Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

200. Bölüm Karlı Diyarların Göklerinde Dolaşan Bin Güneş

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

.........
 Keskin bir soğuk dalgası vücuduma yayılmış ve göğsüme saplanan [Buz Saçağı] 1017 canımı götürmüştü. Göğsümde oluşan yaranın etrafını kaplayan buz parçaları saldırı ve hareket hızımı yavaşlatmıştı. İster istemez birkaç adım geri çekildim. Oyunda bana bu tarz bir hasar verebilecek fazla büyücü yoktu. Kimse [Kahramanın Öfkesi]’nde böyle bir insanın olacağını düşünmemişti.

 ‘’Patron, orada!’’ Matcha kılıcıyla gösterdi.

 Kalabalığın içinde, elinde buz parçalarını andıran bir asa taşıyan 56.seviye kadın bir büyücü duruyordu. Bana bakıp hafifçe gülümsedi.

 İsim: Karlı Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş
 Ana Şehir: Ba Huang Şehri
 Klan: Kahramanın Öfkesi
 Pozisyon: Flama Taşıyıcısı
……

“Shua shua…”

 [Tedavi]’nin ışıkları vücudumu kaplamıştı. Arkamda duran onlarca şifacıyı göz önünde bulundurursak, ölümcül bir darbe almadığım sürece bu kadın büyücü de diğerleri gibi beni öldürmeyi başaramayacaktı.

 ‘’Karlı Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş, neden bu isim bana tanıdık geliyor?’’ Dedikten sonra önümdeki oyuncuya bir hamle yaptım.

 Matcha biraz araştırdıktan sonra söylendi: ‘’Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş Ba Huang’ın en iyi üçüncü büyücüsü. Kendisi Simple ve Fırtına’dan sonra geliyor. YÜkselen Ejderha’dan bile daha üstte yer alıyor. Gerçekten böyle bir insanın [Kahramanın Öfkesi]’ne katılmış olması şaşırtıcı. Ne düşünüyordu acaba…’’

Yue Qing Qian söylendi: ‘’Biliyorum, Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş arkadaşım sayılır. Daha önce onu arkadaş listeme eklemiştim…Görünüşe göre mor ekipman bir asadan sebep Ebedi Güzellik bir hafta önce onu klana çekmeyi başarmış…’’

 ‘’Arkadaşın mı?’’

 Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş’in [Ateşin ve Buzun Sütunu] saldırısına maruz kaldıktan sonra 1000 canımı kaybetmiş ve hafifçe titremiştim: ‘’Qing Qian, o kadına yaklaşmak için bir şeyler düşün. Böylesine yetenekli bir büyücünün [Kahramanın Öfkesi]’nin ellerinde harcanmasına izin veremeyiz!’’

  Yue Qing Qian: ‘’Tamamdır, elimden geleni yapacağım; ancak şu an için mücadele kaçınılmaz, kazanmak için onu öldürmemiz lazım, yoksa baskıyı kaldıramayacağız…’’

 Yue Qing Qian lafını bitirir bitirmez Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş [Ateşin ve Buzun Sütunu] ve [Patlayan Kayalar] kombosunu aktif edip, etrafımdaki bölgeyi sarsmıştı. Bu saldırıyla birlikte ön saflardaki birkaç ağır zırh oyuncusunun canı azalmış ve hatta içlerinden biri hayatını kaybetmişti. Savunmadaki açığı gören [Kahramanın Öfkesi]’ne ait savaşçılardan birkaç tanesi hemen boşluğa dalmıştı.

 Matcha’nın güzeller güzeli gözleri dona kaldı: ‘’Böyle olmayacak, ilk önce Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş’i öldürmemiz lazım yoksa savunmamız dayanmayacak!’’

 Başımı öne doğru sallayıp cevapladım: ‘’Qing Qian, senin sıran geldi. Gizlice ilerleyip Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş’in [Mana Kalkanı]’nı parçala. Matcha’yla birlikte sana yardım edip, üç kişi onun işini bitireceğiz! Yine de dikkatli olmalısın, kalkanı kırar kırmaz yanımıza çekil. Sevgili Duck seni destekleyecek!’’

 Yue Qing Qian onayladı: ‘’Tamamdır!’’

