Taktik yapmak ise cok yariyor harbiden yukselenejderha zeki olmasina ragmen ne olduginu anlamamis ;S
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
184. Bölüm Sarhoş Mızrak'la Mücadele
“Keng!”
Yanıadki savaşçıya bir darbe indirdikten sonra ileriye atıldım. Herifle aramda fazla mesafe yoktu. Buz Yağmuru Kılıcı’mdan etrafa yayılan ışık hüzmeleri [Keskin Buz Kılıcı]’nı işaret ediyordu ve kükremeden edememiştim;
‘’SARHOŞ MIZRAK!’’
Sarhoş Mızrak beni fark etmiş ve korkusuz gözleriyle bana bakmaya koyulmuştu:
‘’KAYGISIZ XİAO YAO, DEMEK BURADASIN!’’
……
Bazı insanların düşman olmak kaderlerinde yazıyordu ve Sarhoş Mızrak’ı gördüğüm an, herifin düşmanım olduğunu anlamıştım. Kendisi güçlü bir rakipti ve gerçekten bana büyük bir tehdit arz ediyordu!
Shua!
Yağmur damlaları Buz Yağmuru Kılıcı’ma düşmeye devam ederken kılıcı Sarhoş Mızrak’ın boğazına savurdum. Bu bölge genelde insanların en zayıf bölgelerinden biriydi ve oyun içerisinde boyna yapılan saldırılar %25 ekstra zarar veriyordu. Tabii bu gerçeği herkes bildiğinden Sarhoş Mızrak’ın da bildiğine şüphem yoktu. O anda, herifin bir bulut edasıyla hareket edişine şahitlik etmiştim.
Keng!
Kılıcım herifin mızrağıyla kavuşmuştu ve bir saniye, bahsettiğim bu mızrak Beş Barbar’ın Çorak Mezarı’nda düşürdüğümüz Nihai Ruh Mızrağı’ydı! Ciddi ciddi rakibin eline düşmüştü!
“Hehe…”
Sarhoş Mızrak’ın mızrağı 20 santim kaymış, Buz Yağmuru Kılıcı’mın kaymasına engel olmuştu ve herif bu esnada garip bir şekilde mızrağın ucuna savurduğu tekmeyle, silaha adeta hayat bahşetmişti. Bu herifin özel yeteneklerinden biri olan [Taş Delen Kesik]’ti!
Bang!
Nebula Zırhı’mın ortasında oluşan deliğin ardından vücudum uyuşmuştu. Tabii ister istemez birkaç metre çekilmek zorunda da kalmıştım. [Taş Delen Kesik] rakibin defansını yarıp geçebilen ve aynı zamanda karşı tarafı geri savurmayı başarabilen bir yetenekti!
Sarhoş Mızrak gülümsemiş ve sağ eliyle kavradığı mızrağını ileriye doğru uzatmıştı. [Alev Mızrağı]’nı aktif ettiği gibi durumun iyiye gitmediğini anlamıştım. Herifin mızrak kullanışı gerçekten normal değildi ve aslında göze bir hayli hoş görünüyordu. Her ne kadar rakibim olsa da bu hamlesini taktir etmeden yapamamıştım.
1278!
Omuzlarım yanmaya başlamıştı. Sarhoş Mızrak’ın saldırısı olağanüstüydü ve herif 1200’den fazla canımı söküp almıştı; lakin görünüşe göre verdiği hasarın pek fazla olduğunu düşünmüyordu. Gözlerinde şaşkın bir ifade belirmiş ve herif o esnada defansımın ne kadar yüksek olduğunu anlamıştı.
Dirseğimi çevirdiğim gibi kılıcımın ucuyla Nihai Ruh Mızrağı’nın sapına dokundum.
Ka!
Bu fırsatı kullanarak havaya atlamış ve kılıcım da [Keskin Buz Kılıcı]’nın ışık hüzmeleriyle parıldamaya başlamıştı. Kılıcımı herifin omzuna savurduğum gibi havaya yüksek bir hasar sayısı fırlamıştı---
1517!
