İtiraf et fanny bunu sende istiyorsun byrandan iyisini mi bulacaksın xd
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
81. Bölüm Yatakta Basılmak
Fanny’nin yaşadığı yer bazı Kara Büyü Bölümü öğretmenlerinin kaldıkları yere oldukça yakındı. Genç adam hassas kulakları sayesinde öğretmenlerin yurt binasındaki konuşmalarını açıkça duyabiliyordu. Görünüşe göre hâlâ uyumamışlardı.
Akademideki öğretmenler oldukça güçlülerdi. Han Shuo varlığını gizledi hatta kalp atış hızını dahi yavaşlattı. Tam Fanny’nin kapısını tıklatmak üzereyken, kapı birdenbire açıldı. Fanny ipek pijamalar giyiyordu ve kar beyazı boynunu cömertçe gözüküyordu. Han Shuo’nun verdiği yakut kolyeyi boynundaydı ve güzelliğine güzellik daha katmıştı.
‘’Bryan, gizlice burada ne işler çeviriyorsun?’’ Han Shuo’ya bakan Fanny biraz mutsuzdu.
Etrafa bakınan Han Shuo sordu, ‘’Eh, burada olduğumu nasıl fark ettin?’’
‘’Son zamanlarda birisinin beni takip ettiğini hissettiğim için alarma geçtim ve kapının önüne Yaşam Keşif büyüsü yaptım. Bu sayede seni fark edebildim!’’ Fanny Han Shuo’ya göz devirdi ve etrafa bakışlar attığını görünce kötü mizaçla söylendi.
‘’Ah, Usta Fanny, içeri gelebilir miyim?’’ Ne de olsa, kapının önünde durup konuşmak pek uygun değildi. Buna ek olarak birkaç öğretmen daha yatmamıştı ve Bryan’ı burada görülürlerse kötü olurdu.
Han Shuo bu sözleri söylediğinde, kim Fanny’nin çekici yanaklarının hafifçe kızaracağını düşünürdü ki? Fanny tereddüt etti ardından etrafa bakınmak adına kafasını uzattı, sonunda Han Shuo’yu kıpkırmızı yüzüyle içeri çekti ve hızla kapıyı kapattı.
Odanın içindeki pembe yatak örtüleri, düzenli masa, halı ve de birkaç zarif dekorasyon bu odanın sahibinin kadın olduğunu açıkça belli ediyordu.
Aniden Han Shuo’nun aklına bir düşünce geldi ve asıl dünyasında, genç kızların kolayca odalarına yabancıların girmesine izin vermediğini hatırladı. Her kızın odası ruhunun penceresidir derlerdi. Kabul edilmediği sürece kimse bir kızın odasına giremezdi. İçten içe düşünen Han Shuo Fanny’ye arzu dolu bakışlar atmaya başladı.
‘’Neye bakıyorsun? Geçen günlerde yine nereye kayboldun? 15 gün sonra katılman gereken bir imtihan var, eğer imtihana girmezsen okul yönetimi seni okuldan atabilir.’’ Fanny genç adamın arzulu bakışlarını görünce vahşi bir ifade takındı ardından aklına bir şey geldi ve Han Shuo’ya arkasını dönüp, kar beyazı boynundan yakut kolyeyi çıkardı.
‘’Büyü bilgisi hakkında birkaç soru sormaya gelmiştim. Eh? Neden kolyeyi çıkarttın? Taktığında son derece güzel ve etkileyici olduğunu düşünüyorum.’’
‘’Seni ilgilendirmez. Çoktan gece oldu, dinlenmeye hazırlanmak için çıkardım. Eğer büyü hakkında soru sormak istiyorsan, sabah laboratuvara gel. Hava kararalı çok oluyor, eğer burada olduğunu birisi fark ederse hiç de iyi olmaz.’’ Fanny Han Shuo’ya keyifsiz bir ifadeyle baktı.
O anda kapının dışından adım sesleri duyuldu. Adım sesleri göz açıp kapayıncaya kadar Fanny’nin kapısına ulaşmıştı. Bir kadının sesi gelirken kapı iki kez tıklatıldı, ‘’Usta Fanny, daha uyumadıysanız içeri girebilir miyim?’’