……

 Tekrar kılıcımı savurup, canı düşük olan 2 kılıç ustasını öldürdüm. Bu esnada Nebula Zırhı’ma saldıran iki savaşçıdan hasar almaktan kurtulamamıştım. Ayaklarımın altında beliren garip aurayla [Tek Kişilik Ordu]’yu aktif ettim ve savaşçılardan birini öldürdüm. Diğer savaşçı da Fox’un Silahşör grubuna yem olmuştu!

  Kalabalığı dikkatle inceleyen Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş asasını hafifçe savurmuştu. Ne zaman bir saldırı yapsa Zhan Long’a ciddi bir zarar vermeyi başarıyordu. [Ateşin ve Buzun Sütunu] saldırısıyla normal oyunculara 1500 vurabiliyordu ve bu saldırı alana etki eden bir saldırıydı! Yani büyü saldırsının 2000’den az olmadığını hemen kavramıştım!

  Belli belirsiz yeşil bir ışık hüzmesi Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş’e yaklaşıyordu. Yue Qing Qian mor ekipman olan hançerini kaldırdı ve dikkatle Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş’in hareketlerini izlemeye koyuldu. Yue Wei Liang da onu takip ediyordu. İkizler aynı anda saldıracak, bu şekilde başarı yüzdesini de artıracaklardı.

 ‘’Wei Liang, saldır!’’

 Yue Qing Qian party chatinden söylendi. Hançer havada hızla ilerlemiş ve saldırı başarılı olmuştu!

 Pa!

 Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş’in [Mana Kalkanı] hafifçe titremiş olsa da kalkan kırılmamıştı. Yue Qing Qian [Kanama]’yı kullandığında kalkan daha fazla dayanamamış ve ortaya bir hasar sayısı fırlamıştı---

1312!

  Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş şoke olmuştu. Birkaç adım geri çekilerek zor da olsa Yue Wei Liang’ın saldırısından kurtulmayı başardı: ‘’Qing Qian, Zhan Long’a mı katıldın!?’’

  Yue Qing Qian tekrar ileri atılmış ve gülümsemişti: ‘’O konuyla ilgili…savaş bitince konuşuruz. Büyük Kardeş Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş, şimdilik seni öldürmem lazım…’’

 Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş gülümsedi: ‘’Seni gidi velet, dene de gör bakayım!’’

……

“Peng!”

 Bütün gücümle ileri atıldığım gibi bir grup insanın arasına daldım. Ardından, süikastçilerle meşgul olan Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş’e doğru ilerlemeye koyuldum. Bu esnada saldırılara dayanmak için [Kızıl Ejder’in Kalkanı]’nı aktif etmiş ve yere bir yumruk savurmuştum!

 PA!

 [Bağlayan Zincirler] topraktan fırlayarak Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş’ın ayaklarına dolandı.

 ‘’Ahh?!’’ Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş bana bakıp şoke olmuştu: ‘’Oh, Kaygısız Xiao Yao da gelmiş…öldüm ben…’’

 Hemen yakında olan Ebedi Güzellik hançerlerini kaldırıp, talimat vermişti: ‘’Çabuk, bütün Şifacılar Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş’a odaklansın, ölmesine izin vermeyin!’’

  Mor Şafak Botları’m toprağı adımlamış ve vücudum bir ok edasıyla Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş’e atılmıştı. Bu esnada bir sürü oyuncuun saldırısına maruz kalmaya devam ediyordum. Buz Yağmuru Kılıcı’mı kaldırdığım gibi kılıçtan etrafa dört tane altın altıgen saçılmaya başladı.

 ‘’Matcha, Gölge Kesiği’ni kullanarak bana destek ol, beraber öldüreceğiz!’’

 “Shua!”

 Buz Yağmuru Kılıcı ileri atılmış ve ardı ardına dört kez saldırmıştı. Lakin [Kahramanın Öfkesi]’ne ait en azından 100 şifacı Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş’in canını dolduruyordu. Enteresan bir şekilde kadının 1500 canı olmasına rağmen her saldırımın ardından canı fulleniyordu.

 Arkamdan, [Gölge Kesiği]’nin ışığı belirmişti!

 Bu fırsatı kullanarak yeteneğime hazırlanmaya koyuldum ve kılıcımda rüzgar parçaları toplanmaya başladı. Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş şoke olmuştu: ‘’Bittim ben… Kaygısız Xiao Yao’nun [Rüzgar Kılıcı], Klan Başkanı, ben…’’

  Lafını bitirme şansını bulamadan saldırılar araya girmişti---

 “1987!”
 “1224!”

