Adam ustasini tekmeledi assdassass ustsi da mal gibi izliyo bi tane vutsa olcek zaten
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
174. Bölüm Çorak Arazi’nin İlahi Kemik Kolyesi
“Ding!”
Sistem Notu: Oyuncu Kaygısız Xiao Yao ilk İmparator Boss’u öldürmeyi başarmıştır. Ödül olarak +1 seviye ve +6 karizma kazanmıştır. Ayrıca ana şehrindeki ünü de artmıştır!
……
Ne nostaljik bir ses ama! Nihayetinde, bir kez daha ilkleri başarmış ve ilk İmparator Boss’unu öldürmüştüm.! Keyif dediğini budur beyler!
Aynen öyle, daha fazla meseleyi üstelememiz anlamsız. Hemen ekipmanlara bakalım!
İleri atılıp, Mu Rong Jun’un cesedini ittikten sonra bir sürü eşyayla karşılaşmıştık. Toplamda 5 ruh taşı, bir sürü kart ve 3 parça ekipman vardı. Ekipmanlardan ilki etrafa elektrik saçan bir asaydı. İkinci ekipmansa etrafa turuncu bir ışık hüzmesi saçan ve üstünde olağan dışı görünen kılıç şeklinde bir kemik yerleştirilmiş kolyeydi. Kolye bir hayli hoşuma gitmişti. Son ekipmansa siyah-kızıl renklere bürünmüş ve etrafa akılalmaz bir ölümcül irade saçan hançerdi. Böyle bir hançeri istemeyecek tek bir süikastçi bile tanımıyordum!
İleri atılıp, asayı elime aldım--
【Süzülen Kalp Asası】 (Mor Ekipman)
Büyü Saldırısı: 620-880
Dayanıklılık: +39
Büyü: +37
Ekstra: Büyü saldırısını %8 artırır.
Ekstra: Mana Kalkanı’nın dayanıklılığını %17 artırır.
Kullanılması İçin Gerekli Seviye: 57
Sınıf Gerekliliği: Büyücü
……
Asayı havaya kaldırıp gülümsedim: ‘’İlk ekipman, 57.seviye mor ekipman, aramızdaki tek büyücü Dong Cheng Yue olduğuna göre, bu asayı ona verelim. Tamam mı?’’
Herke başlarıyla onaylamıştı.
Asayı Dong Cheng’e verdikten sonra genç kız hemen asayı eline takmıştı. Güzeller güzeli bir asa gözlerimizin önüne serilmiş ve Dong Cheng normal bir büyücüden Kadim bir büyücüye terfi etmişti!
İkinci ekipman olan kolyeyi elime aldım. Kolyeden yayılan inanılmaz soğuğu hissedebiliyordum. Ekipmanın detayları göz önüne çıkınca herkes şok olmuştu…
【Çorak Arazi’nin İlahi Kemik Kolyesi】 (İmparator Ekipman)
Dayanıklılık: +50
Güç:+47
Büyü: +44
Ekstra: [Kombo]’ların gücünü %25 artırır
Ekstra: Canı %20 artırır ve 150 defans verir.
Kullanılması İçin Gerekli Seviye: 57
Sınıf Gerekliliği: Kılıç Ustası
……
Ekipmanın özelliklerini görür görmez neredeyse göz bebeklerim yerlerinden çıkacaktı. Böylesine bir kolye, kesinkile kılıç ustalarının rüya ekipmanlarından biriydi! Ayrıca kolye İmparator Ekipmandı! Bu şu ana kadar gördüğüm, 3 puanı da artırabilen ilk ekipmandı! Dayanıklılığın ve gücün her kılıç ustasının ihtiyaç duyduğu şeyler olduğunu söylemeye gerek yoktu; lakin bu ekipman bunların üstüne bir de 44 büyü veriyordu! 44 mana tabii ki yeteneklerin rahatça kullanılması için büyük bir gereklilikti. Ayrıca, kolyenin ekstra olarak verdiği +%25 [Kombo] saldırısı da akılalmaz bir gelişmeydi. Bütün bunların yanında, kolye bir de 150 defans ve %20 can veriyordu; ki bu kolyenin ne kadar hayvani bir şey olduğunu söylemeye gerek bile yoktu!