Gerçekten de bir şeyden endişelenmeye başlarsan illa başına gelir sözü doğruydu. Fanny ve Han Shuo birbirlerine döndü, ikisinin de ifadesi kararmıştı. Ardından Fanny Han Shuo’ya vahşice baktı ve genç adama ses çıkarmamasına dair bir işaret yaptı. Daha sonra dışarıdaki kadına cevap verdi, ‘’Usta Camilla, bir dakika, hemen açacağım kapıyı!’’
Fanny konuştuktan sonra, aniden odada koşuşturmaya başladı, gözleriyle her yeri tarıyordu. Görünüşe göre Han Shuo’nun saklanması için bir yer bulmaya çalışıyordu. Fanny’nin odası çok büyük değildi ve Han Shuo’nun tamamen saklanabileceği bir yer gözükmüyordu. Fanny aniden kendi yatağını fark etti ve Han Shuo’ya oraya geçmesini işaret etti.
Fanny’yi endişesini gören genç adam omuz silkti ve pembe örtüleri olan yatağa doğru yürüdü. Yatağa atlarken yüzünde büyük keyif aldığını sergileyen bir ifade vardı.
Kapıya gelen Fanny, tam kapıyı açmak üzereydi ki, kafasını çevirdi ve şoke oldu. Daha sonra sağ eliyle çılgınlar gibi yatağın altını işaret etti. Görünüşe göre Han Shuo’ya yatağın altında saklan demek istemişti ama Han Shuo yanlış anlamış ve daha önce hiçbir yabancı erkeğin dokunmasına izin vermediği yatağına yayılmıştı.
‘’Usta Fanny, çabuk olun da kapıyı açın!’’ Camilla kapının önünde duruyordu ve camdaki yansımadan Fanny’nin kapıda durduğunu görebiliyordu. Seslendi ve Fanny’yi acele ettirdi.
Yataktaki şahane kokuyla sarılmış olan genç adam, Fanny’nin endişeyle yaptığı hareketleri görmezden geldi ve battaniyeyi kaldırıp yatağa iyice yerleşirken sırıttı.
Fanny Han Shuo’nun hareketleri nedeniyle öfkeden dişlerini sıktı ama kapının önündeki Camilla’nın durmak bilmeyen ısrarı nedeniyle başka bir şey yapamadı ve kapıyı açtı, ‘’Usta Camilla, gecenin bu saatinde ne oldu da beni bulmaya geldiniz!’’
Camilla Kara Büyü Bölümünün bir usta büyücüsüydü ve orta yaşlarındaydı. Görünüşü ancak sıradan olarak açıklanabilirdi. Camilla Fanny’nin odasına girdikten sonra bir sandalyeye oturdu ve konuşmaya başladı, ‘’Karanlık Orman imtihanlarında Nekromansi Bölümü, Işık Bölümünü yenmeyi başardı. Bu sayede onur kazandık. Yakın zamanda bizim bölümde imtihanlara gidecek. Sizden ipucu ve tüyo almaya geldim!’’
‘’Ne tüyosu? Geçen sefer yalnızca şanslı olduğumuz için büyülü yaratıkları avlamayı başardık. Usta Camilla, yıllardır Kara Büyü Bölümündesiniz ve öğrencilerle birçok eğitim gezisine çıktığınız. Epey deneyimli olmalısınız, bence yanlış kişiye geldiniz.’’ Fanny Camilla’nın odada olmasından rahatsızdı ve Han Shuo’nun varlığının keşfedileceğinden ölümüne korkuyordu.
Ne kadar endişelenirse, bakışları o kadar fazla yatağa kayıyordu. Yatağındaki hareketlere göz atmaya devam ediyor, Han Shuo’nun ses çıkaracağından ve Camilla’nın dikkatini çekeceğinden korkuyordu.
‘’Usta Fanny, yatak çarşafınız oldukça tatlıymış, nereden aldınız?’’ Camilla birden ayaklandı ve beklenmedik şekilde Fanny’nin yatağına doğru yürüdü. Fanny’nin çarşaflarına bakıyordu ve yüzünde son derece ilgili bir ifade belirdi.
