Bn olsam altin bossla ugrazmazdim gereksiz zaman kaybi yasatir dnndndnd
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
180. Bölüm Şeytan Harekatı
Ertesi gün… Rüyamdan uyandığımda geçen gün yağmur altında yaşadıklarımdan başka bir şey hatırlamakta zorlanıyordum. Adeta o anlar zihnimde derin bir yer etmişti.
Sabahleyin Lin Wan ER ve Dong Cheng Yue’yle buluştum. Lin Wan Er’e yalnızca bir gülümseme savurmuştum: ‘’Hanımefendi, 10’da oyuna gireceğim, siz?’’
Lin Wan Er dudaklarını büktü: ‘’Ben de derse gitmeyeceğim. Ayrıca, bugün işlenecek konuları daha önce çalışmıştım.’’
‘’Tamam!’’
Dong Cheng Yue önce bana ardından da Lin Wan Er’e bakıp, gözlerini kısmıştı: ‘’Neden…dün gece bir şey yaşamışsınız gibi hissediyorum, ancak…ancak Lin Wan Er’in gece gelip, odada uyuduğuna eminim…Xiao Yao, Wan Er’e ne yaptın?’’
Ayağa fırladım: ‘’Bir şey yapmadım, saçma sapan şeyler düşünmeyi bırak…’’
‘’Hmph! İnanmıyorum!’’
Dong Cheng Yue elini havaya savurmuştu: ‘’Boş ver gitsin. Git ne işin varsa onu yap. Wan Er’le birlikte öğleden sonra Bin Şeytan Vadisi’nde yaratık kesiyor olacağız. Zhan Long’dakilerle takılmak zorunda olmana üzülüyorum, bize katılamayacaksın…’’
Gülümsedim: ‘’Gelecekte birlikte oynayacağımız zamanlar elbet gelecektir; bu yüzden şimdilik bu meselelere takılma. Şu aralar ilk önceliğim klanı kurmak. Vay arkadaş, Ba Huang’da çoktan 7 klan kuruldu, insanın 8.klanı kurması pek de abartılacak bir şey değil…’’
Lin Wan Er gülümsemeden edememişti. ‘’Bossu öldürecek birkaç kişi daha bul, bakalım bugün Klan Kurma Tableti elde edebilecek misin!’’
‘’Tamamdır!’’
……
Güzelliklere veda ettikten sonra odaya döndüm.
Oyuna girdiğimde, saat çoktan 10:07’ye gelmişti. Matcha’dan bir mesaj aldım: ‘’Patron, geciktin!’’
‘’Evet…üzgünüm…’’
Hafifçe öksürüp, söylendim: ‘’Herkes hazır mı?’’
‘’Şu anda hazırlanıyoruz. Patron sen de hazırlansan iyi eder, sonra Ba Huang’da mı buluşalım?’’
‘’Evet!’’
……
Şehirdeyken ekipmanlarımı tamir ettirdim ve sürüyle can iksiri aldım. Ardından yanıma 3 tane Pardon Kartı almıştım. Şeytan Harekatı kesinlikle bütün klanların dikkatini çekeceğinden, PK’ların kaçınılmaz olduğunu biliyordum.
Saat 10:30 sularında hazırlığı bitirmiştim. Zhan Long grubu çoktan Kuzey Kapısı’ndaki köprüde toplanmıştı.
Buz Yağmuru Kılıcı ve Kadim Tablet sırtımda, ıslak taş köprüde yürümeye koyuldum. Kurt, Matcha, Yaşlı K, Sevgili Duck ve diğerleri çoktan beni beklemeye başlamıştı. Stüdyo oyuncularının dışında, yaklaşık on oyuncu daha vardı. Toplamda yirmi kişiye ulaşmıştık!
‘’Herkes burada mı?’’ diye sordum.
Kurt başıyla onayladı: ‘’Neredeyse herkes burada; sabah ateşi çıktığı için süikastçilerden biri gelemedi gerçi, bu yüzden toplamda 20 oyuncumuz var. Büyük Kardeş Xiao Yao, sınıflarını görmek ister misin?’’
