Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

2. Bölüm Yeni Doğmuş Korucu (2)

Çevirmen: Harami / Editor: Harami

Güçlü Aygır Hanından, çabuk ama hafif adımlarla ayrıldı. Geceleri Nehir Kıyısı Şehri'nde hafif baskı oluşturan bir ortam olmasına rağmen, Maven bir ördeğin suya girmesi* gibi hissediyordu.

Arka sokaklarda ilerlerken kendini gölgelere gizliyordu, içgüdüsel olarak hareketlerini gizlilik içerisinde yapıyordu.

Bu bir hırsız için güzel bir alışkanlıktı, Gizlilik yeteneğiyle birlikte çok daha sessiz bir şekilde hareket edebilirdi.

Ancak Maven sadece zayıf bir vücuda sahip değildi, bir sınıf bile seçmemişti ve doğal olarak Gizlilik yeteneğine sahip değildi.

Bir köşeyi döndüğünde, iki genç çocuğun günlük kazançlarını kaba saba bir adama verdiklerini gördü. Maven çocuklardan birini hatırladı. Bu genç hırsızlar şehirde yankesicilik ve hırsızlık yapıyorlardı ama kazandıklarının hepsini onları çalıştıran çeteye vermek zorundaydılar.

Kaba saba adam Maven’e baktı ve görünüşe göre Maven’in kıyafetinin omuzundaki soylu armasını görmüş olacak ki bir şeylere küfretmeye başladı.

Maven başını önüne eğerek oradan hızlıca uzaklaştı.

Şu anki haliyle, herhangi bir probleme sebep olmamalıydı.

…..

Nehir Kıyısı Şehri’nin yönetiminde de, diğer şehirlerde olduğu gibi Güney Sihirbazlar Birliği vardı. Diğer tanrıların tapınaklarının bu şehre yerleşip gelişmesi pek mümkün olmuyordu. Ancak geçmişteki yıllarda, Gümüş Kilise, bu zorluğu yıkabilmeyi başarmıştı. Sadece sağlam bir şekilde şehre girmekle kalmayıp aynı zamanda neredeyse şehirdeki en güçlü 3. topluluk olmayı da başarmışlardı. Bu başarının arkasında Gümüş Tanrısı’nın İlahiliği vardı. Kibirli sihirbazların diğer tanrılara karşı iplemez tutumlarına ve her zaman büyük Sihirbazlar Tanrısı Lance’e tapınmalarına rağmen, en kibirli sihirbazların bile paraya ihtiyacı olurdu.

Zenginlik Tanrısı, zayıf ilahi güce sahip olan bir tanrı olarak öldükten sonra, Gümüş Tanrısı, tüccarlar tarafından tapınılmaya devam ediyordu ve Fernand’a bir çağdır hükmeden sihirbazlarda doğal olarak onlardan farklı değildi.

Maven Gümüş Tanrısı’nın rahiplerinin nasıl insanlar olduklarını gayet iyi biliyordu, onlar açgözlü insanlardı, verilecek olan miktar yeterli olduğu taktirde, gün içerisinde birden fazla kullanılmaması gereken İlahi Büyüler bile parayı veren kişi için harcanabilirdi.

Yine de bu kilisenin rahipleri, İlahi Büyü iyileştirmenin satın alınabileceği tek azınlıktı.

O genç adam da bunun farkındaydı ama ilk başta biraz para biriktirip sonrasında kendini kurtarmak için o rahiplere gitmeyi planlamıştı, Maven sonunun onun gibi olmasını istemiyordu.

O arka sokaklardan birinde rehin dükkanı vardı. Dükkanın konumu çok derinlerde kalsa da, hatırladığı kadarıyla dükkan sahibinin itibarı çok kötü sayılmazdı.

Rehin dükkanının sahibi onu kurnaz gösteren kelebek gözlük takan yaşlı bir goblindi. Maven’i gördüğünde gülümsemişti, görünüşe göre Maven daimi bir müşteriydi.

Maven’in çabalarıyla inci kolye 150 gümüş karşılığında değiştirilmişti. Aslında, onun Muhasebe Yeteneği, o inci kolyenin markette 300 gümüş edeceğini gösteriyordu, eğer Maven o kolyeyi geri almak üzere rehin verseydi 330 gümüş ödemek zorunda kalacaktı.

