Hadi hadi hadi b rush :D tek kisilik ordu mod on :D alir insallah bossu hakkerti hepsi
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
92. Bölüm Hayattaki Güzel Şeyler
Hassiktir!
Yükselen Ejderha ortaya çıktığı an herkesin kalbi dört nala koşmaya başlamıştı. Yükselen Ejderha, Ba Huang sıralamasında yer etmiş bir oyuncu, daha çok Ba Huang’ın 1 numaralı büyücü olarak biliniyor. Daha oyunun başlarında sıralamada 3. Sırayı almış ve [Uçan Ejderhalar] klanını kurmuş bir adam. Şu anki duruma bakıldığında, Ba Huang’da ciddi manada kapışan üç büyük klan olduğunu görebiliyorduk; bunlar sırasıyla [Prag], [Öncü] ve [Uçan Ejderhalar]’dı. Tabii bir de yanlarında [Kahramanın Öfkesi] yer alıyordu.
Ancak kimse [Uçan Ejderhalar]’ın boss kurallarını hiçe sayıp, buraya 100’den fazla oyuncu getireceğini tahmin etmemişti.
……
Vhoosh!
General Li Mu’nun suratı ekşidi ve herif öfkeyle söylendi: ‘’Biz… Daha demin Xiao Yao’yla ölümden döndük ve şimdi… şimdi öylece bırakacak mıyız yani?!’’
General Lian Po yayını çekip, bir ok fırlattı; ‘’Li Mu, bizim liderimiz sensin. Aşağıya inip şu herifleri oyala biraz. Xiao Yao’yla birlikte bossun geriye kalan %6 canını bitirmeye çalışacağız. Yaklaşık 3 dakikaya ihtiyacımız var; bize 3 dakika kazandırman lazım!’’
Li Mu başıyla onayladı ve kılıcını aldığı gibi tepeden aşağıya indi. [Uçan Ejderhalar]’ın geniş oyuncu kitlesini görünce kılıcını omzuna koymuş ve gülümsemişti: ‘’[Uçan Ejderhalar]’a üye olan arkadaşlarım, ne yapmaya çalışıyorsunuz?’’
Kalabalığın içinden bir savaşçı öne atıldı. Elinde tuttuğu baltanın yanında, omuzlarında altın kelimeler de yer alıyordu. 7. Oyuncu, Vahşi Kaplan! İleri atıldı ve gülümsedi: ‘’Li Mu, buraya bir arkadaşımızdan sebep geldik. Bossun canını yarıya kadar indirmiş olsalar da yaratığı öldürememişler. Bu yüzden meseleyi halletmek için toplandık. Lütfen alanı boşaltın da sizinle de uğraşmayalım.’’
Li Mu’nun suratı ekşimişti: ‘’Hangi arkadaşmış bu? Onlar mı söyledi size burayı?’’
Yükselen Ejderha asasını kaldırıp söylendi: ‘’Batılı Diktatör’ün çağrısına yanıt verip, buraya geldik. Aslında bizim olan bossu siz öldürmeye çalışıyorsunuz. Söyleyecek başka bir şeyim yok, mekanı terk edin yoksa olacaklara karışmam.’’
Herif bossun canına bir bakış fırlattı; gözlerindeki öldürmek isteyen iradeyi fark etmiştim.
General Ba Qi kükred: ‘’Ha! Bossu mu öldüreceksiniz? Buraya geldiğimizde bossun %100 canı vardı, [Uçan Ejderhalar] açıkça bu bossu çalmak istiyor! Çin’in en iyi 10 klanından biri olan sizler, meseleyi anlayamıyor musunuz yani? Ha!’’
Yükselen Ejderha bir adım öne attı ve vücudunun etrafını [Mana Kalkanı] çevreledi, bu yetenek sayesinde bir süre boyunca ona yapılan saldırılardan hasar almayacaktı. Sabah duyduğum şeylere göre, bu yetenek büyücülerin 2. Resmileştirmelerinden aldığı bir yetenekmiş. Ayrıca 4.seviye [Mana Kalkanı], 40.seviyeye ulaşmış olan bir savaşçının 14 saldırısına karşı koyabiliyormuş. O kadar dayanıklı bir kalkan yani!
Herif asasını kaldırdı ve etrafında buz-ateş karışımı sütunlar belirdi!
Bang!
Ateşin ve buzun etrafa saçtığı ışık hüzmeleri Li Mu’nun ayaklarının altında belirdikten sonra herifin 900 canını da götürmüştü. İşte bu üst seviye büyücülerin sahip olduğu güce bir örnekti. Savaşı tipi oyunculara karşı, 2-3 saldırıda rakiplerinin işini bitirebiliyorlardı. 40.seviyedeki bir büyücü, ağır zırh giyen oyuncuların baş düşmanı sayılabilirdi!
‘’Hass…’’
Li Mu birkaç adım geriye çekildi; ayaklarının altında oluşan buz kristalleri onu yavaşlatmıştı. Bu tabii ki de [Ateşin ve Buzun Sütunu]’nun bir etkisiydi. Bunun yanında Li Mu Ba Huang sıralamasında 3. olduğundan aralarında ciddi bir fark yoktu.
