Karanlik bulutlar kazanirsa kesinkes ileride xiao yao ile karsilasirlar dnnssna
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
331. Bölüm Vahşi Mücadele
1:0!
Her ne kadar Lu Chun Yang’ın içgüdüleri kuvvetli olsa da, kendisi güzeller güzeli hanımefendimize karşı koyamamıştı. Dayanıklılığı iyi sayılmazdı ve saldırılarından çoğu Wan Er’in şemsiyesine takılmıştı. [Zihin Okuma]’ya sahip Wan Er rakibinin bütün saldırı açılarını görebiliyordu.
Mesafede, Lu Chun Yang arena dışına ışınlanmış ve sessizce kılıcını kınına sokmuştu.
Fang Ge Que’nin Lu Chun Yang’a düşük sesle bir şeyler söylediğini görebiliyordum. Görünüşe göre Wan Er’in gücü Fang Ge Que’yi bile şaşırtmıştı. Lu Chun Yang da baskı altındaydı ve kendisi henüz Kılıç Ustalığı’nda zirveye ulaşabilmiş değildi. Buna rağmen, karşılaştığı rakip Süikastçi sınıfını resmen silip süpürmüş bir kadındı.
“Shua!”
İkinci kez arenaya ışınlandığında Lu Chun Yang keskin kılıcını kavrayarak Wan Er’i izlemeye koyuldu.
Wan Er’in suratında hafif bir gülümseme yer etmişti. Genç kadın ellerindeki hançerleri hafiften sallayarak görünmezlik moduna geçti.
Lu Chun Yang sessizce yerinde duruyordu. Hemen arkasındaki evcil hayvanı, kristal yaratık kükremiş ve Lu Chun Yang da kılıcıyla havaya geniş bir kesik atmıştı. Herif gerçekten akıllıydı, bu hamlesiyle oluşturduğu rüzgarla etrafa yapraklar saçmış ve bu sayede Wan Er’in nerede olduğunu bulmayı amaçlamıştı.
‘’Sıkıntı…’’
Yue Qing Qian ufak ağzını açarak söylendi, ‘’Büyük Kardeş Cang Tong’un görünmezliği yine bozulacak…’’
‘’Hua…’’
Süzülen yapraklar etrafa saçılmış ve aniden, sağ taraftaki bir kısımda adeta yapraklar bir engele çarpmış gibi iki yana dağılmıştı.
Lu Chun Yang vakit kaybetmeden ileriye atıldı. Kılıcını kaldırarak [Kombo]’yu aktif etmiş ve daha önce yaprakların ayrıldığı yere saldırmaya başlamıştı!
‘’Keng keng keng…’’
Kıvılcımlar dağıldığında, yerde duran zarif şemsiyeyi görmeyi başarmıştım. Lu Chun Yang’ın saldırıları altında şemsiye geriye savrulmuştu. Lakin, o esnada, Lu Chun Yang’ın suratı aniden solmuştu. Her ne kadar saldırı taktikleri akıllıca olsa da, rakibi ondan da akıllıydı. Wan Er demir şemsiyesini yem olarak bırakmış ve görünmezlik modunda Lu Chun Yang’ın en güçlü [Kombo] saldırısını savuşturmuştu.
“Hua…”
Hemen 1 metre geride, yapraklar vahşice havaya savruluyordu. Kızıl pelerinini geriye atan Wan Er’in fiziksel bedeni gözler önüne serilmişti. Hançerinin ucu Lu Chun Yang’ın sırtına doğru ilerliyordu!
“Peng!”
1232!
Wan Er başarıyla rakibini 2.4 saniyeliğine sersemletmişti. Diğer hançeriyle yeteneğini hazırlamaya başladı. [Arkadan Bıçaklama] + [Kanama] ardı ardına herifin sırtına inmişti---
1732!
1293!
O esnada Lu Chun Yang’ın canı bir kez daha düşmüştü. Herifin sonuna kadar açılan gözleri ona doğru kayan Wan Er’i izliyordu. Wan Er saldırısını çok iyi zamanlamıştı. Rakibi 2.4 saniyelik sersemleme etkisinden çıkacağı esnada, genç ona saldırmış ve Lu Chun Yang’ı 1.7 saniyeliğine bir kez daha sersemletmişti!