Rehin Dükkanı kazançlı bir işti. Ancak Maven’in buna hiçbir itirazı yoktu, şu an sahip olduğu güçle itiraz bile edemezdi ve onun Müzakere Yeteneği sadece acınası bir 19'du, dükkan sahibi goblinin o inci kolye için daha fazla gümüş ödemesini sağlamasının hiç bir yolu yoktu.

Küçük para kesesini özenle sakladı. Bu dünyanın gümüş parası aşağı yukarı küçük parmağın tırnağı büyüklüğündeydi. 150 gümüş kulağa çok gelebilirdi ama küçük bir kesenin içine sığabiliyordu.

Rehin Dükkanından ayrıldıktan sonra, ateşi daha kötüleşmeden önce bir rahip bulmak üzere Gümüş Tapınağa gitti.

80 gümüş ödedikten sonra, bu basit ve dürüst görünen orta yaşlı rahip sonunda Gümüş Tanrısı’nın görkemini göstermeye ikna olmuştu.

Basit bir [Hastalığı Gider] ve [Zayıf Tedavi], Maven’in ateşinin geçmesine yaşam puanlarının tekrardan maksimuma ulaşmasını sağlamıştı.

“Vücudun İlahi Büyü - Hastalığı Gider kullanımı sonrası iyileşti!”

“Negatif etki, bütün niteliklerin %70 oranında azalması ortadan kalktı!”

“YP: 26/26!”

İlahi Büyünün sıcaklık dalgasının üzerinden geçmesiyle birlikte istatistiklerine ait bilgiler gözlerinin önüne gelmişti. Maven bir parça heyecanlanmadan edemedi.

'Lanet olası negatif etki sonunda ortadan kalktı!'

26 yaşam puanı maksimuma ulaşmıştı, şu anda kendini çok daha güçlü hissediyordu.

“Şu anda çok daha sağlıklı görünüyorsun.” Gümüş Tanrısının rahibi bir parça yorgunluk emaresi gösteriyordu ve ona kapıyı gösterdi.

O rahip en düşük seviyedeki rahiplerden biriydi. Sadece günde 3 adet İlahi Büyü kullanabiliyor ve bir tanesini kullandıktan sonra zihni çok yorgun düşüyordu.

Maven hızlıca oradan ayrıldı ama direk olarak Güçlü Aygır Hanına dönmedi, onun yerine kafasındaki planları uygulamaya koymaya başladı.

Bu dünyada hayatta kalmak için!

Bunu yapabilmek için kendi güç sahibi olmalıydı. Bütün Tanrıların ve Boşluğun istilası yakındı ama Maven’in üzerindeki şu an için en büyük baskı toprak meselesiydi.

100den fazla gnollden Nehir Kıyısı Şehri Lordu’nun muhafızlarının yardımı olmadan kurtulması imkansızdı. Lord’un muhafızlarının onu oyalıyor olması ve bu nereden geldiği belli olmayan gnoll saldırısına bakıldığında Maven bu işte bir komplo olduğunu düşünüyordu.

Özellikle, bu ruha bağlı olan görev, onun görev penceresinde olduğu sürece rahat edemezdi.

[Topraklarını Geri Al - Gnoll İstilası ]

[Görev açıklaması: 4. Çağ Sihirbaz Takvimi Yıl 297, Yaz, toprakların gnolllar tarafından istila edildi. Canını zorlukla kurtardın ve Nehir Kıyısı Şehri Valisinden yardım istedin ama belediye binasındaki yetkililerin yan çizen tavırları sana çok şüpheli göründü. Belki de şehirde yaşadığın deneyimler seni daha temkinli olmaya itmeli. Başkalarına güvenemez sadece kendine güvenebilirsin.]

[Görev ödülü: 1000 Genel TP (Tecrübe Puanı)]

[Görev mühleti: Kalan süre 29 gün]

……

Ruha bağlı, eğer karakterini silip yeni bir karakterle başlamadığın sürece o görevin seni sonsuza kadar takip edeceği manasına geliyordu. Ve Maven’in şu anda karakterini silmek yani intihar etmek gibi bir seçeneği yoktu.

