğrencin olduğuna göre, en büyük kaybı yaşayan sensin ve sen karar vereceksin.”

“Ama o kişi Akademi’de öğrenci olmalı, o kız eğer isterse…”

“Eğer bana antidotu teslim edip laneti kaldırırsa, onun hayatını bağışlayacağım.” Hanzer kesin olarak belirtti.

…

“Tak tak tak! Tak tak tak” Birisi kapıyı çalıyordu.

Yaşlı uşak şaşırdı.

Kim bu saatte ziyarete gelirdi ki?

Maven’in işaretini takiben kapıyı açtı.

Tam takım siyah bir elbise giyen, siyah bir şapka takan adamdı kapıdaki kişi. Eski moda görünüyordu ama oldukça büyüleyiciydi.

Rütbe 2’nin zirvesinde bir büyücü.

Maven direk olarak tahmin etti. İncele’yi kullanmaya cüret edemedi, bu o büyücüye karşı basitçe bir suç olurdu. Onu kızdırabilirdi.

“Sör Hanzer?” Yaşlı uşak şaşkındı.

“Bu kişi?” Hanzer Maven’e garip bir şekilde bakıyordu.

“Ben Wayne’nin abisi Beyaz Nehir Vadisi derebeyi Maven.” Kendini bir kez daha tanıttı.

“Hoş geldin. Wayne Akademi’ye kayıt olurken karşılaşmıştık.”

Bir şeyleri hatırlamaya çalışır gibi görünüyordu ve Hanzer’in yüzünde hafif bir gülümseme belirdi. “Ve ayrıca Magore Akademi’nin kapılarında öldürmeye cesareti olan birisin. Son 300 yıldır bunu yapabilen ilk kişisin.”

“Birisi benim kardeşime komplo kurdu.”

“Onların bunu ödemelerini sağlayacağım.”

Maven’in sesi oldukça sakindi ama inanılmaz soğuktu. Hanzer gibi bir Usta bile, ona ikinci bir defa bakmadan edemedi.

Bu genç geçen seferden çok farklı görünüyordu. Maven’in kapılarda birilerini öldürdüğünü duyduğunda, onun oldukça asabi olduğunu düşünmüştü.

Ama görünüşe göre öyle değildi.

Ama Hanzer buraya bu yüzden gelmemişti ve konuşmaya başladı,

“Wayne’i bu duruma sokan sanığı yakaladık.”

“Kız arkadaşı Lulu değil mi?” Maven cümleyi kendi tamamladı.

“Biliyor musun?” Hanzer tıkandı...

 

Çevirmen notu
*Brülör : Hava ile yakıtın karıştırılarak yakılmasını ve kontrolünü sağlayan yanma mekanizması.