Lu Chun Yang suratı mosmor kesilmişti. Böyle giderse hayatını kaybedecekti. Eğer karşısında başka bir Süikastçi olsaydı, belki de 2300+ defansıyla bu saldırılara dayanabilirdi. Lakin, Wan Er yetenekleri dolar dolmaz onun işini bitirecekti!
‘’Roaa!’’
Kenarda duran kristal yaratık pençeleriyle Wan Er’in koluna atıldı. Yaratığın bu saldırısı, Wan Er’i durdurmuş ve Lu Chun Yang’a da kendine gelmesi için şans vermişti. Herif can iksirini içip 3000 canını doldurduktan sonra, [Atik Kılıç]’la ileriye atıldı!
2217!
Wan Er’in zarif vücudu titriyordu ve epeyi canı gitmişti. Arkasında beliren vahşi auraysa [Gök Sallaya Kesik]’e aitti!
Shua!
Kılıc vahşi bir aurayla bezenmiş ve Lu Chun Yang her şeyini bu saldırıya odaklamıştı. O esnada güzeller güzeli Cang Tong [Mutlak Adımlar]’ı aktif ederek aniden 2 metre geriye çekilmişti. Lu Chun Yang kadının hızına inanmakta güçlük çekiyordu. Üstelik, Wan Er [Zihin Okuma] yeteneği sayesinde herifin saldırı açısını gördüğü için meseleyi kolayca atlatmıştı.
İkiz hançerlerini kaldıran hanımefendi, [İkiz Hançer Harmonisi]’nin hazırlığını yapmaya başladı. Bu kesinkes süikastçilerin en ölümcül saldırısıydı. İleriye tılarak kristal yaratığa saldırmış ve aynı esnada Kaplanadam’ı da Lu Chun Yang’ın geri çekilmesine izin vermemişti.
‘’Hass!’’
Lu Chun Yang’un gözleri titriyordu. Oyun konusunda üstat olduğu için bu saldırının Wan Er’in bitirici hamlesi olduğunu biliyordu.
Aniden kılıcını göğsüne doğru kaldırıp, rakibinin saldırısını karşılamayı umut etmişti. [Efsane]’nin bir numaralı Kılıç Ustası’nın heybetinden geriye hiçbir şey kalmamıştı. Kendini sımsıkı yere sabitledikten sonra sol eliyle topladığı enerjiyi ona doğru gelen saldırıyı savunmak için kullanacaktı.
Lakin o esnada, yaptığı bunca şeyin Wan Er tarafından görüldüğünü bilmiyordu. Wan Er havaya zıplayarak herife bir tekme atmıştı. Attığı tekmenin açısı muazzamdı ve sahip olduğu güç Lu Chun Yang’ı hazırlıksız yakalamıştı. Güzeller güzeli vücudu hava takla atarak yere inmiş ve Wan Er fırsatı bulduğu gibi [İkiz Hançer Harmonisi]’ni Lu Chun Yang’ın göğsüne saplamıştı!
“Puchi!”
2817!
Lu Chun Yang geriye çekildi. Daha nefesini bile düzene sokamadan arkadan saldıran Kaplanadam’ın pençelerinde can vermişti. Güzeller güzeli Cang Tong, Lu Chun Yang’ı resmen oracıkta yerle bir etmiş ve herifin ilk 16 umutlarını da gökyüzüne doğru postalamıştı. O posta kim bilir ne zaman yerine ulaşacaktı…
…..
“Shua!”
Zaferinin hemen ardından, Wan Er yanımda belirmişti. Gülümseyerek söylendi, ‘’Çok kolaydı.’’
Hemen ona baktım, ‘’Biraz abartmıyor musunuz, hanımefendi?’’
