ya olm kız zihnini okuyor iki dk düzgün dur ya ahiakdglaşsdkl
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
97. Bölüm Eski Ekibi Toplamak
‘’Acele etme…’’ Dong Cheng Yue çaresizce söylendi: ‘’Yemek yedikten sonra da yetişebiliriz…’’
‘’İyi o zaman…’’
……
Tekrar masaya kurulmuş ve telefonumu çıkardıktan sonra Song Han’ı aramıştım.
‘’Xiao Yao!’’
‘’Yavru Kurt, yeni başlıklar yarın satışa çıkarılıyormuş. Ne kadar hazırsın?’’
Song Han cevapladı: ‘’Satış rakamlarından birini alacak kadar şanslıydım. Yani ben kendi başlığımı alacağım. Yine de Yaşlı K ve Fox’un başlıklarını alabilmek için bir kaynak bulmamız lazım. Şu an yemek yiyorum, bitince sıraya gideceğim. Ancak elimde sadece 1 başlık almaya yetecek kadar para var; diğeri için üçüncü satışları beklememiz gerekecek, yani 1 ay!’’
‘’Gerek yok. Bir başlık daha almak için bütün gece sırada bekleyeceğim!’’
‘’Xiao Yao, paran var mı?’’
‘’Ah, yarın konuşuruz. 3 gün içinde Zhan Long tekrar kurulacak!’’
‘’Ah, tamam. Süper, heheh!!’’
Telefonu kapattığım gibi yemeklerimiz gelmişti. Lin Wan Er başını kaldırıp, bana baktı: ‘’Mağazaya kadar bırakmamı ister misin? Uzak sayılmasa da yürümeye kalksan 1 saatlik yol gitmen lazım; arada 5 kilometre var…’’
Ona bir bakış attım: ‘’Sorun yok, yürürüm. Zamanında, kadının teki beni şehirden 20 km uzakta, dağın başına bırakmıştı. Yürüyerek şehre geri dönmek zorunda kalmıştım…’’
Dong Cheng Yue merakla sordu: ‘’Oh, kimmiş o? 20 kilometre uzakta bırakmış seni…’’
Cevap vermemiştim; ancak Lin Wan Er’in yanakları kızarmıştı.
Dong Cheng Yue sinirle söylendi: ‘’Wow, geçmişte ne geçti sizin aranızda!?’’
……
Yemeği yedikten sonra kredi kartımı çıkarttım; içim acısa da yapacak başka bir şey yoktu. Hesabı ödedikten sonra, Lin Wan Er ve Dong Cheng Yue’yi okula bıraktım. Onların güvenliğinden emin olmam gerektiği için, kızlar yurda çıktıktan sonra mekanı terk etmiştim. Mağazaya gitmek için bir taksi çevirdim.
Saat 23:00’a doğru, başlıkların satıldığı mağazaya ulaşmıştım. Hava soğuk olduğundan, henüz sırada kimse görünmüyordu ya da sakın ola yanlış bilgi almış olmayayım? İnternet sayfasını sahte olamaz, değil mi?’’
Neyse, bekleyelim bakalım!
Yakınlardaki ATM’lerden birine gidip, 20.000 RMB çektim. Sıranın önünde dikilmiş bir vaziyette beklediğimden, mağazanın gece boyunca korumalığını yapan bir görevli gibi görünüyordum. Aslında zamanında bu tarz görevlerde bulunmuştum. Yıllar önce ordudan emekli olmuş olsam da, ordu disiplini hala içimde yer ediyordu. Gece görevlerinde, her an tetikte olmanız gerekiyordu…
Mevsim bahar olsa da hava acayip soğuktu. Gece sıcaklıklarının en üst sınırı 7 dereceye çıkıyordu ve düşen yaprakların eşliğinde, sokakta pek insan görmek mümkün değildi.