Kalabalığa göz attıktan sonra söylendim: ‘’3 Kılıç Ustası, 4 Süikastçi, 4 Şifacı, 3 Büyücü, 1 Rahip, 1 Şövalye, 3 Savaşçı, 1 Silahşör. Saldırı ve şifa konusunda yeterli sayılırız. Tamamdır, bu grupla Mor bossları haklamak bizim için zor olmayacak!’’
Yumruklarımı sıkıp söylendim: ‘’Zhan Long’a yeni katılan arkadaşlarımıza hoş geldiniz diyorum. Bugünden itibaren sizler de aramızdan biri haline geldiniz! Bizler, Zhan Long olarak büyük hayalleri olan, hırslı bir grubuz. Görevimiz adaletin yanına durmak ve zayıflar için savaşmaktır. Bu oyunda güçlünün güçsüzü ezdiği durumlara izin vermeyeceğiz!’’
Herkes başıyla onaylamış ve Sevgili Duck heyecanla söylenmişti: ‘’Güzel konuşmaydı Patron! Zayıfın yanındayız!’’
Kurt öksürdü: ‘’Havalı konuşmadan ilk önce Klan Kurba Tableti’ni alsak daha iyi olur bence…yoksa 20 kişiyle büyük klanlara kafa tutabileceğimizi sanmıyorum. [Öncü]’nün ve [Uçan Ejderhalar]’ın bizi haklamak için birkaç düzine adam yollaması yeter ve artar bile!’’
O esnada, grubun içindeki 19 yaşında olan 47.seviye şifacı söylenmişti: ‘’Pek öyle olacağını sanmıyorum. Her ne kadar büyük klanlardaki oyuncu sayısı fazla olsa da, bu daha güçlü oldukları anlamına gelmiyor. Daha önce patronumuz, Kaygısız Xiao Yao, Yeşil Qilin Boşluğu’nda [Kahramanın Öfkesi]’ne ait yüzlerce insanla karşılaşıp, onları yenilgiye uğratmamış mıydı?’’
Dong Cheng Lei yumruklarını sıkarak gülümsedi: ‘’Aynen öyle, kalabalık olmaları bizden daha iyi oldukları anlamına gelmiyor. Birlikte olduğumuz sürece, o [Uçan Ejderhalar]’a ve [Kahramanın Öfkesi]’ne ait şerefsizlerin üstesinden gelebilir. Değil mi Büyük Kardeş Xiao Yao, haksız mıyım?’’
Başımı öne doğru salladım: ‘’Evet, haklısın; lakin [Uçan Ejderhalar] ve [Kahramanın Öfkesi]’ne ait oyuncular şerefsiz olarak nitelendirebileceğimiz insanlardır. Onlar da bizler gibi oyunu oynayan insanlar, yalnızca seçtikleri yön farklı, o kadar…’’
Matcha bana baktı: ‘’Patron, öylece bossların çıkmasını mı bekleyeceğiz? Bu…pek akıllıca gelmiyor bana…’’
‘’Tabii ki hayır!’’
Başımı iki yana salladıktan sonra uzaklara daldım ve söylendim: ‘’Ba Huang Şehri’nin sınırları oldukça geniş ve 83 boss da rastgele ortaya çıkacak. Şehir yakınlarında bir sürü oyuncu olduğunu göz önünde bulundurursak, burada durduğumuz taktirde boss kesme şansımız da pek fazla olmayacaktır. Bu yüzden hemen yola koyulmaya karar verdim. 20 kişiyle Jiu Li Şehri’ne doğru ilerleyecek ve Yeşil Qilin Vadisi’ne gideceğiz. Bossla karşılaşır karşılaşmaz işini bitireceğiz, nasıl taktik?’’
Matcha kılıcını kaldırıp gülümsedi. Güzelliğine diyecek yoktu: ‘’Bu kadar akıllı olduğunu görünce, gerçekten doğru insanı takip etmeyi seçtiğimi tekrar ve tekrar anlıyorum. Yeşil Qilin Vadisi’ne gitmek akıllıca bir plan; harita geniş ve yüksek seviyeli yaratıklara sahip olduğu için fazla oyuncunun tercihi olmayacaktır. [Uçan Ejderhalar] ve [Kahramanın Öfkesi]’nin orada bizi bulma şansı daha az. Yani gayet güvenli bir mekan!’’