Kabul etmesi gerekiyordu ki görev ödülü gayet cömertti. 1000 Genel TP veriyordu görev ödülü. Genel TP, Öldürme TP’ıyla eşit seviyedeydi ve bütün sınıflar tarafından kullanılabilirdi. 1000 Genel TP basit Maceracı Sınıfına sahip birini Seviye 1’den Seviye 3+ hale getirebilirdi. Bu dünyada TP kazanımı zordu ve bu resmen muhteşem bir seviye atlama hızı demekti.

Görev açıklamasında belirtildiği gibi, bu görevi tamamlamak için sadece kendi gücüne güvenmeliydi. Eğer Maven zayıf bir şekilde yoluna devam ederek, o işe yaramaz soylu yetenekleriyle kalsaydı, onu bekleyen tek şey başarısızlık olurdu. Aynı Anna’nın söylediği gibi, değişiklikler yapmak istiyordu.

Öncelikle şu anda sahip olduğu sınıf olan [Soylu]'ya güvenemezdi, bir muharebe sınıfına sahip olması gerekiyordu.

Efsanevi bir oyuncu olarak, Maven’in aklında Güçlü Aygır Hanından ayrılmadan çok önce bir şeyler vardı.

…..

Nehir Kıyısı Şehri, Ticaret bölgesi, Dişi Şeytan Tavernası arka kapısı.

Bir evsiz, acınası bir şekilde uyku tulumunun içinde kıvrılmış, gelip geçenlere yalvarıyordu, “Lütfen bana biraz şarap verin, içine su katılmış olsa bile biraz şarap…”

Başını zorlukla kaldırarak burnuyla durmaksızın etrafı kokluyordu, görünüşe göre oradan geçenlerden birinden alkol kokusu almak bile onun için çok tatmin edici bir şeydi.

“Bas git, seni yaşlı ayyaş!”

Çabuk sinirlenen magandalardan bir tanesi evsizi tekmeledi, zavallı evsiz uyku tulumuyla birlikte bir süre yerde yuvarlandı. 

O arka sokaktan geçenler bu duruma güldüler.

Buna karşı hiç sempatileri yoktu. Burası ticaret bölgesinin en karanlık sokaklarından bir tanesiydi. Şehrin kenar mahallesine sadece 2 sokak mesafedeydi, her tür çete savaşı burada gerçekleşirdi, bütün illegal işler de bu bölgede el altından yürütülürdü, kadın ticareti, köle ticareti, silah ticareti ve benzeri… Bu bölgede bulunan insanlar nadiren iyi insanlar olurlardı.

Evsiz karnını tutuyordu, zorlukla kendini tamamen uyku tulumunun içine sokmayı başardı.

Bir grup insan o caddeden gelip geçtikten sonra sonunda bu ara sokak biraz sessizleşmişti.

Ancak, yoğun bir rom kokusu etrafa yayıldığında, evsiz elinde olmadan kafasını tekrardan uyku tulumundan çıkartmıştı. Görünüşe göre az önceki gibi acımasızca bir tekme yemeyi umursamıyordu.

Evsizin gözleri aynı az önce açılmış olan şarap şişesi gibi açılmıştı.

“Şişesi 10 gümüş olan, Altın Rom.” Genç bir ses yankılandı sokakta.

Evsiz gözlerini şişeye dikmiş vaziyetteydi, bir an için bile olsa gözlerini Altın Rom’dan ayırmak istemiyor gibiydi. Karşısındakinin çok genç bir adam olduğunu sadece sesinden tahmin etmişti.

“Efendi, acıyın bana, lütfen biraz verin…” Evsiz bir anda öne doğru sıçrayıp rom şişesini yakalamaya çalıştı.

Ancak Maven bu tepkiyi zaten bekliyordu. Evsizin uzattığı kolundan, geriye doğru büyük bir adım atarak kaçındı, gözleri gittikçe kırmızıya dönen evsize bakarak konuştu,

“Bir şey elde etmek için, en azından bir karşılık verebilirsin.”