Sıkılmıştım, telefonumu çıkarıp, Kader’in resmi internet sayfasında gezmeye koyuldum. Belki işe yarar birkaç bilgi öğrenebilirdim. Sayfaları incelerken, benim ismimin de olduğu bir konu gördüm; ilk kurulan klanla alakalıydı…
[Popüler Konu] Son Haberler: Oyuncu General Li Mu, dün akşam 18:56’da Kader’in ilk klanı olan [Cesur Yürek]’i kurdu. Söylentilere göre kendisi Klan Kurma Tableti’ni Ba Huang’ın zamanında bir numaralı şifacısı olan Kaygısız Xiao Yao’dan almış. Ancak henüz ne olacağını söylemek için erken; bakalım [Cesur Yürek] Ba Huang’ın bir numaralı klanı olabilecek mi?!
Konunun altında bir sürü cevap vardı…
【Cevap 1( Oyuncu Donmuş Mezarlık)】:General Li Mu gerçekten etkileyici bir adam, ölmüş olsa da Klan Kurma Tableti’ni ele geçirmeyi başarmış!
【Cevap 2(Oyuncu Tozlu Kemikler)】General Li Mu’yu cidden hafife almamak lazım!
【Cevap 3(Oyuncu Q-Kılıcı)】:Aslına bakarsanız Ba Huang’da hala büyük klanlar var; [Öncü], [Prag] ve [Uçan Ejderhalar]gibi...[Cesur Yürek] resmi bağlamda ilk kurulan klan olsa da, bu aslında en iyi klan olduklarını göstermiyor. Unutmayın ki, rüzgar en uzun ağacı keser!
【Cevap 4(Oyuncu Ağlayan Yumruklar)】: Yanlış mı gördüm? Q-Kılıcı mı yukarıdaki? Vay arkadaş, cidden Fan Shu Şehri’nin bir numarası, Q Kılıcı!
【Cevap 5(Oyuncu Yue Qing Qian)】:Ne olduğu beni ilgilendirmiyor ancak Xiao Yao’ya bulaşmasanız iyi olur!
【Cevap 6(Oyuncu Leafy Gentleman)】:Bu kız çoktan aşık olmuş……
……
Cevapları okuduktan sonra bazı insanların Generaller’den umutlu olduğunu, bazılarının da tam aksine pek umutlu olmadığını görmüştüm. Hatta bazı insanlar [Cesur Yürek]’in cezalandırılması gerektiği bile söylüyordu. Q Kılıcı’nın da dediği gibi, tek başına yükselen ağaç rüzgarla karşılaşmaya mahkumdu. Bugünden itibaren baskıların çoğu General Li Mu’ya ve [Cesur Yürek]’e odaklanacaktı. Eğer bu baskıları kaldıramazlarsa, ne olacağını söylemek pek de kolay sayılmazdı.
Okumaya devam ettim; bu konunun dışında popüler bir konu daha vardı…
【Popüler(Konuyu Açan:General Li Mu 】:[Cesur Yürek] alım yapıyor. Şu sıralar klanımıza yalnızca 40.seviyeyi geçmiş oyuncuları alıyoruz. Birinci seviyede olan bir klan yalnızca 100 kişiyi barındırabildiği için alım sınırlıdır. Savaş tecrübesi olan ve grup mücadelelerine ayak uydurabilen insanları arıyoruz. Takımı bırakıp, tek başına takılacak insanlara ihtiyacımız yok. Sizin yardımlarınızla, [Cesur Yürek] bu çağın hükümdarı olacak. İlginizi çektiysek arkadaş listenize ekleyin. Teşekkürler, millet. Sizlere söz veriyorum ki [Cesur Yürek]1 hafta içerisinde 2.seviyeye çıkacaktır. En güvenli eviniz olan [Cesur Yürek] için kan dökmeyi ihmal etmeyin!
Bu konuya gelen cevapların sayısı 10.000’in üzerindeydi. Katılmak isteyen birçok insan vardı; ancak gördüğüm kadarıyla bu oyuncuların çoğu 30-40 seviyelerindeydi. Katılmak isteyen oyuncuların arasından çok az bir kesim 40.seviyeyi geçmişti.
