Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

287. Bölüm Kadim Şeytan Kılıcı

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

 Arkamı dönüp, bir bakış attım; yaşanan onca savaşın ardından Zhan Long’da toplamda 900 oyuncu kalmıştı. Yine de, geriye kalan üç yaratık dalgasına bu kadarcık insanla karşı koymak zorundaydık. Ayrıca bu kadarcık insanla son bossa meydan okuyacak ve Ticaret Tanrısı’nın Rozeti’ni elde etmeye çalışacaktık. Herkes bahsi geçen bu rozeti hedefliyordu. Sonuçta Ba Huang’daki ilk dükkana kimin sahip olacağı bütün klanlar için önemliydi; zira ikinci rozet bundan tam olarak bir ay sonra ortaya çıkacaktı. Bir ayda dükkanının itibarını yükseltmek ve popülerliğini artırmak gayet kolaydı. İtibar yayıldığında, dört bir yandan kar etmeye de başlanacaktı.

………

 ‘’Kriik…’’

 Demir kapılar yavaşça açılmaya başladı. Sekizinci dalga geliyordu; lakin bu sefer yüzlerce yaratık değil, tam aksine en azından 10 metre boyları olan devasa yaratıklarla karşılaşacaktık. Yaratıklar 73.seviye mini boss seviye—Dağ Devleri’ydi!

  Çirkinliğin tanımı yapılsaydı, ilk örnek olarak bu yaratıklar gösterilebilirdi. Suratlarındaki yağı ve tükürüğü görünce insan ister istmez kusmak istiyordu. Ellerinde dikenlerle çevrili, uzun taştan değnekler tutuyorlar ve attıkları her adımla toprağı sallıyorlardı. İçlerinden biri kükreyerek söylendi: ‘’Aptal insanlar, Tanrı’nın kölelerine ne cüretle meydan okuyorsunuz. Gelin bakalım! Tanrılar’ın gazabını tecrübe din!’’

 ‘’Dikkat!’’

 Li Mu kılıcını kavrayarak, söylendi: ‘’Burada ufak Mor Bosslar’dan bahsediyoruz, özellikleri normal bosslardan daha düşük olsa da, yaratıkların saldırı puanları kesinkes yüksek olacaktır, yani dikkati elden bırakmayın!’’

 Dağ Devleri ayrılmış ve şehrin kuzeyindeki oyunculara saldırmaya başlamışlardı. Muhtemelen Zhan Long 12-15 yaratıkla karşılaşacaktı.

 Kılıcımı kaldırdıktan sonra kükredim: ‘’Tanklar, ön saflara gidip, yaratıkların odağını çekin. Uzun mesafe oyuncuları, saldırın!’’

 İleriye atıldığım gibi [Kombo]’yu kullanarak yaratıklardan birinin bileğnie saldırdım. Saldırı puanım artık herhangi bir defansı delebilecek durumdaydı---

2128!
2343!
2211!
2108!

……

 Dağ Devi devasa değneğini savurmuş ve iki kez vurduğu omzumu adeta paramparça etmişti. Her saldırıdan 1200 hasar alıyordum; lakin öyle çok da abartılacak bir durum yoktu. Şifacılar canımı doldurmaya başlamadan önce kılıcım harekete geçmiş ve yaratığa doğru [Rüzgar Kılıcı] + [Kombo] ikilisini savurmuştum. Yaratığa verdiğim hasarın ardından Kanlı Ruh Yüzüğü’nü heybetini sergilemeye başlamıştı---

4431!
+443!
3679!
+368!

……

 İmparator Qin’in Kılıcı’na bir bakış attım; [Kan Emen]’in etkisi çoktan %227’ye fırlamıştı. Hassiktir, ben de niye o kadar vuruyorum diyordum! Eğer ardı ardına, durmaksızın saldırırsam bu mini bosslardan birini tek başıma öldürebilirdim. Aslında, 73.seviye benden çok uzakta olmadığı için şifacıların desteğine bile ihtiyacım olmayacaktı.

 150,000 civarı cana sahip olan Dağ Devleri’nden birini öldürmemiz yaklaşık 2 dakikamızı alıyordu. Kılıcımı kaldırıp, ters yöne atıldım ve Yue Qing Qian’a savaş alanını temizlemesi için talimat verdim. Genç kadın bulduğu ekipmanlardan sonra heyecanla seslenmişti: ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, iki Altın, bir tane de Mor ekipman buldum! Bu mini bosslardan ciddi ciddi mor ekipman düşüyormuş!’’

 Gülümsedim: ‘’E yani, yaratıklar mor seviye olduğunda göre, mor ekipmanların düşmesi de gayet doğal. Tabii sürekli düşeceğini düşünmemek lazım; muhtemelen düşme oranı düşüktür. Şu an için ekipman ihtiyacım olmadığından kafana göre dağıt gitsin!’’