‘’Wu, tamam tamam. Biraz baskı hissetmiştim. Sonuçta, rakibim Fang Ge Que’nin yetiştirdiği Lu Chun Yang’dı…’’
Yue Qing Qian söylendi, ‘’Yine de Lu Chun Yang adına üzülmeden edemiyorum. Adam ölmeden önce doğru düzgün [Kombo] bile yapamadı…’’
Mesafede, Mu Xuan asasını kaldırıp gülümsedi, ‘’Lu Chun Yang’ın kaybetmesi gayet doğal. Sahip olduğu gücün Cang Tong’la mücadele etmeye yetmeyeceği açıktı. Ayrıca…Cang Tong adım adım mücadelenin kontrolünü ele geçirdi; Lu Chun Yang’ın savaş ritmi paramparça olmuştu. Eğer ritmin bozulursa, mücadeleyi kazanmak için de şansın yok demektir. Bu mücadele en başından beri Wan Er’in hakkıydı.’’
Hemen ona baktım, ‘’Mu Xuan, o kadar iltifat etme de kibirlenmesin…’’
Mu Xuan göğsünü kabarttıktan sonra söylendi, ‘’Oh, o genç hanımcık kibir nedir biliyor muymuş? Benim yanımda, neyin kibirinden bahsediyorsunuz bakayım?’’
Wan Er direkt olarak Mu Xuan’ın 36Eleri’ne bakmış, ardından başını eğerek kendi göğüslerine bakmıştı. Koluma sarılarak söylendi, ‘’Li Xiao Yao, bir daha onunla konuşmayalım…’’
Gülümsemeden edememiştim, ‘’Tamam tamam, hadi maça odaklanalım…’’
‘’Peki…’’
……
İkinci karşılaşma oldukça sıradan geçmişti; Simple, Sıradan Değil’i 2:0 yendi. Sıradan Değil [Toplu Cenaze]’nin Klan Başkanı’ydı ve iki tane kendine özgü yeteneği vardı. Bu yüzden durumun biraz şüpheli olduğunu düşünüyordum. Ayrıca, [Toplu Cenaze]’nin Başkan Yardımcısı Kanlı Balta gerçek hayatta bir Sentetik’ti. Doğal olarak bu iki kavramı birleştirmek kadar kolay bir şey yoktu. Sıradan Değil açıkça seçilebildiği üzere Mavi Su Caddesi’ndeki [Kan Tırpanı]’nın patronu, Wei Fan’dı. Ayrıca, [Kan Tırpanı]’nda Sentetik deneylerinde kullanılan toplamda 400 kişi vardı. Aksi taktirde, hepsinin aynı yeteneğe sahip olması mümkün olmazdı.
Mm, o esnada, Sıradan Değil’e dokunamıyordum; lakin meseleyi görmezden gelmem de mümkün değildi. Aksi taktirde düşmana durumu çaktırabilirdim. Bunu ne ben de de Wang Xin isterdi. Lakin, Sentetikler’in oyuna katılmaları insanı endişelendiren bir durumdu. Eğer Nanjing’isn araştırma merkezi bile Sentetikler’in yapılarını tam anlamıyla inceleyemiyorsa, [Kan Tırpanı]’nın da kesinkes bunu yapamayacağını biliyordum. Olayın arkasında bambaşka biri vardı.
Bu meseleye dikkatle, yavaş yavaş yaklaşacaktım. İlk önce [Toplu Cenaze]’nin oyunda ne yapmaya çalıştığını öğrenmem gerekiyordu. Ardından heriflerin kökünü kazıyacaktım.
……
Üçüncü karşılaşmada Kılıç Yaşları vs Wang Ze Cheng’di. Kılıç Yaşları, Bei Chen Chen, Q-Kılıcı’nın kardeşiydi, ayrıca Q-Kılıcı, Jian Tan ve Kılıç Yaşları da ‘[Kahramanın Heybeti]’nin ‘Üç Kılıcı’ olarak biliniyordu. Aslen mücadeleyi kontrol etmek konusunda akılalmaz birer yeteneğe sahiplerdi. Söylentilere göre, bu üçlü birlikte saldırdığında ortalık resmen kan gölüne dönüyordu. Sonuçta, küçük yaştan beri kılıca çalıştıklarına şüphe yoktu. Birlikteyken gösterdikleri koordinasyona kimsenin karşı çıkabileceğini düşünmüyordum.