……

Süikast tamamlandı! Hafif bir ışık hüzmesi etrafa saçılmış ve Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş’ten yere kumaş bir başlık düşmüştü. Eşyaya bir bakıp attığımda başlığın büyü saldırısını %6 artıran mor bir ekipman olduğu gördüm. Saldırısının bu kadar yüksek olmasına şaşmamak gerek! Ayrıca, Fox Silahşör grubunu bizlere yardım etmek için yönlendirdiğinden [Kahramanın Öfkesi]’ne ait Şifacılar Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş’i diriltmeye yeltenemiyordu.

  Kumaş başlığı alıp hemen geriye çekildim. Önümde duran Yue Qing Qian maruz kaldığı saldırıların altında can vermek üzereydi!

 Hua!

 Hemen ileri atılıp, pelerinimi kullanarak ona doğru gelen saldırıları karşıladım. Belini yakaladığım gibi geri çekilmeye başlamış ve vücudumu kullanarak saldırılara hedef olmuştum: ‘’Sevgili Duck, Başkan Yardımcısı’nın canını doldur!’’

 Sevgili Duck başıyla onaylamış ve Qing Qian’ın canını hemen doldurmuştu. Genç kızın canı dolduktan sonra hemen ön saflara geri döndük. Yue Wei Liang da süikastçi grubunu geri çekmişti; zira süikastçiler ön saflarda savaşmak için pek de biçilmiş kaftan sayılmazlardı.

……

“Hassiktir!”

 Batılı Diktatör yumruklarını sıkıp kükredi: ‘’Ciddi ciddi… Diyarların Göklerinde Dolaşan Binlerce Güneş’i öldürmeyi başardılar, hassiktir…bu…bu nasıl iş yahu? Li Xiao Yao’nun [Zhan Long]’u daha yeni kurulmadı mı, ne ara o kadar usta oyuncu aldılar?! Yue Qing Qian ve Yue Wei Liang [Prag]’ta değil miydi? Zhan Long’da ne arıyorlar!!’’

 Ebedi Güzellik hançerini kaldırıp söylendi: ‘’Ah Ying, sinirlenme hala bir şansımız var. Uzun mesafe oyuncularına söyle ön saflara odaklansınlar, ilk önce Şövalyeleri ve Rahipleri öldürmemiz lazım. Sayı bakımından avantajlı olduğumuz için kazanmamız hala mümkün!’’

 ‘’Tamamdır!’’

  Batılı Diktatör bir kez daha kükredi: ‘’Gebertin! Uzun mesafe oyuncuları ön saflara odaklanın, defanslarını 5 dakikada kırmamız lazım!’’

 Bir anda gökyüzü uzun mesafe saldırılarına büründü!

‘’Ugh…’’

  Zhan Long’un ön saflarında duran 10’dan fazla ağır zırh oyuncusu anında can vermişti!

……

 Gelişmeleri izleyen Batılı Diktatör bir kahkaha savurdu: ‘’Haha, demek bu kadarlarmış… Zhan Long, sizi Ba Huang’dan sileceğim! Hatta 1.seviyeye düşene kadar öldüreceğim!!’’

 Ebedi Güzellik gülümsedi: ‘’Evet evet, Li Xiao Yao dingily, heheh…’’

  Dişlerimi sıkıp öfkeyle önümdeki kılıç ustasını öldürdükten sonra kükredim: ‘’Şerefsizler!’’

  Matcha hafifçe söylendi: ‘’Patron, sakin ol…’’

……

[Kahramanın Öfkesi]’ne ait oyuncuların arkasında duran Piggy saldırmaya koyulmuştu. Ciddi bir surat ifadesiyle söylendi: ‘’Klan Başkanı, daha sevinmek için erken. Şu anda karşımızda toplasanız 300 kişi vardır. Xiao Yao’nun gücü bu kadarla kalmıyor, kesinkes gizlediği bir şeyler var. Dikkatimizi dağıtmamız lazım…’’

 ‘’Gizli bir şeyler mi?’’ Batılı Diktatör gülümsemeden edememişti: ‘’Li Xiao Yao gibi bir dingilin…nasıl gizli planları olabilir ki?’’

 Piggy hemen cevapladı: ‘’Zhan Long’un kendini göstermeyen bir sürü usta oyuncusu var. General I Mu, General Wang Jian, General Bai Qi, Yaşlı K ve Cang Lei, bu insanların çoğu da akılalmaz güçlere sahipler; ancak henüz ortaya çıkmadılar…’’