Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

34. Bölüm Bekle

Çevirmen: Shuiqui / Editor: T4icho

‘Şu görevi halledelim.’

Huroi Tatmin’de geçirdiği bir yıllık sürede ilk defa gizli görev almıştı. Tatmin’i açıldığından beri oynuyordu, ama şansı hiç bu kadar yaver gitmemişti.

‘Mutlak Adalet yeteneğinin ne işe yaradığını bilmiyorum. Fakat cesaret hünerini duymuştum. Her 10 artışta kullanıcıya saldırı gücü ve savunma katıyormuş.’

Huroi titredi.

‘Başarır ve Adaletin Havarisi unvanına kavuşursam cesaret hüneri sayesinde güçlenebilir, sıralamaya girebilirim.’

Huroi şu anda 127. Seviye’deydi. Ortalama oyuncu seviyesinin epey üstündeydi ve gittiği her yerde insanlar ona saygı duyuyordu. Fakat oyunu 1 yıldır oynayan biri için seviyesi o kadar da yüksek değildi.

Günde 18 ila 24 saat arasında oynamasına rağmen sınıfı yüzünden hala 127. Seviye’deydi. Huroi savaşçı ya da imalat sınıflarından birini değil, ‘Hatipliği’ seçmişti.

Hatiplik aynı zamanda konuşmacı olarak bilinen bir sınıftı ve bu sınıfı seçenlerin en büyük silahı seçtikleri sözlerdi!

Savaş odaklı ve imalat üzerine eğilen sınıflar ya avlanarak ya da eşya üreterek seviye kasabiliyordu. Fakat hatiplerin gücü zayıftı, eşya üretemiyorlardı ve bu nedenle sadece ağızlarını kullanarak seviye kasmaları gerekiyordu.

Huroi bu seviyeye NPClerle konuşarak aldığı görevler sayesinde ulaşmıştı. Fakat şimdi bir sınırdaydı. Seviye arttıkça görevlerin zorluğu da artıyor, aldığı TP azalıyordu. Diğer insanlar yaratık avlar, eşya üretirken o sürekli çıkar sağlayamadığı görevler için gezmek zorunda kalıyordu.

Dolayısıyla avlanarak TP kasmaya ihtiyacı vardı.

Fakat hatiplerin kullanabileceği silahlar sınırlıydı. Sınıflar içinde en az cana sahip olanlardan biriydi, temel savaş yetenekleri ve puanları da zayıftı. Kaçamayacağı bir gerçekti bu. Ondan 15 Seviye düşük yaratıkları yakalamakta bile zorlanıyordu.

En ünlü yeteneklerinden biri, ‘Zehirli Dil’ hedefin bütün puanlarını azaltan etkileyici bir yetenekti. Fakat ölüm kalım anlarında bunu kullanmak zordu ve düşünebileceği üzere bazı sınırları vardı.

‘En büyük sorun zayıf gücüm… Cesaret hüneriyle bu sıkıntıyı kapatabilirim.’

Adaletin Havarisi unvanını ve cesaret hünerini kazanabileceği bir göreve çıkmıştı. Kararını verdikten sonra batı geçidinin önündeki sokağa yürüdü.

Ortalık sessizdi. Winston Lordu köy sakinlerini yakından izlediği için yerliler dışarı çıkamıyordu. Şimdi bile kapıdan girip çıkanların arasında köy halkından bir kişi bile yoktu, hepsi gezgindi.

“Kolay gelsin.”

Huroi kapıyı koruyan askerlere yaklaştı ve onları selamladıktan sonra kimlik kartını çıkardı. Winston’a gelen basit bir gezgin olduğu için dışarı kolayca çıkabileceğini düşünüyordu, ama gariptir ki askerler ona izin vermedi. Huroi askerlerin kapıyı kapattığını görünce tehlikeyi fark etti.

‘Yoksa Mero Şirketi onlara ihanet ettiğimi anladı mı?’

Durum ciddiydi. Oyalanırsa Mero Şirketi tarafından yakalanacak ve görevi başaramayacaktı. Bir yıldır aldığı en büyük fırsatı kaçırmak istemiyordu.

“Neden izin vermiyorsunuz? Hata olmasın?”

“…”

Askerlerle konuşmaya çalıştı. En büyük silahını, sözlerini kullanarak onları ikna etmeye ya da kandırmaya uğraşacaktı, ama adamlar tek bir söz bile etmiyordu. Bilerek onunla konuşmaktan kaçınıyorlardı.