 ‘’Tamam…’’ Yue Qing Qian onayladıktan sonra çabucak ekipmanları dağıtmaya başladı.

  Şehrin içinden çıkmaya devam eden Dağ Devleri bizi şaşırmıştı. Görünüşe göre sekizinci dalga beklediğimiz ve düşündüğümüz kadar kolay olmayacaktı. Zhan Long’un ön saflarındaki baskı artıyordu ve insanlar bossun taş değneğine can vermeye başlamıştı. Özellikle de Savaşçılar ve Şövalyeler’in saldırı puanları yüksek olduğundan yaratıklar onlara yöneliyordu; lakin buna karşılık bu iki sınıfın defansı yüksek sayılmazdı. Bu sebeple ortalık kan gölüne dönmüştü.

 Yine de, Zhan Long’a doğru atılan Dağ Devleri birer birer öldürülüyordu. Bize kıyasla [Uçan Ejderhalar]’ın hali içler acısıydı. 7 Dağ Devi ölmeden önce, 10 dakika boyunca katliam yapmıştı. Hemen mesafede, klanı olmayan oyuncuların yaşadığı zorlukları görebiliyodunuz. Bahsi geçen bu oyuncuların seviyeleri ortalama 56 civarlarındaydı ve Dağ Devleri’yle aralarında 18 civarı seviye bulunuyordu. Aradaki farkı düşününce, heriflerin ne denli zorluklara katlandığını da anlayabiliyordunuz.

  Acı dolu çığlıklar durmaksızın yükseliyordu. Burada artık savaş alanı akılalmaz bir vahşete sahne olmaya başlamıştı. Şans bu ki, vahşetin karşılığında yaratıkların bonkör olması insanı biraz mutlu ediyordu. Yaratıklardan %5 oranda Mor ekipman düşme olasılığı vardı ve sahip olduğum 87 karizma sağ olsun, 40 dakika içinde 20 tane Mor Ekipman düşürmüştüm. Klan başkanı olduğum için direkt olarak ekipmanları klana dağıtmıştım; zira oracıkta tek başıma savaşıyor değildim!

……

“Ka Cha!”

 Dağ Devi’nin ayağını kesen Li Mu’nun suratı ekşidi: ‘’Bu dalgadan sonra, şehre gidip ekipmanlarımı tamir ettirmem lazım. Kılıcın %4 dayanıklılığı kalmış…’’

 General Wang Jian: ‘’Benimkinin de %7 dayanıklılığı kaldı. Kılıçlar çok çabuk harcanıyor yahu…’’

 Yaşlı K şaşırmıştı: ‘’Hassiktir, şimdi kontrol etmesem baltamın %1 dayanıklılığının kaldığını da göremeyecektim. Li, senin durumlar nasıl?’’

 Kılıcım kaldırıp gülümsedim: ‘’Arkadaşlar bildiğiniz üzere benim kılıcın dayanıklılığı hiç azalmıyor..’’

 ‘’Hassiktir…’’

 Birkaç dakika sonra Yue Qing Qian söyendi: ‘’Sekizinci dalganın bosus çıktı!’’

 ‘’Nerede?’’

 ‘’Güneyde. [Öncü]’ün 5000+ oyuncusu şu anda bosus koruyor. Muhtemelen onlardan bossu çalamayacağız.’’

 ‘Başımı öne salladım: ‘’Aynen öyle, fırsat bu fırsat ekipmanları %20 dayanıklılığa düşen oyunculara söyle, hemen şehre gidip tamir ettirsinler. Dokuzuncu ve onuncu dalgalarla kapışacağız daha.’’

 ‘’Tamamdır!’’

……

 Yavru Kurt, Yue Qing Qian ve General ailesi geri dönmüş ve ben de kapıdan çıkan yaratıkları avlamaya devam etmiştim.

 Nihayetinde, o uzun zamandır beklediğimiz ses kulaklarımzda yankılanmıştı---

 Ding!

 Sistem Duyurusu: Tebrikler, klanınız [Zhan Long]seviye atladı! 4.seviyeye ulaştığınız için yeni klan bonusu [Savaş Kalesi]’ni elde ettiniz. Her oyuncunuz %5 gizli defansa sahip olacaktır ve artık Zhan Long’un kapasitesi 3000’e yükselmiştir!

…………

 ‘’Güzel!’’ Dans Eden Orman Gezgin Yayı’nı kaldırarak gülümseid: ‘’Klan Başkanı, nihayet klan 3000 insan alabilecek!’’