Ne yazık ki, rakibi Wang Ze Cheng’di. Wang Ze Cheng’in iki ekipman daha aldığı çok barizdi. Temel defansının 3000’i geçtiğini söylüyorlardı ve saldırı puanı da acayip yüksekti. Evcil hayvanı ‘Ot-Yiyen Ejderha, düşük seviyeli bir Toprak Ejderhası’ydı’. Her ne kadar yaratık ejderhaların uzak akrabalarından biri olsa da, yine de İmparator Seviye olduğu için hafife alınacak gibi değildi.
‘’Haha, Kardeş Kılıç Yaşları, ilk 32’de karşılaştığımızı düşünmek…’’ Wang Ze Cheng gülümseyerek mızrağını kaldırdı.
Kılıç Yaşları sakince rakibini süzüyordu, ‘’Cang Cheng, beni hatırlıyor musun sen? [Kahramanın Heybeti: İlk Grup]’u alarak Ba Huang’a gittikten sonra, suratımıza bile bakmadın.’’
‘’Öyle şey olur mu canım?’’ Wang Ze Cheng gülümsedi, ‘’[Kahramanın Heybeti: İlk Grup]’un Klan Başkanı her zaman için [Kahramanın Heybeti]’nin bir üyesi olacaktır. Bendeniz, Cang Cheng, bana destek verenleri asla yarı yolda bırakmam. Merak etmeyin, Ba Huang Şehri’ne yerleşip, üç yan klan kurduktan sonra kesinkes kardeşlerimi alarak Fan Shu Şehri’ne döneceğim!’’
Kılıç Yaşları söylendi, ‘’Umarım dediğin gibi yaparsın. Aksi taktirde, [Kahramanın Heybeti] isyancıları ortadan kaldıracaktır!’’
Wang Ze Cheng onayladı, ‘’Evet, merak etmeyin. Ben o dedikodulardaki gibi bir adam değilim. Hadi mücadeleye başlayalım!’’
‘’Tamam!’’
……
Mücadele 3 dakika sürmüştü. Nihayetinde, Wang Ze Cheng güçlü defansına ve yenilenme hızına bel bağlayarak Kılıç Yaşları’nı geri çekilmeye zorlamıştı. Bunun ana sebebi kesinkes Şövalyeler’in sahip olduğu [Gökyüzü Kalkanı]’ydı. Bu kalkan fiziksel saldırı sınıflarının korkulu rüyasıydı. Özellikle de Wang Ze Cheng hayvani bir defansa sahip olduğundan, Kılıç Yaşları adamın defansını bile geçememişti!
2:0 kazanan Wang Ze Cheng ilk 16’ya kaldı!
……….
Sıradaki karşılaşma [Yargı]’nın Klan Başkanı Ye Lai vs [Karanlık Saray]’ın Klan Başkanı Karanlık Bulutlar’dı. [Yargı] Çin’deki en iyi 6.klandı ve Ye Lai de 71.seviyedeydi. Herifin akılalmaz bir gücü vardı ve üstelik, gizli bir sınıfa sahipti: Alevli Savaşçı!
Mesafeden seslendim, ‘’Bulutlar, dikkatli ol. Ye Lai’ye kapılayım deme hemen. İkiniz de Şavaşçısınız, yüksek saldırınız ve düşük defansınız var. Saldırıların zamanını ayarlayarak herifi tek hamlede öldürmeye çalış. Ayrıca rakibin, Ye Lai, ÇMB’de 11.sırada yer alan bir ustadır. Kendisi Çin’in bir numaralı Savaşçısı olarak görülüyor. Dikkat etmeyi sakın unutma!
Karanlık Bulutlar derin bir nefes çekip onayladı, ‘’Tamam, kesinkes elimden ne geliyorsa yapacağım!’’
[] [] []
Magnec