Kolyeyi tutarken ne söyleyeceğimi bilemiyordum: ‘’Ne yapacağız…’’
Lin Wan Er gülümsedi: ‘’Bilmiyorum, aramızda yalnızca iki kılıç ustası var, Matcha’ya sor şistersen…’’
Matcha gülümsedikten sonra söylendi: ‘’Patron, salyalarını sil istiyorsan. Merak etme, ekipman konusunda seninle tartışacak değilim. Zaten ekipmanı giyebilmek için 10 seviyeye ihtiyacım var… Patron, şu an taktığın kolyeyi bana versen yeter, başka bir şey istemiyorum…’’
Başımı öne doğru salladıktan sonra [Düşen Ordu’nun Kolyesi]’ni ona verdim ve yeni kolyeyi taktım!
【Kaygısız Xiao Yao】 (Ejder Mezarı’nın Koruyucusu)
Seviye: 57
Fiziksel Saldırı: 1513-1971
Defans: 1643
Can: 3165
Mana: 1336
Karizma: 40
……
Canım 3100’ü geçmiş ve defansım da 1643’e fırlamıştı. Saldırı puanımın 2000’e yaklaştığını söylemeye gerek bile yoktu ve bütün bunların yanında manam da 1336’ya ulaşmıştı. Eğer puanlarım forumlara yayılırsa, insanların şok olacağına şüphe yoktu. 40’a ulaşan karizmam sayesinde PK yaptığım zaman rakipten güzel bir eşya düşme olasılığı da artacaktı.
Başımı çevirip, diğer ekipmanı, kızıl hançeri elime aldım. Hançer anında Yavru Kurt ve Lin Wan Er’in dikkatini çekmişti. İki süikastçinin de gözleri parıldıyordu. Sonuçta bu oyunda güçlü bir silah isteyen sınıfların başında süikastçiler geliyordu. Bildiğiniz gibi süikastçiler tek bir saldırıya odaklandıkları için olabildiğince yüksek hasar vermek istiyorlardı. Ana taktikleri yüksek saldırı puanı ve kritik saldırı olasılığıydı…
“Shua!”
Kızıl hançerin heybeti rüzgarla yayılmış ve hançeri kaldırdığım gibi Lin Wan Er’in güzeller güzeli suratı şok olmuştu. Yavru Kurt da söylenmeden edememişti: ‘’Vay anasını…’’
【Kızıl Hançer】 (İmparator Ekipman)
Saldırı: 780-1050
Çeviklik: +48
Dayanıklılık: +48
Güç: +44
Ekstra: Fiziksel saldırıları %10 artırır
Ekstra: Rakibin defansının %9’unu görmezden gelir.
Kullanılması İçin Gerekli Seviye: 57
Sınıf Gerekliliği: Süikastçi
……
‘’Yok artık, bu gerçek mi yahu?’’ Yaşlı K yumruklarını sıkmış ve gözleri neredeyse sonuna kadar açılmıştı.
Dong Cheng Yue: ‘’[Perili İkiz Savaş Baltası]’nın pabucu direkt dama atıldı…’’
Başımı sallayıp hançeri kavradım: ‘’Hançeri kimi alacağına karar vermemiz lazım. Wan Er ve Yavru Kurt, zar atın bakalım!’’
Lin Wan Er başıyla onayladı: ‘’Tamamdır!’’
Yavru Kurt gergindi: ‘’Tanrım kutsa beni, gönder gelsin ne kadar şans varsa…’’
‘’Hua La!’’
47!
62!
Lin Wan Er kazandı!
Hançeri ona verirken karmaşık duygular içindeydim; bir kısmım mutlu, bir kısmım da hayal kırıklığına uğramıştı.