Tabii bu gayet anlaşılabilecek bir durumdu. Sonuçta 40.seviyeyi geçmiş olan insanlar tecrübeli oyuncular olarak görülebilirdi. Büyük klanlar resmi olarak kurulmuş olmasa da, hala adam toplama şansları vardı. Ünün ve ünvanın karşısında, resmi bir klan kurmuşsunuz çok önemli bir anlam taşımıyordu. Ayrıyetten Çin’in en iyi klanlarına karşı tek bir oyuncu olarak yer almanız da mümkün değildi. Bu yüzden yüksek seviyeli oyuncular, genelde bu tarz klanlara girmeye uğraşıyordu. Durum böyle olunca, sadece adı olan bir [Cesur Yürek]’e kim girmek isterdi ki?
Elimden gelen tek şey General Li Mu için dua etmekti. Eğer birkaç usta oyuncu daha alabilirlerse, [Cesur Yürek] Ba Huang’da hayatta kalma şansını arttırabilirdi!
……
Uzun, soğuk bir gece ve saat 02:00’a geliyordu. Sonunda, soğuktan titreyen ve öğrenci gibi görünen iki çocuk arkama geçmişti. Cepleri şişmş ve bana bakmışlardı: ‘’Dostum, başlık almak için mi geldin?’’
Bir şey demeden yalnızca başımı öne doğru salladım. İkili de konuşmayı bırakmış ve titremeye başlamıştı.
Gece devam ettikçe gelen insan sayısı da artmıştı. Güneş doğudan doğduğunda, sırada neredeyse 500 kişi vardı. Sıra bir ejderha edasıyla zik zaklar çizerek arkalara doğru uzanıyordu. Hatta kaldırıma çökmüş, poker oynayan bir sürü insan bile vardı.
Sıradaki ilk insan ben olduğum için üstümde ciddi bir baskı vardı. Cebimdeki parayı sımsıkı kavradım ve sıradan ayrılmadım.
‘’Hey dostum?’’
Çok geçmeden kaba görünümlü bir lavuk yanıma geldi. Bana bakıp: ‘’Dostum, bana başlık alma konusunda yardım etsene.’’ Dedi.
Mağazanın camındaki afişi gösterdim: ‘’Herkes en fazla iki başlık alabiliyor, ben de iki başlık alacağım.’’
Lavuk gülümsedi ve cebinden kırmızı renkli 5 tane banknot çıkardı: ‘’Al, 500’e sıranı satın alacağım. İzin ver önüne geçeyim.’’
Arkamda duran öğrenciler herife baksa da bir şey söylememşti.
Gülümsedim: ‘’İstemez, buradaki herkes gece boyunca sırada bekledi. Öyle hemen öne geçemezsin!’’
‘’Siktir git!’’
Lavuk sonunda sinirlenmiş ve kollarını kaldırmıştı: ‘’Lan, gel de şu yumruklarımın tadına bak. Gözlerinin gördüğünü, beynin algılayamadı herhalde!’’
Konuşmayı bitirdiği gibi bana bir yumruk savurdu. Arkamda duran öğrenciler şok olmuştu: ‘’Kavga mı edecekler?’’
Gülümsememe engel olamıyordum; yumruğu savuşturmak için herhangi bir hamle yapmadım. Vücudum doğrulmuş ve herifin yumruğunu göğsümle karşılamıştım!
“Bang!”
Herifin yumruğu ağır olsa da canımı bile acıtamamıştı. Bunun yanında lavuk çığlık atmış ve yumruğu da kan gölüne dönmüştü. Sağ elini sol eliyle tutarak dişlerini sıktı: ‘’Aşağılık herif!?’
Gülümsedim: ‘’Hohoh, korkup kaçman gerekmiyor muydu?’’
Lafımı bitirdiğim gibi ayağımı kaldırdım ve görünmez bir hava akımı yerdeki tozları süpürdü. Ayağımın altındaki değişimleri görmeniz için bir Ki Ustası olmalıydınız; ancak lavuk tabii ki böyle bir ustalığa sahip değildi. Aynı zamanda gözlerimden öldürme isteği de yayılmaya başlamış ve lavuk titremeye koyulmuştu. Elini tutarak kaçmaya başladı: ‘’Göreceksin sen!’’
Beklemeye devam ettim…
Saate baktığımda, satışın başlamasına 20 dakika kaldığını gördüm!