‘İçimde kötü bir his var.’

Gitmek zorunda olduğunu anladı. Tam o esnada arkadan tanıdık bir ses geldi.

“Ne dersen de sana cevap vermeyecekler. Onlara benden işaret gelene kadar hiçbir tepki vermemelerini söyledim.”

Huroi neredeyse şaşkınlıktan düşüp bayılacaktı. Mero Şirketi’nin üst düzey figürü, Tavşan’ın aniden ortaya çıkışıyla Huroi Winston sakinlerini ikna etmeye gitmişti.

Şimdi Tavşan arkasındaydı. Huroi kendine gelerek onu selamladı. “Bay Tavşan? Ofiste olmanız gerekmiyor muydu?”

“Başım ağrıdığı için biraz hava alayım dedim.”

“Hahaha, temiz hava iyidir. İnsan kötü haldeyken verimli çalışamaz. Tavşan, neden askerlere benimle konuşmamalarını söyledin? İnsanlarla konuşmaktan aldığım hazza engel olmaya mı çalışıyorsun? Çok üzüldüm.”

Tavşan sırıttı.

“Bay Huroi, göreviniz gereği Winston sakinlerini ikna etmeniz gerekiyordu. Anlaşmamız bu şekildeydi; haliyle anlaşma tamamlandıktan sonra beni ziyaret etmenizi bekliyordum. Fakat siz bunun yerine Winston’u terk etmeye çalışıyorsunuz. Korkarım burada bir sıkıntı var.”

Huroi sakince açıkladı, “Sözlerimi silah olarak kullanmam için hedefin buna izin vermesi gerekiyor. Doğru zamanı yakalamak çok önemli. Aceleci olarak çözebileceğimiz bir sorun değil bu, beklemek zorundayız. Ben de hazır boş zamanım varken Winston’un ünlü manzaralarını görmek için dışarı çıkmak istemiştim. Winston’u terk etmiyorum.”

Tavşan şaşırmış gibiydi,

“Öyle mi? Sizi yanlış mı anladım?”

Hatip olan Huroi’nin pasif yeteneği ‘İkna’ ve ‘ikna gücü’ hüneri etkiliydi. Şu anda İkna yeteneği de ikna hüneri de epey yüksek olduğu için NPCleri kendi istediği şekilde yönlendirebiliyordu.

“Evet, sadece bir yanlış anlaşılmaydı,” dedi Huroi. “Bunu anladığına göre acaba askerlere söyler misin, geçmek istiyorum.”

Huroi Tavşan’ın cevabını duyduktan sonra rahatladı. Fakat rahatlamamalıydı, zira Tavşan çok zeki bir NPC’ydi. Mero Şirketi’nin kuzeyin en büyük devlerinden birine çevirirken büyük tecrübeler kazanmıştı. Huroi henüz onu kontrol edebilecek yetkinlikte değildi.

Tavşan özür mahiyetinde gülümsedi. “Bay Huroi’nin sözlerine güveniyordum, insanları ikna etmek sizin için çocuk oyuncağıydı. Fakat şimdi bana yeteneksiz bir adam gibi görünüyorsunuz. Korkarım ki sizi gözümde fazla büyütmüşüm.”

“Ha?”

“Bu sabah Mero Şirketi kararlaştırıldığı üzere köy boyunca afişler asmaya başladı. Afişleri okuyan insanların şüpheye kapılacağına şüphe yoktu. Bahsettiğiniz ‘doğru zaman’ işte tam olarak bu vakitlerdeydi, zira şüphe tohumları filizlenmeye başlayınca sözlerinizle onları sulayabilir, insanları Mero Şirketi’nin yanına çekebilirdiniz. Fakat siz ne yazık ki bu fırsatı fark etmemek gibi bir hata yaptınız. Eğer yaptığınız şey hata değilse de… o halde bana ihanet etmiş olmalısınız.”

“Kuk!”

Tavşan’ın gözleri kartal gözleri kadar keskindi. Huroi’yi sadece bakışlarıyla muazzam bir baskı altına alıyordu.

Huroi ifşa olduğunu anlamıştı. “Tavşan, ihanet edeceğimi biliyor muydun? Askerleri ikna ederek kaçacağımı düşündüğün için mi onlara talimat verdin!”