Lin Wan Er hançeri taktıktan sonra Yavru Kurt’a gülümsedi: ‘’Xiao Yao’nun en iyi arkadaşı olduğun için elin boş gitmene izin veremem. Bu hançeri ben aldığıma göre, 46.seviye Mor Hançeri de sana vereceğim. Şu an için hançerler arasında 6.sıradadır, haberin olsun…’’
Yavru Kurt şok olmuş ve hemen hançeri almıştı: ‘’Teşekkür ederim, Bayan Lin…’
Lin Wan Er gülümsedi: ‘’İhtiyacın var sonuçta… Hem eğer Xiao Yao’nun dedikleri gerçekleşirse, Dong Cheng’Le beraber Zhan Long’a katılacağız. O zaman hepimiz bir aile olacağımızdan, şimdilik tartışmaya gerek yok. ‘’
Yavru Kurt: ‘’Tamamdır!’’
……
Geriye kalan pardon kartlarını ve ruh taşlarını dağıttıktan sonra söylendim: ‘’Daha fazla oyalanmayalım, bitirelim şu görevi. Bugün erkenden yatıp, yarın geçe kalmamamız lazım..’’
Lin Wan Er: ‘’Tamamdır, gidelim hadi!’’
Mezara girmiş ve Kristal tabutun önünde dikilmeye başlamıştık.
‘’Ran Min’in mezarı mı?’’ diye sordu Yaşlı K.
Başımı öne doğru alladıktan sonra tabutun üstündeki mühürleri kaldırmaya başladım. İşlem bittiğinde, kılıcımı kullanarak zincirleri kırmış ve tabutun açılacağını umut etmiştim. Hepimiz tabutun üstündeki ağır kapağı itmeye başladıktan sonra kapak yavaşça hareket etmeye koyulmuştu.
Tak!
Tabutun içine baktığımızda şok olmuştuk; oracıkta, tabutun içinde gövdesinden ayrılmış bir baş duruyordu. Uzun sakallı, siyah gözlü bir kahramana ait bir baş… Bu baş Ran Min’e mi aitti?
Ding!
Sistem Notu: SS-seviyesi göreviniz bir sonraki aşamaya geçmiştir
Görev Açıklaması: İmparator Ran Min’in başını buldunuz; ancak ruhunu uyandırmak için gövdesini de bulmanız gerekmektedir!
……
“Hmm..”
Yıldırıma benzer bir ses yankılanmş ve Beş Barbar’ın Çorak Mezarı titremeye başlamıştı. Bir anda Kristal tabut paramparça olmuş ve mühürlerin parçalanmasıyla oraya büyülü bir halka çıkmıştı. Halkanın ortasında heybetli bir savaşçı yavaş yavaş belirmeye koyulmuştu. Suratına baktığımda, elimde tuttuğum Ran Min’in figürünü andırdığını gördüm. Karşımıza çıkan bu savaşçı Ran Min’in gerçek vücudu değil, gerçek ruhuydu.
Yavaş yavaş Ran Min’in ruhu diz çökmüş ve söylenmişti: ‘’Hepinize teşekkür ederim, yeni Han jenerasyonu. Sizin sayenizde yeni bir hayata kavuştum. Lakin, bu raddede ruhum hala özgürlüğe kavuşabilmiş değil. Lütfen, vücudumu birleştirin. Ancak o zaman gerçekten rahatlayabilirim.’’
Sordum: ‘’Vücudun nerede?’’
Ran Min bana bakıp söylendi: ‘’Genç adam, Ejderha Şehri’nde öldürülmüştüm…vücudum orada olmalı. Mu Rong Jun buraya sadece başımı mühürledi; vücudumun geri kalan kısmıysa Ejderha Şehri’nde. Vücudumu bulmak için Ejderha Şehri’ne gitmeniz lazım!’’
‘’Ejderha Şehri mi?’’ suratım ekşimişti: ‘’Bu…acaba bu kıtada başka bir Ejderha Şehri mi vardı? Yoksa herifin bahsettiği şehir, bildiğimiz Ejderha Şehri miydi…’’
Ran Min hafiften şaşırmıştı: ‘’[Ejderha Şehri] nerede?’’
