Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

191. Bölüm Kibir

Çevirmen: T4icho / Editor: T4icho

 

....

 

 ‘’Tırırırırırım…’’

  Çalıların arasından geçerken ayaklarıma batan dikenler canımı yakıyordu. Buz Yağmuru Kılıcı’mı sımsıkı kavrayarak hayatta kalan Zhan Long üyeleri, Yaşlı K, Sevgili Duck, Matcha ve Yavru Kurt’un arkasında dikilmeye başladım. Haritadaki kırmızı noktalar mavi noktalardan daha fazlaydı; [Cesur Yürek] üyelerinin neredeyse hepsi ölmüştü. Haritadaki numaranın söylediğine göre şu an için mücadele 5 vs 25 gibi bir rakamdı. Yani yalnızca Zhan Long hayatta kalmayı başarmıştı. Bir çatışmanın ardından bu kadar insanı kaybedeceğimiz kimsenin aklına gelmemişti.

…..

  Devasa ağacın altına kuruldum. Yumruklarımı sıkarak söylenmeye başladım: ‘’Acaba…acaba platoyu ele geçirme taktiğimiz hatalı mıydı?’’

 Yavru Kurt çalılardan çıkmış ve beni teselli etmeye çalışmıştı: ‘Büyük Kardeş Xiao Yao, olayın taktilerimizle bir alakası yok; aramızdaki güç farkı çok fazlaydı. [Uçan Ejderhalar]’ın dışarıdan aldığı oyuncular akılalmaz bir fark yarattı; özellikle de [Öncü]’nü 13 Kartalı… Heriflerin her biri 1900’dan fazla saldırı puanına sahip. Onlarla karşılaşır karşılaşmaz [Cesur Yürek]’in ağır zırh sınıfına ait oyuncuları bir bir ölmeye başladı. Mücadele etmiş bile sayılmazlar.’’  

 Yaşlı K baltasıyla birlikte çimlere oturmuş ve söylenmişti: ‘’5’e karşı 25 kişi… Bu mücadeleyi kazanmamız imkansız.’’

 Havada uçan Matcha araya girdi: ‘’Hala şansımız var; ancak kesinkes platoya saldırmamamız gerekiyor. Ruh hallerini kullanmamız lazım.’’

 ‘’Hangi ruh hali?’’ Kurt şaşırmıştı.

  Matcha: ‘’Daha demin mücadeleyi kazanıp, [Cesur Yürek]’in Klan Başkanı’nı bile öldürmeyi başardılar, şu an kendileriyle gurur duyduklarına şüphem yok. Bu yüzden bir yem yollayarak bir bir kendimize çekeceğiz.’’

  Sordum: ‘’Kim yem olacak?’’

  Matcha gülümsedi: ‘’Tabii ki ben! Her ne kadar aranızdaki en düşük seviyeye sahip olsam da, o kadar zayıf sayılmam. Patron, sen görmedin ama [Gölge Kesiği]’yle Günahkar Kurt’u neredeyse öldürüyordum. Yani bu yüzden benden nefret ediyor olmalı. Beni gördüğü taktirde 13 Kartalı alıp, bana doğru koşacaktır. İşte o esnada, Patron ve Yavru Kurt ayırıp, öldürmeye başlayacak. Elimizdeki en iyi seçenek bu.’’
 ‘’Silahşör’ün uzun mesafe saldırılarıyla daha kolay olur.’’ Etrafa baktım: ‘’Hey, Fox nerede?’’

 Yaşlı K gülümsedi: ‘’Günahkar Kurt’un baltasına can verdi…’’

 Ben: ‘’…’’

……

 Ellerini birleştiren Matcha söylendi: ‘’O zaman herkes hazırlansın! Bu Klan Prestij Sınavı Çin sunucusundaki üç büyük şehir arasında gerçekleşen bir ilk. Etkinliğin televizyonda yayımlanayacağına şüphe yok. Buradan da anlayabileceğiniz gibi, şu anda bizleri milyonlarca insan izliyor. Kendimizi saçma sapan bir duruma düşürme şansımız yok; bu yüzden herkes iyice hazırlansın!’’

  İzleyici sayısına bir bakış attığımda Klan Prestij Savaşı’nın 2,748,872 izleyicisi olduğunu gördüm. 3. ve 4. başlıkların piyasaya çıkmasıyla oyuncu sayısı tavan yapmıştı. Kazansak da kaybetsek de bu savaştan sonra insanlar Zhan Long adına aşina olacaktı. Meseleyi fiyakalı bir şekilde halletmemiz lazımdı; zira aksi taktirde bu güzelim reklam fırsatını geri tepmiş olacaktık.