‘’Ugh…’’ Herifin suratı ekşimiş ve normalde 3000 olan canının yarısını kaybetmişti. Saldırımı alır almaz garip bir şekilde botlarını yere vuran herifin bu hareketinden sebep toprak titremeye başlamıştı ve bir anda, yerden sıcak gayzerler fırlamıştı! Bu hamleyi savuşturmama imkan olmadığı için sıcak su dalgasına kapılmıştım.
974!
Bu yetenek fazla güçlüydü!
Ayağımı kaldırdığım gibi herife bir tekme savurdum!
Bang!
Sarhoş Mızrak mızrağıyla botlarımı karşılamaya çalışmıştı; lakin gücü benden az olduğu için 5 metre geriye savrulmuştu. Suratında şaşkın bir ifade oluşmuş olsa da herif mızrağını savurmayı ihmal etmemişti. Demir mızrağı [Demir Mızrak Kesiği]’ni aktif ettiği gibi bunun herifin bitiriş tekniklerinden biri olduğunu anlamıştım! Ayrıca bu saldırı alana vuruyordu!
Daha önce böyle bir bitiriş yeteneği görmediğimden tereddüt etmemiş ve [Kızıl Ejderin Yüzüğü]’ne ait olan [Kızıl Ejderin Kalkanı]’nı aktif etmiştim. Anında vücudumun etrafında bir ejder başı belirmiş ve kalkan görevi görerek defansımı akılalmaz derecede artırmıştı. Buz Yağmuru Kılıcı’m da göğsümün önünde defansif bir pozisyon almıştı!
“Keng keng keng!”
Mızrak bana üç kez saplanmış ve nihayetinde üç hasar sayısı fırlamıştı---
317!
296!
305!
……
Elimi havaya kaldırdığım gibi 6.seviye [Tedavi]’yi kullanarak 900 canımı doldurdum ve ardından 6.seviye can iksiri içerek 1000 canımı daha fulledim. Arkamdaki şifacıların da katkılarıyla canım fullenmişti!
Sarhoş Mızrak dudaklarını ısırıp, söylendi: ‘’Siktir, Kaygısız Xiao Yao’nun bir sürü yeteneği var. Bu herif neden [Cesur Yürek]’e yardım ediyor ki…’’
Cevap vermedim ve ileriye atıldım. Numaradan bir darbe savurduktan sonra herifi birkaç metre geriye çekilmeye zorlamıştım; bu fırsatı kaçırmadan, ayaklarımın altında beliren garip aurayla [Tek Kişilik Ordu]’yu aktif ettim!
‘’Oh siktir! Kombo!’’ Vahşi Kaplan uzaktan kükremişti: ‘’Sarhoş Mızrak dikkat et, herifin S-seviye kombosu geliyor!’’
Sarhoş Mızrak yaşananlara rağmen gayet sakin görünüyordu ve Nihai Ruh Mızrağı’yla kılıcımı üç kez karşılamıştı. İlk üç saldırımı karşılamış osla da, dördüncüsünü karşılamayı başaramamıştı!
BANG!
Herife omuz attığın gibi Sarhoş Mızrak sersemlemişti. Buz Yağmuru Kılıcı’m kombomun son saldırısının etkisiyle titremeye başlamış ve [Rüzgar Kılıcı]’nı aktif etmiştim. Ne yazık ki darbeyi indirmeyi başarmış olsam da herifi öldürmeyi başaramamıştım. [Uçan Ejderhalar]’a ait şifacılardan biri araya bir [Tedavi] sıkıştırmıştı. Durum böyle olunca, herifi öldürmek de iyice zorlaşmıştı!
Yere savurduğum yumruğun ardından [Bağlayan Zincirler]’i aktif ederek Sarhoş Mızrak’ın ayaklarını bağladığım gibi kükremiştim: ‘’Yaşlı K, [Rüzgar Kesiği]’ni kullan, Ah Lei, [Alev Kılıcı]’nı aktif et!’’