Evsiz uyku tulumunun içinde kıvrandı, etrafa kötü bir koku yayıldı. Ağzının suyunu yarı silerek yarı yutarak titrek bir sesle sordu, “Ne istiyorsun?”

Maven gülümserken bir mektubu uzattı evsize, üzerinde parlak kırmızı bir mühür bile vardı. Maven bu eşyaları önceden hazırlamıştı.

Açıkça konuşmak gerekirse, bu yolun işe yarayacağından emin değildi ama bu denediği şey Sınıf Değiştirmek için en hızlı yoldu. Bu kısa yolu oyun içindeki yakın bir arkadaşından duymuştu.

‘Faenin Kıtası’nda bir sınıfa sahip olmak kolay değildi. Öncelikle iyi bir eğitimden geçmek gerekiyordu, bu da temel sınıf olan [Sivil] için 5 sınıf seviyesi edinmek demekti, sonra Sınıf Değiştirme görevini tamamlayarak bir sınıf sahibi olunabiliyordu.

Ama Maven’in içinde bulunduğu durumda, sıradan kişiler gibi bir sınıfa sahip olmak için adım adım ilerlemesi çok yavaş geçen bir süreç olacaktı.

Birkaç kısa yol denemesi gerekiyordu.

Bu kısa yolu denemek için Maven, en aşina olduğu sınıfı Rütbe 1 Sınıf [Hırsız]’ı seçmekten vaz geçmiş ama ona yakın bir sınıf seçmeye karar vermişti. Nihai sınıf geliştirmesi sağ olsun, bu denediği kısa yol sonucu alabilecek olduğu sınıf ile Nihai Sınıf [Gecenin Hakimi] olabilecekti, aksi taktirde Maven kesinlikle en iyi bildiği ve en iyi oynadığı sınıf olan hırsızdan vaz geçmezdi.

Evsiz mektubu aldı, mektubu okuduktan sonra eli titreyerek siyah bir şey çıkarttı uyku tulumunun içinden.

“Doğru ata oynadım! Bu herif gerçekten de eskiden yüksek Rütbeli Maceracıymış, en azından Rütbe 2 Maceracı!”

Maven, Sınıf madalyasını gördüğünde yaptığı gözlemin yanlış olmadığını anladı. Bu evsiz istemsizce yaptığı birkaç hareket ile bu hale gelmeden önceki sınıfını açık etmişti.

Mesela, uyku tulumunun içine kıvrılma hareketi, çok kullanışlı bir Sınıf Yeteneği [Saklanma]’ydı.

“Bunu yapamam, vicdanım buna el vermez!” Evsiz kendisiyle mücadele ediyor gibi görünüyordu.

Maven gülümseyerek cevapladı, “Tabi ki yapabilirsin.”

Cümlesini tamamladığında, elindeki Altın Rom şişesini evsize uzattı.

Evsizin nefes alış verişi bir anda düzensiz bir hale geldi, bir süre tereddüt ettikten sonra elindeki siyah Sınıf madalyasını kırmızı mühre bastırdı ve mektubun üzerine damgasını bıraktı.

Damganın etrafı çoban püskülü yapraklarıyla doluydu, merkezinde de bir isim vardı, Mark Sven.

Maven mest olmuş bir şekilde mektubu geri aldı. Evsiz direk olarak eline geçirdiği Altın Rom’u kafasına dikti, çok susamış gibiydi. Evsiz daha ilk yudumunu bile bitirmemişti ki, Maven hızlıca bölgeden ayrıldı. 

[Tavsiye mektubu elde edildi.]

Sınıf Değiştirme görevi tamamlandı.

Yarım saat sonra Maven Korucular Loncasından çıkarken, göğsüne iliştirilmiş geyik rozeti vardı.

Bu onun başarılı bir şekilde Rütbe 1 Sınıf [Korucu] olduğunu gösteriyordu.

Aynı anda yeni bir unvan ve özel etkiler kazandı.

[Yeni Doğmuş Korucu]

…..

*Ördeğin suya girmesi (Deyim) Duck takes to water (İng) : Kolaylıkla ve rahatlıkla.