Kalbi titreyen Fanny hızlıca mesafeyi kapatarak, Camilla’nın önüne ulaştı ve görüşünü engellemek için yatağa oturdu. Dimdik bir sırtla konuşmaya başladı, ‘’Mier Dekorasyon Dükkanı’ndan aldım. Usta Camilla beğendiyseniz, siz de alabilirsiniz. Bir altın sikke yeterli olmalı. Um...’’
Fanny’nin yatağı zaten büyük değildi ve Han Shuo yatarken duvara dayanmıştı. Tesadüf eseri Han Shuo’nun sol eli Fanny’nin poposunun altında kalmıştı. Açıklamasını bitirdiğinde çıkardığı ses genç kadının da uygun durumda olmadığını açıklıyordu.
‘’Demek Mier Dekorasyon Dükkanı’ndan aldınız, bu kadar güzel olduğuna şaşırmamak lazım. Ne yazık ki yaşlandım ve siz kadar güzel değilim. Eğer bunları alırsam, arkamdan alay edeceklerine eminim.’’
Usta Fanny’nin dolgun kalçası Han Shuo’nun elinin tersinin üstündeydi. Han Shuo’nun kalbi bir at gibi dörtnala koşuyor, genç adamın şahane bir hissiyatı deneyimlemesine sebebiyet veriyordu. Han Shuo zevk denizinde kaybolmuştu ki, birden elinin üzerindeki ağırlık kayboldu. İçinde hayal kırıklığı kabaran genç adam Fanny’nin bedeninin hala aynı konumda durduğunu ama poposunu havaya kaldırmak için belindeki kasları kullandığını fark etti.
Fanny oturduğu yer sayesinde Camilla’nın görüşünü engelliyordu. Fanny yer değiştirirse, muhtemelen Han Shuo açığa çıkardı. Fanny açıkça oturmaması gerektiği bir yere oturduğunun farkındaydı ancak kıpırdayamazdı. Han Shuo’nun yararlanmasını engellemek adına sadece kalçalarını kaldırabilirdi.
Arkadan kadını izleyen genç adam Fanny’nin boynunun, zarif omuzlarının ve şahane sırtının kızardığını görebiliyordu. Kaslarını gerdiği için Fanny’nin kıvrımları tamamen açıktaydı ve dolgun vücudu Han Shuo’nun gözleri önündeydi.
Kendini zevk deryasına kaptıran genç adamın Fanny ve Camilla’nın ne hakkında konuştuğu hakkında hiçbir bilgisi yoktu. Şehvetli bakışları açgözlülükle Fanny’nin bedeninde geziyordu. Bir büyücü olan Fanny’nin at sürme duruşuna benzer bu konumu koruması epey zordu. Genç kadın bir süre sonra titremeye başladı. Belki de daha fazla devam edemediğinden ve Han Shuo’nun elini çekmiş olması gerektiğini düşündüğünden rahatladı ve bir kere daha poposunu indirdi.
Fanny’nin ağzından bir ‘’um’’ sesi daha kaçtı, zira Han Shuo elini çevirerek avucunu açmıştı. Fanny’nin kalçasından gelen baskıdan dolayı parmaklarını kıvırmış ve en özel bölgelere temas etmeye başlamıştı. Bu da Fanny’nin hafifçe haykırmasına neden olmuştu.
‘’Usta Fanny, iyi misiniz? Yüzünüz kıpkırmızı olmuş ve titriyorsunuz. Hasta mısınız? Bakmamı ister misiniz?’’
‘’Hayır, hayır sorun yok. Usta Camilla eğer başka bir mesele yoksa gitmeye ne dersiniz? Yorgun...yorgunum ve erkenden dinlenmek istiyorum.’’
Fanny konuştuğu sırada kalçasını kaldırmaya çalışırken titredi, yatağın ucundan kalkmak istiyordu. Genç adam ise Fanny’nin dolgun ve esnek kalçasının tadını çıkarıyordu. Bu hissi kaybettiğinde, bilinçsizce elini uzattı ve Fanny’nin birazcık kaldırdığı kalçasının ortasındaki bölgeyi avuçladı.