Aynen yukarıda söylediğim gibi, bilerek bu hamlemi Zhan Long oyuncularına doğru yapmıştım. Bu şekilde herifi öldürmek daha da kolay olacaktı. Eğer adamı şimdi öldüremezsek, bir daha öldürebileceğimizi pek düşünmüyordum!
‘’Geliyorum!’’
Yaşlı K kükreyerek [Rüzgar Kesiği]’ni aktif etmiş ve titreyen baltasıyla ileri atılmıştım. Yaşlı K’ya yakın olan insanlar anında oluşan hortuma kapılmıştı. Yeteneğe yakalanan herkese 5 darbe vurmuş ve darbe başı 400 hasar vermişti. Bu esnada Dong Cheng Lei de [Alev Kılıcı]nı aktif ederek ileri atılmıştı!
1127!
Lakin birbiri ardına gelen şifacılardan sebep Sarhoş Mızrak’ın canı hala %30’daydı!
Yaşlı K’ya bağırdım: ‘’[Vahşi Hava Kesiği]!’’
Yaşlı K kükrediği gibi havaya zıpladı!
Bang!
1427!
Buz Yağmuru Kılıcı’m havada geniş bir yay çizmiş ve son bir saldırıyla herifin işini bitirmiştim. Yere düşen vücudundan düşen miğferi görür görmez envanterime attım. Bahsettiğim bu eşya 44.seviye mor ekipman olduğu için envanterimden çıkarıp, Yaşlı K’ya fırlatmayı ihmal etmemiştim!
……
“Bittik…”
Vahşi Kaplan’ın suratı solmuştu: ‘’Sarhoş Mızrak öldü! Hassiktir, herifin 1547 defansı olmasına rağmen öteki dünyayı boyladı! Zhan Long’dakilerin saldırı puanları nasıl bu kadar yüksek olabiliyor?!’’
Uzaktaki Yükselen Ejderha havada uçarken söylendi: ‘’Vahşi Kaplan! Endişelenmeyi bırakıp, defanslarını delmeye çalış. İmparator Bossu ele geçirmemiz lazım! Ayrıca Kaygısız Xiao Yao’yla kapışmaya çalışma, bırak onun hakkından Okçular ve Büyücüler gelsin! Öyle biriyle bire bir kapışmaya gerek yok!’’
Dudaklarımı sıkıp kükredim: ‘’İLERİ!’’
Bu esnada, nihayet uzaktaki düşman hatlarına Süikastçiler’imiz saldırmaya başlamıştı!
Voosh!
Kızıl bir ışık hüzmesi belirmiş ve sersemleyen 53.seviye büyücü [Kanama] + [Arkadan Bıçaklama] kombosuna anında can vermişti. Hemen ardından onu öldüren Süikastçi [Görünmezlik] yeteneğini kullanarak ortadan kaybolmuştu. 50+ süikastçimiz rakip klanın büyücülerini ve şifacılarını öldürmeye başlamıştı. Bu strateji cidden karşı tarafı hazırlıksız yakalamıştı!
Yanındaki büyücülerin öldüğünü gören Yükselen Ejderha’nın suratı mosmor kesilmişti. Asasını savurduğu gibi [Patlayan Kayalar]’ı aktif etmiş ve yanında beliren süikastçiyi geri çekilmeye zorlamıştı. Hemen ardından [Ateşin ve Buzun Sütunu]’nu aktif eden herif süikastçinin işini bitirmişti: ‘’Alan saldırılarını kullanarak süikastçilerin görünmezliğnii bozun! Utanmaz herifler, güya süikastçileri kullanarak bize gizlice saldıracaklar. Silahşörler, yere çöküp, etrafa [Bombardıman]’ı kullanarak saldırın. [Cesur Yürek] oyuncularının yenilmez olduğunu düşünmüyorum!’’