  Doğrulduktan sonra kılıcımı sımsıkı kavradım: ‘’Güzel. Herkes planı takip etsin; 5 kişi olduğumuzdan elimizden gelenin en iyisini yapmamız lazım!’’

  Haritayı inceledikten sonra çeşit çeşit çitlerden oluşan bir alanı görüp, hemen söylenmeye başladım: ‘’Olayı burada halledeceğiz. Yavru Kurt, gizliden ön taraflara doğru ilerle. Yaşlı K ve ben merkezde saklanacağız. Sık ormanı kullanarak haritada görünmekten kaçınacağız; yani herifler haritada kırmızı nokta göremeyecek. Sevgili Duck en arkada duracak. Matcha’nın hareket özgürlüğünü kullanarak 13 Kartalı buraya çekeceğiz. İlk saldırıyı ben yapıp, heriflerin odağını çekeceğim. Ardından [Kızıl Ejder’in Kalkanı]’nı aktif ederek 7 saniye boyunca saldırılarına dayanacağım. Yavru Kurt, herifler bana odaklandığı sırada en azından bir kişiyi öldürmen lazım; ben de 1-2 kişi öldürmeye çalışacağım. [Kızıl Ejder’in Kalkanı]’mın yalnızca 3-4 saniyelik bir süresi kaldığında, Yaşlı K, [Rüzgar Kesiği] ve [Vahşi Hava Kesiği]’ni kullanarak 4-6 kişiyi öldüreceksin. Hamleni yaptıktan sonra dövüşe devam etmene gerek yok; geri çekil ve fırsat kollamaya başla!’’

 ‘’Tamamdır!’’

……

 Planı takip ederek bitki ve çalıları kullanarak yavaşça platoya yaklaştık. Havada Uçan Matcha’nın kar beyazı bacakları ve peri vari kanatları gerçekten görülmeye değer bir manzaraydı. Gülümseyip, söylenmişti: ‘’Gidiyorum şimdi; geri dönebilmem için dua edin!’’

 Başımı öne doğru salladım: ‘’Kendine dikkat et, seni bekliyor olacağız!’’

 ‘’Tamam!’’

  Matcha uçmaya koyulmuş, Yavru Kurt hançerlerini kavrayarak [Görünmezlik]’i aktif ederek ortadan kaybolmuştu. Kılıcımı çekerek önümdeki geniş çalıları kestim ve parçaları toplayarak geniş bir hendek oluşturdum. Yaşlı K’yla beraber bu hendeğe zıpladıp ve kendimiz gizleyerek heriflerin bizi haritada görmemesi için gereken önlemleri aldık.

……

 Mesafede, Matcha’nın kanatları dans ediyordu. Genç kız aşağıya bir bakış atmış ve kalabalığa belli bir uzaklıtka durduğu gibi söylenmişti: ‘’Günahkar Kurt, utan kendinden!’’

  Günahkar Kurt şaşırmıştı: ‘’Utanayım mı? Asıl kendinden utanması gerekenler sizlersiniz! Vur-kaç yaparak oyun mu oynanırmış! Böyle, sadece saklanmayı bilen korkaklar gibi davranmayın artık. 120 dakikalık süre dolduğunda, kazanan biz olacağız. [Cesur Yürek] mi? Hahah, DALGA MI GEÇİYORSUN!’’

  Matcha gururla başını kaldırmış ve herifin sinirine dokunmaya devam etmişti: ‘’Asıl sen dalga mı geçiyorsun? Öncü gibi saçma sapan bir gruba girmiş ve bir de kendinize 13 Kartal demişsiniz. Aslında, isminiz 13 Dingiller olsa daha iyi olurmuş!’’

 Günahkar Kurt öfkeden titremeye başlamıştı: ‘’[Öncü]’ye laf atayım deme, kim olduğunu sanıyorsun!’’

  Matcha gülümsedikten sonra parmaklarını kaldırmış ve 2 santimlik bir uzunluğu göstererek küçümseyici bir bakış atmıştı: ‘’Ne yazık ama, seninki bu kadarmış diye duydum!’’

 ‘’Siktir!’’

  Günahkar Kurt sinirden deliye ödnmüş ve alevlerle kaplanan baltasıyla Matcha’ya doğru atılmıştı: ‘’Cehenneme kadar yolun var!’’

 Swoosh!

  Matcha alelacele geri çekilmeye başlamıştı.

 ‘’Günakhar Kurt, yavaş ol biraz!!’’ Yükselen Ejderha elini savurarak söylendi: ‘’Platoyu korursak kazanacağız. 100 dakika daha beklesek de sonu değişmeyecek. Beklemek bizim için sorun değil, bu yüzden acele etme!’’