Açıkladım: ‘’Bahsettiğim şehir son zamanlarda kurulmuştu. Buz Saçağı dağının eteklerinde yer alır ve kıtanın kuzey-güney sınırını ayırır…’’
‘’Buz Saçağı?’’ Ran Min hafifçe söylendi: ‘’İşte orası! Oradaydım! Hatırlıyorum! Öldüğümde, vücudum soğuktan kaskatı kesilmişti; o kadar soğuktu ki, vücudumu bile hissetmiyordum. Bahsettiğin yerde olması lazım. Genç adam, lütfen [Ejderha Şehri]’ne gidip vücudumu aramaya başlayın. Ruhum geçici olarak tuttuğun başımda yer alacak. Eğer vücudumu birleştirebilirseniz, on bin yıllık esaretimden kurtulmuş olacağım!’’
Başımı öne doğru salladım: ‘’Merak etme! Başaracağız!’’
……
Ran Min’in ruhu hafifçe kaybolmuş ve bir buluta dönüşerek başına akın etmişti.
Ran Min’in başını kollarımda taşırken başımı çevirip baktım: ‘’Görünüşe göre [Ba Huang Şehri]’ne gitmemiz gerekiyor. [Ejderha Şehri] ana şehre hemen yakın ve ustam da orada yer alıyor. Işınlanma kağıdı kullanmak yerine yürüsek daha iyi olur zira; siz üçünüz [Fan Shu Şehri]’nden geliyorsunuz…
Üç güzellik de başlarıyla onaylamıştı: ‘’Tamamdır!’’
……
Mezarı terk ettik ve yol üstünde yaşlı demir ustasını da yanımıza aldık. Böylece uzun serüvenimiz başlamıştı.
Bir saat geçtikten sonra Ejderha Şehri’nin alt kısmına ulaşmıştık. Şehir her zamanki gibi soğuk ve sessizdi.
Hemen köşede basit bir çadır ve çadırın önünde de bir kamp ateşi görebiliyordum. Çadırın içinden gelen horlama sesleri eski ustam Dalin’den başkasına ait değildi!
İleri atılıp, Dalin’in omzuna dokundum: ‘’Usta, uyan!!’’
‘’Ahh!’’
Dalin bir anda uyanmış ve dişlerini sıkarak bana saldırmıştı: ‘’Bu heybetli adamı kim rahatsız etmeye cüret ediyor!’’
Yere fırlamıştım. Ayağa kalkar kalkmaz herife hemen bir tekme geçirdim!
Peng!
Dalin çadırdan dışarı çıkmış ve nihayet beni tanımıştı: ‘’Velet, sana ne olmuş böyle? İki-üç günde bu kadar mı değiştin yani!’’
Gülümsedim: ‘’Usta, lütfen Ejderha Sarayı Korumaları’na mesajımı ilet, içeri girmem lazım!’’
‘’Oh?’’
Dalin başını kaldırıp, bana baktı: ‘’Kral Luo Lin’in emirlerine göre düşük seviyeli askerler içeri giremez; sen… yalnızca bir Mezar Koruyucusu’sun, bu yüzden Ejder Sarayı’na girebileceğini sanmıyorum.
Kollarımı açıp, Ran Min’in başını gösterdim: ‘’Peki ya şimdi?’’
‘’O…’’
Dalin’in vücudu titremeye başlamış ve suratı şok olmuştu: ‘’Ne…Ne heybetli bir savaşçı ruhudur bu! Bu herifi tanıyorum. Ran Min! Ejderha Şehri’nde bir heykeli var! Lakin Ran Min kadim zamanlardaki kahramanlardan biridir velet, nereden buldun onun başını?’’
Gülümsedi: ‘’Uzun hikaye; lütfen mesajı ilet de arkadaşlarımla içeri girelim, acelemiz var!’’
‘’Tamam!’’
Magnec