Napcan lan dingil xiao yao ya mi saldircan sksnsn tek yersin adam ol d sjznsjs
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
305. Bölüm Tang Xue’nin İlk Aşkı
‘’Tam olarak ne yaşandı?’’
Birilerinin Binlerce Güneş’i bizden almaya çalıştığını duyunca telaşlanmıştım. Kendisi şu an için klanın bir numaralı büyücüsüydü. Üstelik Dans Eden Orman, Lian Po ve Binlerce Güneş üçlüsü Zhan Long’un usun mesafe savaş gücünün büyük bir kısmını oluşturuyordu. Bu gruptaki Binlerce Güneş’i kaybedersek sağlam bir darbe alacağımıza şüphe yoktu. Dong Cheng Yue daha on-on beş gün boyunca bizlere katılamayacağı için Binlerce Güneş olmadan önümüzdeki haftayı kolayca atlatamazdık. Üstelik Binlerce Güneş bizlerden biriydi; [Kahramanın Öfkesi] niye araya giriyordu?
Kurt ağır ağır söylendi, ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, [Kahramanın Öfkesi] son zamanlarda çok aktif hareket ediyor. Ellerinden geleni yaparak diğer klanlardan elit oyuncuları çalıyorlar. Sonata, Ateşin Kalbi ve Sarhoş Soğuk Yağmur’un dışında, ÇMB’de ilk 5000’de olan Fan Shu ve Jiu Li oyuncularından birkaç düzine daha ekiplerine katmışlar. Nihayet gözlerini Ba Huang Şehri’ne çevirmiş olmalılar. Aslında Binlerce Güneş’i tek başlarına ikna etmelerine imkan yoktu; lakin….yanlarında bir adam getirmişler. Görünüşe göre adam Binlerce Güneş’in gerçek hayattaki ilk aşkıymış…çok endişeliyim!’’
Sordum, ‘’Binlerce Güneş nerede şimdi?’’
‘’Ba Huang Şehri, Kelebek Ormanı. Çabuk gel, Yaşlı K, Fox ve Matcha’yla seni bekliyoruz!’’
‘’Tamam…’’
……
Telefonu kapattığımda, meseleyi çoktan duyan Lin Wan Er bana bakarak söylendi, ‘’Görünüşe göre Binlerce Güneş’i çalmak istiyorlar, ha?’’
‘’Evet…’’ Yumruklarımı sıktım, ‘’[Kahramanın Öfkesi]…Meselenin arkasındaki herifin Piggy olduğuna eminim….aşağılık herif. [Kahramanın Öfkesi] bu muzip oyunları planlıyorsa, hepsi Piggy’den sebep ortaya çıkıyordur. Binlerce Güneş’in gerçek hayattaki ilk aşkını bulmuş. Ne yapacağımı bile bilmiyorum. Ayrıca, onun için yalnızca oyundaki klan arkadaşlarıyız, gerçek hayattaki aşkına kıyasla, kimin daha önemli olduğu çok açık…’’
Wan Er gülümseyerek omzuma bir şaplak attı, ‘’Sanırım karizmanı göstermenin zamanı geldi. Binlerce Güneş fazla yaşlı değil, eski sevgilisi sana kıyasla daha yakışıklı olacak değil ya?! Yürü bakalım, Kaygısız Xiao Yao, Ba Huang Şehri’nin 1 numarası…’’
Dong Cheng Yue gülümsedi, ‘’Aynen öyle, aynen öyle! Xiao Yao’muz rakipsizdir! Şu karizmanı gösterip, Binlerce Güneş’i ikna etmen lazım. Wan Er’le birlikte yakında Zhan Long’a geleceğiz; ancak öyle bütün ana oyuncularını kaybetmiş bir klana girmek istemem doğrusu…’’
Başımı öne salladım, ‘’Tamamdır, elimden geleni yapacağım desem de…ne yapacağımı bilmiyorum…’’
Wan Er gülümsedi, ‘’Dürüst olmak gerekirse, tek bir yol var. Binlerce Güneş akıllı bir kız, kesinlikle Zhan Long’daki oyuncuların onu bir yoldaş olarak gördüklerini biliyor olması lazım…’
‘’Evet, hadi bakalım. Siz de gitseniz iyi olur…Zhan Long’a katılmanıza 17 gün kaldı…’’
‘’Tamamdır!’’