 Günakhar Kurt cevaplamıştı: ‘’Heriflerin 5 oyuncusu kaldı. Bu kadar az düşmanın olsa da hala platoda saklanmaya mı çalışacaksın? Yükselen Ejderha, istediğin gibi takılabilirsin. Ben herifleri öldürmeye gidiyorum, [Öncü] asla geri çekilen bir klan değildir. 13 Kartal, beni takip edin! Geberteceğiz!’’

  ……

 ‘’Patron, geliyorlar!’’ Matcha party chatinden söylendi.

 ‘’Görebiliyorum. Uçmaya devam et; heriflerin uzun mesafe yetenekleri olmadığından sana bir şey yapamazlar. Çok hızlı uçma da seni takip edebilsinler!’’

 ‘’Biliyorum!’’

 ‘’Dikkatli ol!’’

……

 Birkaç dakika sonra gökyüzünden bir oyuncu fırlamıştı. Tabii bu oyuncu, arkasında bir düzine insanı getiren Matcha’dan başkası değildi. Günahkar Kurt en önde koşuyor, onu 2 klılıç ustası ve 3 savaşçı önden takip ediyordu.

  Yavru Kurt söylendi: ‘’Büyük Kardeş Xiao Yao, ilk önce Günahkar Kurt’u mu öldüreceğiz?’’

  ‘’Hayır!’’ başımı iki yana doğru salladım: ‘’İlk önce diğerlerine odaklanalım. Günahkar Kurt hedefimiz olacak kadar güçlü değil. İlk önce diğerlerini katledip, herifin suratında oluşacak ifadeyi görmek istiyorum!’’

 ‘’Tamam!’’

 ‘’Hazır olun, ben gidiyorum!’’

 ‘’Tamamdır!’’

 Yaklaşmaya devam ediyorlardı ve Savaşçılar’dan biri 5 metre yakınıma geldiğinde olaya müdahale etmiştim!

 Swoosh!

  Buz Yağmuru Kılıcı’mdan fırlayan altın altıgenlerle birlikte çalılarla kaplı hendekten fırladım. 54.seviye Savaşçı’nın göğsüne ardı ardı dört darbe geçirmiştim!

1192!
1087!
1094!
1127!

Tek yemişti! Savaşçılar’ın düşük defansları olduğu için herif saldırılarıma dayanmayı başaramamıştı!

  Döndüğüm gibi bana doğru gelen kılıcın kabzasını kavradım ve kılıcın sahibi olan Kılıç Ustası’nın göğsüne doğru [Keskin Buz Kılıcı]’mı savurdum.

 1574!

  Herifin tepki vermesini beklemeden hemen normal bir saldırı daha yapmış ve 974 vurarak adamı öldürmüştüm! Ekipmanlarımın etkisine bir de [Kılıç Fırtınası] eklenince saldırım acayip bir seviyeye ulaşıyordu. Saldırım Ba Huang’ın tepesinde durabilecek kadar yüksekti!

  Bir tekme savurup, diğer kılıç ustasının göğsüne saldırdım. Geriye doğru birkaç adım atmak zorunda kalan herife ayaklarımın altında oluşan garip aurayla atılmış ve [Tek Kişilik Ordu]’yu akitf etmiştim! Herifin işini bitirmek için bir normal saldırı daha yaptıktan sonra üçüncü oyuncu da kılıcımın altında can vermişti.

……

 ‘’Olamaz!’’

 2 saniye geçtikten sonra Günahkar Kurt nihayet kendine gelmişti. Öfke dolu gözleriyle bana atıldı: ‘’Kaygısız Xiao Yao, götün yiyorsa bana saldırsana, kardeşlerime niye saldırıyorsun!’’

  Elimi kaldırıp Buz Yağmuru Kılıcı’mla herifin baltasını karşıladım. Hemen karnına bir tekme savurmuş ve rakibimi birkaç metre geriye çekilmeye zorlamıştım. Aramızdaki güç farkı çok barizdi!

  Arkamda, Yavru Kurt’un Mor ekipman olan hançeri Savaşçılar’dan birini sersemletmiş ve üç saldırı daha yaptıktan sonra adamı öteki dünyaya postalamıştı. Birkaç saniye içerisinde, 13 Kartal’dan geriye 9 tanesi kalmıştı!

……

 ‘’Merkez, defansif formasyon!’’ Günakhar Kurt kükrediği gibi talimatlarını verdi: ‘’[Alev Baltası] ve [Buz Baltası]’nı kullanın. Kaygısız Xiao Yao’yu çevreleyerek gebertin şu herifi! Onu öldürürsek kazanırız!’’

 Swoosh Swoosh Swoosh

 7 [Alev Baltası] ve 2 [Buz Baltası] bana doğru geliyordu. Saldırılardan kaçabilecekmişim gibi görünmüyordu.