 Başımı öne salladım: ‘’Oyuncuları almaya başlayalım. Ana klanda olmayan oyuncuları alırken yarısını Zhan Long grubuna, yarısını da Cesur Yürek grubuna koymayı unutmamak lazım:’’

 ‘’Tamamdır!’’

 Yanımda duran gayriresmi Zhan Long oyuncuları çabucak Zhan Long’a katılmaya başlamıştı. Heybetli, vahşi ejderha amblemiyle birlikte Zhan Long’un oyuncu sayısı çabucak 1500+’ya fırlamıştı. Bu savaştan sonra Zhan Long 700 oyuncu daha alabilecekti ve Yue Qing Qian-Matcha ikilisi sayesinde 3 gün geçmeden 3000’e ulaşabileceğimizi düşünüyordum.

  Çok geçmeden Li Mu, Wang Jian ve Yue Qing Qian, şehirde tamir işlemlerini hallettikten sonra dönmüşlerdi. Aynı esnada kulağımda yankılanan sistem duyurusu da bossun öldürüldüğünü haber veriyordu---

 “Ding!”

System Duyurusu: Tebrikler! Oyuncu Simple başarıyla [Eksilerin Şehri: Ba Huang Şehri]’nin sekizinci bossunu öldürerek +8 karizma, %80 TP ve SS-seviye yetenek kitabı, [Kadim Şeytan Kılıcı]’nı kazanmıştır!

………

‘’Hassiktir, bu Kadim Şeytan Kılıcı da neymiş?’’ Li Mu dişlerini sıkıyordu.

 Matcha mesafeye bakıp, durumu inceledikten sonra söylendi: ‘’Bu yeteneği öğrenebilen 65.seviye bir büyücü vardı. Kadim Şeytan Kılıcı’nı çağırarak, 30 metre menzilindeki oyunculara saldırabiliyor. Saldırı gücü büyücünün saldırı puanına bağlı olduğundan yetenek güçlü bir alan yeteneği…’’

 Kurt yumruklarını sıkıyordu: ‘’Yani diyorsun ki…Simple iyiden iyiye güçlendi…’

 Yaşlı K elini Kurt’un omzuna atarak gülümsedi: ‘’Geçen sefer ona ölmüştün, değil mi? Sadece Simple’ın adını duymak bile seni bu kadar geriyor…’’

  Kurt ona bir bakış attı: ‘’Pffft, ben öyle biri miyim sanıyorsun? Göreceksin bak, gün gelecek o kadın kuyruğunu kıstırarak benden kaçmaya başlayacak…’’

 Fox gülümsedi: ‘’O zaman güçleneceğin günü bekleyeceğiz; lakin ilk önce dayanıklılığa birkaç puan versen diyorum, yoksa Simple’dan tek yiyeceksin yine…’’

 ‘’Evet, biliyorum…’’

  Süikastçiler genelde canlarını ve saldırı puanlarını sağlam tutmak için her seviyede 7 çeviklik, 1 güç ve 2 dayanıklılık veriyorlardı. Sonuçta bütün puanını çevikliğe basan süikastçiler defans ve savunma bakımından fazla zayıf kalıyorlardı.

 Savaş alanı temizlenmeye ihtiyaç duymuyordu; Dağ Devi cesetleri zamanla kaybolacaktı. Sekizinci dalgayla yaptığımız mücadelenin ardından Zhan Long’da yalnızca 700+ oyuncu kalmışt. Sayımız azalmıştı ve önümüzdeki 2 dalgaya karşı nasıl koyacağımızı bilemiyordum.

…………

  Zaman geçtikten sonra hala daha kapı açılmayınca insanlar şaşırmıştı.

 ‘’Siktir, sakın dokuzuncu dalga geyik olmasın?’’ Yaşlı K baltasını kaldırdı.

 ‘’Yok oğlum, öyle şey olur mu…’’ Li Mu söylendi.

 ‘’20 dakika geçmesine rağmen niye açılmıyor peki?’’

 ‘’Belki hazırlık yapıyorlardır?’’

………

 Tam o esnada şehir surlarının üstünde keskin bir çığlık duyuldu. Akılalmaz büyüklüğe sahip bir kartalın gölgesiyle yıkanıyorduk. Kartalın sırtındaki şövalyenin elindeki mızrağa altından çıkmış gibi görünen zırhları eşlik ediyordu. Bunlar dokuzuncu dalganın yaratıklarıydı! Kartal şövalyesi suru geçerek bize doğru atıldığında, hemen arkasında beliren diğer kartal şövalyelerini görmüştük!

 ‘’Eh…’’

 Li Mu derin bir nefes çekti: ‘’Niye birazdan ağzımıza sıçacaklarmış gibi hissediyorum…’’