Tavşan başını iki yana salladı. “Bugüne kadar çok insan yönettim. İlk başta kimseye inanmam ve güvenmem. İhanet edeceğinizi bilmekten ziyade sadece bu olasılığı değerlendirerek en kötüsüne hazırlandım. Şimdi, buraya geldiniz. Bir süreliğine hücreye atılacaksınız. İnsanları ikna etmek yerine onlara katıldınız. Dolayısıyla gidip Kont Steim’a yaşananları anlatmanıza izin veremem.”

Tavşan elini kaldırdı ve askerler Huroi’ye doğru koştu.

‘Sonum geldi. Şu anki gücümle buradan kaçamam. Beni hücreye atacaklar ve görev başarısızlıkla sonuçlanacak. Hayır… Pes edemem!’

Bir daha oyun kariyeri boyunca hiç gizli görev almayabilirdi. Bu fırsatı kaçırma lüksü yoktu.

‘Bırak şimdi düşüncesizliği. Önce oyundan çık ve krizi düşün.’

Huroi hemen karara vardı ve oyundan çıkmaya çalıştı. Spesifik görev yerlerinde oyundan çıkmak imkansızdı. Fakat şu anda Huroi köy merkezindeydi. Bazı oyuncular onu merakla izliyordu. Bu nedenle Huroi oyundan çıkabileceğini düşündü.

“Çıkış!”

[Burada oyundan çıkamazsınız.]

“Ne…?”

Huroi şaşkına döndü. Beklenmedik bir durumdu bu.

“Direnmenin manası yok!”

“Ahh!”

Huroi’yi yakaladılar.

Tavşan alaycı bir tavırla ona baktı, “Çıkış. Ölümsüz vücutlarınızı bilmediğimiz yere gönderen gizemli bir büyü. Sizce bu büyüyü nasıl durduracağımızı bilmiyor muyuz?”

NPCler oyuncularla aralarındaki farkı biliyordu. Dolayısıyla Tavşan Huroi’yi sağ bırakacaktı. Eğer onu öldürürse adam farklı bir yerde dirilirdi.

Askerlere talimat verdi.

“Kalenin zindanına atın. Lord’a söyleyin, onu yakından izlesin.”

“B-bu…”

İlk defa aldığı gizli görevde başarısız olacaktı! Huroi cehennemi yaşıyordu. Çaresizlik içinde başını eğdiğinde, bir ekran gördü.

[‘Winston Halkı İçin (A)’ görevi ‘Bekle (S)’ olarak değişti.]

[Bekle]

Zorluk: S

Açıklama. Tavşan’ın oyununa geldiğiniz için Winston Lordu’nun ve Mero Şirketi’nin yaptıklarını Kont Steim’e bildiremediniz. Neyse ki hala umut var. Winston Kalesi’nin zindanından kaçmak imkansız derler! Karanlık, soğuk ve kasvetli zindanda sonuna kadar hayatta kalmalısınız. Eğer soğuğa ve açlığa dayanabilirseniz Adaletin Havarisi gelecek ve sizi kurtacaktır.

Başarı Koşulu: Gerçek zamanda 50 saat boyunca oyundan çıkmayın.

---UYARI: BU ÇOK TEHLİKELİ BİR GÖREVDİR. YAŞLILAR VE SAĞLIK SORUNU OLANLAR LÜTFEN GÖREVİ REDDEDİN!!! ---

[Kabul etmek istiyor musunuz?]

‘Nasıl bir görev bu?’

Garip bilgi ekranı Huroi’yi gerginliğe sürükledi.

‘Gerçek hayatta 50 saat diyor, yani Tatmin’de değil? Gerçek gibi değil bu!’

Huroi gerçek hayattaki fiziksel gücüne güvenirdi. Bu sayede günde 20 saatini kapsülde geçirebiliyordu. Fakat limit 20 saatti. Çünkü kapsülün güvenlik sistemi 20 saatin ardından kendini otomatik olarak kapatıyor, altı saat boyunca da açılmıyordu.

Diğer bir deyişle S.A Grubu’nun ürettiği ve dağıttığı Tatmin kapsülleri 20 saatlik tehlikeye büyük önem vermişti. Fakat şimdi oyunda, gerçek hayatta 50 saat boyunca kapsülde kalmasını gerektirecek bir görevle karşı karşıyaydı. Ayrıca zindanda kalıp, öylece bekleyecekti.

‘Gerçek hayatta 50 saat, Tatmin’de 8 gün 8 saate denk geliyor. O kadar zamana dayanabilecek miyim?’