……
Odaya depar attım ve çabucak oyuna girdim!
Shua!
Ba Huang Şehri’nin ortasında gözlerimi açmıştım. İmparator Qin’in Kılıcı sırtımda, direkt olarak koşmaya başlayıp, Kelebek Ormanı’na akın etmeye koyuldum. Aynı esnada İmparator Qin’in Kılıcı’nı da incelemeyi ihmal etmemiştim. Öğleden önce yaptığımız anlaşma gereği kılıcın puanları değiştirilmişti. Gözle görülemiyor olsa da, kılıcın büyük güç kaybettiğini hissedebiliyordum. Eskilerin Şehri’nde aldığım %500’lük [Kan Emen] bir daha gerçekleşmeyecekti. Yine de bu kılıcın gelecekte güçlü olacağını iyi biliyordum; zira artık iki seviye atlayabilecekti. Diğer bir deyişle, bu durum kılıcın uzunca bir süre en iyiler arasında kalacağını gösteriyordu. Şimdi bile İmparator Qin’in Kılıcı rakipsizdi. Seviye atladığında, daha güçlü ve üstün olacaktı!
【İmparator Qin’in Kılıcı+7】 (Valkyrie Ekipman– Elit)
Saldırı: 1400-1850 (+490-648)
Güç: +70
Dayanıklılık: +68
Mana: +65
Ekstra: Kullanıcının saldırı puanını %17 artırır.
Ekstra: Rakibin %25 defansını görmezden gelir.
Bonus: Hiçbir koşulda parçalanmayacak, dayanıklılığı azalmayacaktır.
Bonus: %10 şansla ölümcül darbe savurma imkanı vardır.
Bonus: Kaygısız Xiao Yao adlı oyuncuya bağlıdır. Ekipman herhangi bir koşulda yere düşmeyecektir. Kılıç iki kez evrim geçirebilir!
Özel Yetenek: [Kan Emen]. Öldürülen her oyuncu için, ekipmanın saldırı puanı %1 artacaktır. Sınır: %50, oyuncu oyundan çıktığı taktirde [Kan Emen] sıfırlanır.
Açıklama: Eski zamanlarda hem iyi kalpli, hem de dört bir yana namını salmış bir imparator yaşardı. Sabresi Long Quan’ın şehrinde dövülmüştü; ancak kıyasıya geçen mücadelede ikiye ayrılmıştı. Kılıcın parçaları toprağa gömülmüş, nesillerce bu parçalar yerlerini korumuştur. Nihayet açığa çıkan kılıç hala daha imparatorun gücünü barındırır. Bu kılıç gelecek nesiller için kılıçların kralı olarak bilinen bir silahtır ve son kullananın ardından bu adı almıştır.
Kullanılması İçin Gerekli Seviye: 65
……
Tekrar kılıca baktığımda, temel saldırı puanımın 2914-3878 civarında olduğumu görmüştüm. Ekipmanlarımdan gelen etkiyle saldırım %44 daha artıyordu. Kılıçtan %10, Kan Emen’den %7 geliyordu. Aslında, saldırı puanımı toplamda %111 artırma şansım vardı ve en güçlü anımda saldırı puanım 6148-8182’ye fırlayacaktı. [Kan Emen]’in %500’lük haline kıyaslanabilecek bir saldırı puanı olmasa da, oyunun bu zamanlarında kesinlikle Wang Ze Cheng, Jian Feng Han ve Aptal Olma gibileri öldürmeye yetecek bir sayıydı!
Birkaç dakika geçtikten sonra ağaçların dallarında süzülen kelebekleri görmüştüm. Nihayet Kelebek Ormanı’na ulaşmıştım!