……
Çok geçmeden müşteri hizmetleri penceresi açılmış ve pencerenin içinde güzeller güzeli bir kadın belirmişti. Bana gülümseyen suratıyla bakıp, sordu: ‘’Efendim, kaç tane oyun başlığı almak istiyorsunuz?’’
Parmaklarımı kaldırdım: ‘’İki! Hanımefendi, iki tane alacağım…’’
‘’Tamamdır, biraz bekleyin!’’
Cebimdeki paraları verdikten sonra mavi başlıkları almıştım. Kadın da paralı aldıktan sonra söylendi: ‘’Efendim, güzel bir oyun deneyimi yaşamanız dileğiyle, teşekkürler!’’
‘’Sağ olun!’’
Rahatlamaya başladığım gibi bütün gece takıldığım bu mekanı terk etmeye de hazırlanmıştım. Başlıkları da çantama koyduğumu söylemeye gerek yok herhalde…
……
“Ring ring……”
Lin Wan Er’in cep telefonu çaldı: ‘’Li Xiao Yao?’’
‘’Wan Er, günaydın!’’
‘’Başlıkları aldın mı?’’ Gülümsedi.
‘’Evet!’’
‘’Şimdi ne yapacaksın?’’ Diye sordu: ‘’Bugün bir planın var mı?’’
Düşündüm: ‘’Şey, aslında grubu toplamayı düşünüyordum ancak görünüşe göre… Neyse, boşver gitsin, okula gelip derslere gireyim seninle. Zaten asıl görevim de bu değil mi…’’
Lin Wan Er gülümsedi: ‘’Gelme, zaten benim de derse giresim yok. Neredesin şimdi? Hemen geleyim yanına, yapacak bir şeyim olmadığı için seni arkadaşlarınla buluşturayım…’’
‘’Eh, sorun olmaz mı?’’
‘’Yok canım, yapacak başka bir şeyim yok zaten…’’
‘’Tamam!’’
……
Mağazanın dışında 10 dakika bekledikten sonra heybetli bir Audi TT yavaşça yolun karşısında durmuştu. Camlar açıldı ve içinden güzel bir surat çıktı. Bu güzeller güzeli surat Lin Wan Er’den başka kime ait olabilirdi ki?
‘’Arabayla mı?’’
‘’Evet!’’
Arabaya atladıktan sonra sırada duran çocuklar bana kıskançlık dolu gözlerle bakmaya koyuldu. Gözleri çoktan kan çanağına dönmüş ve içten içe hepsi de benim böyle bir kadınla gitmemi kabul edememişti.
……
Sabahın 09:00’unda, kahvaltı yaptıktan sonra arabaya atladık. Lin Wan Er sordu: ‘’İlk kime gidiyoruz?’’
‘’Song Han, kendisi Zhan Long’un en iyisidir!’’
‘’Neredeymiş peki?’’
‘’Bir saniye bakayım…’’
Telefonu çıkarıp, Song Han’I aradım---
‘’Yavru Kurt, neredesin? Yanına geleceğim!’’
‘’İşteyim!’’
‘’Nerede çalışıyordun ki oğlum sen?’’
‘’Uh, Tianshui Klisesi’nde. Saat 10:00’da bir evlenme törenine katılacağım…’’
‘’Tamamdır, hemen geliyoruz.’
……
“Şu Song Han….”
Lin Wan Er’in suratında garip bir ifade vardı: ‘’Daha önce Song Han’ın en iyi oyuncunuz olduğunu söylememiş miydin? Hani şu en iyi süikastçiniz, acımasızca adam öldüren ve milleti sırtından bıçaklayan bir katil, evlenme törenini mi sunacakmış?’’
‘’Oh, gerçek hayatta rahiplik yapıyor…’’
‘’Heheh, Zhan Long’daki tiplerin hepsi birbirinden garip herhalde. Ciddi diyorum, sizin gibi garip tiplerin bir stüdyoyu nasıl idare edeceğini merak ediyorum…’’
“……”
“Hadi o zaman!”
Hanımefendi emniyet kemerini taktı ve bana bakarak sürmeye koyuldu. Bugün bir ayrı güzeldi; eğer 34D’lerin arasından kıvrılan emniyet kemeri ben olsaydım, muhtemelen çoktan kalbim yerinden fırlamıştı…
Magnec