Gerçekten tehlikeli bir görevdi. Zihinsel olarak hazırlanmadığınız takdirde deliye bile dönebilirdiniz. Fakat aynı zamanda bir fırsattı.

‘A-seviye gizli görev bir anda S-seviyeye yükseldi. Kaçıramayacağım bir fırsat bu.’

Huroi kabul etmeye karar verdi. Fakat önce biraz düşünecekti. Gerçek hayatta yapması gereken bir şey var mıydı? Hayır. Bu aralar boştu. Hakkında endişelenecek ve kapsülü zorla kapatacak birileri var mıydı? Hayır. Tek başına yaşıyordu. Ön kapı kapalı mıydı? Dört gündür dışarı çıkmıyordu, kapı kapalıydı. En son ne zaman tuvalete gitmiş ve yemek yemişti? Üç saat önce. Eğer kapsülü uyku moduna alırsa vücudu üç gün boyunca yemeden ve içmeden dayanabilirdi.

‘Tamam, vücudum gayet sağlıklı. Meydan okumayı kabul edeceğim. Görevi S.A Grubu tasarladığına göre ölmeme izin vermezler.’

Huroi kararını verdi.

“Kabul edeceğim.”

[Son uyarı. Kabul etmek istediğinize emin misiniz?]

“Evet.”

[Görev kabul edildi.]

[Bekle]

Zorluk: S

Açıklama. Tavşan’ın oyununa geldiğiniz için Winston Lordu’nun ve Mero Şirketi’nin yaptıklarını Kont Steim’e bildiremediniz. Neyse ki hala umut var. Winston Kalesi’nin zindanından kaçmak imkansız derler! Karanlık, soğuk ve kasvetli zindanda sonuna kadar hayatta kalmalısınız. Eğer soğuğa ve açlığa dayanabilirseniz Adaletin Havarisi gelecek ve sizi kurtacaktır.

Başarı Koşulu: Gerçek zamanda 50 saat boyunca oyundan çıkmayın.

---UYARI: BU ÇOK TEHLİKELİ BİR GÖREVDİR. YAŞLILAR VE SAĞLIK SORUNU OLANLAR LÜTFEN GÖREVİ REDDEDİN!!! ---

* Görevi kabul ettiğiniz anda sistem kapsüle aktarılan beyin dalgalarınız aracılığıyla gerçek hayattaki durumunuzu takip edecek. Anormal bir durum görülürse oyundan çıkarılacaksınız.

* Zorla çıkarılırsanız S.A Grubu evinize görevliler ve doktorlar gönderecek.

* Görevi tamamlamak için Tatmin’de 200 saat geçirmeniz gerekiyor. Sanal gerçeklikte uzun süre geçireceğiniz için gerçekle sanal olanı birbirinden ayırmakta zorlanabilirsiniz. Lütfen son ana kadar dayanın ve direnin.

Ödül: ‘Adaletin Havarisi’nin Yoldaşı’ adlı ikinci bir sınıf uygulanacak. ‘Zorlukları Aşan Adam’ unvanına kavuşacaksınız.

*Adaletin Havarisinin Yoldaşı: ‘Cesaret’ hüneri açılacak. Adaletin Havarisi’yle birlikteyken bütün hünerleriniz %20 artacak. ‘Mutlak Adalet’ yeteneği oluşturulacak. ‘Adalet Uğruna Fedakarlık’ yeteneği oluşturulacak.

*Zorlukları Aşan Adam: ‘Dirayet’ hüneri açılacak. ‘Güçlü İrade’ yeteneği oluşturulacak.

Ceza: Ceza yok.

[Kapsül uyku moduna alındı.]

[Dışarıdan kapsülün gücünü kesmek mümkün değil.]

[Dışarıdan kapsül kapatılmaya çalışılır ya da bir sorun çıkarsa S.A Grubu gerekli önlemleri almak için kaldığınız yere görevli gönderecek.]

[Meydan okumanızı alkışlıyoruz. Bol şans.]

“Resmen kendimi VIP müşteri gibi hissediyorum.”

Huroi gülümsedi.

‘Endişelenme. 200 saat dayanabilirim.’

S.A Grubu’na güvendiği için korkmuyordu.

‘Bekliyor olacağım. Adaletin Havarisi. Beni kurtarır ve bu görevi tamamlamamı sağlarsa bir NPC olsa bile ona sadık kalacağım.’

Huroi tanımadığı etmediği Adaletin Havarisi’yle tanışacağı anı merakla bekliyordu.

……