Başımı öne dopğru salladıktan sonra Matcha’nın Tanrı Vari Stratejist ünvanını ciddi ciddi hak ettiğini düşünmeye başlamıştım: ‘’Evet, Matcha planımı onayladığına göre, yola koyulmamız lazım. Yeşil Qilin Vadisi’nin yerini düşünürsek, sanırım 12 olmadan oraya ulaşabileceğiz. Hadi bakalım, bunu hanımefendiler için yapacağız!’’
Yaşlı K şaşırmıştı: ‘’Niye sadece kadınlar?’’
Gülümsedim: ‘’Klanı kurup, seviyeyi geliştirdiğimizde, 5.seviye bir klan olarak 10,000 oyuncuyu aramıza katabileceğiz. Sen bile, Yaşlı K, yalnızca takım kaptanı olsan da en azından 1000 insanı kontrol edeceksin. Kadın-erkek oyuncu oranı 3.8:6.2 olduğuna göre, emrin altında 360’tan fazla kadın olacak. Çoğunun erkek arkadaşı ya da eşi olabilir, yani kısa bir hesapla 200 civarı yalnız kadın olacağını söyleyebilirim. Takım kaptanları olarak, onca paranın ve hazinenin içinde, bir kadını tavlayabileceğini düşünmüyor musun yani? Hayırdır, sonsuza kadar tek başına yaşamaya mı karar verdin kardeşim?’’
Yaşlı K meseleyi düşünmüş, ellerini birleştirip ciddi bir ses tonuyla söylenmişti: ‘’Görünüşe göre şu klan meselesine biraz ağırlık vermemiz lazım…’’
Yanda duran Matcha hafifçe gülümsemişti: ‘Aslında, Yaşlı K’nın tipini düşünürsek, 200 yalnız kadın olsa da durumun pek iç açıcı olacağını söyleyemeyeceğim…’’
Yaşlı K’nın suratı ekşimiş ve herifin gözleri dolmuştu.
……
Birlikte şehri terk edip, Ba Huang Ormanı’na adım attığımız gibi kuzeybatıya ilerlemeye koyulduk. Bölgedeki yaratıkların seviyeleri yüksek olmadığından işi Kurt, Yaşlı K ve Dong Cheng Lei üçlüsüne bırakmıştık. Matcha’yla birlikte arkadan yavaşça yürüyor, grubu olası saldırılardan koruyorduk. Özellikle de Zhan Long henüz küçük bir kuruluş olmasına rağmen, [Uçan Ejderhalar] ve [Kahramanın Öfkesi] gibi klanlarla arasında sürekli gerilim yaşanan bir gruptu. Tedbiri elden bırakmamız söz konusu bile değildi.
Bir saat sonra, Yeşil Qilin Vadisi’nde…
Vadinin ucunda dikilirken, uzun zamandır uğramadığım bölgeye bir bakış attım. Sarmaşıklardan birini yakalayıp, söylenmiştim: ‘’Bu gördüğünüz Yeşil Qilin Vadisi bize şans veren nadir topraklardan biridir. İleride, klanımız bir klan üssü belirleyecek olursa, kesinlikle bu vadiyi üssümüz olarak seçeceğim!’’
Matcha tatlı bir gülümseme savurdu: ‘’Patron’un Buz Yağmuru Kılıcı buradaki bosstan düşmüştü, değil mi? Gerçekten bu vadide bir sürü efsane yatıyor. Zamanında, tek bir kılıç ustası 300’den fazla insanla burada savaşmış ve nihayetinde düşmanları korkup, kaçmak zorunda kalmıştı. Jian Feng Han ve Q-Kılıcı gibi profesyonel oyuncuların bile böyle bir başarıyı elde etmesi mümkün olmayabilirdi. Buna rağmen, patron, sen hepsini başardın!’’