Ormanın orta yerinde yaklaşık 200 oyuncu toplanmıştı. Yarısı [Kahramanın Öfkesi]’nden, diğer yarısı da Zhan Long’dan gelen oyunculardı. Zhan Long’un bütün üst seviye takımları buradaydı ve karşı tarafta da Liu Ying, Piggy, Sonata, Ateşin Kalbi ve Sarhoş Soğuk Yağmur gibi tipler bulunuyordu. İki taraf da gergin bir şekilde silahlarını kavramıştı!
‘’Kaygısız Xiao Yao geldi!’’
Mesafede, Piggy’nin gözlerinde soğuk bakışlar belirmişti. ‘’Bakalım o ne diyecek!’’
Sakince yürümeye devam ettim. Sol elimi kaldırdığımda, yerde beliren altıgenden dışarıya Alevli Kaplan Tanrısı fırlamıştı. Oracıkta parlak ve altın renkli kürküyle yaratıkların kralına benziyordu.
……….
‘’Büyük Kardeş Xiao Yao!’’
Kurt hançerini alıp yanıma geldi, ‘’Nihayet gelebildin!’’
Başımı öne sallayıp, iki klanın ortasına geldiğimde, Binlerce Güneş’in oracıkta elinde asasıyla durduğunu görmüştüm. Vücudu kaliteli büyücü ekipmanlarıyla kaplıydı ve kesinkes Ba Huang’ın en iyi üç büyücüsü arasına girebilecek düzeydeydi. [Uçan Ejderhalar]’ın Klan Başkanı Yükselen Ejderha bile onunla aşık atabilecek seviyede değildi. Tabii [Kahramanın Öfkesi] de bu sebepten dolayı onu çalmak istiyordu!
Binlerce Güneş’in hemen önünde, 24 yaşlarında gözüken genç bir kılıç ustası duruyordu. Herifin ismi Şafak Kahramanı’ydı. Mor ekipmanlara bürünmüştü ve orta-üst seviyeler arasında bir oyuncu sayılabilirdi. Binlerce Güneş’in gözlerine sevgi dolu bakışlar atarak söylendi, ‘’Ufak Kar, zamanında yanlış yaptığımı çok iyi biliyorum, sana açıklama yapmadan gitmemeliydim. Ne yaptığımı anladığımda, artık her şey için çok geçti. O günün ardından geçen 2 yıl boyunca, seni aramadığım yer kalmadı…’’
Yue Qing Qian söylendi, ‘’Böyle klişe sözler söylemesen diyorum, hiç gerçekçi değilsin…’’
Binlerce Geüneş oracıkta sessizce duruyordu. Kızaran gözlerindeki yaşlarla Şafak Kahramanı’na baktı. Konuşurken sesi titriyordu, ‘’Eskiden seni ne kadar seviyordum, biliyor musun? Senin için her şeyimi bırakmaya razıydım. Ne kadar hayalim varsa, senin için bunlardan vazgeçmeye istekliydim. Ben…senin için garsonluk ve kasiyerlik bile yaptım. Yaptığım o kadar saçma işten bir kez bile pişmanlık duymamıştım; çünkü…seni seviyordum. Ancak kaybolduğun gün, beraberinde kalbimi de götürdün…’
Şafak Kahramanı’nın suratında hüzün dolu bir ifade vardı, ‘’Ufak Kar, sen…’’
Binlerce Güneş’in yaşları yanaklarına akıyordu, ‘’Tekrar ortaya çıkmamalıydın. Seni seven bu kalbi parçalamaman gerekiyordu. Artık seni sevmiyorum. Önünde duran bu kadın bambaşka şeyler yaşamış, yeni bir insandır. Benim için bir yabancıdan farksızsın.’’
Şafak Kahramanı kılıcını kaldırıp, söylendi; ‘’Ama artık geri döndüm, yaptığım yanlışları düzeltmek istiyorum. Lütfen bana bir şans daha ver, seni mutlu etmek için her şeyi yapacağım. Zhan Long’da mutlu olmadığını biliyorum; zira Kaygısız Xiao Yao yalnızca kendi arkadaşlarını düşünüyor. Sadece Yue Qing Qian, Matcha ve Yaşlı K’yla ilgileniyor. Onlar…hiçbir zaman seni kendilerinden biri olarak görmediler…’’
‘’Kapa çeneni!’’