Bir anda havaya patlama sesleri kaplamış ve süikastçilerimiz görünmezliklerini bozmak zorunda kalmıştı. Açığa çıkan süikastçiler Okçular’a ve Büyücüler’e yem olmaya koyulmuştu. İlk başta 50 kişi olan süikastçi takımından geriye Kurt ve birkaç kişi daha kalmıştı. Geriye kalanlar çalılara saklansa da, durum bizim için hiç de kötü görünmüyordu; zira süikastçilerimiz toplamda 100’den fazla şifacı ve büyücü öldürmüştü!
Savaş devam etmiş ve ölen oyuncu sayısı da sürekli artmaya başlamıştı. [Uçan Ejderhalar]’In uzun mesafe oyuncuları ilerlemeye başladıkça, biz de geri çekilmekzorunda kalmıştık. Kayıplarımız artıyordu; 250’ye yakın oyuncumuz kalmıştı ve mekana en yakın mezarlık da 30 dakika uzaklıktaydı, yani ölen oyuncuların yakın zamanda hayata dönmesi söz konusu değildi ve şifacıların da herkesi [Diriltme] kullanarak kaldırması mümkün değildi.
KACHA!
Buz Yağmuru Kılıcı’m havayı delip geçmiş ve okçuya saplanmıştı; hamleyi bitirir bitirmez eğilip, bana saldırmaya çalışan Savaşçı’ya bir tekme atmıştım: ‘’General Li Mu ne yapıyor? Niye gelmediler hala?’’ diye öfkeyle kükredim.
Matcha özenle göğsüne saplanan oklardan birini çıkarıyordu: ‘’Bilmiyorum, yakında geleceklerdir…Patron, okları bir türlü atlatamıyorum. Canım cidden yanıyor…’’
Cevapladım: ‘’Zik zak çizerek koşmayı öğren; böylece okları atlatabilirsin.’’
‘’Oh, ama doğru düzgün zik zak koşamıyorum ki…’’
‘’Biliyorum, yavaş yavaş alışmaya çalış, dengeni korumaya odaklan…’’
‘’Tamam, deneyeceğim!’’
Lafını bitirir bitirmez göğsüne bir ok daha yemiş ve kadının suratı kıpkırmızı kesilmişti. Sevgili Duck [Tedavi]’yi kullanarak Matcha’nın canını doldurduğu sırada söylenmeden edememişti: ‘’Ugh, neden kaybedeceğimizi düşünüyorum acaba…’’
……
Arkadaşlarımın bir bir öldüğümü görünce umudumu kaybetmeye başlamıştım.
İşte o anda, [Uçan Ejderhalar]’ın ön saflarının hemen arkasından yüksek sesler gelmiş ve canı %10’a inen bir kılıç ustası tepeden aşağıya koşmaya başlamıştı. Herifin başının üstündeki ‘’Mu Tian’’ yazısı rahatça görülebiliyordu. Mu Tan Yükselen Ejderha’ya doğru bir çığlık atmıştı: ‘’Patron, arka taraftan saldırdılar! Kayıplarımızı saymayı bile başaramadım, en azınan 16-22’inci 100 oyuncu takımlarının hepsi 5 dakikada katledildi. [Cesur Yürek] kafayı yemiş!’’
Yükselen Ejderha şaşkına dönmüştü: ‘’Ne? 5 dakikada 700 adam mı kaybettik? Yanlış duymadım, değil mi? Hassiktir, bana neden daha önce bir şey söylemedin??’’
Mu Tian dişlerini sıktı: ‘’Ana takımlarının bossa saldırdığını gördüğümden, arkadan bu kadar kişiyle saldıracaklarını düşünmemiştim! Meğersem herifler ana güçlerini bossa saldırmak için değil, bize arkadan saldırmak için yollamış! Havzadaki düşmanların çoğu Kaygısız Xiao Yao’nun topladığı rastgele oyuncularmış!’’
Yükselen Ejderha asasını kavramış ve asa onca güce maruz kaldığı için çatırmadamaya başlamıştı. Herifin gözlerinden saçılan öfkeyi kalbimde hissetmiştim---
‘’Kaygısız Xiao Yao, General Li Mu, şerefsiz orospu çocukları…’’
Magnec