Gözleri öfkeden kan çanağına dönmüş olan Li Mu bir can iksiri içti ve söylendi: ‘’ [Uçan Ejderhalar] bozuntuları, utanmanız yok mu sizing!’’
Yükselen Ejdarha’nın gözleri solmuştu: ‘’Ne bekliyorsunuz? Klanımızdan olmayan herkesi öldürün, bu mor boss bizimdir!’’
Clang!
Li Mu ağır kılınıcı kaldırdı. Gururlu bir ses tonuyla söylendi: ‘’Gelin bakalım! Ölsem bile size öğreteceğim! Bu basit bir oyun olabilir ancak insanın kalbi her zaman her yerde aynı kalır. Zayıflara zorbalık yapan sizin gibilere insan demek bile ağzımı kirletiyor. Ben, Li Mu, sizin gibi insan bozuntularından tiksiniyorum!’’
……
Tepede duran General Wang Jian kılıcını çekti ve aşağıya zıpladı: ‘’Ba Qi, benimle gel, Li Mu’ya yardım edeceğiz! Bossu Lian Po ve Xiao Yao’ya bırakıyoruz!’’
Bossun kafasına bir darbe geçirdim ve etraf kan gölüne dönmeye başladı. Söylendim: ‘’Dikkatli olun, ölmemek için elinizden ne geliyorsa yapın. Bugünlerde seviye kasmak hiç kolay değil!’’
Elinde uzun bir kılıç tutan Wang Jian bir kahkaha patlattı: ‘’Kaygısız Xiao Yao, senin gibi biriyle arkadaş olabilmek cidden bu hayatın bana bir lütfu! Ne yazık ki bizimle gelip, yanımızda savaşamayacaksın!’’
Clang!
Ayaklarımın altında garip bir aura belirmiş ve [Tek Kişilik Ordu]’yu kullanarak bossun göğsüne doğru atılmıştım. Bir kahkaha patlattım: ‘’Merak etme, sen ölürsen ben de fazla yaşayamam zaten. [Uçan Ejderhalar] gerçekten utanmaz bir insan grubu, yine de ölmeden önce bu dünyadan birkaç şerefsizi götüreceğime emin olabilirsin!’’
‘’Güzel!’’
……
‘’İlk önce Li Mu’yu öldürün!’’ Yükselen Ejderha asasını savurdu ve [Patlayan Kayalar]’I kullanarak Li Mu’nun ayağına saldırdı. Birbiri ardına fırlayan hasar numaralarının sonucunda Li Mu çoktan kritik bir duruma düşmüştü!
Voosh!
+600!
Şifacılarımızdan biri Li Mu’nun canını doldurdu ve adeta herifi ölümün soğuk kıyılarından çekip kurtardı.
Bu esnada Ba Qi savaş baltasını kaldırmış ve kükreyerek ileri atılmıştı. Baltası bir rahibin omzuna saplandı ve herif baltayı geri çektiği gibi 5.seviye [Ateş Baltası] + [Alev Baltası]’nı kullandı. Rahip ne olduğunu bile anlayamadan yere yığılmıştı. Tabii herifin yapabileceği bir şey yoktu zira; bir savaşçının patlamaya hazır saldırıları oyundaki en güçlü saldırılar sayılabilirdi!
Yükselen Ejderha’nın gözleri iyiden iyi solmuştu: ‘’Vahşi Kaplan, şu Ba Qi’yi öldür!’’
Kenarda dikilen Vahşi Kaplan ileri atıldı ve Ba Qi’ye bir omuz attı.
Clang!
İkisi de birkaç adım geriye çekilmek zorunda kalmıştı ancak bu esnada birkaç [Buz Saçağı] Ba Qi’nin göğsüne saplanmıştı. Yavaşlamanın yanında 774 canını da kaybetmişti. Yükselen Ejderha’nın yetenekleri cidden tam yerinde ve tam zamanında kullanılıyordu!
‘’Geber!’’
Vahşi Kaplan savaş baltasını kaldırdı ve [Alev Baltası]’nı kullanarak saldırdı!
Bang!
“874!”
Ba Qi’nin defansı fazla yüksek olmadığı için bu saldırıya dayanamamış ve grubumuz ilk kaybını vermişti!
Wang Jian Ba Qi’nin öldüğünü görür görmez ileri atılmıştı: ‘’Patron!’’
Kılıcının ucu toprağı delip geçiyordu!
Clang!
Wang Jian’ın saldırısı Vahşi Kaplan’ın dengesini bozmuş ve herifin baltası serbest kalmıştı. Vahşi Kaplan’ın dengesini sağlamasına izin vermeyen Wang Jian, acımadan herife saldırmaya başladı. Kılıç ustasının gücü de savaşçıya kıyasla fena sayılmazdı ve böylece Vahşi Kaplan geri çekilmek zorunda kaldı. Panikleyen herif kükremişti: ‘’Bana odaklanıyorlar, çabuk canımı doldurun!’’