Fanny ayağa kalkmak üzereydi ki, bedeni ani dürtüden ötürü birdenbire kasıldı. Kontrolsüzce bir kere daha oturarak, Han Shuo’nun coşkulu sol elini yutuverdi.
‘’Sorun ne, sorun ne Usta Fanny? Bedeninizle alakalı berbat bir sorun var!’’ Camilla deli gibi konuştu ardından battaniyeyi kaldırarak, afallamış Fanny’yi battaniyeden kurtararak rahatlatmak istedi. Ne var ki, battaniyeyi kaldırır kaldırmaz Han Shuo’nun alev alev yanan bakışlarını gördü ve şaşkınlık dolu bir ifadeyle haykırdı.
Bu haykırış sersemleyen Fanny’yi uyandırdı. Kendine geldi ve Han Shuo’ya dikkat etmeyerek, aceleyle ayaklandı. Panik içinde çılgınca açıklamaya çalıştı, ‘’Usta Camilla, kendisi öğrencim ve birkaç soru sormaya gelmişti. Yanlış anlayacağınızdan korktum. Bu yüzden saklanmasını söyledim.’’
‘’Usta Fanny, açıklama yapmana gerek yok. Bu şahsi meselen. Heh heh, birçok genç adamın teklifini reddetmene hatta Gene’yi bile görmezden gelmene şaşırmamak gerek. Demek nedeni buymuş. İlişkiniz beraber yatma aşamasında, bu gerçekten şaşırtıcı. Özür dilerim Usta Fanny, sizi rahatsız ettim. Hemen gidiyorum!’’ Camilla şok içinde haykırdı ve garip bir tonda özür dileyip, direkt dışarı doğru yürüdü.
Fanny panik dolu bir ifadeyle, Camilla’ya durumu açıklamaya çalışıyordu. Ancak ne kadar açıklarsa açıklasın, Camilla muzip ifadesini koruyordu. Fanny’nin odasından çıkarken sadece kıkırdadı.
Fanny Camilla gittikten sonra, panik halinde masanın etrafında dolandı ardından aklına bir şey gelmiş gibi çığlık attı, ‘’Lanet Bryan, bugün kesinlikle gitmene izin vermeyeceğim!’’
Fanny konuşmayı bitirdiğinde çoktan yatağa zıplamış ve tamamen öfkeli yüzüyle genci yumruk ve tekme yağmuruna tutmuştu. Ufak yumrukları Han Shuo’nun göğsüne yağmur damlaları gibi çarpıyordu.
Bir büyücü olan Fanny’nin yumruklarıyla Han Shuo’ya zarar vermesi mümkün değildi. Ne var ki, genç adam son derece öfkeli olan Fanny’nin küçük yumruklarını savurmasına izin veriyor, bu sayede genç kızın hareketleri esnasında açılan kar beyazı kalçasının bir kısmını izlemeye devam ediyordu.
Yalandan da olsa genç kadını durdurmaya çalışan Han Shuo, aslında içindeki arzuya zar zor direniyordu. Alev alev yanan zihniyle Fanny’yi aniden yatağa bastırdı ve güçlü kollarıyla genç kadının gelişmiş, mükemmel bedenini sarmaladı. Söylenip duruyordu, ‘’Usta Fanny, sakin olun, sakin.’’
Han Shuo genç kadını kollarıyla sarmalayıp sakin olmasını söylerken, göğsünde Fanny’nin göğüslerinin yumuşak, esnek uçlarını hissediyordu. Fanny’nin çırpınmaları nedeniyle iki beden arasındaki etkileşim artıyor, bu da gencin yavaşça kendisini kaybetmesine neden oluyordu.
Fanny’nin öfkeden nefesi kesildi. Düşüncesizce davranan genç adamın kendisi olmasına rağmen, genç adam sakin ol demeye bile cüret ediyordu. Genç kadının ellerindeki acı daha da arttı fakat ne kadar çabalarsa çabalasın kıpırdayamıyordu. Han Shuo’nun gittikçe daha da cüretkâr hareketler yaptığını fark ettiğinde, kalbi küt küt atmaya başladı, ‘’Lanet olsun, dur yoksa kolay kolay elimden kurtulamazsın!’’
Magnec