Yavru Kurt gülümsedi: ‘’Zaten bu sebeple onu Klan Başkanı’mız olarak seçtik!’’
Ona bir bakış attım: ‘’Hadi oradan, bu pozisyon için sizinle kapışmadım mı?’’
Sevgili Duck’un gözleri sonuna kadar açılmıştı: ‘’Kapışmak mı?’’
‘’Haha…’’ Yaşlı K geniş bir gülümseme savurdu: ‘’Eski bir hikaye…Daha fazla konuşmamıza gerek yok. Vadiye girmemiz lazım, bence ayrılıp, bossların doğmasını bekleyelim!’’
Başımı öne doğru salladım: ‘’Aynen öyle, kendini koruyabilecek olanlar ayrılıp, bossları beklemeye koyulsun. Yavru Kurt, yanına birkaç süikastçi alıp [Görünmezlik] yeteneğinizi kullanarak etrafı inceleyin. Bütün Rüzgar Elfleri uçup, etrafa yayılsın. Yaşlı K, Ah Lei, ikiniz de burada kalıp, şifacılarla büyücüleri koruyacaksınız. Ben de bölgeyi araştırmaya çıkacağım. Burası buluşma noktamız olacak; irtibatta kalmayı sakın unutmayın. Etkinliğin başlamasına daha 20 dakika var, dikkatinizi toplayın bakalım!’’’
Yavru Kurt gülümsedi: ‘’Anlaşıldı, hemen yola çıkıyoruz!’’
Çok geçmeden herkes ormana yayılmıştı. Vadideki yaratıkların çoğu 49-53 seviyeleri arasında olduğu için bizler adına gerçek birer tehlike oluşturmuyorlardı. Özellikle de iyi ekipmanlara sahip Yaşlı K ve Yavru Kurt gibi tiplerin sorun yaşamaları söz konusu değildi. Sonuçta 2-3 elit yaratığı bile tek başlarına kesmeleri onlar için gayet kolay bir olaydı.
……
“Whoosh…”
Açık yeşil çimlere adım attığımda Ufak Bobo keyifle omzumda süzülüyordu. Ormanın derinlerine ilerlemeye koyuldum. Buluşma yerimize pek uzak olmayan çayırlıklardan birine kuruldum ve beklemeye başladım.
20 dakika göz açıp kapayıncaya dek geçmişti!
Ding!
Sistem Notu: Bütün oyuncuların dikkatine, 83 heybetli boss Ba Huan Şehri’nin topraklarına ortaya çıktı. Kılıçlarınızı hazırlayın, zırhlarınızı onarın ve ön saflara adım atın! 120 dakika içinde 83 bossu öldürmeniz gerekiyor. Aksi taktirde, bosslar yer altından asker orduları çağıracak ve Ba Huang Şehri’ni yerle bir edecektir. Güç sizinle olsun oyuncular!
……
‘’Başlıyor!’’ Party chatinde Yavru Kurt söylendi: ‘’Herkes çabucak bossları bulsun. Yeşil Qilin Vadisi kocaman bir alan kapladığından, muhtemelen en azından 1-2 boss buraya düşecektir!’’
Kılıcımı kaldırıp, rüzgar edasıyla haritaya bakarak koşamya başladım. Boss yerleri devasa kırmızı noktalar halinde belirecekti; lakin haritadaki noktaların çoğu ufak, normal yaratıklara aitti.
……
5 dakikanın sonunda süikastçilerin biri party chatinden söylendi: ‘’Patron, bir tane buldum, kanyondaki koordinatları veriyorum; (4277,1983). 58.seviye altın boss. Öldürecek miyiz?!’’
Cevapladım: ‘’Bul ve yok et. Gördüğünüz her bossu öldüreceksiniz! Toplamda yalnızca 83 boss çıkacak. Herkes buluşma noktasına yönelsin ve toplanır toplanmaz harekete geçelim! Süikastçiler bossu izlemeye koyulsun, acele etmeyin!’’
‘’Tamamdır patron!’’
Magnec