Birkaç şifacı Vahşi Kaplan’ın acnını doldurmuştu.
Vhoosh!
Savaş alanından bir gölge geçip gitti; General Li Mu ağır kılıcını kaldırmış ve B-seviye kombosunu, [Mutlak Otorite]’yi kullanmıştı!
Bangbangbang…
Ardı ardına aldığı darbelerden sebep canı dsürekli düşen Vahşi Kaplan havaya savrulmuştu, durumu lehine kullanan Li Mu ağır bir darbe savurdu ve bu sırada Wang Jian’ın kılıcından da altın bir altıgen fırlamaya başladı. Wang Jian yaptığı 4 saldırıyla Li Mu’ya ayak uydurmuş ve Vahşi Kaplan oracıkta can vermişti!
……
“Hass…”
Yükselen Ejderha’nın siniri bozulmuştu. Herif orada çaresizce dikilmiş ve Vahşi Kaplan’ın ölmesini izlemişti. Yine de bu esnada asasını kaldırarak [Ateşin ve Buzun Sütunu]’nu kullanmıştı. General Wang Jian’ın ayaklarının altından iki ışık hüzmesi fırladı. Ayrıca 7 silahşör de ileri atılmış ve generale nişan almıştı!
“311!”
“287!”
“302!”
……
Birbiri ardına gelen darbelere dayanamayan Wang Jian yere yığıldı; göğüslüğü mermi delikleriyle doluydu. Rakibin silah gücü karşısında nefes bile alamamıştı!
Li Mu’nun kalbi dört nala koşmaya başlamış ve herif kılıcını kavrayarak ileri atılmıştı. Elindeki kılıç silahşörlerden birinin boğazını kesmiş ve evcil hayvanı da devreye girince silahşör öteki dünyayı boylamıştı. Li Mu henüz durmuş değildi; gözüne kestirdiği büyücüye doğru atıldı. Kılıcını savurduğu gibi büyücünün göğsünü doğramış ve bir oyuncuyu daha öldürmüştü.
‘’Geber!’’
Yükselen Ejderha kükredikten sonra [Patlayan Kayalar]’ı kullandı. Li Mu acı dolu bir çığlık attıktan sonra yere yığıldı, arkasında bir de bacak koruyucu bırakmıştı.
‘’Hepsini öldürün ve bossu ele geçirin!’’
Yükselen Ejderha’nın talimatlarını duyan oyuncular ileri atılmaya başladı.
General Lian Po dişlerini sıkıyordu: ‘’Bu heriflerde cidden utanma yok, diğerlerinin gözünde nasıl bir resim çizdiklerini umursamıyorlar mı?’’
Bossun kalçasına bir darbe geçirdim ve söylendim: ‘’Tek bildikleri güçlünün her zaman haklı olduğu! Muhtemelen başkalarına nasıl gözükeceklerini de umursamıyorlar. Bossun %2 canı kaldı, devam edin ve elinizde ne varsa kullanın!’’
General Lian Po söylendi: ‘’Daha fazla devam edemem. Onları biraz oyalayacağım, iş sende bitiyor Xiao Yao!’’
Lafını bitiren yaşlı okçu ileri atıldı ve yayını gerdi.
Bangbangbang…
İkinci resmileştirme yeteneği olan [Üçlü Ok]’u kullaranak salıdrmış ve düşük seviyeli oyuncuları anında avlamıştı. Hareketleri o kadar düzgün ve uyumluydu ki, silahşörler herife nişan almayı başaramamıştı.
…….
‘’Hay böyle işin ben!’’ Yükselen Ejderha kükremişti: ‘’Tek bir noktaya odaklanın!’’
Voosh!
[Buz Saçağı] Lian Po’nun omzuna saplanmıştı. Ardından birkaç kılıç ustası ileri atılarak adama saldırmaya başladı. Yaşlı General yalnızca bir okçuydu, tek başına yakın mesafede ne yapabilirdi ki? Acı dolu bir çığlık atmış ve yere yığılmıştı. 4 general de hayatını kaybetmişti!
Bang!
Bossa bir saldırı daha yapmış ve yaratığın canını %1’e indirmiştim.
Ah…
Acı dolu iki çığlıkla beraber [Uçan Ejderhalar]’ın oyuncuları ileri atılarak, büyücülerimizi ve şifacılarımızı katletmeye başlamıştı!
……
‘’Boss neredeyse ölecek! Çabuk olun da şu Kaygısız Xiao Yao’yu gebertin!’’ Yükselen Ejderha kükredi ve asasını kaldırarak [Ateşin ve Buzun Sütunu]’nu kullandı!!
“874!”
Ah! Bu büyücülerin saldırıları cidden fazla güçlüydü!
Tereddüt etmeden Ufak Bobo’ya saldırması için talimat verdim. Aynı sırada ayaklarımın altından garip bir aura da fırlamaya başlamış ve [Tek Kişilik Ordu]’yu aktif etmiştim. Bütün umutlarımı son salıdırıma, S-seviye komboma bağlamıştım!
Magnec