Yaşlı K baltasını kaldırıp, ileri atıldı, ‘’Her zaman için Binlerce Güneş’i kendi kardeşimiz olarak görmüşüzdür! Sen kimsin de bize böyle bir şey söyleyebiliyorsun? Aşağılık herif, daha önce seni seven kadını terk etmişsin, bir de gelmiş burada konuşuyorsun. Nesin lan sen? Adam mısın?!’’
Bir Saniyeliğine Kahraman mızrağını kaldırıp söylendi, ‘’Aynen öyle! İsmindeki Kahraman kelimesinden utan!’’
Şafak Kahramanı sinirlenmişti, ‘’Hey!’’
……
“Sha sha……”
Kutsal Savaş Botlarım çimlerde adımlıyordu. İmparator Qin’in Kılıcı’nı çekerek kılıcı Şafak Kahramanı’yla aramdaki toprağa sapladım. Binlerce Güneş’in yanında durduktan sonra söylendim, ‘’Zhan Long’un Klan Başkanı benim. Tang Xue’yi daha önce klana ben davet etmiştim. Bendeniz, Li Xiao Yao, diğer meseleler için herhangi bir söz veremeyecek olsam da, bütün dünyaya Zhan Long’un asla Tang Xue’ye arkasını dönmeyeceğini söyleyebilirim. Hayatım boyunca, Tang Xue’nin adaletsizliğe maruz kalmasına izin vermeyeceğim. Ona zarar vermeye yeltenecek her insan, karşısında önce beni bulacaktır! İster oyunda, ister gerçek hayatta, ben ve Zhan Long, onu koruyacağız! O bizim Tang Xue’mizdir, bizim dostumuzdur!’’
‘’Klan Başkanı….’’
Binlerce Güneş’in asası yere düşmüş, genç kadın yaş dolu gözleriyle söylenmişti, ‘’Patron, üzgünüm. Başına bir sürü iş açtım…ben…ben…’’
Başımı çevirip, gülümsedim, ‘’Ufak Kar, kararına saygı duyuyorum. İster Zhan Long’da kal, istersen klandan çık, her zaman için benim arkadaşım olacaksın…’’
Binlerce Güneş oracıkta ifadesiz bir şekilde bana bakıyordu. Aniden, yanına gelip, başını eğen Alevli Kaplan Tanrısı’nı görünce gülümsemişti. Büyük gözleriyle durmaksızın bana bakıyordu. Aniden toprak alevlere bürünmüştü. Bakışlarındaki kararlılığı hissedebiliyordum. Nihayetinde genç kadın söylenmeye başladı, ‘’Zhan Long’a katıldığım günden itibaren, onları arkadaş olarak gördüm ve Kaygısız Xiao Yao’ya Klan Başkanım olarak baktım. Bana her zaman büyük kardeşimmiş gibi davrandı. Gerektiğinde beni destekledi gerektiğinde güvenimi boşa çıkarmadı. Gücü, cesareti, karizması ve sadakatine saygı duyuyorum. Bendeniz, Tang Xue, Zhan Long’un oyuncularından biriyim ve asla, hiçbir zaman onlara arkamı dönmeyeceğim!’’
Bir Saniyeliğine Kahraman ellerini kaldırıp kahkaha attı, ‘’İşte böyle! İşte bizim takım kaptanımız!’’
……
Batılı Diktatör’ün suratı kararmış, tek bir kelime bile etmemişti.
Piggy çabucak Şafak Kahramanı’nın yanına gidip, söylendi, ‘’Şafak, geri gelebilirsin…Daha fazla kayıp vermeyelim. Binlerce Güneş artık seni sevmiyor, her şey geçmişte kaldı…’’
Şafak Kahramanı uzun kılıcını kavrayıp, kükredi, ‘’Hayır, olamaz…’’
[] [] []
Magnec